CANLI
SKOR
Erman Toroğlu

Erman Toroğlu

Koç sonunda gemiyi karaya oturttu

Çok net, sahadaki F.Bahçe'nin sorumlusu, bu F.Bahçe'yi bu hale getiren isim tek başına Ali Koç'tur. Saçma sapan işler yaptı. Bir yaptığı bir yaptığını tutmadı. F.Bahçe takımını yaz-boz tahtasına çevirdi, sonunda da gemiyi karaya oturttu. Tamam futbol işinde para lazım da biraz da bilgi lazım. Bir insan her şeyi bilemez. Ama Ali Koç, bilmediğini de bilmiyor. İşin en tehlikeli tarafı bu.
İlk yarı Başakşehir topa bastı, gol yemeyeyim dedi. Tabii Emre Belözoğlu da F.Bahçe takımının fizik olarak ne durumda olduğu iyi biliyor, "Ben de 55-60'tan sonra gaza basarım" dedi; öyle de yaptı. Başakşehir'in ne oynadığı belli. Bir futbolcu topu aldığında diğer 4-5 oyuncu ne yapacağını iyi biliyor. Nitekim de 65'ten sonra maçın sazını ellerine aldılar ve çalmaya başladılar. Biraz daha dikkatli olsalar 2 yaparlar, zaten ondan sonra da 4-5 olurdu. Ama onlar da "Ne olur ne olmaz, 1-0'ı koruyalım" dediler ve korudular. Şu net; F.Bahçe takımında ne fizik var ne de kimya! Takım tamamen enkaz! İsmail de bu enkaza fazla bir şey yapamaz. Görünen o ki, F.Bahçe yönetiminde bu işten anlayan da yok. Ya da anlayan var ama Ali Koç karıştırmıyor. Hakem genelde iyi işler yaptı. Ama 72'de Berisha topun olmadığı ve hakemin görmediği yerde, yardımcı hakemin ise gördüğü bir pozisyonda rakibinin ayağına kasten bastı. Hem de sakatlayacak pozisyonda. Net bir kırmızı kart. Ne yardımcı, hakemi uyarıyor ne de VAR'daki hakem! Enteresandır hakem de geliyor ve sarı kartı veriyor. Hani hiç kart vermesen, diyeceğim ki atladılar. Ama bu neyin sarısı? Kemiksiz kırmızı kart. Demek ki yardımcının da VAR'dakinin de F.Bahçe'den oyuncu atmaya yürekleri yetmedi. Böyle bir F.Bahçe tablosunda maça bu kadar taraftar geliyorsa, helal olsun F.Bahçe taraftarına. Takımlarına sahip çıkıyorlar. Ama F.Bahçe yönetimi takımına sahip çıkamıyor. Bahçıvansın biberin yok, Fener elden gidiyor haberin yok!

Taylan’a top atmayacaksın

Çok nadir seyredilebilecek bir maçtı. Ne isterseniz vardı, aşk, ihtiras, goller, üzüntüler, sevinçler... Galatasaray ilk yarıda her hattıyla iyi oynadı. Maçı 3-0'a getirebilirlerdi. Özellikle kaleci Uğurcan, arkadaşına çarpıp gelen o topu kontrpiyede kalmasına rağmen çıkardı. Bence maçın dönüm noktasıydı. 2-0 olsaydı ne olurdu? Trabzonspor için kesinlikle iyi olmazdı.
Peki ilk yarı Trabzonspor neden kötüydü? Hiçbir futbolcu birbirine yardım etmedi, baskı yapamadılar, futbol kavgası yapamadılar, İkili mücadeleleri kaybettiler, nadir kazandıkları topları da rakibe verdiler. Takım olarak kötü oynadılar.
Bordo-mavililer, baktılar ki ilk yarıdaki oyunla bu stattan çıkamayacaklar, daha çok baskı yapıp top kazanmaya başladılar. Bu işleri yaparken rakip de kendilerine müthiş yardım etti. Galatasaray iki tane gol yedi ki evlere şenlik... Öncelikle kazanamıyorsan kaybetme. Defansta bu kadar üst üste hata yaparsanız ve rakibe top kaptırırsanız olacağı bu.
Bu maç bence Trabzonspor'un şampiyonluğunun yarım ilamıdır!
'Kaleci yarım takımdır' deriz değil mi? Maç 1-1... Taylan'a topu atıyorsun, Taylan top tekniği çok yüksek bir oyuncu değil. O topu ona atmayacaksın. Feghouli'ye, Babel'e atabilirsin ama Taylan'a atamazsın. İşte atarsan kaptırır, karşıda da Visca diye bir adam varsa golü kalende görürsün.
Hakem için zor maçtı. Zemin ağırdı. Galatasaray'ın kazandığı penaltıyı görüp kendisi verse daha iyi olurdu. Onun haricinde ayağa basma pozisyonları var, ama böyle bir maçı mümkün olduğu kadar oynatmaya çalıştı. Öyle olduğu halde iki taraf futbolcuları da dokunduğun zaman bazıları bas bas yerlerde bağırıyorlardı. Mesela Galatasaray'da Ömer'in olduğu gibi...

Aynaya bak Fatih hoca!

Allah'tan futbolda VAR diye bir şey çıktı. Dünya futbolu VAR'dan evvel ve VAR'dan sonra diye iki dönemde konuşulacak. Sahtekâr futbolcular, yanlış kararlar, maç satan hakemler, yardımcı hakemler dahil hepsinin pabucu dama atıldı. Eskiden böyle bir şey yoktu, ne kulaklık vardı ne bir şey. Yalnıııııızz! Ey hakemler, soyunma odasına gidene kadar kulaklığınızı çıkarmayın ve yukarı ile irtibatı kesmeyin. Halis Özkahya düdük çaldı, kulaklığı çıkardı, hakemliği bitirdi. Ey hakemler, siz sahada görünüyorsunuz ama tünele girdiğiniz zaman görüntü yok. Çünkü size, o içeriye girdiğinizde kapalı alanda hakaretler yapılıyor, gel gel yapılıyor. Temsilciler bunu yazıyorlar ve yazmıyorlar, onu bilemezsiniz. Siz kimseye güvenmeyin, kulaklığı çıkarmayın, soyunma odasına gidene dek yukarı ile bağlantıyı kesmeyin. Şimdi gelelim sadede...
Bir maç oynanıyor, G.Saray-Başakşehir maçı... Hakem 29 yaşında taze, fırından yeni çıkmış, FIFA olmuş Zorbay Küçük. Pırıl pırıl bir çocuk ama G.Saray puan kaybedince bütün günahı onun sırtına yüklemeye kalkıyorlar. Koca 90 dakika Zorbay'ın yaptığı 2 hata var. Biri, 3. dakikada Kerem'in ayağına basan Tolga'ya sarı kart göstermiyor, bir de aynı şekilde rakibine basan Feghouli'ye. Ama maçtan sonra ortalık yangın yeri. Herhalde emir Terim'den geliyor ki antrenör Necati basın toplantısında, "Hakem bana 'yalancı' dedi" diyor. Olayın aslı şu:

ROMANYA'DAN TONLA PARAYLA TOPÇU ALDIRDIN
Soyunma odasına giderken antrenör Necati, hakeme diyor ki "Sen benim futbolcuma lan demişsin." Cevap: "go" dedim yani 'yürü git.' Bunun üzerine Necati diyor ki "Sen benim futbolcuma yalancı mı diyorsun?" Zorbay'dan cevap: "Evet". Yürüyüşe devam ediyor. Bu sefer Arda devreye giriyor. "Bak" diyor, "Göreceksin basın toplantısında seni ne hale getireceğiz". Zorbay'dan cevap: "Ne o bana da mı krampon fırlatacaksınız!"
Sonra Fatih hoca çıkıyor, anlatıyor da anlatıyor hakemleri. Ya hoca sen Romanya'dan tonla parayla topçu aldırdın ama takımın futbol oynamıyor. Diyebilirsin ki Türkiye'de hakemler kötü, Avrupa'da iyi olduğu için yürüyorum. Peki o zaman sen Avrupa'daki maçlarda da sahaya girip topa vuruyor musun veya küfrediyor musun?
Galatasaray ligde yok, Fener ligde yok, Beşiktaş ligde yok. Peki bunun sebebi ne? Net söylüyorum VAR... VAR'ın biraz daha iyi olması lazım. Mesela Aydınus'u Fenerbahçe-Beşiktaş maçına veriyorsan, Hasan Ceylan'ın bin yıldır hakemlik yapan ama hiçbir halt olmayan oğlunu VAR'a verme. O zaman da öyle bir penaltı olmaz. Aydınus kaliteli bir hakem.... di. Kalite olarak Cüneyt'ten de daha iyiydi. Ama Cüneyt'in babası onu yedi. Şimdi o koşacak hali olmadığı için dedikoducu kadınlar gibi sahada futbolcuyla konuşuyor. Çünkü koşacak hali yok, dinleniyor. 3 büyüklerin maçını idare ederken de son dakikaya berabere girilmiş ve o maçlar son 4 yıl berabere bitmiş, neden? Çünkü Fırat hakemlikten sonra MHK'lerde görev alacak. 3 büyük istemezse 'naah' görev alır. İşte Türkiye'de olay bu.

ÇAKIR VE MELER ELİT! SİZ NEREDESİNİZ HOCAM?
Fatih hoca diyor ki Halil Umut Meler şöyle yaptı, böyle yaptı. Ya sevgili hoca, Meler şu anda Cüneyt'le beraber FIFA'da elit hakem oldu. Siz neredesiniz takımlar olarak? Hangi elitte oynuyorsunuz? Bak sana bir şey daha diyeyim, Ali Palabıyık'ı dile getirdin, bu Palabıyık'a bu hafta maç vereceklerdi duyumuma göre. Ama sen söyledin diye herhalde MHK, Palabıyık'a maç vermeyi iptal etti.
NOT: Sevgili Fatih, G.Saray'da görev yaptığın 11 yılda 41 maç ceza yemişsin! Hep mi hakemler, rakipler suçlu? Hep mi sen doğrusun? Bence biraz aynaya bak. Şu anda 3 milyon para alıyorsun ayda. Ama onun karşılığını ver, sakın tarihle yaşama. Mezarlıklar vazgeçilmeyenlerle dolu. Aynaya bak!

LÖW VE KOÇ EL SIKIŞTI!
Fenerbahçe'de 'Ali Koç başkan Fener şampiyon' diyorlardı ama öyle olmadı. Koç geldiğinden beri kaç hoca değiştirdi. Duyumuma göre Löw ile Koç el sıkışmışlar, mukavele bile imzalanmış. Tekrar ediyorum: Duyumuma göre... Bunu ben duyduysam Vitor Pereira da duymuştur.

Babası sayesinde oralarda!

Bazı şeyleri anlamak mümkün değil. Josef de Souza, Fenerbahçe'de çok başarılı futbol oynadı. Tabiri caizse canını dişine taktı, ter döktü. Ama sahaya çıkıyor, Fenerbahçe seyircisi onu ıslıklıyor. Souza maç mı sattı, tribünlere ters bir hareket mi yaptı? Hiçbir şey yapmadı. Fenerbahçe seyircisi adamı alkışlayacağına, ıslıklayınca 1 oynayacaksa 4 oynamaya başladı. İki de şahane gol attı. İşte size cevap dedi. Allah da ona yardım etti. Mesut Özil top ayağına gelince iyi, onun haricinde bitik. Bir takım 1 tane Mesut'u kaldırabilir ama 2-3 taneyi kaldıramaz. Fener teknik direktörü Pereira işini doğru yapamıyor. O artık kesin. Peki yönetim? Ali Koç geleli kaç yıl oldu, kaç teknik direktör değiştirdi? Haliyle de bütün stat dün "Ali Koç istifa" diye bağırdı. Bu saatten sonra Ali Koç, Fener'de dikiş tutturabilir mi? Hayır. Ali Koç başkan olduğunda Fenerbahçe'nin çehresi değişir, vizyonu değişir dedim, yanılmışım: Ama yalnız beni değil herkesi yanılttı. Fenerbahçe maçı kazansa hani acaba Trabzon'u yakalar mı diye düşünülecekti ama bence dün gece ikisi de bitti.
Dün maç iki tarafa da gitti geldi. Fenerbahçe yorulana kadar daha doğru oynadı. Pereira da oyuncu değişikliklerinde geç kaldı. Beşiktaş teknik heyeti daha doğru zamanda değişiklikler yaptı. Dünkü futbola göre biri kazansa diğerine yazık olurdu. Herkes Trabzonspor'a çalışıyor. Ama Trabzonspor da doğru işler yapıyor. Fırat'ın Fenerbahçe lehine verdiği penaltı yorum meselesi. Yalnız benim şuna ihtiyacım var. VAR'da bu işe karar verecek adam Hakan Ceylan. Hiçbir gün hakem olamamış bir isim. Babası sayesinde oralarda geziyor. Böyle bir maçta bu isme VAR'da görev vermek hatadır. Dün gecenin yıldızı sahada pırıl pırıl parlayan Josef de Souza idi.

Hocanın kulağını çekmişler

F.Bahçe tehlikeli ve zor bir zamanda dişine göre iyi bir rakip buldu karşısında... Bu şansıydı ve şansını da iyi kullandı. Her şeyden önce çok güzel goller attılar; tesadüf olmayan... Pereira, Szalai'yi görünce utanmış mıdır; bilmiyorum! Bir de ikinci utanacağı adam var; Pelkas... Onu tamamen kaybetti. F.Bahçe'de Ferdi Kadıoğlu mükemmel oynadı. Gustavo takıma girince rakip takım, darbe alarak defansın üstüne geliyor. Öbür türlü Kadıköy'de gezer gibi defansın üzerine geliyordu rakipler. Pereira bir türlü iskeleti oturtamadı. Saçma sapan; 'dörtlü hücummuş, üçlü defansmış' diye şeyler olmaz. Elindeki malzemeye göre yemek yaparsın. F.Bahçe'de iyi malzeme var ama aşçı iyi değil. Tahmin ediyorum; Pere-i ra'ya gerekli uyarılar yapılmış. Kulübede oturmasından belli. Skor 4-0 olmasına rağmen kulağının çekildiği vücut dilinden belli oluyordu. Kimler çektiyse doğru çekmişler. Serdar Dursun durmadı, birbirinin kopyası üç gol attı. Demek ki kenarlardan toplar gelirse bu çocuk iş yapacak. Rakip, F.Bahçe için 'şans' demiştik. Maalesef Rize şu ana kadar seyrettiğim en kötü takım... Hamza kendi takımının yapısını bilerek, F.Bahçe'ye karşı maçın başında nasıl hücuma kalkıyor; inanamadım. Maçı TV'den seyrederken ilk yarı ekran pilot kameraya geçtiğinde top hangi sahadaysa o sahada kaleci hariç 21 futbolcuyu göremedim. Bu kadar açık alanda F.Bahçe'yle mücadele etmeye kalkarsan sonun böyle olur. Büyük takımlarla İstanbul'da dikkatli oynayacaksın. Kabadayılık yaparsan ve gücünü bilmezsen tokadı yersin. Hakem için söylenecek bir şey yok. Zaten kolay bir maçtı . Kolay yönetti. Yalnız son zamanlarda şöyle bir olay var: VAR çıktığından bu yana artık maçı kimin yöneteceği hiç önemli değil! VAR'da kim oturuyor, gazeteler onu yazmaya başladı. Çünkü maçları sahadaki hakemler yönetmiyorlar; korkuyorlar! VAR'dakiler yönetiyor.

Suçlu aramayın enkazı kaldırın

İlk yarı Beşiktaş, Kasımpaşa'ya göre biraz daha iyi gözüküyor sahada. Golün haricinde iki tane daha atabilecekleri pozisyon var yan ortalarda. Kasımpaşa tutuk. Kasımpaşa'nın tutuk olmasından dolayı Beşiktaş için net bir şey söyleyemiyorum. Çünkü Kasımpaşa bir Süper Lig takımı gibi oynamıyor ilk yarı. Acaba onun yüzünden mi diyorum Beşiktaş biraz daha iyi gözüktü. Nitekim Kasımpaşa bu oyunu ile bu maçı döndüremez. İkinci yarı başladı. Beşiktaş sahada hiç yok. Bütün toplar Kasımpaşalı oyunculara gidiyor ve bütün futbolu tam saha Kasımpaşa oynuyor. Peki bu toplar Kasımpaşalı oyunculara neden gidiyor da Beşiktaşlı oyunculara gelmiyor bana onu sorabilirsiniz. Çünkü futbolun gereğini Kasımpaşalı oyuncular yapıyorlar ikinci yarıda. Boşa çıkıyorlar, pas yapıyorlar, kaptırdıkları topları pres yapıp tekrar anında alıyorlar ve Beşiktaş, bu Kasımpaşa'ya ikinci yarı hiçbir şekilde tepki gösteremiyor. Nitekim bağıra bağıra gol geliyorum dedi ve oldu. Eğer ikinci yarı bu Kasımpaşa, bu Beşiktaş'ı yenmediyse, yenemediyse hatayı kendisinde arasın.
İnanın Kasımpaşa ikinci golü atsa 3-4 olur. Demek ki Sergen Yalçın ve iki yöneticinin toplantısı bir fayda getirmemiş.
Bundan sonra getirmeyeceği de kesin. Kasımpaşa düşme hattında ama ikinci yarıdaki oyunlarını oynarlarsa bir şeyler yapabilirler. Tabii şunu da söylemek lazım; ikinci yarıdaki Beşiktaş gibi bir takımı da bir daha zor bulurlar.
Yönetim ve teknik heyet hakemlere, rakiplere, basına laf yetiştireceğine, burada suçlu arayacağına kendi içlerine dönsünler, bu Beşiktaş enkazını ayağa kaldırsınlar. Hakem hiç zorlanmadan düzgün maç yönetti. Futbolda benim anlamadığım bir şey var yıllardır: Bu hakemi şu takım istemiyor, şu hakemi bu takım istemiyor. Yok öyle bir şey, çatır çatır vereceksiniz ve bu haftaki tayinler de bence yerinde. Zaten yıllarca bazı hakemler bazı takımlara ters geldiler güya veya uğurlu geldiler!

Hakem garipti!

Mnet olarak şunu gösterdi; Beşiktaş taraftarı bu sene ne Sergen'den ne de takımdan geçen seneyi beklemesin. Beşiktaş, fizik olarak iyi değildi. Dün gece hangi Beşiktaşlı iyi mücadele etti? Yok... Peki hangi Alanyalı kötüydü? Yine yok... Alanya gayet iyi hazırlanırken; Beşiktaş çok kötü hazırlanmış. Alanya'da bütün futbolcular oyunun içindeydi. Beşiktaş'ta ise tam tersi. Aslında Bülent biraz daha erken oyuncu değişikliği yapsa fizik olarak biten Beşiktaş'ı 75'te bitirirdi. Şu bir gerçek Bülent'in takımları fizik olarak diri, aynı kendi futbolculuğu gibi. Alanya'nın yönetimini çok beğeniyorum. Başkan ve yönetimi çok akıllı hareket ederek bu ligi şenlendiriyor. Akıllı paralara akıllı topçular alıp bazı aptalca transferler yapan takımlardan daha fazla puan alıyorlar. Maçın bir tane pozisyonu var. Hakem endirekt vuruş verdi. Tahmin ediyorum Efecan orada ofsayt çıktı. İkinci pozisyonda Vida topa vururken Vida'nın dengesini bozdu. Efecan olmasaydı düzgün vururdu diye bir yorum yaptı hakem. Tersi olsaydı ne olurdu merak ettim. VAR ile AVAR pozisyonu çözemedi ki hakemi çağırdı. Yani yükü kendi üzerlerinden attılar. Eğer ofsayt çizgisi çekildiğinde Efecan ofsaytsa hakeme söyle direkt başlasın. Çağırmayacaksın niye çağırıyorsun anlamadım. Eğer ilk pozisyonu es geçip Efecan oyuna ve rakibe müdahale ediyor diye çağırdıysa o da ayrı top Vida'dan geliyor. Nereden bakarsanız seyirciyi rahatsız edecek bir poziyon. O zaman ikinci pozisyona çağırıyor. İlk pozisyon ofsayt değil gibi gözüküyor.
Sergen, Ghezzal'a 86 dakika nasıl tahammül etti inanılır gibi değil. Dün kötü Beşiktaş'ın çok kötüsüydü.
Hakem bir ara vücut diliyle öyle kararlar verdi ki... Beşiktaş mağlup ayrılmasın ben de yara almayayım der gibi. Dışarıdan vücut dili okunmaz sanıyor. Hata yaparsın, ortadan çal der gibiydi. Böyle yaparsın yaparsın bir gün başın belaya girer sonun olur. Tavsiyem cin olmadan adam çarpma.

Çağlar ile Merih müthiş oynadı

Sinirleri geren iki maç Norveç-Hollanda, Türkiye'nin sinirleri gergin, Karadağlı oyuncular daha rahatlar. Yapılacak bir hata çok şeyi götürecek. Milli Takımımız'ın oyuncuları çok koştular, iyi yardımlaştılar, sahaya iyi yayıldılar ama defansta Çağlar ile Merih müthiş oynadılar, özellikle Çağlar. Hücumda zaman zaman etkisiz kaldık. İlk başlarda rakibimiz daha etkili pozisyonlara girdi. Biz daha hücum eder gözüktük ama onlar daha tehlikeli yerlerden kalemize geldiler. Ama maç ilerleyip, skoru bulduktan sonra çok rahat oynadık. Geçen maç Kuntz, Barış'a çok tahammül etmişti ama Barış da o maçta çok koşmuştu. Yalnız bu maçta Burak'a haddinden fazla tahammül etti. Çünkü Burak güçsüzdü. Toplara vurup şut atacak hali yoktu. Onun güçsüzlüğü ve rakip defansın arasında ezilmesi iki hücumcumuzu etkiledi. Kimleri? Kerem'le Halil'i.
Orada fizik olarak daha hazır bir oyuncu olsa hava toplarına çıksa, rakip defansı biraz meşgul edip dağıtsa, Kerem'le Halil o zaman çok daha fazla iş yapıyorlar. Ama Burak hareketsiz olup, etkili olmayınca diğer ikili de rakip defansın arasında ezildi. Kerem bir pozisyon yakaladı kendine has bir gol attı. Ama Burak bu ikilinin daha fazla gol pozisyonu girmesini engelledi. Tabii bunu Kuntz'a sormak lazım. Karadağ elinden geldiği kadar mücadele etti. Top tekniği yüksek oyuncuları var ne de olsa Yugoslav ekolü ama takım olarak zamana ihtiyaçları var. Birkaç sene sonra çok daha iyi hale gelecekleri belli. Alman hakem Alman gibi maç yönetti. Kuntz'un teknik direktör olduğu yerde Alman hakemin bizim maça verilmesi de bizim açımızdan biraz şanstı herhalde!
Bu turnuvaya iyi başlayan Milli Takımımız sonra aldığı sonuçlarla işi zora soktu. Neyse bir müddet daha işi uzattık. Bazıları diyecekler ki "Ne var kardeşim İtalya'yla Portekiz'le aynı pozisyonda oynayacağız" futbol böyle bir oyun.

Aydınus da sınıfı geçti

Daha genç olan takım Galatasaray, daha tecrübeli ve isimli futbolcular olan takım Beşiktaş... İki tarafın da bahanesi hazır: "Avrupa'da oynuyoruz."
Beşiktaş yok Avrupa'da! Galatasaray gidiyor. İyi güzel de dün bu iki takım karşı karşıya futbol oynadılar. Oynanan futbol seyirciyi tatmin etti mi? Hayır. Beşiktaş kendi evinde daha fazla hücum etti, daha fazla maçı almak istedi. Galatasaray bir türlü kabuğundan çıkamadı. Pozisyon vermek istemediler, bu tamam ama hücumda da Galatasaray'ın bir şey yapması gerekirdi.
Maçın kilit iki ismine bakıyorsun, iki kaleci neticeye tesir etti. Nasıl? Muslera havayı dövdü, boşta kalan Larin golü attı. Mohamed penaltı attı, Ersin kurtardı. Yani iki kaleci maça yüzde 100 tesir etti. Aslında penaltı kurtarılmaz, penaltı kaçırılır. Tamam da sen göstere göstere ayağının içini Ersin'e gösterirsen o da çıkarır.

Bu 3 puan iki takım için de çok önemliydi. Çünkü birini diğerini geçip, yukarı çıkacak, biri diğerini aşağı çekecekti. Beşiktaş, dün gece Galatasaray'a göre iki tık daha iyi oynadı, maçı hak etti.
Halil Umut Meler ile dün akşam derbide düdük çalan Fırat Aydınus sınıfı geçti. Artık yedek kulübelerinde büyük büyük ipadler bulunuyor. Yani yedek kulübelerinde seyyar VAR sistemi var! Maçlar Türkiye'de yüzde 50 seyirci ile oynanıyor. Beşiktaş'ın stadında yüzde 50'den fazla seyirci var gibi geldi bana. Madem öyle bütün statlarda artık tam seyirci ile oynansın maçlar. Her tarafta serbestlik varken aşı olanların tamamı maçlara girsin. Ondan sonra da vıdı vıdı olmasın.

Pereira istenmiyor

İlk yarı Fenerbahçe tek kale oynadı, Alanya hiç çıkmadı. Peki bu kadar tek kale oynamasına rağmen çok pozisyona girdi mi sarı-lacivertliler? Hayır... İkinci yarı, Fenerbahçe Teknik Direktörü, kendisini maça kaptırıp bizim gibi seyretmeye başlayınca oyuncu değişikliklerinde geç kaldı. O geç kalınca Alanyaspor oyuna ağırlığını koymaya başladı. Fenerbahçe'de oyuncu değişiklikleri geç gelince de ikinci yarının 20-25 dakikasında oyuna Alanya hakim oldu. Nitekim böyle bir pozisyonda gol buldular.
Bazı arkadaşlar diyor ki; Fenerbahçe defansında oynayan üçlü, hem süratli hem çabukmuş! Hem süratli hem çabuk oynayan bu defans böyle iki tane gol yer mi?
Fenerbahçe çok transfer yapmış. İyi güzel de golcün var mı; yok. Burada tehlikeli olabilecek bir adam var; Valencia. Teknik adam onu yanında oturttu. Pelkas'ın geldiğindeki performansına bakın, bir de şimdiki haline!.. Teknik adama da küsmüş, takıma da küsmüş, kendine de...
Dün gece şu net gözüktü: Teknik adam Fenerbahçeli futbolcular tarafından istenmiyor. Aralarında sevgi bağı yok. Tamam, teknik adamı sevmeyebilirsin ama futbolda duygusallığa da yer yok. 'Kapıdan çıkan kadının topuğuna bakmayacaksın' diye bir laf var! Yani; bu adamı denedin, yolladın yine niye aldın!
Ama şu bir gerçek; Ali Koç'a, Fenerbahçe Kulübü başkanlığı küçük geldi. Kaldıramıyor.
Aferin Halil Umut Meler'e... Sıfır hatayla maç yönetti. En ufak bir hatası olsaydı; Ali Koç ihaleyi gene hakeme yıkacaktı.