CANLI
SKOR
Fatih Doğan

Fatih Doğan

Quaresma bitirdi

Şampiyonlar Ligi'nde Porto'ya attığı golü UEFA oylamasında yüzde 37 ile 'Haftanın Golü' seçilen Cenk Tosun, Konyaspor karşısında da bu başarıyı taçlandırmak ister gibiydi. Caner'in adrese teslim ortasında Cenk'in erken şık kafa golü Konya maçının beklenenden daha kolay olacağı hissini uyandırdı.
Ancak siyah-beyazlı takım, 1-0'dan sonra rakibin gol için gücünün olmadığını görünce tempoyu çok düşürdü. Bu bir hataydı. Çünkü Medel'in ilk kez 11'de, üstelik stoper başladığı maçta Şilili, havadan değil ama yerden yaptığı yerinde müdahalelerle taraftardan geçer not aldı.
Beşiktaş ortada Atiba ve Tolgay ikilisi ile üst düzey bir dinamizm üretecek güce sahipti.
Tolgay'ın genel olarak takım seviyesinin üstüne çıktığının altını çizerek hakkını verelim. Özellikle ikinci yarıda sergilediği oyun, "Oğuzhan'ı bile keser" söylemini dillendirecek seviyedeydi. Bizce Quaresma ile birlikte sahanın en iyisiydi.
Ricardo Quaresma iki kanatta toplu ve topsuz yaptığı koşularla, geliştirdiği ataklarla müthiş bir gece yaşadı. 66. dakikada attığı gol hem takımını rahatlattı hem de güzel oyununu taçlandırdı. Süper Lig'de cumartesi günü oynayacağı zorlu Fenerbahçe derbisi öncesi Caner'in her geçen gün yükselen ve sahadaki iyiler arasında olan performansı, Beşiktaş'ın çok önemli silahı olacağını gösteriyor. Bu arada Negredo'nun arzusu ve pozitif duruşu, kafası dağınık gözüken Lens'ten çok farklı duruyordu.

"Quaresma yaptığı koşularla, geliştirdiği ataklarla müthiş bir gece yaşadı."

Kaldığı yerden

Seyircisiz futbol internetsiz akıllı telefon gibi..." Genç, yeni nesil bir taraftarın duygularını ifade ediş şekli bu... Beşiktaş taraftarı, 1 haftadır açılış maçını izleyecek olamamanın, yıldızlarla yenilenmiş takımını kucaklayacak olamamanın ızdırabıyla yanıp durdu. Haksız da sayılmazlar. Vodafone Park'ta dün tribünler sessiz ve futbol adeta ilk kez öksüzdü. Sahaya ilk kez çıkan, Beşiktaş formasıyla ilk golünü atan Pepe'nin sessiz tribünler önünde sevinirken nasıl bir boşluk yaşadığına empati yapmakta fayda var. Yeni transferler Negredo, Lens ve tribündeki Medel'in boş tribünleri ilk gördüklerinde bakışları da farklı değil. Sebep her ne olursa olsun seyircisiz oynatarak futbolu cezalandırmaktan vazgeçecek düzenlemeler yapmak, yaptırmak boynumuzun borcu...
Vefatının üçüncü yılında efsane başkan Süleyman Seba'yı rahmetle anarken neredeyse bütün kulüplerin anma mesajları toplumun "iyiliğe, dürüstlüğe, adil oyuna" olan inancının yansıması... Bu mesajlardan bu ülkeye bir başarı hikayesi çıkarabiliriz. Çıkarmalıyız..
Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, yenileri yavaş yavaş oturtacağının mesajını dün verdi. Şampiyon oyuncuları da aynı zamanda ezdirmedi. İlk monte edilen isim Pepe'nin iyi oyunu ve golle açılış yaptığı sezonda iyi başlayan oyuncular vardı. Fabri, solda başlayan Caner, Atiba, Oğuzhan ve Cenk hem formda hem etkiliydi. Quaresma'nın yorgunluğunu atmaya ihtiyacı var. Negredo'nun uyum için zamana ihtiyacı var. Şampiyon takıma Jeremain Lens, Medel gibi yıldızlar da girecek. Tolgay Arslan ve Adriano "Ben buradayım" diyor. Yani forma çok pahalı! Beşiktaş yorgun ama çok güçlü başlıyor lige.... Avans vermeden, ben son şampiyonum diyerek...

Güneş ve ekibi tabuları yıktı

Beşiktaş, futbolda ezberleri tek tek bozuyor... "O sene bu sene" diyerek çıktığı 2015-16 sezonunu statsız şampiyon bitiren Beşiktaş'ta camia "O sene her sene" iddiasına ve söylemine geçiş yaptı... 21. yüzyıla girilirken 'iki büyük' kurgusunu topluma enjekte etmeye çalışanların planları üst üste gelen ikinci şampiyonlukla dün yıkıldı, tabir-i caiz ise Antep'te toprağa gömüldü...
Çünkü Beşiktaş'ın Süleyman Seba ruhuyla harmanlanmış büyüklüğü, taraftarın sadakati, yönetimin vizyonu, Şenol Güneş'in adaleti ve kalitesiyle birleşince hem rakipler hem de Türk futbolunda kurgulanmış planlar, tabular tek tek yıkılmaya başladı.
"Beşiktaş'ı asla üstüste iki yıl şampiyon yapmazlar" fikrini açıktan ve arka plandan destekleyenlerle birlikte bozguna uğradı.
Kazanan alınteri, emek, adalet oldu. Sahadaki iyi futbolun saha dışındaki kötü oyunları tarumar edebildiği görüldü... Artık iyi planlayan, iyi yöneten, çok çalışan ve hak eden kazanacak... İstesinler, istemesinler her kulüp ve yönetimleri ya kendilerini çağın, bilimin, modern yönetimlerin şartlarına uyduracak ya da oyunun gerisinde, hatta dışında kalacak..
Beşiktaş acı dolu, fedalı günlerinden taraftarın sefa süreceği günlere doğru gidiyor.
Şenol Güneş gibi adaletli, disiplinli futbol filozofunun liderliğinde Beşiktaş 2 yıldır hakkıyla şampiyon oluyor. Beşiktaş'ı 2 yıldır bireysel yıldızları değil takım oyunu şampiyon yapıyor. Özetle yönetimin hazırlayıp sunduğu, Şenol Güneş'in yönettiği SİSTEM kazanıyor. Gomez, Sosa gitse de şampiyonluk gitmedi. Şahıslar değişse de sistemin kazınması başarının sürekliliğini getirir. Bu yüzden "O sene her sene" diyen Beşiktaş'ı rakipleri ciddiye almalı, hatta korkmalıdır...
Beşiktaş yönetimi, Şenol Güneş'le 2-3 yıl daha devam etmelidir. Beşiktaş, Güneş'i sevdi, böyle devam ederse ekonomik açıdan 'Güneş'li günler de yakındır..

Şampiyonluk pozu!

Son üç maçını 16 gol yiyerek kaybetmiş bir takımı ne ayakta tutar? Ya korku ya da sevgi... Dün Bursa Arena'da bir tarafta düşme korkusu, diğer tarafta tribünlerin her an öfkeye dönüşebilecek dinamik coşkusu vardı. Bursaspor taraftarı, 3 haftadır psikolojik olarak sahada paspas olmuş oyuncularını muhteşem destekleriyle ayağa kaldırıp adeta Beşiktaş'a karşı agresif, dişe diş bir mücadelenin içine soktu.
Aboubakar'ın 39'da karşı karşıya kalıp kaçırdığı pozisyonu kenara koyuyorum üst üste patlatılan ses maytaplarının efekti altındaki bu gerilimle 60 dakika ayakta kaldılar. 60'ta Kubilay'ın Fabri, sonrasında Oğuzhan'ın Harun'la karşı karşıya kalıp kalecilerin zaferle çıktığı pozisyonlar kırılma anı olabilirdi. İbre Beşiktaş'a döndü. Çünkü Bursaspor 60'ta fiziksel olarak yüzde 40 düşüverdi. Şenol Güneş'in yorgun Atiba'yı çıkarıp Cenk'i doğru zamanda alması, tabelayı değiştirdi. 65'te Cenk'in golü ve 2 dakika sonra Quaresma'nın üst direkte patlayan plasesi oyuncuların ve tribünlerin gardını düşürdü...
Beşiktaş, Fenerbahçe maçındaki hataya düşmemek adına kontrollü ama yüzü gole dönük bir şekilde düşen tempoyu yükseltmeden oynamayı tercih etti. Son 2 maçında irtifa kaybeden Kartal, şampiyonluk yolundaki kalan en zor engelini de aşarak, Bursa'yı da ateşin içinde bırakarak yeniden yükselişe geçti. Aboubakar'ın golü de şampiyonluk pozuydu...

Atamayana attırırlar...

Futbolun en bilindik ritüelidir: "Atamayana atarlar." Beşiktaş, baştan sona üstün götürdüğü, 10'un üzerinde gol pozisyonu ürettiği, durdurulmak için iki oyuncusunu feda eden F.Bahçe'den 90+4'te beraberlik golü yedi... Kabul etmek gerekir ki 2 puanın ötesinde hak etmediği ağır bir darbe aldı.
Hiçbir derbinin tek başına 90 dakikalık bir hikayesi yoktur. Arena'da bir önceki Türkiye Kupası'ndaki derbinin izleri vardı... Van Persie'nin bir önceki maç Tosic'in atılmasıyla başarıya ulaşan bir gerilim politikasını, bu sefer Volkan üstenir gibi olsa da başaramadı. Beşiktaş adına hem tribünler hem sahada futbolcular soğukkanlı davranmayı başardı. Beşiktaş maçın başından itibaren maçı kontrolüne alırken, pozisyon üretebilen tek taraf oldu. Tolgay, Atiba'yı aratmayacak bir dinamizm ortaya koyarken, üstüne Aboubakar'ın golünde Q7'ye muhteşem bir uzun pas yaptı. F.Bahçe, Mehmet Topal olmayınca adeta çöktü. Beşiktaş Quaresma ile F.Bahçe'nin solunu felç edince Advocaat ikinci yarı İsmail ve Neustadter'i oyundan alarak sorunu çözmeye çalıştı.
F.Bahçe'nin 79'da Emenike'nin şutu dışında pozisyonu olmadığı maçta sahanın hakimi Beşiktaş, ürettiği 10'a yakın pozisyondan daha fazla gol bulabilirdi. Her kaçırdığı pozisyon son dakika golünü çağırır gibiydi! Beşiktaş'ı durdurma pahasına 9 kişi kalmış F.Bahçeli futbolcuların yerine Fabri'nin hatası Marcelo'nun ters kafa golüyle 2 puanın gitmesi taraftar için trajik bir son oldu. Şenol Güneş, "Oyunun hakkı bu değildi" diyebilir. Hakkıdır. Ama sonuç: "Atamayana attırırlar"...
Fırat Aydınus, 37. dakikada Hasan Ali'nin Babel'in pozisyonunu perdeleyerek kestiği pozisyon için bence penaltı kararı vermeliydi. Bu pozisyona niye penaltı vermedi anlamış değilim. Bu pozisyon dışında Aydınus mükemmele yakın bir maç yönetti. Ancak sarı kart sonrası Volkan'ın ısrarla parmak sallayarak Talisca'yı tehdit etmesi görmezden gelindi.

Kartal aldı başını gidiyor

Beşiktaş taraftarı takımlarına gösterdikleri inanç ve verdikleri destekle dün gece Türk futbolunun en belirgin gerçeklerinden birini hatırlattı... Uzun şampiyonluk yolunu ancak taraftarla aşabilirsiniz. Bu yüzden bir tarafta kendi takımlarını bile inandıramayıp tribünlere getiremeyen takımların bu yarıştaki iddiası ancak kumdan kaleler gibi zayıf olur.
Beşiktaş gerek kadro derinliği, gerek oyun kalitesi ve gerekse uyumlu bir takım görüntüsüyle içi dışı sağlam bir şekilde yoluna emin adımlarla devam ediyor.
Beşiktaş kırılgan ve içi boş bir takım olsa Karabük'te maçın başında Halis Özkahya tarafından penaltısı verilmediğinde dağılırdı. Ancak tam tersi İsrail'de Beer Sheva maçında 3-1'lik zafere koştu.
Dün kendi evinde Akhisar karşısında yine maçın başında, 3. dakikada bu sefer Barış Şimşek, Oğuzhan'ın düşürülmesinde penaltıyı çalmadı.
Ancak takımına inanmış ve tribündeki yerini almış Beşiktaş seyircisi şampiyonluk yoluna adeta güller sermişti. Bu coşku sahaya hırs, oyun kalitesi, bol pozisyon ve goller olarak yansıdı.
Şenol Güneş'in çoğu kişinin düşüncesinin aksine sarı kart sınırındaki Quaresma, Atiba ve Gökhan Gönül'ü sahaya sürmesi, "İyi oyuncu bu stresle oynayıp ceza almadan maçı bitiren oyuncudur" tavrıydı. Quaresma ve Atiba sahanın en iyisiydi. Gökhan Gönül de onlardan geri kalır gibi değildi.
Cenk'in golü çalışılmış bir pozisyon, Talisca'nın golü kalite kokuyordu. Sahada bulduğu fırsatı değerlendirmek için gerekenden fazlasını yapmaya çalışan ve zaman zaman hatalar yapan Atınç'a attığı gol çok iyi geldi. Bu güven onu daha da güzelleştirecektir.
Beşiktaş önce coşkusuyla, sonra oyunuyla ve de puan cetvelindeki konumuyla şampiyonluk adaylarına adeta meydan okuyor: Aldım başımı gidiyorum.

Paşa tokadı!

Kahpe terör bu sefer pusuyu memleketim Kayseri'de çarşı iznine çıkan askerimizin yer aldığı otobüs durağına kurdu. Vodafone Arena'daki hain saldırıdan sonra çifte kavrulan yüreğimizdeki ateşi biraz olsun söndürmek ve teröre lanet okumak için dün 14.00'de yeniden Dolmabahçe'ydik. Ancak duygularımıza en iyi tercümanı attığı anlamlı twitlerin ardından Cenk Tosun'un asker selamı oldu. Bütün şehitlerimize ve gazilerimize selam, teröristlere de lanet olsun.. Terörün amacı hayatı felç etmek, kepenk kapattırmak.
Bunun için maçlara, ticarete ve özetle hayata devam etmek gerek...
Beşiktaş dün Kasımpaşa maçını ilk yarısını Cenk Tosun'un golünün ardından rölantide tamamladı. Bu önemli bir hataydı. Atiba ve Quaresma'nın ön olana çıktığı ilk yarıda siyah-beyazlı oyuncuların "Oyunun kontrolü tamamen bizde ve 1-0 öndeyiz" düşüncesine kapışmadan top yapamayan Kasımpaşa üzerine daha kararlı gitmesi gerekiyordu..
İkinci yarının başında Tunay'ın ve karambolde Gökhan Gönül'ün kendi kalesine attığı beklenmedik goller Beşiktaş'ın planlarını allak bullak etti!
Gollerle birlikte sahada Tunay'ın yıldızlaştığını söyleyebiliriz.
Kasımpaşa'nın daha fazla kendi sahasına kapanarak 2-1'i koruma stratejisi kendi gerçekleriyle doğru bir stratejiydi.
Sırasıyla Kerim, mecburi Tolgay-Atınç ve Olcay değişiklikleri Kasımpaşa duvarını aşmaya yetmedi. Defansı aşsa da kaleci Ramazan'ı aşamadı. Beşiktaş'ın ilk yenilgiyle tanıştıran maçın 3 nedeni var. Birincisi;
1-0'den sonra rakip sendelemişken siyahbeyazlı oyuncuların tempo düşürmesi..
İkincisi; Marcelo'nun yokluğunda Rhodolfo- Tosiç ikilisinin adam paylaşamaması..
Üçüncüsü; kaleci Ramazan başta olmak üzere Kasımpaşa'nın can siparene savunması...
Beşiktaş mutlak favori çıktığı bu maçta 3 puandan fazlasını kaybetti..