CANLI
SKOR
Erman Toroğlu

Erman Toroğlu

13 dakika uzasa ne olacak!

Maç bitiyor. 6-7 Beşiktaşlı oyuncu hakemin etrafında itiraz ediyor. Sebebi ne diye sordum. İlave süreye itirazmış. Yahu kardeşim oynadığınız sürede ne yaptınız? Her işiniz artistlik. Felaket pozisyonlar buldunuz da hakem mi vermedi? İki takım arasında kalite farkı fazla. Beşiktaş'ın kumaşı daha iyi fakat Giresun canla başla mücadele etti. Bulunduğu yerde değil 1 puana, yarım puana bile ihtiyaç var. Aynı mücadeleyi Beşiktaş göstermedi. Aslında Giresun, savunmanın hatasıyla da 2-3 iyi pozisyon yakaladı. Beşiktaş'ta Batshuayi'nin vurduğu bir top var. O da kalecinin üzerine gitti o kadar. Maçın hakkı ne derseniz, beraberlik doğru netice. Siyah-beyazlılar, yeni teknik adamla yeni bir oyun sitemi deniyor. Kolay değil, yeni teknik adam kucağında bulduğu oyuncularla bunu deniyor. Şu anda kendisi için bir şey diyemeyiz. Yeni sezon başlar, sonra konuşuruz. Giresunspor, çok fazla para harcamadan kurulan bir takım. Bence doğru da yaptılar. Başkanla teknik adam uyumlu çalıştı. Bu sene ligde kalırlarsa ki öyle gözüküyor, seneye birkaç takviye ile daha iyi noktalara gelebilirler. Çok açılmadıkları halde bile yine de mali sorun var. Diyeceksiniz ki hangi takımda mali sorun yok? Yıllarca Türk futbolu lale devri yaşadı, şimdi çökme devrine girdi. Şu ana kadar 20 takımdan sadece 7'si hoca değiştirmemiş. Teknik adamlar, MHK'ler, hakemler değişiyor. Değişiyor da değişiyor... Futbolumuz da değişiyor. Her gün daha da dibe vuruyoruz, kuyunun dibine gittik. Bir müddet sonra düdük çalsak yukarıda kimse duymayacak. Boğuluyoruz desek kimse ip atamayacak, o kadar dibe indik. Yeni yasa çıkacak diyoruz... Tamam çıkaralım da önce olan yasaları uygulayalım. Bunları uygulamadan yasa değiştiriyoruz. Hiçbir halt olmuyor. Onun için de Beşiktaşlı oyuncular 3 dakika uzatma az diyor. Arkadaş 13 dakika uzasa ne olacak?

Koç’un elinde bomba var!

Öncelikle F.Bahçe seyircisini kutlamak lazım. Takımı ikinci, şampiyonluk çok uzak, ama yine de stat full ve coşkulu. Bu sene Trabzonspor hep öyle, F.Bahçe ve Beşiktaş son zamanlarda böyle. Seyircisiz bu iş oymuyor. İlla şampiyon olacaksın diye bir kanun yok. Dün bir tek şey çirkindi. Korner pozisyonunda sahaya atılan su bardakları. Aslında bu suların insanlara ağzı açık şekilde verilmesi lazım.
Göztepe için son şanslar. Kaybedecek bir şeyleri yoktu, o yüzden de galibiyete oynadılar. Pozisyonlar da yakaladılar ama atamadılar. F.Bahçe kalecisi Altay pozisyonları kurtarmadı, Göztepeliler sürekli Altay'ın üzerine vurdu. Bu kadar seyircisi olan bir takıma yani Göztepe'ye yazık oluyor. Mutlaka idari hataları vardır.
F.Bahçe arkadan geldi ve ikinci sıraya yerleşti. 2-3 haftadır oynadıkları futbolu, dün akşam oynayamadılar. Her zaman da iyi oynayamazsın tabii.
Buradaki olay sezon sonunda verilecek karar. Şu andaki teknik adam İsmail, başkan Ali Koç ve F.Bahçe seyircisi. Hep beraber karar verecekler, çünkü seneye lig böyle olmayacak. 4-5 takımın şampiyonluğa oynayacağı pozisyonda, teknik adam-başkan- seyirci başka boyutlara gelecek.
Futbolda duygusallık yoktur, gerçekler vardır... Onun için şu anda Ali Koç, elinde bombayla duruyor. İyi mi patlar, kötü mü patlar; göreceğiz. Maçın hakem iyi bir maç yönetti. Penaltı pozisyonu zor bir pozisyon, VAR yardım etti ve doğrusunu yaptılar.
Gene tekrar ediyorum. Türk futbolunda bir hakem hegemonyası vardı, eğer bunu kırarsanız alttan genç hakemleri çıkarırsınız. Yoksa üst tarafta hep ısmarlama isimler olacak ki bunlar da münasebetlerinde tehlikeli boyutlara ulaşacaklar. Zaten olayları deştikçe, büyük resmi daha iyi görmeye başladı kamuoyu.

Demirel, takımı Avcı’dan iyi hazırlamış

90 dakika bittiğinde hangi takım kazansa diğerine yazık olurdu. Ama şu var; Volkan Demirel, takımını Abdullah Avcı'ya göre daha iyi hazırlamış. Trabzon'da böyle bir seyircinin önünde ancak böyle futbol oynanırdı. Peki Avcı, rakibinin böyle mücadele edeceğini biliyordu. O ne yapmış? Maalesef takımı iyi hazırlamamış. Trabzon ilk yarıda çok ağır oynadı, ikinci devrede gaza bastı. Ama rakip defansın içine girerek çalım atıp gol atacak alanı bulamadığı için fazla pozisyon olmadı. Tamam baskılı gözüktüler, iyi güzel de baskılı oldukları anlarda Karagümrük'ün iki topu direkten döndü. Puan farkını bu kadar açarken Trabzonspor, ya defansı ya da hücumu iyi yapıyordu. Son 4-5 maçtır ne hücumu ne de defansı iyi yapıyorlar. Bu işin aması, fakatı yok. Birinden birini iyi yapacaksın. İkisini de yaparsan mükemmel oluyor. Dün gece sahanın en iyi adamı Halil Umut Meler'di. Penaltı pozisyonunda önce ceza alanı içinde mi dışında mı olduğunu kestiremedi. Penaltıya gitti, sonra doğruyu buldular. VAR zaten bunun için var. Türkiye'de bu VAR ile AVAR'da ne rezillikler olmuş yeni ortaya çıkıyor. Aslında bu olaylara bir kitap yazılabilir, hem de ibretlik olur.
Halil Umut Meler'in sakin, kendinden emin çok iyi bir vücut dili var. Dürüst düdükler çalıyor. Düşünün aylardır Türkiye'de hakem rezilliği yaşanıyor. Yalnız sahada değil VAR odalarında da. Trabzonspor şampiyon olacak öyle gözüküyor ama seyircisini fıtık ederek. Demek ki puan farkı bu kadar olmasa Avcı'nın takımı kemanın telleri gibi gerilecek. 7. dakikada oyuna giren Yusuf Erdoğan'ı ikinci yarı başlarken zorunluluk olarak mı yoksa sarı kart aldığı için takım 10 kişi kalmasın diye tedbir için mi değiştirdi?

Operasyon yarım kaldı %30’u daha gitmeli!

Bakın sayın okuyucular; hakem işleri gittikçe uzuyor… Hakem işlerini, kamuoyu fazla anlamaz. Ama bu işin içine girenler, ne olduğunu anlarlar. Neye göre; hakem tayinlerine göre…
Bakınız; uğurlu hakemler vardır. Bazı takımlara uğurlu gelirler. Bu uğur neyse onu hiç anlayamadım. Bazı hakemler vardır iç sahada istenirler, bazı hakemleri dış sahada isterler. İç sahada istenen hakemler eyyamdır. Dış sahada istenenler biraz daha dirayetlidir. Her şeye tepki gösterirler, kolay kolay eğilmezler. Peki hepsi tamam da bu tayinleri yapan kimler? İşte orası önemli. Ben öyle bir tayin yaparım ki giden hakem bundan vazife çıkarır. Yıllarca böyle oldu. Özellikle büyük takımlar bu alemi iyi bilirler. Sonra bunların arasına Göksel Gümüşdağ başkanlığında Başakşehir de katıldı. Hakem-hakim-savcı… Her şey bunların elinde. Düdüğü çaldın mı iş bitti. Eskiden bayrak önemliydi… Yani yardımcı hakem. Artık o bitti. Neye kaldı, hakeme kaldı. Hayır yalnız hakeme kalmadı; VAR da kim var, AVAR'da kim var. Çağıracak mı çağırmayacak mı? Çizgiyi nasıl çekecek o önemli. Aslında kademe kademe iyi yoldayız. Bakmayın siz bu takımların bağırmasına… Eskiden bunlar istedikleri gibi at oynatıyorlardı şimdi oynatamıyorlar. İşte size takımların yani kafaya giden takımların hakem tayinleri; bakın artı mı eksi mi anlarsınız. Bazıları bazılarını isterler, bazıları bazılarını istemezler. Daha da enteresan bir şey söyleyeyim 'Bunu istemeyiz' derler ama 'Yan cebime koy' da gelir, ters manyel yaparlar. Yıllardır Türkiye'de bir orta oyunu oynanıyor. Bu komite (MHK) doğru olanı yaptı ama eksik yaptı. En az yüzde 30 daha yok olması lazım. Bence bu komite çarpışa çarpışa ölsün… Ama görüyorsunuz değil mi rezillik diz boyu. Neymiş efendim bilmem kimin maçı dinleniyormuş, o hakemin grubu o hakeme ters gelirse plakası alınırmış… Arkadaşlar yıllarca bu iğrenç sistemin içine çomak soktum, arılar ortada gezmeye başladı ama bunlar eşek arıları birbirlerini sokuyorlar. Bunların yazılı ve görsel basında uzantıları var. Önce karşıyı tekzip ediyorlar sonra kendilerini… Ama maskeli balodaki maskeler artık düşmeye başladı. Benim yazım şimdilik bu kadar… Devamı gelir…

Bu tip maçlar zordur hakem az hata yaptı!

Skor berabere... Peki oynanan 90 dakikaya göre berabere mi olmalıydı? Bence hayır. Oynadıkları futbola göre Beşiktaş dün gece galibiyete daha yakındı. Yani 1 puanı kazanan bence Trabzonspor oldu. Kaybeden de Beşiktaş… Maçın en iyi pozisyonunu Djaniny yakaladı. Anormal bir hareketle vuramadı. Trabzonspor'un attığı golde Beşiktaş kalecisinin büyük hatası vardı. Yani maç için çok şey söyleyebiliriz. Aman aman olmadı. Heyecan yüksekti, kalite o kadar iyi değildi. Beşiktaş'ın attığı golde de Trabzonspor kalecisinin duruş hatası vardı. Oradan golü yersen hata kalecide olur. Ama sağ tarafından gol yersen hata sende olmaz. Diyeceksiniz ki futbol hatalar oyunu. Dün iki takım da bayağı hata yaptılar. Beşiktaş'taki teknik direktör değişikliği haliyle sahaya yansımış. Ama şu gözüküyor, Beşiktaş teknik direktörünün vücut dili kenarda iyi bir görüntü veriyor. Bir de dersine iyi çalışmış. İlk yarıda Nwakaeme ile Trabzonspor 10 kişi oynadı. Trabzonspor orta alanı çok açık bıraktı. Sebebi de arkada oynayan oyuncuların fazla geri kaçmaları. Tabi defanstaki sakatlıklarının da bu olumsuz durumda büyük payı var.



Futbolda şöyle bir şey var; yenemeyeceksen kaybetmeyeceksin. Şampiyonluğa giden Trabzonspor dün bunu yaşadı. Bir de şu vardı, bir an evvel şampiyonluk turu atmanın gerginliği gözüktü bordo- mavili oyuncularda. Hiç gerek yok. Çünkü arka taraftan kovalayanlar da aman aman oynamıyorlar. Onların da önümüzdeki haftalarda çok zor maçları var. Trabzonsporlu oyuncular "Bir an önce şampiyon olalım" diyeceklerine, "Tadına vara vara şampiyon olalım" deseler hedefe daha kolay ulaşırlar. Maçın hakemi az hata ile maç yönetti. Bu tip maçlar zordur. Ghezzal ve Rosier dün gecenin iki iyisiydi. Trabzonspor oraya bir türlü önlem alamadı. Zaten golü de oradan yedi. Yalnız şu var; son dakikalarda oyuna giren Marek Hamsik bundan sonraki maçlarda oynarsa Trabzonspor için birçok sorun biter.

Küçük dilinizi yutacaksınız!

Bakınız hakem işi bahane, futbol federasyonu başkanı olmak şahane. Çünkü Türkiye'deki bazı hakemler maçları düşünmediler, kaos oluşturup federasyonu ele geçirmeye kalktılar.

Göksel Gümüşdağ önümüzdeki seçimlerde TFF Başkanı olmak istiyor. Peki Gümüşdağ'ı destekleyenlerden biri kim? Dün istifa eden hukuktan sorumlu Mehmet Baykan... Hukuk da bahane ileride kurulacak TFF şahane!

Maskeli balo oynanıyordu, yavaş yavaş maskeler düşmeye başladı. Önce insanlar anlamadılar, 'Ne oluyor ya' dediler. Sonra baktılar ki iş başka tarafa gidiyor…
Hakemlerin işi bitti, bazı kulüpler hatta çok kulüp hakemlerden şikayetçiydi, 'Bunlar gitsin, gençler gelsin' diyorlardı. Hakemler gitti, bir anda bunlar şekil değiştirdiler. Ya bunlar şikayetçiydi arkadaş ne oldu da 'Yanlış' demeye başladılar. Çünkü ortada bir oyun oynanıyordu. Bu yazıyı okuduğunuzda küçük dilinizi yutacaksınız. Farklı senaryolar da göreceksiniz. Bakınız hakem işi bahane, futbol federasyonu başkanı olmak şahane. Çünkü Türkiye'deki bazı hakemler maçları düşünmediler, kaos oluşturup federasyonu ele geçirmeye kalktılar. Siz onların bu işi yapabileceğini düşünüyor musunuz? Hayır tabii ki. Onlar maşa oldular. Ama büyük resim yavaş yavaş çıkmaya başladı. Karakterli olanlar, kullanılanlar, sağlam duranlar, zayıf olanlar...



Nihat Özdemir federasyonu kurulduğunda isimler çok sağlam değildi. Şimdi sadede gelelim. Mesela tahkim ve disiplin kurulu başkanları; düşünebiliyor musunuz Türkiye'de 147 bin civarı avukat var. Ama tesadüfe bakın ki Disiplin Kurulu Başkanı Aytaç Yüksel ile Tahkim Kurulu Başkanı Murat Balcı aynı büroda çalışan iki isim. Düşünebiliyor musunuz birisi ceza verecek, diğeri cezayı kaldıracak veya kaldırmayacak. Federasyon kurulu hikâye. Peki, şimdi kısa kısa geçeceğim çünkü evraklar bende var. Mesela tahkim kurulu başkanı 10 yıldır bu kurulun içinde. Son 2 yılda da başkan olmuş. Çok fazla uzağa gitmeyin. Hani 5 sene önce Rize'de oynanan Rize-Başakşehir maçından sonra basın mensupları eşek sudan gelinceye kadar dövüldüler ya futbolcuların bayağı ceza almaları gerekiyordu ya aldıkları cezalara bakın sonra itirazla neye indi ona bakın. Gelelim ikinciye; 6 tane yabancı futbolcu dolandırıldıklarını iddia ederek savcılığa başvurdular. İçlerinde tanıdığınız çok futbolcu var. 3 menajer hapse atıldı. Hapisten bir tanesi (İskender Çam) 10 tane avukata vekalet verdi. En başta kim vardı biliyor musunuz? Şu andaki tahkim kurulu başkanı. Bu işin devamını burada uzatmak istemiyorum. Bu menajer şu anda resmi menajerlik evrakı aldı.



Bu disiplin ve tahkim kurulu başkanının yazdıkları iki tane kitap var. Birisi Enerji Piyasası Mevzuatı, ikincisi Göreceli İçtihatlı Bankacılık Kanunu. Madem bu işleri yapıyorsunuz yıllarca bir de futbol hukukunu yazsaydınız da bir görseydik. Hani ben de merak ediyorum bir kamu yönetimi mezunu olarak. Ama bu ortak arkadaşlar futbolun içine dalıyorlar. Eee burası güzel bir pazar. Şimdi dönelim biz futbol camiamıza. Peki bu adamların arkasında kim var? Kesinlikle Göksel Gümüşdağ... Neden? Çünkü Gümüşdağ önümüzdeki seçimlerde TFF Başkanı olmak istiyor. Peki Gümüşdağ'ı destekleyenlerden biri kim? Dün istifa eden hukuktan sorumlu Mehmet Baykan. Açıklamalarını okudum olacak şey değil. Yani o açıklamalarıyla ilkokuldaki çocuğu aldatamaz. Bu adam TFF'de hukuktan sorumlu. Hukuk da bahane ileride kurulacak TFF şahane. Kim kulis yaparsa kongrede onun yanına gider çünkü kulisi çok sever. Amatör işlerin başındaki vatandaş da istifa edecekmiş diye duydum. Olabilir. Buraya kadar genel şeyler yazdım. Şimdi gelelim başka tarafa. Türkiye'de bazı hakemlerin işi bitirildi. Ben de arkasında durdum. Doğru yapıldı. Peki bu hakemler kimlerin maşalığını yapıyorlar. Şu anda istifa edenlerin. Maskenin içindeki adam kim? Göksel Gümüşdağ... Hakemler, TFF'nin idaresini yapacak adamlara tezgâh tutarak hareket etmişler. TFF de bunların işini bitirince bunlar bağırıp çağırıyorlar. Yani bu hakemler ileride kurulacak, kurulması istenen federasyonlarda bazıları mutlak MHK'lerde görev alacaklar. Düşünebiliyor musunuz bunların seçeceği hakemlerin ligde ne yapacağını! İğrenç düzeyde gidiyoruz. Onun için futbolumuz 500 milyon dolardan 150 milyon dolara düştü. Futbolun dışından gelen, icazetle içeri sızanlar futbolun içine tükürdüler. Bırakın futbol, futbolun içinde kalsın. Tabiri caizse defolup gidin. Maskeleriniz düştü...

Tren yolları!

Uzayıp giden tren yolları vardır. Şarkılar, şiirler yazılır uğruna. Türkiye'deki hakemlik de aynen bu tren yolu gibidir, uzar gider. 'Babadan oğula doktor olur da mühendis olur da neden hakem olmasın tezini' yayıyorlar; haklılar da neden olmasın?
Ama şu listeye baktığınız zaman neredeyse bütün akraba hakemliğin içinde. Bu akrabalardan hakemliği biten gözlemci oluyor, gözlemciliği biten mentörlük yapıyor; MHK'lere giriyor. Yani uzayıp gidiyor. Dostun, kardeşin varsa kabiliyetliyse olsun, babasından iyi hakem olan da var ama yıllardır böyle rezillik olmaz. Organizasyonun büyüklüğüne bakın! Ahbap çavuş ilişkisi olanlar üst kademelerde, eşek gibi çalışıp imtihandan geçenler aşağıda kalıyorlar. Öyle şeyler kulağıma geliyor ki inanasım gelmiyor. Belki bir gün onları da yazarım. Diyorlar ki 'Bunun zamanı mıydı?' Evet, zamanıydı. Eksik mi? Evet eksik. Daha temizlik yapılması lazım mı? Evet... Bir yerden başlayacaksınız. Bunların içinde kabiliyetliler var, kabiliyetsizler var, ayıklayacaksınız. Çürük elmalar çıkabilir. Çünkü o çürükleri temizlemezseniz diğerlerini de çürütürler. Ben bu cümleyi Milliyet Gazetesi'nde yazdığım için o zamanki komite bana 1 yıl ceza verdi. Maç satanlar bu cezayı yemedi.
Aslında bu liste daha uzayacak. Bu, daha bazı bölgelerden gelen listeler. Bazılarından listeler gelmedi. Bakınız; hakemliğin içinde grup kuranlar, bir yerde TFF'yi tehdit edenler, bazı yerlerde 'Komiteye gelirsem size sağlam hakem vereceğim' diyenler (demek ki onlar da biliyor çürüğü), yani nereden bakarsan bak hakemlikte kokuşmuşluk var. Temizlendi mi? Hayır.. Kurunun yanında yaş yanar mı? Evet... Elime daha liste geldiği zaman aynen gazetede yazacağım. Çünkü aşağıdan genç hakemlerin, istikbal vadedenlerin, hakemliği sevenlerin önü kapanıyor. Bu aile boyu listelerde görsel ve yazılı basının içinde de çalışan arkadaşlar var. Zaten hepsinin foyası meydana çıktı işte. Ağlıyorlar..
🔴 Talat Tokat oğlu Metin Tokat, yeğeni Hikmet Tokat, yeğeni Serkan Tokat, yeğeni Muammer Tokat
🔴 Selami Şimşek oğlu Bahattin Şimşek
🔴 Adnan Şeker oğlu Burak Şeker
🔴 Serdar Çakır oğlu Cüneyt Çakır
🔴 Fethi Göçek yeğeni Hüseyin Göçek
🔴 Fahir Ersoy oğlu Kerem Ersoy
🔴 Şahin Taşkınsoy oğlu Buğra Taşkınsoy
🔴 Yaşar Filiz oğlu Mustafa Kürşat Filiz
🔴 Muharrem Altay oğlu Çağdaş Altay
🔴 Mümtaz Kapluhan oğlu Mehmet Kapluhan
🔴 Haluk Bayar oğlu Batuhan Bayar
🔴 Oğuz Uğurlu oğlu Oğuzhan Uğurlu
🔴 Ömer Ala oğlu Cem Boratay Ala
🔴 Osman Avcı oğlu İlker Yasin Avcı
🔴 Turgay Güdü yeğeni Barkın Güdü
🔴 Vedat Yüksel yeğeni Emre Yüksel
🔴 Mehmet Ali Taşçı oğlu Kutluhan Taşçı
🔴 Dursun Ali Esa'nın oğlu Barış Esa
🔴 İzzet Kösterelioğlu oğlu Ertuğrul Kösterelioğlu
🔴 Aydın Kankaş'ın oğlu M.Metin Kankaş
🔴 İsmet Cengiz oğlu Can Cengiz
🔴 Esat Sancaktar kardeşi Mirsat Sancaktar
🔴 Sadık Deda oğlu Cem Deda
🔴 Mustafa Çakar oğlu Ahmet Çakar
🔴 Muzaffer Sarvan oğlu Oğuz Sarvan
🔴 Yılmaz Çakman oğlu Serdar Çakman
🔴 Hasan Akyüz oğlu Cengiz Akyüz ve Zafer Akyüz
🔴 Ahmet Akçay oğlu Tufan Akçay
🔴 Onur Sorguç oğlu Kadir Sorguç
🔴 Hasan Ceylan oğlu Hakan Ceylan
🔴 Galip Bitigen oğlu Abdülkadir Bitigen
🔴 Recep Kaya oğlu Ahmet Kaya
🔴 Nahit Sarıkaya oğlu Serkan Sarıkaya ve Volkan Sarıkaya, yeğeni N.Berkan Sarıkaya
🔴 Mustafa Şafak oğlu İbrahim Şafak
🔴 Osman Altun oğlu Emre Altun
🔴 Cemil Coşkun oğlu M.ilker Coşkun
🔴 A.Can Lakot Oğlu Engin Lakot
🔴 Yılmaz Önen oğlu Yilnur Önen
🔴 Ünal Altınel oğlu Burak Altınel
🔴 Yusuf Gömeç oğlu C.Emre Gömeç
🔴 Kadir Tozlu oğlu Uğurcan Tozlu
🔴 Onur Sorguç oğlu Kadir Sorguç
🔴 Ünal Ünal oğlu Ümit Ünal

Keşke bütün maçlar böyle olsa

İkincilik mücadelesinin düellosunda Fenerbahçe galip geldi. Kaliteli bir maç oldu. Seyir zevki yüksek bir maç izledik. İki takım da oyun sistemlerini birbirlerine kabul ettirmeye kalktılar.
Konyaspor'da Balkan kökenli futbolcular var. Yani top teknikleri yüksek. Kötü de oynamıyorlar. Ayağa iyi top yapıyorlar, iyi çıkıyorlar.
Fenerbahçe'de de iyi oyuncular var ama sarı-lacivertliler, teknik adamdan dolayı bir türlü dikiş tutturamadı. İsmail Kartal, Fenerbahçeli ve Fenerbahçe'yi iyi bilen bir teknik adam. Camiayı tanıyor çünkü orada futbol oynadı. Dün akşam şu gözüktü; İsmail Kartal'ın teknik adamlığını yaptığı Fenerbahçe takımı, sezon başına göre bayağı farklı. Hep üstüne koyarak gidiyor. Bu dün akşam net tescillendi.
Konyaspor öne geçti. Hatası skoru korumaya kalkmaktı. İstanbul'da oynuyorsan ve buradan puanla çıkmak istiyorsan, 1 gol sana yetmez. En az iki tane atacaksın, o zaman belki 1 puan alırsın, belki yenersin.
Konyaspor'un bir avantajı daha vardı ama onu kullanamadı. O neydi? Hakem. Çünkü bu Halil Umut Meler; şu anda Türkiye'de en beğendiğim hakem. Ne görüyorsa onu çalıyor. Sakin, kendinden emin. Futbolcularla diyaloğu iyi. Kartlarını doğru yerlerde kullanıyor. Yani maçta hakemlik yapıyor. Böyle bir ortamda hakem, Konyaspor için avantajdı ama ondan faydalanamadılar.
Maçın 90 dakikasına baktığımızda; maçı hak eden kazandı. Konyaspor puanla çıkar mıydı, yener miydi? Yenerdi. Ama İstanbul'da Üç Büyükler'e karşı oynarken defansı ne kadar yaparsan yap, çok çabuk, etkili hücum edecek ve gol değil goller bulacaksın.
90 dakikası keyifli bir maç oldu. İki taraf da organize oynadılar. Üç ihtimalli bitebilirdi. Ama şu tarafı gözüktü; 90 dakika seyrederken keyif aldım. Keşke Türkiye'de bütün maçlar böyle oynansa. İki tarafa da hakeme de teşekkür etmek lazım.

Rezalet saha!

Trabzonspor-Kayserispor maçından sonra bu maç yavan bir yemek gibi geldi, tatsız tuzsuzdu. Aslında 5 gol var. Diyeceksiniz ki "5 tane gol var müthiş bir maç olmuş" ama öyle değil. Şunu söyleyebilirim; çok kalitesiz bir mücadele, iki takım da iyi değil, maalesef hakem de iyi değil. Fırsatları değerlendiren Beşiktaş 3-2 kazandı o kadar.
Sivasspor geçtiğimiz yıllardaki Sivasspor değil. Yaşlandılar. Bu maçta sahaya çıkan kadro 30 yaşın üstünde. Yiğidolar'ın heyecanlı, tempolu oyunu yok. Beşiktaş da kopuk kopuk ve bireysel. Bazıları bir iki hareket yapıp gol atıyor, bazıları da özellikle kaleci Ersin, iyi oynayarak maç kurtarıyor. Son zamanlarda ne Sivas ne Beşiktaş keyif veriyor. Bu kötülüklerin içine sahanın zeminini de koyabiliriz. Futbol güzel bir zeminde oynanır. Bu Sivas'ın zemini bir zamanlar iyiydi zaten alttan ısıtması var demek ki görevliler gerekli özeni göstermiyor. Bazen yakın çekim oluyor; güya saha çim ama yerden bir ton toprak kalkıyor. Bu tip zeminlerde sakatlık çok olur. Milyonlarca lira futbolculara veriliyor ama onların çok daha düşük bir ücretine düzeltilecek zemine özen göstermiyorsunuz. Sakın hava böyle yağmur, kar demeyin. Almanya'da çok şehrin iklimi Sivas'tan daha sıcak değil. Oynadıkları zemine bakın, sonra da utanın. Futbol mermerde ve böyle rezalet zeminlerde oynanmaz. Orta sıralarda iki takımın mücadelesi, ikisinin de hedefi yok. Gazozuna maç yapıyorlar, öyle olunca bize de bol bol çay, maden suyu içmek kalıyor. Böyle kalitesiz maçta yazacak fazla bir şey bulunamıyor.

Bu çocuklarda ışık var

Trabzonspor için bu maçın bir güzel tarafı var. Sahada ter döken pırıl pırıl genç futbolcular demeyeceğim, genç çocuklar. Fenerbahçe'nin genç çocukları. Aferin İsmail'e. Elinde böyle cevherler varken gidip yurt dışından milyon Euro'lar verip turşuları, tortuları alıyorsunuz. Tamam çocukları da hemen öyle böyle diyerek havaya sokmayalım ama bunlar aşağıdan gelen, işlendikleri zaman bayağı bir şey olacak çocuklar. Belli oluyor. Yalnız transferle olmaz. Önce elindekileri nasıl değerlendireceksin, ona bakacaksın. Sonra eksik yerlere transfer yapacaksın. Bizde transfer yapmayan yönetim, seyirci tarafından tu-kaka ilan ediliyor. Bu çocuklarda bir ışık var. Tamam bir anda olmazlar ama şans verile verile olurlar. Yine söylüyorum; aferin İsmail'e. Çünkü artık F.Bahçe'nin yok Avrupa maçıymış, yok şuymuş hedefi olmaması lazım. Seneye ne yapacaklar ona bakmak lazım. Bu cümleler G.Saray ve Beşiktaş için de geçerli. Trabzon, Abdullah hoca ile beraber bu işe başladı. Kısa zamanda da meyvesini almaya başladılar. Çünkü onlar iyi işler yaparken diğer Üç Büyükler kötü işler yaptılar. Bir de VAR çıkınca Üç Büyükler için yandım keten helva oldu lig. 60 yıldır böyle lig yaşamadık. Mucize olmazsa şampiyon belli. Hatay eski Hatay değil. Eskiden Hatay ile oynarken rakipler şöyle bir düşünürlerdi. Ama bu sene o havaları yok. Aferin MHK'ye... Genç hakemlere yol verdikleri için. Korkmadan verin. Yurt dışından gelen turşu futbolcular, bizde de turşuluk hakemler var. Onları kavanozla beraber kapıya koyun. Geçmişe şöyle bir bakıyorum, şu anda VAR koordinatörü Barış Şimşek diye bir hakem vardı. Bu hakem Trabzon bölgesindendi. Ama Aziz Yıldırım yıllarca Şimşek'e F.Bahçe maçı idare ettirmedi. Bu komite yıllar sonra Yasin Kol isimli Trabzonlu hakemi bir F.Bahçe maçına atadı. Aferin. 10-15 hakem denersiniz, içinden 5'ini kazanırsanız iyi olur. Çünkü bu hakem alemi arı kovanı. Elini kovana sokan yanıyor. Onlar sizi sokmadan siz işinizi ha-
🔴 ledin. Penaltılar net penaltıydı. Zaten hakemin vücut diline bakınca anlarsınız, hiç düşünmeden cart diye çaldı. Eliyle de gösterdi. 10 dakika düşünmeden çaldı.