CANLI
SKOR
Erman Toroğlu

Erman Toroğlu

Bu işkenceyi bize niye izlettiriyorsunuz!

Önceki akşam Benfica takımını seyrettim, G.Saray'a karşı... Adamların kadrosunda, yani listede yanılmıyorsam 8 tane altyapıdan oyuncu var. Bunların çoğu da sahada. G.Saray'da da palamut gibi oyuncular. Maç sabaha kadar oynansa; Benfica'nın bir futbol kültürü var, G.Saray'da o yok. Dün akşam da bir lig maçı seyrediyorum... Şampiyonluğa oynayan Beşiktaş ve rakibi Malatyaspor. Bakınız sahada 'Futbolcuyum' diyen iki adam var: Bir tanesi Malatyaspor kaptanı Adem Büyük... Böyle bir maçta, bu hareketi yapıp atılacağını bilmiyorsan eğer önce futbol ahlakın yok, çünkü rakibini sakatlamaya teşebbüs var; sonra da güncel futbol bilgin yok! Hadi hakem görmedi, VAR diye bir sistem var. Benim aklıma şu geliyor; sen takımını sattın! Ama bunu düşünmek dahi istemiyorum, çünkü öyle bir düşüncenin olmadığını biliyorum. O zaman iş neye geliyor? Futbol zekana ve futbol karakterine. Ve sen Malatyaspor'un kaptanısın. O zaman ya seni kaptan yapan Malatyaspor yanlış, ya da sen yanlışsın.
Ama sana bunları yazmazlar, biliyorum. Çünkü benim basınım, "Çok iyi çocuktur, harikadır, iyi niyetlidir, siz onu bir de otobüse binerken, dolmuşa binerken, yemek yerken görün" diye yazar.. Tıpkı ağabeylerine yazdıkları gibi... Onlara şunu söylüyorum: Hadi lan oradan!
Dönelim Beşiktaş'a... Ljajic, güzel bir gol attın. İyi, hoş... Tamam da bayrak direğini niye kırıyorsun? Demek ki sen de bizdensin! O zaman senden de bir halt olmaz. Haftaya da F.Bahçe derbisi var. Yaptığın bu halttan dolayı o maçta da oynayamayacaksın. Senin için de aynen şu cümleyi kullanabilirim:
Yürü git lan oradan!
Bakın maçı yazacaktık, neler yazıyoruz. Dün akşam Beşiktaş kazanmayı hak etti mi? Hayır... Peki Malatya hak etti mi? Hayır... Oynadıkları futbol nasıl? Çok kötü. O zaman bu işkenceyi bize niye seyrettiriyorsunuz arkadaş! Hepinize hayırlı işler, adamı da böyle şişler!

Organize işler mi var?

ORTAM güzel, iki takım da top oynamaya niyetli. G.Saray ilk 20 dakika sağdan soldan müthiş pozisyonlar yaratıyorlar .
Sonra Trabzonspor dengeyi sağlıyor.Trabzonspor tahminlerin üzerinde sahaya iyi yayılıyor ve iyi direnç gösteriyor .
Sonra sahneye hakem çıkıyor. Ümit diye biri...
Önce bir penaltı mı, ofsayt mı olayı oluyor? Çizgiy i çekiyorlar ama nasıl çekiyorlar! Çünkü o kırmızı ile mavi çizgiye bakınca bir de oyunculara bakınca biraz tuhaf geliyor. Çizgiyi çekenlerin günahları boynuna. Ama penaltı net penaltı.
Sonra sahneye bir kez daha hakem çıkıyor. Nagatomo çok net bir biçimde, iki gün evvel Soldado'nun hakeme söylediği kelimeyi hakeme söylüyor. Hakem duyuyor, görüyor ama vermiyor. Üç maymundan biri.
Sonra Trabzonsporlu oyuncu göbekten tehlikeli bir şekilde top sürerken Diagne arkadan net bir biçimde indiriyor.
Diagne'nin evvelden sarı kartı var. Verse kırmızı olacak! Yüreği yetmiyor! Ama daha sonra o pozisyonun çok benzerlerine sarı kart veriyor.
Sonra ikinci yarı Marcao, Ekuban'ın ayağına basıyor. VAR çağırıyor, 10 dakika bakıyor. Yahu arkadaş !
Hadi maçın içinde görmedin, eğer 10 dakika televizyonda göremiyorsan bu işi neden yapıyorsun kardeşim!
Bu pozisyondan 10 dakika sonra buna benzer bir pozisyon var hem sarı veriyor hem faul veriyor.
Ayağa basılan pozisyonda VAR'a gidiyorsun ve pena-
🔴 tı vermiyorsun. O zaman ben sizden şüpheleniyorum.
Neden biliyor musunuz? Acaba organize bir işe mi girdiniz? Çünkü 'Organize İşler' insanları şişler!
Bakınız...
Aslında bütün bunlardan sonra bir çift laf Trabzonsporlu futbolculara söyleyeceğim; hepinize helal olsun, hakeme rağmen iyi mücadele ettiniz ve oyundan atılmadınız.
Galatasaray'ın galibiyetine dün gece büyük gölge düştü.
Merak ediyorum, sarı-kırmızılılar bundan sonra aleyhlerine olan bir-iki pozisyonda ne diyecekler acaba!

Halil Umut Meler kafamı karıştırdı!

İki ayrı stilde oynayan takım... Biri çok tecrübeli ve yaşlı, diğeri çok koşan ve genç... Topu daha fazla koşturan Başakşehir, daha etkili yerlerden oyuna sokan yine Başakşehir. Peki göze çok hoş gelen futbol mu oynuyorlar? Hayır... Ama ne öğretiliyorsa onu yapmaya gayret ediyorlar. Belli bir standartları var. Mümkün olduğu kadar topu ayağa oynuyorlar. Kaleci dahil kimse topa dan-dun vurmuyor.
Trabzonspor, gençlerden kurulu bir takım. Yeni bir yola çıktılar ve doğru da yapıyorlar. Bu mağlubiyet onları ters yönde etkilememeli. İyi bir yola girdiler aynen devam. Bu sene ilk beşte oynamaları lazım. Şampiyonluk baskısını hissetmezlerse de bu işi başarabilirler. Başakşehir yaşlı ama topu iyi gezdiriyorlar. Kendileri koşacaklarına, topu koşturuyorlar. Allah var ya gerekli yerde de koşuyorlar. Zaten o zaman da işi bitiriyorlar. İlk golde Arda, ikinci golde Robinho çok üst düzey asist yaptılar.
Peki bu Başakşehir, rakipleriyle aradaki puan farkının kapanmasına izin verir mi? İlk 6-7 maçta belli olacak. Bu maç 18 puanlık bir maçtı. Neden mi? 3 puan Galatasaray, 3 puan Malatyaspor, 3 puan Beşiktaş, 3 puan da Kasımpaşa. Etti mi size 12... Trabzonspor ile oynuyorsun o da senin rakibin. Bu maçla birlikte 18 puana çıkar. Eğer bu maçta Başakşehir berabere kalsaydı veya mağlup olsaydı o zaman çarşı tam karışacaktı. Başakşehir ilk 6-7 haftada arayı kapatmazsa zaten rakipleri birbirleriyle oynadıklarında işleri kolaylaşacak.

NET PENALTI...
Trabzonspor maça çok iyi başladı. Sahanın her yerinde pres yaptılar. 20 dakika Başakşehir istediği futbolu oynayamadı, oyunu kuramadılar ve bu arada çok top kaptırdı. Ama işte Trabzon'un burada gol bulması gerekirdi. Orada bulamayınca ilerleyen dakikalarda çok efor sarf ettiler. Bu sefer de Başakşehir oyunun kontrolünü iyice eline aldı. İkinci yarının ilk haftası olmasına rağmen 6 gollü bir maç, seyredenler için iyi bir maçtı. Çok kalite var mıydı? Hayır... Ama iyi mücadele vardı. Hakem Meler için şunu söylerim: Ceza alanı içinde birinci yarı Trabzonspor lehine bir penaltı pozisyonu var. Bence net penaltı... Hadi aklına yatmadı vermedin... Amma velakin; ikinci yarıda hemen hemen aynı iki pozisyonda faul çalıyorsan o zaman benim kafamı karıştırıyorsun arkadaş. Bu kadar basit...

Hakem maçı iyi idare etti!

Televizyondan izlerken eğer maç sağ tarafta oynanıyorsa ekranın en solundaki Beşiktaşlı ve Trabzonsporlu futbolcuları göremiyordum. Sol tarafta oynandığında ekranın en sağında en az 4-5 futbolcu görüntüden kayboluyordu. Bu şu demek; iki takımın da orta sahası hangar gibi açık. Yani iki takımın da en gerideki adamlarıyla en uçtaki adamları arasında bir maç yapılsa 11'e 11 rahat oynanır. Orta alanda iki taraf da çok saçma sapan işler yaptı. Çünkü hücuma gelen takım orta sahada hiç darbe almadan rakibin arka tarafıyla yüz yüze geldi.
Hangisi kazanabilirdi? İki taraf da...
Hangisi kaybebilirdi? İki taraf da...
Sosa'nın sakatlanması, Trabzonspor'un aleyhine oldu. Beşiktaş, baskılı gözüktü ama baskılı gözüktüğü dakikalarda Trabzonspor çok tehlikeli pozisyona girdi. En son uzatmanın 5. dakikasında Batuhan, bomboş üç arkadaşından birine topu atabilse maç 3-1 olacaktı. O atamadığı, rakibe kaptırdığı top, döndü bir faul pozisyonuyla Beşiktaş'ın golü oldu.
Arkadaşlar! Şimdi size burada şunu söyleyeyim: Eski hakem tipleri, maçı iyi idare eder görünürlerdi ama öyle yerlerde, yan toplarda faul düdüğü çalarlardı ki o toplar gelir gol olurdu. Golden önce Lens'in rakibiyle girdiği pozisyonda eğer faul verilecekse Lens'in aleyhine verilir. Ama hakem uyanık! Beşiktaş'ın lehine verdi. Eee duran top, Beşiktaş yükleniyor, bir yan top, gol... Ne oldu? Hakem maçı iyi idare etti.
Yukarıya gelenlerin çoğu berabere kaldı, bir tek Malatyaspor aradan sıyrıldı. Bu lig daha çok su götürecek. Bakın! Başakşehir ilk yarıyı böyle bitirir, ikinci yarının ilk 5 maçında istediği sonuçları alırsa anlaşılıyor ki ondan sonra ikincilik mücadelesi yapılacak. Trabzon son 3 haftada olduğu gibi takım olarak iyi mücadele etti. Topu yere indirdiler, yardımlaştılar. Beşiktaş ise kopuk kopuktu. Sağdan Gökhan, soldan Caner Erkin ortalayacak, karambolden gol yapacaksın. Nereye kadar? Takımlar Avrupa'ya çıkınca boylarının ölçüsünü alıyor. Bize de Türkiye'de bunları seyretmek düşüyor.

VAR, hakemden daha fazla etkili

Maç başlıyor, G.Saray normal tempoda oynuyor, Rizespor'da ise ne tempo var ne başka bir şey. Maç öyle gitse, G.Saray rahat kazanacak diyorsunuz. Çünkü Rize bir tavır koymuyor, isyan etmiyor. Bu arada maç 2-0 oluyor. Rizespor diyor ki; ya kardeşim öyle ya da böyle ben buradan mağlup ayrılacağım!
Başlıyorlar korkmadan oynamaya. Böyle oynayınca bir de ne görsünler. G.Saray kartondan Aslan.. Bir gol buluyorlar, bakıyorlar ki G.Saray'ın hiç hali yok; bir gol daha buluyorlar. G.Saray'da yine tık yok. Bu sefer diyorlar ki, "Biz bu G.Saray'ı rahat yeneriz." Nitektim sarı-kırmızılıları dut ağacı gibi silkeliyorlar.
Bazı pozisyonları kaçırıyorlar, bazılarını da Muslera kurtarıyor. Maç 2-2 bittiyse bu G.Saray'ın büyük şansıdır. Çünkü son 15 dakika maç çok rahat 2-4, hatta 2-5 Rize'nin lehine olurdu.
F.Bahçe maçının sonunda yaşanan olaylar ve cezalar, bütün takıma sirayet etmiş. G.Saray'da kimin ne yaptığı belli değil. Bir tek Muslera ne yaptığını biliyor. Ama onun da gücü bir yere kadar, o ne yapsın.
Sarı-kırmızılılar, "Devre arası transfer yapacağız, ikinci yarıda bambaşka bir G.Saray seyredeceksiniz" diyorlar ama dünkü maçta oynayan futbolcularda da, daha önce sakatlanan veya ceza alan futbolcular da bu ışık gözükmüyor. Rizespor dün akşam tempoyu baştan yapsa, bu G.Saray'ı rahat bir şekilde yenerdi. Önce inanmadılar, sonra baktılar ki bu G.Saray rahat mağlup edilir ama iş işten geçti. Dün gece şanslı takım, maçı berabere bitiren G.Saray'dı. İki puan kaçırdı Rizespor..
Ligde makas bayağı kapandı. VAR da olunca, büyüklerin o hakimiyeti yok oldu. Ama şu net gözüküyor. VAR'daki hakem, sahadaki hakemden daha etkili olmaya başladı. Daha çok neticeye tesir etmeye başladılar.

F.Bahçe’yi bu kadar aciz çok az gördüm

Dün akşam sanki yıllar öncesinin Trabzonspor'u sahadaydı. Fenerbahçe'yi ise bu kadar aciz bir duruma düşmüş şekilde çok az gördüm.
Maçı seyretmeyen birisi skora aldanabilir. En az 5-6 farkla Trabzonspor'un kazanacağı maç, son dakikalarda 2-2 de bitebilirdi.
Mezarlıklar vazgeçilmezlerle dolu! İki hafta bu kulüp önce kalecisiyle santrforunu bir daha oynatmamak üzere kadro dışı bıraktı. Bence uzun zamandır yapamadıkları en doğru işi yaptılar.
F.Bahçe karşısındaki Trabzonspor için "Takım olmuş" tabirini kullanıyoruz.
11 futbolcu da birbirine yardım ettiler. Kimse elini kolunu kaldırmadı, arkadaşını tribüne şikâyet etmedi, hakemle uğraşmadı, rakiple dalaşmadı. Müthiş bir top oynadılar. Eğer bu Trabzonspor, bu tarz mücadeleye devam ederse, bu tarz takım oyununu sürdürürse o zaman futbolcuları da alınlarından öperiz, Ünal Karaman'ı da...
Fenerbahçe'yi de yıllardır bu kadar aciz görmemiştim. O zaman onların da bazı şeyleri artık kesin olarak yapmaları gerekir. Fenerbahçe'de şu futbolcu iyiydi, şu futbolcu şunları yaptı deme şansımız hiç olmadı.
Ama Trabzonspor'da bir 'bıdık' vardı, o boyuna o posuna rağmen orkestra şefi gibi takımını yönetti.
Abdülkadir resmen dün gece yıldızlaştı.
Yusuf fizik olarak iyi duruma gelmiş, zaten gelmezse o şutları atamazdı.
Oyunun içinde bu kadar kalamazdı.
Sosa'nın daha fazla sahneye çıkması gerekirdi ama öyle bir anda sahneye çıktı ki müthiş bir gol attı, neticeyi tayin etti.
Bakınız! Hakemleri eleştiriyoruz ama son zamanların en iyi yönetimini gösterdi maçın hakemi Halil Umut Meler. Her şeyi bırakın, herhalde son 10 dakika içerisinde topsuz alanda Frey ile Onazi, birbirlerine yoklama macunu attılar. Türkiye'deki çok eyyamcı hakem bu pozisyonları görmemezlikten gelir, oyunu çomaklamayım der. Ama oyunu esas çomaklayan o iki futbolcudur. Çünkü bu kıvılcımı görmezsen, biraz sonra yangın çıkar.
Çoğu hakem burada kartlarını kullanmıyor.
En doğruyu yaparak iki tane sarıyı alınlarına çaktı hakem ve olay bitti.

Baş sorumlu Aydınus

MAÇ bitiyor... İki takım oyuncuları inanılmaz efor harcayarak birbirlerine giriyorlar. Tekmeyi, tokadı birbirine yapıştıran yapıştırana! İğrenç... Maçta kalite yok. Teknik, taktik hak getire... Ama maçtan sonra sahada tekme tokat muazzam. Soldado ile Belhanda orta sahada birbirine giriyor.
Fırat Aydınus, her zaman olduğu gibi idare etmeye çalışıyor. Bakın, maçı yönetmiyor idare ediyor! Olaya orada el koysa bunların hiçbiri olmayacak. Ama hep eyyam, hep eyyam! "Olay bana yıkılmasın. 90 dakika bitsin ben gideyim" diyor... Al, git işte ne oldu? Millet birbirini yedi. Mutlak bunun faturası ağır olacaktır. Tabi Futbol Federasyonu, Futbol Federasyonu'ysa... Ama futbolculara çıkan fatura kadar da hakeme fatura çıkmalıdır.
Fatih Terim maçtan sonra hakeme bir şeyler söylüyor. Eğer Terim, Fırat'a "Son dakikalardaki bu olayları biz kenardan gördük. Sen görmedin. Bu maçı bu hale soktun. Yapacağın hakemliğin içine..." demişse yüzde 100 haklı. Başka şeyler demişse onu bilemem. Çünkü Fırat, Fatih Terim'e kırmızı kart gösteremedi. Raporuna ne yazar bilemem. Yarın öbür gün bu futbolcular ceza alacaksa bunun baş sorumlusu Fırat Aydınus'tur. Maçı yönetmediği idare ettiği için.
Şimdi oyuna gelelim. Fenerbahçe takımı fizik olarak Galatasaray'a göre daha iyi. Galatasaray 2-0 öne geçmesine rağmen maç 2-2 bittiyse bu Fenerbahçe'nin şanssızlığı ve beceriksizliği... Peki, bu Galatasaray şampiyonluğa oynuyor. İşi çok zor, oynayamaz! Çünkü sahada sağlam duramıyor.
Nereden bakarsanız bakın kalitesi olmayan ama heyecan düzeyi yüksek bir maç oynandı. 4 gol oldu, maç 2-2 bitti. Burada futbola yazık oldu. Daha da yazık olan maçtan önce kalp krizi geçiren Fenerbahçe taraftarına... Onun ruhu şad olsun. Sahada bize bu çirkinlikleri yaşatanlara da yuh olsun!

İyi ki ‘VAR’ var!

Sevgili Yusuf Namoğlu... Bülent Yıldırım ve bunun tarzındaki hakemlere maç vermeye devam edersen seneye işin zor olur. Allah'tan 'VAR' var! Bülent Yıldırım denen hakem, Çaykur Rizeli Orhan Ovacıklı'nın rakibine taban girişini ve sonrasında tabana devamını görmüyor, 'VAR' veriyor. Sonra Rize aleyhine inanılmaz eyyam düdükleri çalıyor. Dönüyor Beşiktaş'ın net penaltısını görmüyor yine 'VAR' veriyor. Beşiktaş penaltıyı kaçırıyor, Rizeli oyuncu Yıldırım'a dönerek yukarıyı gösteriyor ve bir şeyler söylüyor.
Peki Bülent Yıldırım! Rizeli futbolcu belki yukarı gösterirken "Yukarıda Allah var" mı diyor, yoksa "Allah'tan VAR var" mı diyor! İnanılır gibi değil.
Sonra Beşiktaş aleyhine bir kaç düdük çalıyor. Eyyamın kralını yapıyor...
Bakınız! Haftaya iki maç var. Biri Galatasaray-Fenerbahçe, biri Başakşehir-Beşiktaş. 'VAR' yüzünden F.Bahçe maçında Başakşehir'in golü yenmiş, 2 puanı gitmiş. Beşiktaş aleyhine de hatalar yapılmış. Şimdi kimi vereceksin bu maça? Allah'tan 'VAR' var da Bülent Yıldırım gibi eyyamcıların suratına tokat gibi vuruyor 'VAR' GELELIM MAÇA...
Skora kimse aldanmasın. Rize aman aman bir takım değil, ama 10 kişiyle bile Beşiktaş'a kök söktürdü. 9 kişi kalmasalar çok şey değişebilirdi. Genk maçından sonra bu maç Beşiktaş'a ilaç gibi geldi.
Gecenin iki adamı vardı. Biri uzun uzun yazdığım 'rezalet' Bülent Yıldırım, diğeri 'mükemmel' Quaresma.
Bakınız... Sağdan, soldan ceza alanına ortalar yapılıyor ya 10-15 kişinin arasına gol olunca orta yapana 'asist' yazıyorlar.
Öyle asist olmaz. Dün Quaresma öyle 3 tane asist yaptı ki, işte onlar gerçek asist.
Quaresma'nın penaltı kaçırmasına bir şey demiyorum. Neden mi?
Kardeşim Şenol Güneş'i anlamak mümkün değil. "Benim penaltıcım Oğuzhan' diyorsun, atışa Quaresma geliyor. Türkiye'de penaltılarda 11'de 11 yapmış Love.. Niye attırmazsın? Gücün mü yetmiyor bilemiyorum.

Kırmızıyı veremedi

Maçın geneline baktığınızda F.Bahçe'nin daha net pozisyonları vardı. İki takım da iyi oynadı mı? Hayır... Fenerbahçe, Beşiktaş'a göre daha çok koştu ve mücadele etti gözüktü. Fenerbahçeli oyuncular ise istekliydi. Pres yapmaya kalkıyorlar ama bunu eksik yapıyorlar. Eğer bu tip maçları kazanmak istiyorsan, kendi stadında en azından bir 10-15 dakika böyle bir pres uygulamalısın. Yalnız bunu yapmak şöyle zor, birbirine alışmış oyuncular lazım. O da şu anda Fenerbahçe'de yok. Peki Beşiktaş'a ne demeli? Atiba 6 aydır yok. Tolgay ve Oğuzhan iki aydır lig mücadelesi veriyor. Ama bakıyorsun Atiba, ikisine göre sahada daha fazla var. Orta saha eksik olunca etkili olamazsın. Beşiktaş'ın attığı gole bakın! Defans topu 40 metre şişiriyor, Babel sırtı dönük alıyor, dönüyor, vuruyor gol oluyor. Yani golde bir hazırlanış yok. Gol haricinde de organize bir atağı yok Beşiktaş'ın... Fenerbahçe'nin attığı gol ise hazırlanış açısından güzel bir pozisyon. Caner'i anlamak ise mümkün değil. Maç bitiyor, gidiyorsun itiraz ediyorsun ikinci sarıyı görüyorsun. Maç bitmiş yürü git! Maçın yıldızı kesin olarak Hasan Ali'ydi... İkinci olarak da Jailson söylenebilir. Her tarafa yetişti...
Fırat Aydınus mu? Kartları kolay kullanmak istemedi. Tamam da bazı pozisyonlar vardır yorumu yoktur, bazıları vardır yorum olur. Tolgay'ın rakibi arkadan çekerek düşürmesi net bir sarı. Onu verdi! Peki niye sarı kartı var diye Tolgay'a ikinci sar-ı dan kırmızıyı göstermiyorsun?
İkinci yarıda 6 oyuncu değişikliği oldu. Eee sakatlıklar da var. 3 dakika uzatma verdi Fırat, onu bile tam bitirmedi. "Ben düdüğü çalayım kaçayım" dedi. Yani bu maç hakeme de yaramadı, Beşiktaş'a da, F.Bahçe'ye de... Bu maçtan sonra şunu da söyleyebilirim; Herhalde Cocu'yu Allah da istemiyor.

Ofsayt için hakem VAR’a gitmeyecek

Maç başlıyor ve Kasımpaşa, Galatasaray'ın bütün alanlarını kapatıyor, rahat çıkmasını engelliyor. Sarı-kırmızılılar da ona yardım ediyorlar. Nasıl mı ? Galatasaray ağır oynuyor. Bu da Kasımpaşa'nın işine geliyor.
İlk yarıdaki olaylardan biri de şu: Galatasaray hücum ediyor; zaten az gidiyorlar, top Kasımpaşa defansından dönüyor. G.Saray arkasından orta alana, orta alandan da ileriye baskı olmadığı için bütün dönen topları Kasımpaşalı oyuncular alıyorlar. Ne zamana kadar? G.Saray öne geçene kadar. Öne geçince olay çözülüyor. Çünkü artık Kasımpaşa, G.Saray'ın üstüne gelmeye mecbur. O zaman da G.Saray'ın çabuk adamları sahneye çıkıyor. Biraz da topu iyi kullanınca fark geliyor. Rodrigues, ilk alındığında herkes dedi ki; Bruma gibi; hayır değil.. İkis i de çabuk. İkisi de adam geçebiliyor. Ama Rodrigues'in finali, Bruma'nın çok üzerinde. Stoper Ozan sahanın en iyisiydi. Zamanlaması çok iyi, kesici ve en beğendiğim yanı da rakip üzerine geldiğinde düşürmeye kalkmıyor. Tam bir defans adamı...
Bülent Yıldırım'ın verdiği bir penaltı kararı var. Arkadan ve önden yapılan kamera çekimlerinde, sanki penaltıymış gibi geliyor. Ama bir pozisyon var ki, iki futbolcuyu kesitten çekiyor. Bu çekimde G.Saraylı oyuncu, son anda ayağını rakibin önünden geri alıyor. Beyazlı oyuncu da kendini atıyor. Bana öyle geldi. En son atılan gole niye VAR el koymadı, merak ediyorum? Çünkü yarın gelecek olan şampiyonluklarda 1 golün bile önemi büyük. Ben tam da bunları yazdırırken, hakem VAR'a gitti ve golü iptal etti. Anlayamadığım bir olay var. Ofsayt için hakem VAR'a gitmeyecek; yukarıdan üç boyutlu görüntülerle pozisyon çözülecek ve hakeme bildirilecekti. Tabi bu genelde söylenenler, demek ki söylentilere inanmayacağız.