Arafta kalanlar!
13 Temmuz 2020, Pazartesi

GÜRCAN BİLGİÇ

Arafta kalanlar!

Üçüncülük için kilit maçıydı. Heyecanı ve gerilimi zaten puan durumu itibarıyla taşıyordu ama gözlerin Fenerbahçe'nin en genci; Ömer Faruk'un üstüne dikilmesi, diğer oyuncular için oldukça düşündürücü olmalıydı. Genç oyuncu sahada bulunduğu her saniyede topu aradı, kendini göstermeye çalıştı, toptan veya sorumluluktan kaçmadı. Takımdaki ağabeyleri de ona sahip çıktılar, hep yanındaydılar, pas yollarında kendilerini gösterdiler. İyi niyetin, birlikte büyümenin gövdeye gelmiş haliydi. Bravo…
Diğer yana geçtiğimizde Sivasspor'u sahadan silen, topu ve oyunu yöneten bir performansı da vardı Fenerbahçe'nin. Tabelayı değiştiren klasik Fenerbahçe genetiğiydi. Daha önce diğer stoperlerin yaptıklarını, bu kez Ozan Tufan üstlendi. Penaltı kararı ağır kaçtı ama diyecek bir şey yok. Aynı hakem Trabzonspor maçında Kruse'nin Uğurcan'ın formasına değmesine de faul vermişti. Bu fırsatı kaçırmaz. Ama kaleci degajından gelen topta kendi adamını ikinci kez kaçırması tam facia.
Ozan diyebilir ki, "Stoper benim yerim değil"… Haklıdır ama maç boyunca da "Orta sahada Ozan olsaydı" diye de düşünmedik, aramadık. Ne iz bırakmış arkasında, ne de bir beklenti. Bu konuyu iyi düşünmeli. Veya Vedat Muriqi… Vedat için, iyi oyuncu ile büyük oyuncu arasında bir karar verilmesi gerektiğinde, bu maçlar önüne çıkarılacaktır. "Neredeydin o zaman?" denecektir.
Güzel şeyler de söyleyelim. Emre Belözoğlu ve Tahir Karapınar ile birlikte genç oyuncuların, Ferdi liderliğinde, Ömer Faruk ve son olarak Allahyar'ın kadronun alternatifi yapılması, istekli oynamaları, güven kazanmaları önemli. Kendilerini seçeneksiz görenler için artık ciddi alternatifler oluşuyor. Maçı oynayan da, kaybeden de Fenerbahçe oldu. Avrupa hesaplarında yeni hayallerin kurulması zorlaştı. Ama doğru mesaj verildi. Ya Fenerbahçe'nin oyuncusu gibiler olacak sahada, ya da takım için oynayıp, kendini Fenerbahçeli yapacaklar. İkisinin arası; yukarıdaki gibidir.
BİZE ULAŞIN