CANLI
SKOR
Fatih Doğan

Fatih Doğan

Tecrübesizliğin sonucu

Şampiyonlar Ligi müziği Vodafone Arena'da ilk kez yükselip Dolmabahçe'den Boğaziçi'ne doğru yankılanırken Beşiktaş taraftarının gözünde umut, dilinde coşku vardı. Bu tablo Quaresma'nın frikikten attığı jeneriklik golle tamamlanınca ortaya muhteşem bir futbol cümbüşü çıktı... Siyah-beyazlı takım üzerindeki tedirginliği atmış, Avrupa'da derin tecrübeler edinmiş Dinamo Kiev kontrollü oynama tedirginliğine düştü. Beşiktaş kanatlarını, cevapsız organizasyonlarını daha iyi kullanabilse ihtiyacı olan 2-0'a ulaşması zor değildi.
İkinci yarı başladığında akıllarda Adriano'nun durgunlaştığı, oyuna iyi başlayan Tolgay'ın gereksiz riskler alarak oyundan düşmeye başladığı, Tosic'in yerinde ve akıllı müdahaleleriyle alkışı hak ettiği kaldı. Beşiktaş'ta özellikle 55'ten sonra orta sahada düştü. Yenilen gol hakemin ucuz faulü kadar ucuzdu. Ama faturası ağır oldu. Arka direkte yenilen golden önce Beşiktaş adına Quaresma'nın soldan içeri ters girip son vuruşu kötü yaptığı pozisyon kırılma anı olabilir. "Q7 atsaydı, hakem faul vermeseydi, arka direkte Tsyankov unutulmasaydı" diye çok şey sayılabilir. Ancak bence Beşiktaş'ta başka bir durum var. Geçen seneki tempo ve uyum yok. Hala bireysellik takım oyununu bozuyor. Rotasyon süreci uzatıyor. Elbet bunlar düzelecek, takım oturacak. Ancak umarım geç kalınmaz.
Cenk'in girmesi yerindeydi, ancak uzun süre küskün ve özgüvensiz Kerim yerine bu maç Olcay bana göre daha isabetli olurdu... Dün ikinci yarı kaptan Yarmolenko'nun tecrübesini ve kalitesini hissettik. Kiev'e tam bir liderlik yaptı. Sonuçta payı büyük.. Napoli 6 yaptı gidiyor. Beşiktaş yenilgisiz ve 2 puanla 2. sırada pozisyon alıyor. Tecrübesizlik dün hissedildi. Güneş'in takımının zamanla daha iyi olacağına ve bundan çok daha iyi maçlar oynayıp, daha iyi sonuçlar alacağına inanıyorum.

İki yüzlü Kartal!

Arena'daki ilk derbide favori gösterilen Beşiktaş'ın beklentilerin gerisinde kaldığını söylemeliyiz. Şenol Güneş, Oğuzhan'la ilgili bir şeyin kararını vermiştir, ya da vermelidir. Oğuzhan'dan 10 numara olmaz. Gerek A Milli takımda gerek Beşiktaş'ta o bölgede oynatılsa verimli olamadı. Geriden gelerek kurduğu oyunlarda neler yapabildiğini gördüğümüz için ondan 10 numara çıkarmak için zorlamak beyhude bir çaba... Bu bağlamda sahada Beşiktaş iki yanlışın içindeydi. En önemli özelliği paslaşmayı ve paslaşarak çıkmayı unutmasıydı.
İkinci yanlış; sahanın en iyilerinden olmasına karşın Gökhan İnler oyunu açmak ve derinlik kazandırmak için sürekli uzun top atma yanlışına düştü. Sayı artınca zaten top yapmayan Beşiktaş orta sahası ritmini kaybetti.
Özellikle Galatasaray ilk yarıda Bruma'nın hızını ve çilingir rolünü çok iyi kullandı.
Beşiktaş Bruma'ya karşı denge kuramadığı için 2-0 yenik ayrıldı. Güneş'in ikinci yarı Aboubakar ve Talisca'yı oyuna alması, Cenk'in sola geçmesi Beşiktaş'ın oyun çehresini değiştirdi. Bu değişiklik Caner'i daha verimli hale getirirken ilk yarıda çok koşmasına rağmen sahada hem topları ezen, ben de çok düşerek ezilen Cenk'i canlandırdı. Marcelo'nun golünün ardından Cenk'in soldan bindirip iş bitiriciliğini konuşturması kendine yakışan kalitedeydi. İlk yarıda sahada hayal kırıklığı olan Beşiktaş ikinci yarıda ortaya koyduğu futbolla alkışı hak etti. G.Saray'ın ikinci yarı gardının düşmesiyle Beşiktaş'ın tempo yapmasının direk bağlantısı var.
Beşiktaş derbi ve büyük maç kazanmak istiyorsa toplu ve topsuz tempo yapmak durumunda.
Ayrıca Galatasaray 60'tan sonra güçten düştü. Daha iyi kondisyona ihtiyaç var.
Derbi dün genel hatlarıyla zevkiydi. Özellikle 90+3 de bitiş düdüğüne 1 dakika kala bir o kalede bir bu kalede baş döndürücüydü.. Quaresma'nın son saniyede kaçırdığı gol bir süre taraftara şok yaşatacak kadar sarsıcıydı. Dün sahada kazanan dostluk oldu.
Bu arada, deplasman yasağının kaldırılması önemli bir adım. Beşiktaş'ın bu konudaki duruşu, Kulüpler Birliği Vakfı Başkan Göksel Gümüşdağ'ın tavrı ve İstanbul Valisi Vasip Şahin'in aldığı cesur karar Türk futbolu için çok kıymetli. Galatasaray taraftarı da futbol şöleninin bir parçası oldu.

Talisca güneş gibi parlıyor

Şenol Güneş her maça 11 kişilik kadronun yarısından fazlasını değiştirerek içeriye- dışarıya net şu mesajı veriyor: "Her oyuncum değerli!" Akhisar deplasmanında da Şenol Güneş kendi doğrularıyla sahadaydı. Oyuncularının bu yeni düzene alışma sürecinde kazanmaya devam ediyor... Beşiktaş'ta sahada parlayan en önemli isim Talisca'ydı. Benfica maçında attığı gol doping etkisi yapmış. O özgüvenle toplu, topsuz her alanda çok gayretliydi. Sadece attığı gol ve yaptığı gol girişimleri değil topsuz alanda kademelere girip arkadaşlarının yükünü alacak kadar dinamik ve özgüvenliydi. Bu Talisca, Şenol Güneş'in tedrisatında bu anlayışla devam etsin Türkiye'de değil Beşiktaşlılar her takımdan özel seyircisi olur. Caner, Gökhan ve Olcay'ın takıma kattığı tecrübe ve katkıya fazla girmeyeceğim geçen maçta alkışı hak eden Tosiç'e değinmek şart oldu.. Topu oyuna sokmada becerikli değil ancak özverisi, kesiciliği ve verimliliği son iki maçtır üst seviyede.. Nispeten ağır kalan Marcelo'nun açıklarını da kapatıyor.. Dün kestiği 4 pozisyondan birinde Muğdat'ın düşüşünde sarı kartı görebilirdi.. Takıma katkısı ciddi ciddi hissediliyor, böyle giderse kesilmeyecek oyuncuların arasında yeralıyor.. Beşiktaş'ta Gökhan İnler-Atiba ikilisi sonuç verdi. Ancak Şenol Hoca'nın Atiba-Oğuzhan, Atiba-Gökhan'dan sonra Gökhan-Oğuzhan ikilisini de sahada göreceğini- göstereceğini düşünüyorum. Bu ikili topla çıkmada farklı bir verimlilik getirebilir.. Gökhan İneri'in kesiciliğinin yanısıra Talisca'nın asistini de yaptığının altını çizelim. Akhisar, Beşiktaş'a çok önemli bir uyarı verdi. Tolunay Kafkas Beşiktaş'tan geçen yıldan bu yana vermediği kadar pozisyon aldı ama sonuçlandıramadı. Şenol Hoca'nın derbi öncesi Akhisar'a niye bu kadar pozisyon verdiğinin muhasebesini yapması gerekiyor. Beşiktaş moralli olarak Galatasaray derbisine çıkacak.

Talisca hesap gördü

Şampiyonlar Ligi'nde Benfica-Beşiktaş maçı için Luz Stadı'nda heyecanla yerini alan 29 takımın temsilcileri, scoutları eminim bekledikleri üst düzey standartı bulamadı.
Ev sahibinin 6 oyuncusunun sakat olması, 6 yıllık ayrılıktan sonra Beşiktaş'ın ilk maçında tedirgin olması genelde maçın kalitesini düşürdü...
Siyah-Beyazlı takım adına en büyük eksiklik topa orta sahada yeteri kadar sahip olamamasıydı. Tek başlarına defansın önünde çok iyi işler yapan Atiba ve Gökhan İnler'in ilk kez birlikte oynadığı maçta uyumsuzlukları dikkat çekti.
Savunmadan ziyade topu oyuma sokmaktaki sıkıntılar nedeniyle bu noktada gözler daha önde 10 numaraya çekilen Oğuzhan'daydı.
Oğuzhan ne zaman öne çekilse "Ben en çok geriden gelerek oynamayı seviyorum. Öyle daha verimli oluyorum" sözleri aklıma geliyor.
Tartışmaya açık da olsa ben de Oğuzhan gibi düşünüyorum. İlk yarıda Gökhan İnler'in terse attığı uzun pası Aboubakar kontrol edebilse maçın kırılma anı olabilirdi.
Buna karşın Franco Cervi takımının ilk atağı, ilk pozisyonunda Tolga'dan seken topu filelere bırakarak "Burası Şampiyonlar Ligi. Buldun mu ilk fırsatta atacaksın" hatırlatması yaptı. Takımı dinlendirmek adıma rotasyon gerekli olabilir. Ama 7 oyuncunun bir anda değişmesinin getirisini ve götürüsünü tartışmalıyız. Beşiktaş daha iyisini yapabilir..
İkinci yarı Şenol Günel önce Talisca ile başlayan değişikliklerinde uzun bir süre Cenk-Aboubakar ikili forvetiyle devam etti.
Maçın sonlarında karşı karşıya iki gole geçit vermeyen Tolga'nın ilk golde sol çaprazdan sert şutu sektirmesinde bariz hatası da yoktu.. Son anlardaki Beşiktaş'ın gösterdiği reaksiyon ve gol atma arzusu gerçek karakterini ortaya çıkardı. Talisca'nın uzatmalarda attığı frikik golü kendisine şans vermeyen eski takımına bir mesajdı.

Gökhan İnler!

Beşiktaş'ın kadro derinliği, Şenol Güneş'i tercihlerinde zorlaması kadar muhtemel 11 veren gazetecileri terletecek. Milli takımlardan yorgun dönen Quaresma ve Atiba'nın 18'e alınmadığı istikrarıyla bilinen Güneş'in 6 oyuncu rotasyonu gelecek günler hakkında net ipuçları veriyor! Bu kadro derinliği Beşiktaş için büyük kazanç... Güneş ve ekibi bu kadar iyi futbolcuyu, egoları tokuşturmadan yönetmeyi başarabilirse kimin kazanacağı belli. Caner ve Gökhan'ın bu takıma katacaklarını anlatmak tekrara düşer. Tecrübe, kalite ve denge yıllardır hissedilen kanatların gerisindeki güçsüzlüğün giderilmesi anlamını taşıyor. Dün özel bir paragraf açılması gereken oyuncu İNLER.. Takıma kattığı kalite çok hissedildi. Özellikle topun oyuna sokulmasında kattığı farkın üzerine sol kanada attığı 2 tane uzun topla takımı pozisyona sokması krema etkisi yaptı. Atibaİnler ikilisini yan yana görme fikri birçok futbolsever gibi beni de sarmış durumda.. Talisca'yı biraz dağınık gördüm. Gençliğini ve kalitesini sahaya yansıtması için topsuz alanda da devamlılığını sürdürmeye ihtiyacı var.. Bu koşan takım onu da geliştirir.. Ancak taraftarın 11'de çıkan Fabricio'ya verdiği "baba mirası" gibi koşulsuz ve topa her dokunuşundaki coşkulu destek çok dikkat çekti. Bir oyuncu için bu kredi büyük şans. Hakem genelde iyiydi. Ancak iki takım lehine birer penaltı verebilirdi..

Vicdanlarıyla baş başa bırakıyorum

Fenerbahçe ile yolu olaylı ayrılan, Inter'e attığı imza ile takdir toplayan, ne var ki kısa süren İtalya macerası üzerine Beşiktaşlı olarak Türkiye'ye dönen Caner Erkin, SABAH'a konuştu. Kendisini en çok isteyen kulübe geldiğini ve çok mutlu olduğunu söyleyen başarılı futbolcu, transfer sürecinde yaşadıklarını ve yeni takımındaki hedeflerini şöyle anlattı:

ÇOK TECRÜBE KAZANDIM, OLGUNLAŞTIM
🔴 Galatasaray ve Fenerbahçe'nin ardından Beşiktaş'ta forma giyeceğim. Türkiye'de Üç Büyük kulüpte de oynamış olacağım inşallah. Inter'de talihsiz bir durum oldu ama sonuçta Beşiktaş'a geldim. Yaş olarak gencim, çok farklı yerlerde oynadım ve çok tecrübeler kazandım. Olgunlaştım. Dinamik, çok hırslı, agresif ve istekli bir futbolcuyum. Yaş ilerledikçe başarılı olmayı daha da çok istiyorum. Bazı futbolcular yaş ilerledikçe gerilemeye girer, futboldan sıkılır. Bende bu durum tam tersi. Futbola çok açım. Hala şampiyonluklar kazanmak istiyorum. Elimden gelen her şeyi Beşiktaş için vermek istiyorum.

INTER'DE ENTERESAN BİR ŞEY YAŞADIM
🔴 Ne Inter'e giderken ne de Beşiktaş'a gelirken ufak hesaplar yaptım. Frank de Boer bana çok önyargılı davrandı. Hiçbir futbolcunun yaşamayacağı bir şey yaşadım. Çok enteresan bir durumdu. Teknik direktör değişikliği olduktan sonra Frank de Boer geldi ve, "Sen çok iyi ve kariyerli bir futbolcusun. Büyük yeteneklerin var ama ben seni kadroda düşünmüyorum" dedi. Ben de bunun çok saçma olduğunu söyledim. Başkanın da bundan haberi yoktu. Konuyla ilgili kimse bir şey bilmiyor. Bir açıklama da yapılmadı olanlarla ilgili. Ben de gerçekten çok şaşırdım ama sonuçta Beşiktaş'a gelmek nasip oldu. Beşiktaş'ta mutlu ve huzurluyum. Ülkeme geldim.

ÖNEMLİ OLAN NE KADAR İSTENDİĞİNİZ
🔴 Futbolcu için önemli olan bir kulübün sizi ne kadar istediğidir. F.Bahçe'de başkanın açıklamalarını biliyorsunuz. 'Caner'in bu kulübe gelme ihtimali sıfır' dedi. Bu onların tercihidir, yargılamam. Ama spekülasyonlar yapılıyor. Beşiktaş beni çok istedi. Ben de onları istedim. İki taraf da istediğinde problem kalmadı.
🔴 Sosyal medyada bazı taraftarlarca bana karşı, aileme karşı, evleneceğim kadına karşı tepkiler oluyor. Ben profesyonel bir futbolcuyum. İnsanlar zannediyor ki, sanki Fenerbahçe'de oynamadığım zaman futbolu bırakacağım. Kötü yorumlar, hakaretler, küfürler, eşim olacak insana yapılan çirkin şeyler… Biz bu işten ekmek yiyoruz. Hakaret ettikleri kişilerin ailesini hiç düşünmüyorlar. Kendi aileleri yok mu? Kendilerine böyle hakaretler gelse ne hissederler? Bana küfür edenleri vicdanlarıyla baş başa bırakıyorum.

YEDEK KALMAK SIKINTI YARATMAZ
🔴 Yeni transferler olarak önemli olan takıma uyum sağlamamız. Takımın iyi olması için her zaman olduğu gibi elimden gelenin daha fazlasını yapacağım. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Beşiktaş'ın gücüne güç katacağız. Zaten Beşiktaş'ta kaliteli futbolcular vardı. Şimdi yeni futbolcular da katıldı. Bu hocanın işini zorlaştırır ancak bu keyifli bir zorlaştırma olacak.
🔴 Takımda büyük rekabet var. Her futbolcu yedek kaldığında üzülür ancak bunu kimsenin sıkıntı yapacağını, kimsenin hocaya kızacağını düşünmüyorum. Herkes Şenol Hoca'nın adaletine inanıyor.

HOCA NEREDE İSTERSE ORADA OYNARIM
Ben sol açıkta da sol bekte de oynarım. Şenol Hoca ile de bunu konuşuyoruz. 'Nasıl yapalım?' diye fikrimizi alıyor. Kendisine, 'Benim nerede yararlı olacağıma inanıyorsanız orada oynarım' dedim. Hoca da beni çok iyi tanıyor zaten. Kararı o verecek.

"FATİH TERİM ÇAĞIRIRSA KOŞA KOŞA GİDERİM"
🔴 Milli Takım'da görev yapmaya her zaman hazırız. O formayı milli duygularla giyiyoruz. Sonuçta biz Türküz. Televizyondan da izlediğimizde aynı duyguları yaşıyoruz. Kadroya alınmamam hocanın tercihi. Buna saygı duymak lazım. Fatih Hoca şimdi çağırmadı, belki ileride çağırır. Çağırdığında da her zaman koşa koşa giderim.
🔴 Futbolun içinde olan futbolun içinde kalır. Milli Takım'a ilk defa prim verilmedi. Kulüp takımlarında da prim var. Milli Takım'da yaşananların gerçeğini kimse bilemez. İçerideki şeyler de dışarı çıkmaz. Aile ortamında da böyle olması doğrudur.
🔴 Arda Turan ile inanılmaz gurur duyuyoruz. Futbol anlamında tartışılacak bir şeyi yok. İnşallah daha da büyük başarılara imza atar. Arda benim kardeşim. Çok severim. Çok iyi insandır. İnşallah kariyerinde üst düzey oynamaya devam eder.

FİKRET ORMAN ARKADAŞ GİBİ
🔴 Şu anda 28 yaşındayım. Genç sayılırım. Futbol için en güzel yaşlar diyebilirim. Futbolun en güzel çağı. Uzun seneler Beşiktaş'ta oynamak isterim. 4 senelik bir kontrat yaptık. Camia benden memnun kalırsa seve seve devam etmek isterim.
🔴 Kendimi aile ortamında hissediyorum. Burada tanıdığım kardeşlerim, milli takımdan arkadaşlarım var. Şenol Güneş'i de herkes biliyor zaten. Daha önce çalışmadım ama çok iyi tanıyorum. Çok babacan, anlatılandan daha iyi bir adam.
🔴 Başkanımız Fikret Orman arkadaş gibi. Kısa süreli tanıyorum ama gerçekten oturup konuşup şakalaşabileceğiniz biri. Herkesle aynı. Kesinlikle futbolcu ayırmaz..

Süper test finali!

Beşiktaş ile Galatasaray arasında oynanan Süper Kupa finalinin ilk 70 dakikası futbol kalitesi açısından asidi kaçmış gazoz tadı verdi. Takımlar ve hakemler kötü başladı. Özellikle ilk yarı her iki teknik adamın ideale ulaşma adına arayışları, takımların oturmamış kadro yapıları, bu önemli finalin önemli bölümümü adeta test maçına çevirdi...
Şenol Güneş kendi adalet terazisinden geçirerek çıkardığı 11 ve yedekte bekleyen Adriano, Quaresma gibi yıldızların varlığı bize "İlk yarı rutin oynayacak, 2. yarı hamlelerle rakibi yıkacak" hissi uyandırdı. İlk 45'te Necip ve Tosic'in hatasız oynaması Şenol Güneş'i yanıltmadı. Ancak Beşiktaş alışılagelmiş orta saha pas trafiğini yapamadı ve kontrolünü eline alamadı.
İlk yarıda Mete Kalkavan, Bruma'nın Tosic'i indirmesindeki net penaltıyı verse G.Saray'ın direnci kırılabilirdi. Bu hata Kalkavan'ın kalitesine yakışmadı.
Ancak orta sahadaki sıkıntının bence kaynağı futbol karakteri birbirine yakın Oğuzhan-Tolgay'ın uyumsuzluğu... Birbirlerini tamamlamak yerine istemsiz bir şekilde birbirlerini bozuyorlar. Oğuzhan'ın ortada tek kaldıktan sonra ürettiği ve takımın pozisyonlarındaki artış dikkate değer.. Tosic'in Q7 ile soldan bindirmeleri uzatmalarda kaçırsa da girdiği gol pozisyonları Sırp futbolcuyu tartışmasız maçın iyilerinden biri yaptı.
Ricardo Quaresma'nın oyuna girişi Beşiktaş'ın özgüveni ve futbolunun kalitesini artırdı. Quaresma'nın golü bu takımın Sosa ve Gomez gibi iş bitiricilere de ihtiyacı olduğunu net olarak gösterdi.
Beşiktaş'ın 70'ten sonraki ve uzatmalardaki görüntüsü, 1-0 geriye düştükten sonra ortaya koyduğu karakter saygıyı hak etti...
Penaltılar sonucunda sadece Süper Kupa'yı kazanan Galatasaray'ı değil, iki takımı da tebrik ederim.

Beşiktaşlı artık gururla dolaşıyor

Şampiyonluk camiayı kenetledi… Beşiktaşlılar aslında çoktu ama sahneye çıkmıyordu. Artık gururla dolaşıyor, sohbetlerde keyifle Beşiktaşlılığın gururunu yaşıyorlar

Bizim için keyif; taraftarın mutluluğu… Herkes mutlu olsun istiyoruz… Oyuncularımızın maaşlarını düzeltmek için yaptığımız hamleler de bu nedenle. Mutlu olsunlar ki bizi mutlu etsinler

Şampiyonluğu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Geldiğimizdeki kulübün durumuyla bugünkü durumu arasında dağlar kadar fark var. Beşiktaş'ın şampiyon olmasını üç yıldır planlıyoruz. Transferleri, nokta isimleri hep planlama içerisinde olduk. Yönetim olarak şampiyonluğu futbol takımına işleyebildik, onları buna inandırdık. Sonuçta bu inancın ve planlı çalışmanın sonucudur. İlk yıl özellikle mali konulardaki icra ve haciz konularını ve kontratlardan kaynaklanan borçlarımızdan dolayı yaşadığımız sıkıntıları aşabilmek için mücadele ettik. İkinci dönem kesinlikle planlarımızda Beşiktaş'ı şampiyon yapmak vardı. Şampiyonluk 3 yıllık bir planlama, istek, inanma ve kenetlenme sonucunda geldi. Camia birbirine daha çok kenetlendi. Birçok insan Beşiktaşlı olmanın verdiği hazzı artık ifade etmeye başladı. Şimdi çok istekli ve arzulu bir şekilde etrafına, "Ben Beşiktaşlıyım, biz Beşiktaşlıyız" demenin keyfini yaşıyorlar. Beşiktaşlı aslında çoktu ama sahneye çıkmıyorlardı, şimdi sahneye çıktılar. Artık onlar da gururla dolaşıyorlar, oturdukları masalarda, sohbetlerde keyifle Beşiktaşlı olmanın gururunu yaşıyorlar. Bizim için çok büyük keyif. Beşiktaş'ın başarısı taraftarın mutluluğu içindir, her şeyin bir amacı vardır. Şampiyonluğun birçok pozitif etkisi oluyor. Kartal yuvalarında satışlarınız artıyor, kombine satışlarınız artıyor, sponsorlarınız memnun oluyor. Artık Beşiktaş kazanmaya da başladı. Sadece şampiyonluğu değil o şampiyonluğun getirdiği yanındaki birçok şeyi de kazanmaya başladı. Taraftarı artıyor, taraftar kombine bilet alıyor. Maddi manevi Beşiktaş kazanıyor.

Bu şampiyonluk bir başlangıç mı?
Beşiktaş'ın bu şampiyonluğa ihtiyacı vardı. Çok uzun zaman olmuştu. Ve inanıyorum ki 2-3 yıl biz yönetimde olduğumuz sürece Beşiktaş üst üste şampiyonluklar yaşayacak. Şampiyonluk bundan sonrakiler için yeni başlangıç. Özellikle bundan sonrakilerin peş peşe olacağını düşünüyorum. Ara vererek değil. Seri şampiyonlukların başlangıcı diyelim buna.

Takım şampiyon oldu, yeni stada ilk kez çıktınız. İşte o an neler hissettiniz?
İlk 10 dakikayı hatırlamıyorum, etrafıma bakıp görmediğimi, sadece önümden film şeridi gibi 4 yılın geçtiğini biliyorum. İcra memurları, avukatlar, futbolcu arkadaşlarımız alacaklarından dolayı gelen menajerler, bunları 10 dakika yaşadım. Sevindim ama tuhaftım, bir boşluk içindeydim tarifi yok bunun. O an zaman durdu ve boşluk oluştu. Sonra birden bire kendime geldim.

YENİ STADA İLK ÇIKTIĞIMIZDA ZAMAN DURDU, BİR BOŞLUK OLDU... 4 YIL GÖZÜMÜN ÖNÜNDEN GEÇTİ

BİZİ ANCAK BİR EVİ OLSUN DİYE ÇALIŞANLAR ANLAR

Kendi evin olmadan, başka şehirlerde oynayarak şampiyon olmak nasıl bir duygu?
Birçok yönetim kurulu toplantısında toplantının üçte birini 'hangi statta oynayacağız' diye konuşmaya başlıyorduk. Büyük bir zaman, enerji ve motivasyon kaybıydı bizim için. Slaven Bilic de Şenol Güneş de soruyordu, "Bu hafta neredeyiz" diye. "Bakalım hocam toplantı yapacağız, inşallah iki üç tane maçı peş peşe aynı statta oynarız" dediklerimiz oldu. Başakşehir'e teşekkür etmek istiyorum. Bize en azından 3-5 maç seri şekilde statlarını verdiler. Herkes şöyle empati yapıp düşünebilir "evim yok, yuvam yok" ne hissederlerse bizi iyi anlayacaklarını düşünüyorum.

Fenerbahçe ve Galatasaray belli kaygılarla açmadı statlarını. Mesela dediler ki Beşiktaş taraftarı koltuklarımızı vs. kırar dediler. Başakşehir de böyle sıkıntılar oldu mu?
Başakşehir stadında koltuklar kırılmadığına göre onların da kırılmayacaktı. Keşke o şansı bize verseydiler. Birlik beraberliğe en ihtiyacımız olduğu dönemler bunlar bizim bu sene değil sadece. Ülke olarak da birlik beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Maalesef biz daha bunu birlik beraberliğimizin en ufak kısmı olan spor camiasında, spor kamuoyunda başaramadık. Gerçekten bizim yöneticiler olarak düşünmemiz gereken, taraftar biz yöneticiler kadar vahşi ve kırıcı davranmaz diye düşünüyorum.

İhale komisyonu lav edilmişti, bunun sebebi nedir?
Fikret Bey'le beraber lav etmeyi uygun gördük. Çünkü ihale komisyonunun prosedürü zaman alıcı ve oyalayıcıydı. İncik boncuk işlerin ihale komisyonu tarafından yürütülmesi işleri geciktiriyordu. Aynı işlev, satın alma komisyonuna dönüştürüldü. Kimse bizim iyi niyetimizden şüphe edemez. Doğru olanı yaptık.

EMEKLERİMİZ HELAL OLSUN
Stadı, şampiyonluk kadar kıymetli mi?
Şampiyonluk en önemlisi. Sonuçta yaptığınız transferler, futbolcularınız, hocalarınız, yöneticileriniz, konuştuğumuz stat problemleri hepsi şampiyonluk için bir araç. Mabede kavuştuk, çok güzel stat oldu. Ben stadın ihale komisyonu başkanlığını yaptım. Çok önemli konuydu. Saatlerce emek verdim, helali hoş olsun, iyi ki yapmışım. Ben kulüpte mali işlerle uğraştım, UEFA'ya gidişle ilgili mali kriterleri tutturabilmek için büyük mücadeleler verdim. İcra kurulu, ihale kurulu başkanlığı yaptım. İletişimle ilgili yöneticilik yaptım. Futbol şube başkanlığı, basketbol şube yöneticiliği, Beşiktaş İnşaat A.Ş başkanvekilliği yaptım. Beşiktaş'ın hemen hemen her noktasında bulundum. Bu da benim görev alanım içindeydi, ikinci başkan olarak zaten bunlar benim kulübün her yerinde olmamı gerektiren pozisyonlarda çalıştım, çalışmaya da devam ediyorum. Stadyumda Fikret Bey başta olmak üzere Umut Güner ve emeği geçen arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Benim ve bütün diğer yöneticilerin orada emeği, katkısı olduğunu söylemek istiyorum. Bir yönetici kalkıp para işiyle uğraşıyorsa o stat için bir para buluyorsa o statta katkısı olduğu anlamına gelir. O stadı biz yaptık. Hükümetin verdiği katkıları da gayet iyi biliyorum. Ve bu stadın mali anlamda ve manevi anlamda Beşiktaş'ın geleceği olduğunu söylemek istiyorum.

STADA VERDİĞİM DEMİR BENİM ÜÇ GÜNLÜK ÜRETİMİM
Sizin işiniz de belli, Kaptan Holding ülkenin en büyük demir üreten, satan şirketlerinden birisi... Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben buraya demir satmak gibi bir planlama ve arzu içerisinde hiç olmadım. Sayın başkan defalarca "Ağabey demiri yetiştiremezsek bu inşaat gecikir" diyerek katkı yapmamı istedi. Ben de Beşiktaş'ı seven biri olarak bunu yapmak zorundaydım, yönetici olmam önemli değil. Benim Beşiktaş'a verdiğim demir benim üç günlük üretimim. Kamuoyunda o rakamlar çok farklı görünüyor. Demirin tamamının satın alınmasıyla ilgili her pazartesi fiyat teklifi alındı. Ancak alınan fiyat teklifleri için peşin para şartı koymuştur satıcılar. Biz o şartlardan daha iyi şartlarda parasını ne zaman alacağımızı bilmediğimiz bir teslimat yaptık. Dolayısıyla bu konuda vicdanen hiçbir rahatsızlığım yok, aksine çok mutluyum çünkü o stadın bitmesine katkı verdiğimi düşünüyorum.

YARIN:
Yönetimdeki yeni yapılanma için ne dedi?
Göreve devam etmeyi nasıl kabul etti?
Torunoğulları'nın yokluğu transferi etkiler mi?

G.Saray gönül aldı

Türkiye Kupası finali futbola ait iki gerçeği hatırlattı. İlki, derbilerin favorisi olmaz! İkincisi, beklenti ve zaruretler, motivasyon ölçüsünün ayarlanmasında direkt etkiye sahip. Şampiyonluğu Beşiktaş'a kaybetse de son periyoda kadar yarışın içinde olmuş, daha hazır F.Bahçe kupayı düpedüz Galatasaray'a kaptırdı. Sezon içinde haklı da olsa çok eleştirilen G.Saray, 1 kupa alıp Süper Kupa oynama halkını eline alırken, 3 cephede başarı için bütün imkanlarını zorlayıp yola çıkan F.Bahçe ise sezonu kupasız kapatma gerçeğiyle karşı karşıya kaldı. Sezona önceden havlu atmış G.Saray'ın Avrupa'dan men cezasını bu yıl çekip seneye bırakmama hesabı, F.Bahçe karşısında G.Saray'ı daha dinamik ve hazır hale getirdi. Aslan, ilk yarı daha istekliydi ve iyi olan taraftı. Avrupa aşkına oyunun ödülünü Podolski'nin golüyle aldı. F.Bahçe'de kaçan şampiyonluk beklediğimden daha fazla takımın ritmini bozmuş. F.Bahçeli oyuncular havasını yitirmiş. İkinci yarı Sneijder'in çıkıp Chedjou'nun oyuna girmesi teraziyi tersine çevirdi. Eğer mecburi bir değişiklik değilse bu büyük bir kumardı. Oyunun kontrolü F.Bahçe'ye geçti. Ancak Sarılacivertli oyuncular, savunmaya çekilen, 1-0'a yatan Hollandalı'nın kararını boşa çıkaracak hamleyi bile yapamadı. Al Persie'yi ver 2. yarı Fernandao'ya.. Değişen koca bir sıfır.. 65'te Ba'nın direkten dönen vuruşu, 65'te Denayer'in kafası birazda zorlama da olsa oyuncuların saha içindeki gerilimleri olmasa ikinci yarıya derbi demeye bin şahit ister. Ancak bu tür maçlarda oyun kalitesinden çok mücadele kararlılığı önemliydi. İki teknik adamım motivasyon farklılığı da gözlerden kaçmadı. Pereira dükkanı kapatmış acı bir kahve içiyor edasındaydı! G.Saray bu kararlılığı ortaya koydu. Kabul edelim G.Saray kaptan Selçuk'un liderliğinde hem camiasına hem de taraftarına bu sezon çektirdiği acıların ardından önemli bir teselli verdi.

Bu şampiyonluk Arena’da gelecek

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'ın en büyük hayali şampiyonluk kupasını Vodafone Arena'da kaldırmaktı. Son maçların burada oynanmasının takıma etkisinin yüksek olacağına inanıyordu. Yöneticiler ve Şenol Güneş de... Fikret Orman'ın sürekli tarih vermesi ve yapılacak daha çok iş varken, 10-11 Nisan'ı açılış tarihi olarak açıklaması, iki türlü motivasyon taşıyordu. İnşaatta yüklenici firmaları ve işçileri, gece gündüz bir maratonun içine sokmuştu. Diğer taraftan, İtalya'dan getirilen hazır çim üzerine hibritleme yapılarak, zeminin rekor bir sürede, 21 günde hazır hale getirilmesi, kamuoyundaki genel tahminlerin aksine, ezberleri bozacak bir durumdu. Stat oynanacak durma gelmiş, çimler sorunsuzdu. Taraftarlar 2.5 yıllık hasrete son veriyordu. "Eve dönüyoruz" mesajları, bütün Beşiktaşlıların, sarıldığı bir umut olmuştu. 1 gün önce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere bütün devlet erkanını ağırlayan ve dosta düşmana karşı endam eden Boğazın incisi, bir gün sonra tribünü dolduran taraftarı da kendisinden geçirecek, şampiyonluk da Vodafone Arena'da garantilenecekti.

DÜĞÜM G.SARAY DERBİSİYDİ
Bursa ve Kayseri galibiyetleri sonrası zorlu bir engel kalmıştı; Galatasaray... Avrupa Ligi'ne katılım hakkı savaşı veren Galatasaray, Beşiktaş için zor bir deplasman olmuştu. Derbide siyahbeyazlı ekip gereksiz bir tedirginlik yaşamış, ancak kaptan Tolga'nın takım arkadaşlarına, Fikret Orman'ın ise takımın ağabeylerine yaptığı konuşmalar sonrası Beşiktaş, derbiyi kayıpsız atlattı. Osmanlı maçı şampiyonluk maçına dönüşmüştü. Herkes heyecanlıydı, 7 yıllık hasret bitiyordu. Son 5 yılını 'CEFA' çekerek geçiren, bu süreçte 'FEDA' demeyi bilen, üstüne üstlük göçebe olmayı göze alıp, stadını bitirme becerisini gösterebilen Beşiktaş'ta bu şampiyonluk birlikte 'SEFA' vakti gelmişti. "Şerefinle oyna, Hakkınla kazan" diyen ve bunu stadın futbolcu çıkış tüneline büyük harflerle yazan bir camianın şampiyonluğu, Beşiktaş'ın hak edilmiş şampiyonluğu hayırlı uğurlu olsun.

GOMEZ'İN GÖZLERİ YAŞARDI
21 Nisan'da bin Euro'luk bonservisin getirdiği opsiyonu kullanmayarak, gitmeyi düşünen Mario Gomez, ısınmaya çıktığında adeta nutku tutulmuştu. Hem kendisine hem de oyunculara yeni statta gösterilen ilgi ve ambiyans, bütün oyuncuları hırslandırdı. Soyunma odasına girildiğinde, Cenk'in, Gomez'in gözleri yaşaracak, Bursa maçı öncesi birbirilerine ateşli konuşmalar yaparak, motive edeceklerdi.