CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Abdülkadir farkı

Bazı oyuncular takımı adına kısa süreler için bile oyunda olsa farkı yaratır. Aynen dün 75. dakikada oyuna giren Abdülkadir gibi. Oyuna girdikten sonra ilk topla buluştuğunda o zamana kadar önde hiçbir üretkenliği olmayan ve de top kayıpları fazla olan Trabzonspor'un ilk 'yarım atağı' gerçekleşti. İkincisinde ise ilk kez Trabzonspor'un organize atağı ve sonrasında Okay ile gelen galibiyet golü. Maçın genelini göz önüne getirdiğimizde Sivasspor'un Trabzonspor'dan daha üstün olduğu gerçeği var. Burak'ın ofsayttan kurtulması, Sivasspor savunmasının çizgi halinde yakalanmasının ardından Castillo'nun mükemmel pası ve Burak'ın golcü vuruşu ile öne geçmesine rağmen Trabzonspor'da panik ve telaş başladı. Özellikle orta alanda Okay, Onazi ve Yusuf bir türlü organize olamadılar. Birbirlerinden uzak bir görüntü içerisinde oldukları için Sivasspor orta alanda üstünlüğü yakaladı. Özellikle kendilerinin sol kenarından Ziya ve Emre ile önemli atak girişimlerinde bulundular.
En büyük sorun ise Trabzonspor'un geriden oyuna çıkarken kaptırdığı toplar oldu. Durica ve Uğur'un bireysel hataları öne çıktı. Eğer Sivasspor final paslarını daha doğru yapsa, ilk yarı çok farklı bir skor ortaya çıkabilirdi. İkinci yarıya Onazi'nini yerine Kucka girdi. N'Doye orta alanda Yusuf'un yerinde, Yusuf sağ önde... Yapılan oyuncu değişiklikleri ve mevkiler ilk yarıya göre farklı bir görüntü ne yazık ki çıkarmadı. Öne giden her top çabucak kaybedildiği gibi geriden atılan uzun toplar da Sivasspor oyuncuları tarafından kolaylıkla alınıp tekrar hücum girişimi olarak geriye döndü. Alınan 3 puan, Trabzonspor'un deplasmanlardaki aldığı sonuçlar göz önünü getirildiği zaman gerçekten büyük önem taşıyor. Çünkü sezon başından beri ilk kez üst üstte oynadıkları ikinci maçı da 3 puanla kapattılar. Fakat üzerinde durulması gereken ise saha içi organizasyonları ne yazık ki istenilen düzeyde değil.

İtirazım var!

Teknik adam tercihlerine saygımız sonsuz...
Ama; sahaya çıkan 11'e itirazımız var... Orta alandaki ikiliden biri Bero olmamalı.
Önde ise Burak Yılmaz hiçbir zaman kenarda etkili olamaz. İlginç bir ilk yarı izledik.
Trabzonspor adına, duran toptan yenilen iki gol de amatörce. Birinci gol; Burak'ın bıraktığı toptan geldi. İkinci gol ise savunmanın adam paylaşımı yetersizliğinden kaynaklandı. Castillo'dan başka vasatı aşan oyuncu yoktu. Castillo'nun bireysel becerisi üst düzeyde. Her zaman Trabzonspor kadrosunda olması gereken bir isim olduğunu dile getirdik. Dün de ilk yarı atılan ilk golde büyük pay sahibiydi. Yapılan atak girişimleri sağ kenardan geldi. Sol kenar ise etkisiz ve verimsiz. Çünkü Mas ve Burak aralarında uyum olmayan iki isim.
İlk yarı N'Doye'un mükemmel pası sonunda Burak'la kazanılan golle soyunma odasına gidip, ikinci yarıya daha farklı çıkma şansını yakaladılar.
İkinci yarı Bero'nun yerine Sosa ile başlanıldı.
Sosa dün kendi beklentilerinin çok altında bir oyun ortaya koydu.
Attığı pasların çoğu rakibe gitti, kritik yerlerde top kayıpları yaptı ve yaptığı top kayıplarından sonra Osmanlı'nın, Trabzonspor'u eksik yakaladığı süreler oluştu. Yenilen üçüncü gol, yapılan top kaybı sonrası oluştu.
Daha fazla coşkulu, arzulu olması beklenen Trabzonspor'da böyle bir görüntü oluşmadı. Önde yapılan pas-şut tercih yanlışları gerçekten fazlaydı.
Yusuf Yazıcı'nın attığı golde, Osmanlıspor'un savunma oyuncularının hatası büyük ve ardından Burak'la kazanılan penaltıdan sonra gelen dördüncü gol. Alınan üç puan şu anki ortamda Trabzonspor adına büyük kazançtır...
Yalnız takım bilinci ne yazık ki istenilen düzeyde değil. Sorumluluk alması gereken oyuncuların (özellikle Yusuf Yazıcı, Sosa gibi) performansları çok düşük.
Osmanlıspor gibi mücadele gücünden yoksun bir takım karşısında sahanızda kalenizde 3 gol görüyorsanız, sorunlarınız bir hayli fazladır.

İstikrarı yok!

Trabzonspor iki puan kaybetmedi, bir puan kazandı! Çünkü oyunda üstünlüğü olan ve gol pozisyonu üreten taraf Kayserispor'du. Geçen haftadan farklı olarak Olcay'ın yerine Castillo ile oyuna başlayan bir 11 vardı. İlk yarı bitiminde Kayseri'nin 6 kornerine karşı Trabzon'un 1 korneri bile yoktu! İlk yarı organize tek atak 35. dakikada gerçekleştirildi. Kayserispor, 30 dakikalık bölümde Mendes ve Deniz ile iki kenardan da atak geliştirdi. Fakat rakip savunmanın arkasına sarktıklarında final paslarını olumlu kullanamadıkları için gol üretemediler. Trabzonspor ise savunmadan uzun toplarla oyuna çıkma yanlışı içerisindeydi. Dame N'Doye'a atılan her top, Kayserispor tarafından kolaylıkla önlenerek, karşı atak olarak geri döndü. Ayrıca atılan uzun toplarda N'Doye'a orta alandan desteğin olmadığı bir gerçek. Yusuf bu takımın ofansif anlamda aklı... Fakat Onazi ve Okay'ın bu oyuncuyu daha fazla topla buluşturmaları gerekmekte... Yusuf'un, etkisiz kaldığı dünkü gibi her maçta pozisyon üretiminde de sıkıntılar oluyor. Önde Castillo, uzun zamandır oynamadığı için bilinen özelliklerinden farklı. Bero ise mücadele gücü yüksek olmasına rağmen orta alana yardımcı olmanın yanında top Trabzonspor'dayken üretkenlikten son derece uzaktı.
Onazi'nin sakatlığının ardından oyuna Sosa girdi. Ancak orta alanda beklenilenin aksine Kayserispor, daha etkin oldu. Önde yapılan top kayıplarından sonra geriye dönüşlerde yaşanılan yetmezlikler yüzünden, Kayserispor orta alanı çabuk çıktığı anlarda önemli gol pozisyonları üreten taraf oldu. Alınan 1 puan önemli ama daha yüksek hedefler için istikrarlı bir takıma gereksinim olduğu düşüncesindeyim. İstikrarlı takım üst üste galibiyetler almakla özdeştir. Yoksa her zaman olduğu gibi bir çiçekle bahar gelmez.

Trabzon için lig yeni başladı...

Dün gerçekten büyük takıma yakışan bir oyun seyrettik. Uzun zaman sonra Trabzonspor tüm hatlarıyla kusursuz bir görüntü içerisindeydi. Trabzonspor adına doğruların çok fazla olduğu bir 90 dakika izledik. Önde baskı yaparak maça başladıktan sonra topun olduğu her yerde çoğaldılar. Saha içi yardımlaşmaları üst düzeyde idi. İlk yarı Trabzonspor serbest vuruştan üç kez gole yaklaşan taraftı. Orta alanda Onazi ve Okay gerçekten çok iyi bir mücadele sergiledi. Özellikle Onazi'nin rakipten kaptığı kritik toplar vardı. Sadece ilk yarıda top rakip alana geçtiğinde Yusuf Yazıcı'dan başka oyun aklını kullanan bir isim bulunmaması ya da bir başka deyişle dripling özelliği olan oyuncunun olmayışı, rakibi eksik yakaladıkları anlarda gol pozisyonu üretememelerinin en önemli nedeniydi.
İlk yarının son dakikalarında Olcay Şahan ve Feghouli'nin oyundan atılması doğru karardı.
İkinci yarı N'Doye ile gelen golden sonra coşkusu ve kazanma azmi çok yüksek bir Trabzonspor vardı sahada. Çabuk ve hızlı öne yaptıkları atak girişimlerinin birinde Yusuf Yazıcı gerçekten mükemmel bir gole imza attı. Bu oyuncuyu seyretmek büyük keyif.
Haftalardır yaşanan hayal kırıklığı, bütün koşulların aleyhinize olduğu bir maçta alınan bu sonuç takım olmanın ne kadar önemli olduğu gerçeğini gösterdi. Burak Yılmaz ve Rodallega gibi iki hücum oyuncunuz yok. Son haftalarda alınan sonuçlardan sonra oyuncuların özgüveni düşmüş. Ve kimse sizden büyük bir performans, iyi bir sonuç beklemiyor. İşte böyle bir durumda bir hafta boyunca oyuncularını bu maça motive eden ve Galatasaray'a karşı doğru hamlelerle hazırlayan teknik direktör Rıza Çalımbay'ı kutlamak gereği düşüncesindeyim. Alınan 3 puan çok büyük önem taşıyor. Bir bakıma lig Trabzonspor için yeniden başladı desek yeridir.

Hakem adil yönetmedi!

Sekiz haftada alınan 9 puan sonrasında geçen hafta teknik adam değişimi yapılarak Rıza Çalımbay'a görev verildi. Yeni bir teknik direktörle çıkılan Malatyaspor maçı yine beklentilerin altında kalan bir maç oldu. Rıza Çalımbay, orta sahayı daha dirençli kılmak adına Okay ve Onazi'ye savunmanın önünde şans verdi. Onazi, Okay'a göre daha önde, Yusuf ise hiç de verimli olmadığı sağ kenar önünde maça başladı. Böylesi bir düzenin içindeki saha içi organizasyonunda zaman ilerledikçe sorunlar baş gösterdi.
Öncelikle tempoyu artıramadıkları için Malatyaspor ceza sahası içinde atak girişimi istenilen düzeyde gerçekleşmedi. İlk yarıda Trabzonspor adına organize atak girişimi sağ kanattan Pereira-Yusuf birlikteliği ile gerçekleşti, net gol pozisyonu ise taç atışı kaynaklı Burak'la yakalandı.
Maçın 31. dakikasında ise Sosa ikinci sarı karttan kırmızı kartla oyun dışı kaldı. Halbuk i Arjantinli yıldız, sezon başı çok büyük fedakarlık yapılarak alınan bir isim. Atıldığı ana kadar etkisiz, verimsiz ve takımın en sorumsuz oyuncusuydu.
Orta alanda liderlik yapması gereken bir isim olmasına rağmen ne yazık ki ortaya koyduğu oyun tam bir hayal kırıklığı idi. Trabzonspor 10 kişi kaldıktan sonra Malatyaspor, iki kanattan da daha çabuk atak girişimleri gerçekleştirdi.
İlk yarının son dakikalarında Adem Büyük'ün kişisel becerisiyle getirdiği topta Okay'ın kendi kalesine attığı golle Malatyaspor öne geçti. İkinci yarı ise maçı çevirebilmek adına Trabzonspor, daha fazla rakip alanda oynamaya çalışan taraftı ama top üçüncü bölgeye geldiğinde yerleşik savunmaya karşı yeterlilikleri yoktu. Bu yüzden Rıza Çalımbay'ın Abdülkadir ve Volkan Şen gibi adam eksiltme özellikleri olan iki oyuncuyu sahaya alması doğru bir tercihti. Hatta ilk yarıda 11'de özellikle Abdülkadir'le başlamak daha doğru olurdu diye düşünüyorum.
Hakem Meler'in iyi bir yönetim gösterdiği söylenemez. Verdiği kararlarla adil olması gerekirken, ev sahibini daha fazla tercih ettiği bir gerçekti. Hakemlerin Trabzonspor'a karşı bir tavırları olduğu gerçek.. Hem de uzun süredir..

Bu takımın temeli yok

Korku filmi gibi bir maç... Kimsenin hayaline getirmediği bir skor... Ama sürpriz sayılmamalı. Çünkü geçen yıldan beri yazdığımız yazılarda hep belirtmeye çalıştık; "Bu takımın temeli yok." Yani savunmada yetersizliği çok fazla. Ama transferde bir türlü gerekli önlem alınamadı. Buna karşın Ersun Yanal'ın da savunma oyuncuları tercihlerinde hataları çok çok fazla. Aynen dün yine olduğu gibi...
Hubocan savunmanın ortasında yer alan bir isim ama sol bekte! İlk yarı yenilen 3 gol, savunmada yapılan bireysel hatalardan kaynaklı... İki takım arasında en büyük farksa "Takım olmaktan" geçiyor. Yani Akhisar, Trabzonspor'a karşı bu konuda çok daha önde.
Akhisar, savunmasının önüne orta alanı yakın kurdu, her iki kenarı kapatmaya çalıştı ve atak girişimlerindeyse çabuk ve öne oynayarak Ömer Bayram, Larsson, Serginho gibi çabuk oyuncularıyla Trabzonspor'un savunma zaaflarını çok iyi kullandı. Trabzonspor ise böyle bir yerleşik savunma anlayışında olan takıma karşı ve ne yazık ki yanlış bir oyun planı ile sahada yer aldı. Böyle bir takıma karşı çabuk oynama, yön değiştirme, her iki kenarı sıkça kullanma ve her şeyden önemlisi adam eksilten oyuncunuz olması gerekliydi. Sosa ve Yusuf geriye gelerek top almaya çalıştıkları için önde üretkenlikten uzak iki isim. İki kenardan da atak girişimleri yok denecek kadar az. Durum 2-0'ken oyunun gidişatı belli olmasına rağmen, Ersun Yanal, Castillo ve Rodallega gibi iki oyuncuyu oyuna alması gerekirken, bu hamleyi çok geç yaptı. Abdülkadir, attığı golde adam eksiltmenin ne kadar önemli olduğu gerçeğini gösterdi. Dünkü maç bir gerçeği göz önüne çıkardı... Futbolda sezon öncesi yapılanma çok önemli. Yani doğru yapılanmayı gerçekleştiremediğiniz taktirde istikrarlı bir yapı kurma şansınız da ne yazık ki yok. Ligin 8. haftası bittiğinde aldığınız puan 9 ve birinci ile aranızdaki fark 13... Tablo, acı gerçeği ne yazık ki suratınıza vuruyor.

Bu fark olmazdı!

Beşiktaş; Fenerbahçe ve Leipzig gibi iki zorlu karşılaşmadan çıkan bir ekip. Bir de kendileri için çok önemli olan üç oyuncusundan yoksun... Her ne kadar kadro zenginliği olsa da oyunda sorunlar yaşayacakları da bir gerçek.
Ersun Yanal bu görünüşte takıma karşı oyun planı önce 'durdurma' üzerine kurdu.
Orta alan merkezde Kucka-Onazi tercihi doğruydu.
Çünkü Onazi dün de görüldü ki, rakipten en fazla top kapan mücadele gücü yüksek bir isim. Hücumda ise Burak'ın rakip savunma arkasına yapacağı koşularda Sosa'nın Burak'ı topla buluşturması önemliydi.
İlk yarıda Talisca'nın göstere göstere attığı golden sonra Trabzonspor hızlı hücumda Abdülkadir'in mükemmel asistinde Olcay'la beraberliği yakaladı.
1-1'den sonra ise özellikle Beşiktaş'ın sahasında çabuk top kayıpları yapıldı. Hücum organizasyonlarında odak noktası olan Burak ve Sosa bir türlü gerekli yeterlilikte görünmedi.
Bir tek Abdülkadir top ayağına geldiğinde takımını rahatlatan oyuncu oldu. İkinci yarıya ise Yusuf ile başlanması gerektiği düşüncesindeydim.
Fakat Ersun Yanal nedense böyle bir hamleyi çok geç yaptı.
İkinci yarı ise orta alanda daha fazla sorumluluk alması gereken oyuncu Sosa idi. Fakat en etkisiz oyunlarından birini ortaya koydu. Yenilen golde Trabzonspor savunmasının hatası vardı. Yapılan değişikliklerden sonra oyun bir alanda çok farklı bir görünüme geçti. Rodallega'nın attığı golden sonra uzatmalarda Fabri maçın kahramanı oldu. Önce Yusuf'un sonrasında ise Burak'ın pozisyonlarını başarıyla önledi.
Fırat Aydınus'un Trabzonsporlulara kolaylıkla gösterdiği sarı kartlar var. Fakat ilk yarıda Talisca'nın Kucka ile bir pozisyonu var ki, kırmızı kart bile verilebilirdi. Fakat sarı bile göstermedi.
Aynı şekilde Pepe'nin eliyle oynadığı pozisyonda sarı kartını kullanmadı.
Ersun Yanal'ın İstanbul'dan 3 puanı alabileceği 3'üncü maçtan bir puanla ayrılması başarı mı? Bana göre Fenerbahçe ve Başakşehir'in ardından Beşiktaş'ın sahaya yansıttığı performansı gördükten sonra hiç değil! Daha doğru bir strateji, daha doğru oyuncu tercihleri, daha doğru oyuncu değişliklikleri gerçekleştirilse Trabzonspor'un herhalde şu an liderle arasında 10 puanlık olmazdı.

"Abdülkadir genç yaşına rağmen oyundan çıktığı ana kadar ne yaptığını bilen ve rakibi çok rahatsız eden bir isimdi."

Temeli sakat

Maç ikiye ayrılarak yorumlanmalı: İlk 30 dakika ve sonrası... İlk 10 dakikada çok rahat bir karşılaşma seyredeceğimizi düşündük çünkü Alanyaspor mücadeleden yoksun, savunmada bireysel hataları sıkça yapan taraftı. Önce Kucka ardından biri penaltıdan olmak üzere Burak'la gelen iki golle ilk yarım saatte 3-0'lık bir sonuç... Ardından Susic, oyunda iki değişikliğe gitti... Sağ kenar Gassama ve savunmanın göbeğinde oynayan Birol Parlak'ı oyundan aldıktan sonra Alanyaspor'un görüntüsü değişti. İlk yarının sonlarında Vagner Love'ın karşısında 6 Trabzonlu oyuncu bulunmasına rağmen (!) attığı golle ümitlendiler ve bu bir başlangıç noktası oldu.
İkinci yarı ise Alanyaspor'un ikinci golünde Trabzonspor savunmasının büyük hatası vardı. 3-2'den sonra Alanyaspor'un direnci artarken Trabzonspor'da ise sorunlar ortaya çıktı. Önce orta alanda Sosa'nın temposu düştü. Kucka golün dışında oyunda yoktu. Hiçbir üretkenliği olmayan Olcay dururken Ersun Yanal, Yusuf Yazıcı'yı dışarı alarak Volkan Şen'i oyuna soktu. Ardından Vagner Love sahneye çıkan isimdi ve savunmada Trabzonspor defansının ne denli yetersiz olduğunu tek başına gösterdi. Aldığı her topta rakiplerini etkisiz hale getirdi ve penaltıdan kazandırdığı iki golle Alanyaspor adına gecenin kahramanı oldu.
Şimdi sonuca bakmaksızın bir yorum yapalım. Sezon başı Trabzonspor'un en büyük eksikliğinin savunmada olduğu, defansın göbeği, sağ ve sol kenar oyuncularının kademe anlayışlarından yoksun olduğu gerçeği varken transferde bambaşka nitelikte oyuncular alındı. Savunma binanın temelidir. Temelin sağlam olmazsa bu sonuçlar da kaçınılmaz olur.

"Vagner Love, defansın yetersizliğini gözler önüne serdi."

Geç kalınan müdahale!..

Geçen 4 haftaya göre daha farklı bir Trabzonspor seyrettik. Maça istekli, arzulu bir başlangıç yaptılar. Rakip alanda baskı, rakibi hataya zorlayarak kazanılan toplar vardı. Top üçüncü bölgeye geldiği zaman Sosa ve Yusuf ile şekillendirilen hücum organizasyonları oldu. Olcay ile gole yaklaşılan pozisyonun ardından, rakip kendi sahasından çıkarken yapılan baskı sonucu kazanılan topta gerçekleşen penaltı. Burak ile öne geçtikten sonra yine oyunda doğruları yapmaya çalışan takım Trabzonspor'du. Maç öncesi ilk 11'i göz önüne getirdiğimizde Trabzonspor'un en yumuşak karnı olarak savunmanın ortasını düşünebilirdik. Çünkü Okay ve Mustafa Akbaş ilk kez birlikte oynayan ikiliydi. Ama maç başladıktan sonra ise en yumuşak karın orta sahada Kucka'ydı. Ersun Yanal, 86 dakika bu oyuncuya nasıl tahammül etti anlamak gerçekten son derece zor. Kaptırdığı iki toptan Başakşehir pozisyonlar buldu, oyunda kaldığı sürede mücadele yönünden son derece yetersiz görüntü çizdi. İlk yarının son 15 dakikasında ise Başakşehir orta alanda üstünlüğü ele aldı ve Trabzonspor sahasında daha fazla görünen taraf oldu. İkinci yarı Başakşehir'li Visca'nın yaptığı hatadan yararlanan Burak takımını 2-1 öne geçirdi. 2-1 geriye düşmesinden sonra Başakşehir'in tüm riskleri alarak Trabzonspor'un üstüne geldiği pozisyonlar var. Rakibin eksik yakalandığı anlarda Sosa, Yusuf ve Abdülkadir ile sağ kenardan geliştirilen atakta Yusuf'un direkten dönen topu maçın kırılma noktası oldu.
Abdullah Avcı, İrfan Can'ı orta sahadan çıkartarak forvete Mehmet Batdal'ı koyup tüm riskleri aldığı anlarda Ersun Yanal oyuna müdahale ne yazık ki yapmadı. Halbuki orta sahada takımı eksik bırakan Kucka'yı dışarı alıp Onazi'yi oyuna soksa ve de kenarda hiçbir üretkenliği olmayan Olcay'ın yerine Volkan Şen değişikliği yapsa sonuç acaba daha farklı olur muydu?

Abdülkadir girince

İki ayrı yarı, iki farklı takım. 6. dakikada savunmanın dengesiz yakalandığı anda Gençlerbirliği öne geçen taraftı. Golden sonra Gençlerbirl-i ği, dörtlü savunmanın önünde beşli bir orta alan kurgusuyla Trabzonspor'a boş alan bırakmamaya çalıştı. Kazandıkları toplarla da hızlı hücum girişimlerinden birinde ikinci gole yaklaştılar.
Trabzonspor ise saha içi organizasyonu yetersiz olduğu için ilk yarı duran toplar dışında pozisyon üretemedi. Bunun en önemli nedenlerinden biri bütün hücum girişimlerinin Gençlerbirliği'nin çok fazla adam bulundurduğu merkezden yapılmaya çalışılmasıydı. Kenarlarda ise hiçbir üretkenliğin bulunmadığını gördük. Yusuf Yazıcı sağ kenarın önüne dikildiği için etkisiz kaldı. Sosa, Yusuf'un oynadığı yerde ve aldığı toplarda Burak'la oynamayı düşündü fakat Burak bir türlü ofsayttan çıkmadı!
İkinci yarı ise Uğur'un dışarı alınıp Okay'ın stopere geçmesinin ardından Abdülkadir'in sağ önde yer alması oyunun şeklini değiştirdi. Her şeyden önemlisi Sosa'nın savunmanın önünde maça başlaması, Yusuf'a her zamanki yerinde görev verilmesinden sonra ilk yarıya göre çok daha farklı bir takım ortaya çıktı. Abdülkadir, ilk yarı kenarda gördüğümüz yetersizliği oynadığı oyunla gideren isim oldu. Olcay'a verdiği pas ve oynadığı oyunla yarınlar adına büyük ümitler verdiği düşüncesindeyim.
Trabzonspor'a üç puanı getiren gol ise Yusuf Yazıcı'nın asistiyle Rodallega'dan geldi. Dünkü maç Ersun Yanal'a herhalde bundan sonraki haftalar için mesaj olmuştur. Mesaj şu: Savunmanın önünde Okay - Onazi - Kucka aynı özellikli oyuncular olduğu için birisinin yanına Sosa tercihi daha doğru. Yusuf Yazıcı'yı verimini artırdığı alandan alıp, sağ kenarın önüne koymak yanlış bir tercih. Abdülkadir gibi adam eksilten ve rakip savunmayı rahatsız edecek bir oyuncu mutlak değerlendirilmeli. Savunmanın ortasındaki uyumsuzluk da Yanal'ın alması gereken bir mesajdı.