
Şampiyonluk camiayı kenetledi… Beşiktaşlılar aslında çoktu ama sahneye çıkmıyordu. Artık gururla dolaşıyor, sohbetlerde keyifle Beşiktaşlılığın gururunu yaşıyorlar
Bizim için keyif; taraftarın mutluluğu… Herkes mutlu olsun istiyoruz… Oyuncularımızın maaşlarını düzeltmek için yaptığımız hamleler de bu nedenle. Mutlu olsunlar ki bizi mutlu etsinler
Şampiyonluğu nasıl değerlendiriyorsunuz? Geldiğimizdeki kulübün durumuyla bugünkü
durumu arasında dağlar kadar fark var.
Beşiktaş'ın şampiyon olmasını üç yıldır planlıyoruz. Transferleri, nokta isimleri hep planlama içerisinde
olduk.
Yönetim olarak şampiyonluğu futbol takımına işleyebildik, onları buna inandırdık. Sonuçta bu inancın ve planlı çalışmanın sonucudur.
İlk yıl özellikle mali konulardaki icra ve haciz
konularını ve kontratlardan kaynaklanan borçlarımızdan
dolayı yaşadığımız sıkıntıları aşabilmek
için mücadele ettik. İkinci dönem kesinlikle
planlarımızda Beşiktaş'ı şampiyon yapmak vardı.
Şampiyonluk 3 yıllık bir planlama, istek, inanma
ve kenetlenme sonucunda geldi. Camia birbirine
daha çok kenetlendi.
Birçok insan Beşiktaşlı olmanın verdiği hazzı artık ifade etmeye başladı. Şimdi çok istekli ve arzulu bir şekilde etrafına, "Ben Beşiktaşlıyım, biz Beşiktaşlıyız" demenin keyfini yaşıyorlar. Beşiktaşlı aslında çoktu
ama sahneye çıkmıyorlardı, şimdi sahneye çıktılar.
Artık onlar da gururla dolaşıyorlar, oturdukları
masalarda, sohbetlerde keyifle Beşiktaşlı olmanın
gururunu yaşıyorlar. Bizim için çok büyük keyif.
Beşiktaş'ın başarısı taraftarın mutluluğu içindir,
her şeyin bir amacı vardır.
Şampiyonluğun birçok pozitif etkisi oluyor. Kartal yuvalarında satışlarınız artıyor, kombine satışlarınız artıyor, sponsorlarınız memnun oluyor. Artık Beşiktaş kazanmaya da başladı. Sadece şampiyonluğu değil o şampiyonluğun
getirdiği yanındaki birçok şeyi de kazanmaya
başladı. Taraftarı artıyor, taraftar kombine
bilet alıyor. Maddi manevi Beşiktaş kazanıyor.
Bu şampiyonluk bir başlangıç mı? Beşiktaş'ın bu şampiyonluğa ihtiyacı vardı.
Çok uzun zaman olmuştu. Ve inanıyorum ki
2-3 yıl biz yönetimde olduğumuz sürece Beşiktaş
üst üste şampiyonluklar yaşayacak.
Şampiyonluk bundan sonrakiler için yeni başlangıç. Özellikle bundan sonrakilerin peş peşe olacağını düşünüyorum. Ara vererek değil. Seri şampiyonlukların başlangıcı diyelim buna. Takım şampiyon oldu, yeni stada ilk kez çıktınız. İşte o an neler hissettiniz? İlk
10 dakikayı hatırlamıyorum,
etrafıma bakıp görmediğimi, sadece önümden film şeridi gibi 4 yılın geçtiğini biliyorum. İcra memurları, avukatlar,
futbolcu arkadaşlarımız alacaklarından dolayı
gelen menajerler, bunları 10 dakika yaşadım.
Sevindim ama tuhaftım, bir boşluk içindeydim tarifi yok bunun. O an zaman durdu ve boşluk
oluştu. Sonra birden bire kendime geldim.
YENİ STADA İLK ÇIKTIĞIMIZDA ZAMAN DURDU, BİR BOŞLUK OLDU... 4 YIL GÖZÜMÜN ÖNÜNDEN GEÇTİ
BİZİ ANCAK BİR EVİ OLSUN DİYE ÇALIŞANLAR ANLAR Kendi evin olmadan, başka şehirlerde oynayarak şampiyon olmak nasıl bir duygu? Birçok yönetim kurulu toplantısında
toplantının üçte birini
'hangi statta oynayacağız' diye konuşmaya başlıyorduk. Büyük bir
zaman, enerji ve motivasyon kaybıydı bizim
için. Slaven Bilic de Şenol Güneş de soruyordu,
"Bu hafta neredeyiz" diye.
"Bakalım hocam toplantı yapacağız, inşallah iki üç tane maçı peş peşe aynı statta oynarız" dediklerimiz
oldu. Başakşehir'e teşekkür etmek istiyorum.
Bize en azından 3-5 maç seri şekilde statlarını
verdiler.
Herkes şöyle empati yapıp düşünebilir "evim yok, yuvam yok" ne hissederlerse bizi iyi anlayacaklarını düşünüyorum. Fenerbahçe ve Galatasaray belli kaygılarla açmadı statlarını. Mesela dediler ki Beşiktaş taraftarı koltuklarımızı vs. kırar dediler. Başakşehir de böyle sıkıntılar oldu mu? Başakşehir stadında koltuklar kırılmadığına
göre onların da kırılmayacaktı.
Keşke o şansı bize verseydiler. Birlik beraberliğe
en ihtiyacımız olduğu dönemler
bunlar bizim bu sene değil sadece. Ülke
olarak da birlik beraberliğe ihtiyaç
duyduğumuz bir dönemden
geçiyoruz.
Maalesef biz daha bunu birlik beraberliğimizin en ufak kısmı olan spor camiasında, spor kamuoyunda başaramadık. Gerçekten bizim yöneticiler olarak düşünmemiz gereken, taraftar biz yöneticiler kadar vahşi ve kırıcı davranmaz diye düşünüyorum. İhale komisyonu lav edilmişti, bunun sebebi nedir? Fikret Bey'le beraber lav
etmeyi uygun gördük. Çünkü ihale
komisyonunun prosedürü zaman
alıcı ve oyalayıcıydı. İncik boncuk
işlerin ihale komisyonu tarafından
yürütülmesi işleri geciktiriyordu.
Aynı işlev, satın alma komisyonuna
dönüştürüldü. Kimse bizim
iyi niyetimizden şüphe edemez.
Doğru olanı yaptık.
EMEKLERİMİZ HELAL OLSUN Stadı, şampiyonluk kadar kıymetli mi? Şampiyonluk en önemlisi. Sonuçta yaptığınız
transferler, futbolcularınız, hocalarınız, yöneticileriniz,
konuştuğumuz stat problemleri hepsi
şampiyonluk için bir araç. Mabede kavuştuk,
çok güzel stat oldu. Ben stadın ihale
komisyonu başkanlığını yaptım. Çok
önemli konuydu. Saatlerce emek verdim,
helali hoş olsun, iyi ki yapmışım.
Ben kulüpte mali işlerle uğraştım,
UEFA'ya gidişle ilgili mali kriterleri
tutturabilmek için büyük mücadeleler
verdim. İcra kurulu, ihale kurulu başkanlığı
yaptım. İletişimle ilgili yöneticilik
yaptım. Futbol şube başkanlığı, basketbol
şube yöneticiliği, Beşiktaş İnşaat
A.Ş başkanvekilliği yaptım. Beşiktaş'ın hemen
hemen her noktasında bulundum. Bu da benim
görev alanım içindeydi, ikinci başkan olarak
zaten bunlar benim kulübün her yerinde olmamı
gerektiren pozisyonlarda çalıştım, çalışmaya
da devam ediyorum. Stadyumda Fikret Bey
başta olmak üzere Umut Güner ve emeği geçen
arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Benim ve
bütün diğer yöneticilerin orada emeği, katkısı
olduğunu söylemek istiyorum. Bir yönetici kalkıp
para işiyle uğraşıyorsa o stat için bir para
buluyorsa o statta katkısı olduğu anlamına gelir.
O stadı biz yaptık. Hükümetin verdiği katkıları da
gayet iyi biliyorum. Ve bu stadın mali anlamda
ve manevi anlamda Beşiktaş'ın geleceği olduğunu
söylemek istiyorum.
STADA VERDİĞİM DEMİR BENİM ÜÇ GÜNLÜK ÜRETİMİM Sizin işiniz de belli, Kaptan Holding ülkenin en büyük demir üreten, satan şirketlerinden birisi... Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ben buraya demir satmak gibi bir planlama ve arzu içerisinde hiç olmadım. Sayın başkan defalarca "Ağabey demiri yetiştiremezsek bu inşaat gecikir" diyerek katkı yapmamı istedi. Ben de Beşiktaş'ı seven biri olarak bunu yapmak zorundaydım, yönetici olmam önemli değil. Benim Beşiktaş'a verdiğim demir benim üç günlük üretimim. Kamuoyunda o rakamlar çok farklı görünüyor. Demirin tamamının satın alınmasıyla ilgili her pazartesi fiyat teklifi alındı. Ancak alınan fiyat teklifleri için peşin para şartı koymuştur satıcılar. Biz o şartlardan daha iyi şartlarda parasını ne zaman alacağımızı bilmediğimiz bir teslimat yaptık. Dolayısıyla bu konuda vicdanen hiçbir rahatsızlığım yok, aksine çok mutluyum çünkü o stadın bitmesine katkı verdiğimi düşünüyorum.
YARIN: Yönetimdeki yeni yapılanma için ne dedi?
Göreve devam etmeyi nasıl kabul etti?
Torunoğulları'nın yokluğu transferi etkiler mi?