CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Temeli sakat

Maç ikiye ayrılarak yorumlanmalı: İlk 30 dakika ve sonrası... İlk 10 dakikada çok rahat bir karşılaşma seyredeceğimizi düşündük çünkü Alanyaspor mücadeleden yoksun, savunmada bireysel hataları sıkça yapan taraftı. Önce Kucka ardından biri penaltıdan olmak üzere Burak'la gelen iki golle ilk yarım saatte 3-0'lık bir sonuç... Ardından Susic, oyunda iki değişikliğe gitti... Sağ kenar Gassama ve savunmanın göbeğinde oynayan Birol Parlak'ı oyundan aldıktan sonra Alanyaspor'un görüntüsü değişti. İlk yarının sonlarında Vagner Love'ın karşısında 6 Trabzonlu oyuncu bulunmasına rağmen (!) attığı golle ümitlendiler ve bu bir başlangıç noktası oldu.
İkinci yarı ise Alanyaspor'un ikinci golünde Trabzonspor savunmasının büyük hatası vardı. 3-2'den sonra Alanyaspor'un direnci artarken Trabzonspor'da ise sorunlar ortaya çıktı. Önce orta alanda Sosa'nın temposu düştü. Kucka golün dışında oyunda yoktu. Hiçbir üretkenliği olmayan Olcay dururken Ersun Yanal, Yusuf Yazıcı'yı dışarı alarak Volkan Şen'i oyuna soktu. Ardından Vagner Love sahneye çıkan isimdi ve savunmada Trabzonspor defansının ne denli yetersiz olduğunu tek başına gösterdi. Aldığı her topta rakiplerini etkisiz hale getirdi ve penaltıdan kazandırdığı iki golle Alanyaspor adına gecenin kahramanı oldu.
Şimdi sonuca bakmaksızın bir yorum yapalım. Sezon başı Trabzonspor'un en büyük eksikliğinin savunmada olduğu, defansın göbeği, sağ ve sol kenar oyuncularının kademe anlayışlarından yoksun olduğu gerçeği varken transferde bambaşka nitelikte oyuncular alındı. Savunma binanın temelidir. Temelin sağlam olmazsa bu sonuçlar da kaçınılmaz olur.

"Vagner Love, defansın yetersizliğini gözler önüne serdi."

Geç kalınan müdahale!..

Geçen 4 haftaya göre daha farklı bir Trabzonspor seyrettik. Maça istekli, arzulu bir başlangıç yaptılar. Rakip alanda baskı, rakibi hataya zorlayarak kazanılan toplar vardı. Top üçüncü bölgeye geldiği zaman Sosa ve Yusuf ile şekillendirilen hücum organizasyonları oldu. Olcay ile gole yaklaşılan pozisyonun ardından, rakip kendi sahasından çıkarken yapılan baskı sonucu kazanılan topta gerçekleşen penaltı. Burak ile öne geçtikten sonra yine oyunda doğruları yapmaya çalışan takım Trabzonspor'du. Maç öncesi ilk 11'i göz önüne getirdiğimizde Trabzonspor'un en yumuşak karnı olarak savunmanın ortasını düşünebilirdik. Çünkü Okay ve Mustafa Akbaş ilk kez birlikte oynayan ikiliydi. Ama maç başladıktan sonra ise en yumuşak karın orta sahada Kucka'ydı. Ersun Yanal, 86 dakika bu oyuncuya nasıl tahammül etti anlamak gerçekten son derece zor. Kaptırdığı iki toptan Başakşehir pozisyonlar buldu, oyunda kaldığı sürede mücadele yönünden son derece yetersiz görüntü çizdi. İlk yarının son 15 dakikasında ise Başakşehir orta alanda üstünlüğü ele aldı ve Trabzonspor sahasında daha fazla görünen taraf oldu. İkinci yarı Başakşehir'li Visca'nın yaptığı hatadan yararlanan Burak takımını 2-1 öne geçirdi. 2-1 geriye düşmesinden sonra Başakşehir'in tüm riskleri alarak Trabzonspor'un üstüne geldiği pozisyonlar var. Rakibin eksik yakalandığı anlarda Sosa, Yusuf ve Abdülkadir ile sağ kenardan geliştirilen atakta Yusuf'un direkten dönen topu maçın kırılma noktası oldu.
Abdullah Avcı, İrfan Can'ı orta sahadan çıkartarak forvete Mehmet Batdal'ı koyup tüm riskleri aldığı anlarda Ersun Yanal oyuna müdahale ne yazık ki yapmadı. Halbuki orta sahada takımı eksik bırakan Kucka'yı dışarı alıp Onazi'yi oyuna soksa ve de kenarda hiçbir üretkenliği olmayan Olcay'ın yerine Volkan Şen değişikliği yapsa sonuç acaba daha farklı olur muydu?

Abdülkadir girince

İki ayrı yarı, iki farklı takım. 6. dakikada savunmanın dengesiz yakalandığı anda Gençlerbirliği öne geçen taraftı. Golden sonra Gençlerbirl-i ği, dörtlü savunmanın önünde beşli bir orta alan kurgusuyla Trabzonspor'a boş alan bırakmamaya çalıştı. Kazandıkları toplarla da hızlı hücum girişimlerinden birinde ikinci gole yaklaştılar.
Trabzonspor ise saha içi organizasyonu yetersiz olduğu için ilk yarı duran toplar dışında pozisyon üretemedi. Bunun en önemli nedenlerinden biri bütün hücum girişimlerinin Gençlerbirliği'nin çok fazla adam bulundurduğu merkezden yapılmaya çalışılmasıydı. Kenarlarda ise hiçbir üretkenliğin bulunmadığını gördük. Yusuf Yazıcı sağ kenarın önüne dikildiği için etkisiz kaldı. Sosa, Yusuf'un oynadığı yerde ve aldığı toplarda Burak'la oynamayı düşündü fakat Burak bir türlü ofsayttan çıkmadı!
İkinci yarı ise Uğur'un dışarı alınıp Okay'ın stopere geçmesinin ardından Abdülkadir'in sağ önde yer alması oyunun şeklini değiştirdi. Her şeyden önemlisi Sosa'nın savunmanın önünde maça başlaması, Yusuf'a her zamanki yerinde görev verilmesinden sonra ilk yarıya göre çok daha farklı bir takım ortaya çıktı. Abdülkadir, ilk yarı kenarda gördüğümüz yetersizliği oynadığı oyunla gideren isim oldu. Olcay'a verdiği pas ve oynadığı oyunla yarınlar adına büyük ümitler verdiği düşüncesindeyim.
Trabzonspor'a üç puanı getiren gol ise Yusuf Yazıcı'nın asistiyle Rodallega'dan geldi. Dünkü maç Ersun Yanal'a herhalde bundan sonraki haftalar için mesaj olmuştur. Mesaj şu: Savunmanın önünde Okay - Onazi - Kucka aynı özellikli oyuncular olduğu için birisinin yanına Sosa tercihi daha doğru. Yusuf Yazıcı'yı verimini artırdığı alandan alıp, sağ kenarın önüne koymak yanlış bir tercih. Abdülkadir gibi adam eksilten ve rakip savunmayı rahatsız edecek bir oyuncu mutlak değerlendirilmeli. Savunmanın ortasındaki uyumsuzluk da Yanal'ın alması gereken bir mesajdı.

Tanıyamadım

Ersun Yanal, geçen sezondan beri Trabzonspor'un yeni bir takım olduğunu, zamanla daha iyi olacağını her basın toplantısından sonra dile getirdi. Göztepe, Süper Lig'e yeni çıkan, geçen yılki 11'inden çok farklı, birbirini henüz tanımaya başlayan, yepyeni bir takım. Ama dün gördük ki Göztepe, takım olma yolunda Trabzonspor'a göre çok önde. Dün sahada öyle bir Trabzonspor vardı ki, tanımak olası değil. İlk yarı 2-2'lik skora, Trabzonspor şükretmeli! Göztepe'nin direkten dönün topu olmak üzere 4 net gol pozisyonu var. Savunmanın hali içler acısı... Durica ve Uğur, maç boyunca aralarındaki uyumsuzluktan, arkalarına Göztepeli Ghilas, rahatlıkla sarktı. Özellikle Durica, zamanlamada sorunlar yaşadığı için sık sık faul yapmak zorunda kaldı. Ayrıca ceza alanı içinde hiç gereği yokken bu yüzden rakibe penaltı ikram etti.
Kucka ve Okay, merkezde orta alanın önünde iki isim... Kucka, attığı golden başka bütün maç süresince inanılmaz pas hataları yapan isim. Okay ile savunmadan çıkarken kaptırdıkları toplar var. Göztepeli Tayfur'un attığı ilk golde, rakibini engellemesi gereken isim Okay'dı. Hücumda ise organize olamayan ve atakları sonlandıramayan bir yapı. Sağ kenarda Bongonda sahada hiç yoktu. Her şeyin Yusuf'tan beklenen bir yapı... Yusuf da top ayağına geldiği zaman 2-3 oyuncunun baskısı ile karşılaştığı için etkili olmadı. Ve gol pozisyonu üretmede çok yetersiz kaldılar.
Geçen sezondan beri yazdığımız yazılarda orta alan yetersizliğini öne çıkardık. Ve savunmanın önünde oynayan oyuncuların yana ve geriye pas tercihlerini kullanmalarının yanlışlığı üstünde durduk. Artık Okay- Kucka, Okay-Onazi ya da Onazi-Kucka gibi aynı özellikteki oyuncu tercihlerini değiştirmek zorunluluğu var. Yani bu oyunculardan birisi tercih edilmeli ve top size geçtiğinde öne oynamayı düşünen ve adam eksiltme özelliği olan bir oyuncunun gerekli olduğu gerçeği var. Yoksa orta alandan hücuma geçişlerde üretken bir yapıya kavuşma şansınız yok.

Yanal, Yusuf’u çıkarınca...

Trabzonspor adına 5. dakikada Burak'la kazanılan gol önemliydi. Kabul etmek gerekir ki deplasmanda böylesi bir maçta golle başlamak moral motivasyon ve özgüveni yükseltme açısından önemli. İlk yarının 44. dakikasına kadar Trabzonspor adına her şey lehine gitti. Üstelik kendileri için büyük önem taşıyan Burak'ın sakatlanmasına rağmen.. Fenerbahçe topa daha fazla sahip olmasına rağmen, ilk yarı Valbuena ile girilen gol pozisyonundan başka üretkenliği yok.
Trabzonspor takım savunmasında başarılıydı. Her iki kenarı iyi kapattı. Fakat top kendisine geçtiğinde, atak girişimlerinde istenilen düzeyde görünmediler. İlk yarının son dakikalarında ise Trabzonspor savunmasının yerleşme hatası sonucunda Alper ile beraberlik golü geldi. İkinci yarı Trabzon kalesi önünde sadece savunmayı düşünen bir yapıya büründü.
Okay ve Kucka savunmanın tamamen içine girerek oynamaya çalışan iki oyuncu. Öne çıktıklarında ise çabuk kaybedilen toplar var. Buna rağmen, önce Fenerbahçeli Neustadter'in savunmadan çıkarken, yaptığı top kaybına Volkan'ın hatası da eklenince, Olcay ile 2-1 öne geçen taraf oldular. 2-1'den sonra ise Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal'ın orta sahada top saklama becerisi olan ve ofansif anlamda tek isim olan Yusuf Yazıcı'yı dışarı çıkarması yanlış bir tercihti.
Onazi girdikten sonra Okay- Kucka-Onazi savunmanın tamamen içine girdikleri için öne çıkmayı düşünmediklerinden, savunmadan dönen ikinci toplarda Fenerbahçeli oyuncular tarafından atak girişimleri sıkça yapılmaya başlandı. Doğaldır ki oyunu sadece kendi sahanızda üstelik ceza sahanıza yakın kurduğunuz zaman hata yüzdeniz daha da fazla artar. Bunun sonucunda Kucka'nın anlaşılmaz hatası sonucunda kazanılan penaltıyla Fenerbahçe beraberliği yakalayan taraf oldu.
Bu karşılaşmada alınan bir puan Trabzonspor açısından başarı olarak görülebilir. Mücadele gücü yüksek bir görüntü ortaya konulduğu bir gerçek. Yalnız daha yüksek hedefler için özellikle hücumda daha üretken olmanız şart.

Yusuf’un imzası!

Ligin ilk maçları zordur. Bu zorluğa sahanızdaki maçın hemen başında Okay'ın gereksiz yan pasıyla rakibinin kazandığı golle 1-0 geride başladığınızda daha büyük sorunların ortaya çıkacağı gerçeği var. Konyaspor, Süper Kupa'yı müzesine götürmenin verdiği moral ve motivasyonuna sahip bir takım. Geçen yılki oyun kurgusundan tamamen farklı bir görüntüleri var. Geçen yıl geride bekleyen takımın yerine bu sezon önde baskı yapan, rakibi hataya zorlayarak atak girişimlerinde bulunan ve gol pozisyonları üreten bir takım var. Yenilen golden sonra fazla zaman geçmeden Burak ile verilen yanıt, Trabzonspor için bir şanstı.
İlk yarı bütün atak girişimlerinin odak noktası geçen yıl olduğu gibi Yusuf Yazıcı'ydı. Top onun ayağına geldiği zaman ofansif anlamda daha farklı görüntüler ortaya çıktı. Atılan golün başlangıcında ve sonrasında oluşan iki pozisyonda da Yusuf'un imzası var. Orta alanda Okay ve Kucka'nın bulunması gereken yerde olmadıkları için merkezden Konyaspor rahatlıkla geldi ve pozisyonlar üretti. Hücumda Burak ilk yarı mücadelesi ve attığı golden başka ceza alanı içinde rakibi zorlayan tek oyuncu oldu. İkinci yarı ise Bero ve Burak'la girilen iki net gol pozisyonu var.
Kucka tam bir hayal kırıklığı. Onazi geçen yıl rakipten en fazla top kapan oyuncuydu. Bana göre; her ne kadar geçen yılki görüntüsünde olmasa da yenilen golde büyük hatası olmasına rağmen orta sahadan çıkacak oyuncu Okay'ın yerine Kucka olmalıydı.
Şu an hücumda Yusuf Yazıcı ve Burak'a bağlı bir takım var. Orta alanda eksikler fazla, kenarlarda ise Olcay bekleneni vermekten uzak. Bongonda ise topla becerili fakat top üçüncü bölgeye geldiğinde çok fazla etkin değil. Ligin ilk maçında istenilen oyun ortaya konmamasına rağmen Burak'ın son dakikalarda golüyle kazanılan 3 puan büyük önem taşıyordu. Bu arada Hüseyin Göçek, Fofana ve Durica'nın kırmızı kartını es geçti.

İki farklı görüntü

Hedeflerinden uzak iki büyük takım.
Fakat aralarındaki rekabet düşünüldüğünde iki takım arasındaki maç dünkü gibi çok az seyirci önünde herhalde oynanmamıştır. Trabzonspor açısından iki farklı görüntünün olduğu bir maçtı. İlk yarı oyunun 40. dakikasına kadar birbirinden kopuk ne savunmada ne de hücumda istenilen düzeyde değillerdi.
Savunmadan çıkarken yaptıkları pas hataları orta alanda yapılan top kayıplarından sonra Fenerbahçe'nin atak başlangıçlarını yarattılar. Karşı ataklarda ligimizin golü bulamayan takımlarından birisi ne yazık ki Trabzonspor.
Bu maçta da rakibi 3'e 1 yakaladıkları pozisyonda Bero yanlış pas tercihi yaptığı için sonucu değiştiremediler. Ardından N'Doye'un rakibe yaptığı faul sonrasında ise Fenerbahçe'nin çabuk oynayarak Hasan Ali ile buluşturulan top, kaleci Onur'un yaptığı büyük hata. Yalnız Sow ile Fenerbahçe'nin öne geçtiği pozisyonda yardımcı hakem ofsaytı nasıl görmez hayret!
40. dakikadan sonra ise rakip alanda daha fazla pas yapma olanağı buldukları anda N'Doye ile ilk yarının son dakikalarında yakaladıkları gol pozisyonunda Volkan başarılıydı.
2. yarı yapılan oyuncu değişiklikleri var. Okay'ın sakatlanmasından sonra Durica savunmanın göbeğine alındı, Medjani orta sahaya, Olcay kenardan orta alanda, Bera da Olcay'ın yerinde. Yapılan bu değişikliklerden sonra ilk yarıya göre farklı bir oyun ortaya çıktı.
İki kenar bek Pereira ve Mas'ın ofansif anlamda yaptıkları katkı Castillo'nun bireysel becerisiyle getirdiği toplar Yusuf Yazıcı'nın ilk yarıya göre daha iyi performansı sonucunda çabuk ve öne kullanılan top N'Doye'un Bero'yu topla buluşturması sonucunda gelen beraberlik golü.
Oyunun son 10 dakikası ise maç git-gellerin olduğu şekli aldı. Her iki kalede de yakalanan gol pozisyonları var. Onur'un yerine kaleye geçen Esteban iki pozisyonda başarılı oldu. Sonuçta her iki takım da puanları paylaşmak zorunda kaldı.

Gerçek bir test oldu

Son üç haftaki görüntüsünden farklı bir Trabzonspor... Durica ve Okay'ın yokluğunda Medjani ve Bero görev aldı. Ayrıca son üç haftada yer verilmeyen Castillo 11'de sahaya çıktı. Ersun Yanal geçen haftaların aksine 4-1-4-1 oynattı. İlk yarı topun olduğu yerde çoğalan, rakibe baskı yapan, agresif ve rakipten kazandıkları toplarda hücum girişimleri yapan bir takım vardı sahada.
Onazi, orta alanda mücadele gücü yüksek ve rakipten fazla top kapan oyuncuydu. Castillo adam eksilten hareketleriyle Trabzonspor'u karşı kaleye taşıyan isimdi. Yusuf ise atakların başlangıcındaki kişiydi. Rakibi eksik yakaladıkları iki pozisyonda ise final pasını iyi yapamadıkları için öne geçme şansını kullanamadılar.
İkinci yarı yine önde baskı yapan ve rakibe oyun oynama olanağı vermeyen bir takım görüntüsündeydiler. Castillo'nun getirdiği topta N'Doye pozisyondan yararlanamadı ve ardından Yusuf'un şutu direkten döndü. 60. dakikadan sonra ise Başakşehir, topa daha fazla sahipti. Önde top kayıpları çoğaldı, dönüşlerde sorunlar baş gösterdi. Bu yüzden Başakşehir'in Visca ile girdiği iki net gol pozisyonu var.
Trabzon'un dün en yetersiz bölgesi ise savunmada Uğur, Medjani ve Mas'tı. Uğur, Medjani kademe anlayışlarında büyük hataların yanında, top kullanmada da çok fazla pas hatası yaptı. Oyunun son bölümlerinde ise Onur yüzde yüz gol pozisyonunu önledi ve ardından Pektemek'in kullanamadığı pozisyon ise Trabzonspor'un şansı oldu.

KENDİ OYUNCUSUNA HOŞGÖRÜSÜZ
Bu maçtan her iki takım da birer puanla yetinmek zorunda kaldı. Yalnız bu maçta bir konu üstünde durmalıyız. Ersun Yanal, Zeki Yavru ve Yusuf Erdoğan'ı oyuna almak adına hamle yapıyor, fakat Trabzonspor taraftarı aşırı tepki gösteriyor. Yazık... Bu iki oyuncu bu takımın altyapısından çıkan, ihtiyacı olduğu zaman hiçbir maddi çıkar beklemeden elinden geleni yapan ve mücadele eden iki isim. Bu takımın neden yıllardır başarılı olmadığı taraftarın dünkü anlamsız tepkisinde saklı.
Kendi içinden yetiştirdiği isimlere bu kadar hoşgörüsüz davranmanın anlamı ne yazık ki yok. Unutulmaması gereken; kendisini başarılı kılan yapıyı terk edip başka kulüpleri taklit eden Trabzonspor yıllardır bu taklidinde başarılı olamadı.

Neden ve sonuç ortada

Ligin ikinci yarısına iyi bir başlangıç yapan, üst üste aldığı puanlarla üst sıraları zorlayan Trabzonspor, ligin son 3 haftasına girilirken özellikle oyun bazında yetersiz görüntüler vermeye başladı. Kazanma azmi, coşku ve takım birlikteliğinden uzaktalar. Neden?
Ersun Yanal, başarılı olan takım kurgusunu değiştirdi. Yani taşları yerinden oynattı. N'Doye ve Rodallega'yı birlikte oynattı. Bu yüzden takımda tüm dengeleri bozdu.
Şurası bir gerçek bu takımın oyun aklı Yusuf Yazıcı. Yani topla üçüncü bölgede buluşturulması gereken isim. Kaleye yakın, topa sahip olduğu anda arkadaşlarına asist yapma olanağı fazla. Topla becerisi ve oyun görüşü başka bir oyuncu yok. Ama Ersun Yanal, Adanaspor maçının ilk yarısında ısrarla yine kendisini sol kenara yakın oynattı. Buna rağmen ilk yarı Trabzonspor'da vasatın üstüne çıkan tek isimdi.
Attığı gol, büyük beceri gerektiren bir goldü.
Trabzonspor, ilk yarıda topa daha fazla sahip olmasına rağmen, pozisyon üretmede yetersiz kaldı. Bütün hücum girişimleri Olcay ve Pereira'nın olduğu kenardan yapıldı. Sol kenarda ise Mas ofansif anlamda hiç yok. Orta alanda Onazi ve Olcay, çok fazla pas hatası yapan iki isim. Dame N'Doye'un sahada varlığı yokluğu belli değil.
İkinci yarıya başlarken ise N'Doye sol kenara geldi, Yusuf, Rodallega'ya daha yakın oynamaya başladı.
Sonrasında ise Castillo ve Bero, Onazi ve N'Doye'un yerine oyuna girmesine rağmen değişen bir şey olmadı.
Kapanan takımlara karşı kenarlarda mutlaka adam eksilten oyuncu olmalı. Israrla üstüne basarak her yazımda belirtmeye çalıştım, Castillo bu takımın 11'inde her zaman bulunması gereken bir isim. Adanaspor ise sezon başı yanlışlarının faturasını ödüyor. Hala ligin son sırasında olmalarına rağmen ilk 11'de 9 yabancı oyuncuyla sahaya çıkıyorlar!
Hollanda takımı Ajax üretken bir altyapıya sahip. Son oynadıkları Lyon maçında savunmanın göbeğinde 17 yaşındaki genç oyuncuya yer veriyor. Bizler hala vasat bile olmayan yabancı oyunculardan medet umuyoruz. Yazık!