CANLI
SKOR
Ahmet Çakar

Ahmet Çakar

Bokele'yi attı maç orada bitti!

Galatasaray, yine kazandı… Üstelik Türkiye Ligi'nin oldukça iyi oynayan bir takımına karşı. Göztepe golle başladı, bir uzun topta öne geçiverdi. Ardından Galatasaray'ın baskısı geldi ve tıpkı Bodo/Glimt maçındaki gibi rakip defansa baskı yapılıp, arkada da geniş alan olduğunda Osimhen kısa geri pasını yakaladı, beraberliği getiriverdi. Aslında Göztepe çok akıllı oynadı. Hem önde bastı, hem alanı çok iyi daralttı hem de kazandığı toplarla süratli çıkarken devreye Oğuzhan Çakır isimli hakem girdi. Bütün dengeyi değiştirdi. Göztepeli Bokele'yi haksız bir şekilde ikinci sarıdan oyundan atınca belki de maç o anda bitiverdi. İkinci devre Okan Buruk, İcardi'yi de oyuna aldı ondan sonra zaten olan oluverdi. Önce Sara ile önce geçti. Sonra Osimhen'in kaleciden dönen topunu İcardi tamamladı. Torreira'nın, Galatasaray orta sahası için ne kadar önemli olduğunu rakipten topu geri alabilme süresinde gördük. Gelelim Oğuzhan Çakır'a… Yaptığı hakemlik filan değil. Bu kaçıncı kötü maçı hatırlamıyorum. Rakipten aldığı topu gole çeviren Osimhen için VAR'a gittiler, inanılır gibi değil. Bokele'nin ikinci sarıdan atıldığı pozisyona gelince; ilk faulü yapan Osimhen… Arkadan boynuna sarılıyor, kafasını da tutuyor, çocuk kurtulmak için kolunu kaldırınca oyundan atılıyor. O pozisyondan 10 dakika önce Osimhen'in, rakibinin yüzünü eliyle iterek kazandığı topta bırakın kartı faul bile verilmemişti.

Ofsayta takıldım!

Fenerbahçe'nin ne dün geceki futbolu kabul edilebilir, kazanmasına rağmen ne de aldığı skor kabul edilebilir… Tam anlamıyla rezalet. Tamam kazanıp 3 puan aldılar, tamam özellikle son bölümde çok gol kaçırdılar ama bazı tuhaf şeylere de dem vurmak gerek. İlk devre bir şey oynamadan 2-0 öne geçiyorsun. İsmail ayakta, Kerem bir şeyler yapmaya çalışıyor, Asensio ise forvet arkası oynayıp daha etkili olduğunu gösteriyordu ama ikinci yarı birden çok şey değişiverdi. İlk devre 1. Lig takımı hüviyetinde oynayan Karagümrük ikinci yarı oynamaya ve çıkmaya çalıştı. Golü de buldular. Tarık iyi kaleci ama o golü yememeliydi. İşte bu dakikadan sonra Fenerbahçeli oyuncular depresyona girdiler, paniklediler ve Karagümrük art arda gelmeye başladı. Bunlardan birinde de Fofana karşı karşıya kaldığı pozisyonu gol yapsa bugün camiada farklı şeyler konuşuluyor olabilirdi. Fenerbahçe kazandık diye sevinebilir ama inanın bu futbolla, bu organizasyonsuzlukla bırakın şampiyonluğu ligde ikinciliği bile zor görünüyor. Ali Şansalan; VAR yardımıyla bir penaltı verdi… Gri bir pozisyon ama bence karar doğru. Balkovec'e gösterdiği ikinci sarıdan kırmızı kart da doğru ama kafama takılan Karagümrük'ün iptal edilen golü… Kafayı vuran Karagümrüklü oyuncunun önündeki Fenerbahçeli oyuncuyu nirengi noktası tuttular. Oysa ki kafayı vurup golü atan Karagümrüklü'nün iki arkasında bir Fenerbahçeli var ve kaleye en yakın da o Fenerbahçeli'nin omzu görünüyor.

Penaltı yok ofsayt doğru

Bu F.Bahçe, bu futbolla, bu vurdumduymazlıkla bırakın şampiyon olmayı, şampiyonluğu bile kovalayamaz. En önemli rakibin G.Saray dün gece derbide puan kaybetmiş… Çok daha hırslı ve istekli olmalısın. Ama inanın koskoca F.Bahçe'nin maç boyu girdiği tek gol pozisyonu yok. Buna mukabil 3. kaleci Tarık, çok iyi oynadı. Belki de dün gece F.Bahçe'yi mağlubiyetten kurtaran yegane isim oydu. F.Bahçe'nin temel eksikliği şu; rakip ceza alanına rahat geliyorsun ama ya son pasları ya da son vuruşları kötü yapıyorsun. Mesela En-Nesyri... Gelirse vuruyor. Rakibe baskı yapmak, topu tutup araya oynamak gibi özellikleri, F.Bahçe gibi bir takım için yetersiz. Kanat oyuncuları da öyle… Gidiyorlar geliyorlar ama meziyetleri düşük. Ne adam eksiltebiliyor ne sürpriz pas atıp pozisyon yaratabiliyor. Bunları yapabilecek tek adam Kerem'di. O da ilk yarıda bir şeyler yapmak istedi ama 2. yarıda oyundan alınıverdi. Sonuç olarak Samsun iyi takım. Zaman zaman puan da kaybedebilirler. Ama F.Bahçe adına dün geceki oyuna baktığımızda kesinlikle bu tablo kabul edilemez. Hakem Halil Umut Meler, Türkiye'nin 1 numarasıydı. Fakat kendine güveni gitmiş, ruhen bitmiş! Bir penaltı verdi, evlere şenlik. Allah'tan VAR düzeltti. Samsunspor'un iptal edilen golündeki ofsayt kararı doğru. Topa vurulduğunda Tarık'ın arkasındaki Samsunlu oyuncu, Tarık'ın sağ tarafından geriye doğru koşup Tarık'ın görüş ve müdahale alanını etkiliyor.

Okyanusu geçip derede boğuldu!

Öncelikle Sergen Yalçın'ın müthiş stratejik planıyla iftihar edebiliriz. Ama herhalde Sergen Yalçın da Ndidi'nin hatasını öngörmemiştir. İlk yarıda G.Saray tüm rakiplerini ezdiği RAMS Park'ta iki pas yapamadı. Torreira, İlkay ve Lemina nefes alamadılar. Beşiktaş bire biri çok iyi uyguladı. Onlar etkisiz olunca da ne Barış ne Yunus ne de Osimhen istediği topları alamadı tabii ki. Sergen Yalçın'ın kapanıp orta sahayı kilitleyip, kapılan uzun toplarla pozisyona girme planı ilk yarıda sonuç verdi. Orkun kaptı, Cerny'ye verdi, Cerny asistini yaptı, kaleciden dönen topla da Beşiktaş öne geçti . Yine ilk yarıda Beşiktaş kazandığı topla çok çabuk çıktı. Rafa Silva, kaleci Uğurcan ile karşı karşıyayken ceza alanı dışında Sanchez tarafından durduruldu ve kırmızı kartı görüverdi. İkinci yarı işler G.Saray için kötü, Beşiktaş için olağan şekilde giderken sahneye Beşiktaşlı Ndidi çıktı. Ceza alanı ön çizgisi üzerinde topla debelendi, Torreira tıklayıverdi, İlkay da golü yaptı. Beşiktaş kazanabileceği maçı Ndidi'nin işgüzarlığı yüzünden kazanamadı. Ama G.Saray'ı ilk defa bir derbide bu kadar kötü gördük. Gelelim hakem Yasin Kol'a... Kardeşim okyanusu geçip derede boğuluyorsun. Aslında maçı çok iyi yönetti ama iki hata yaptı ki amatör kümedeki hakemler yapmaz. Oyun başlamış, 'Oyuncu değiştiriyoruz' diyorsun, oyunu durduruyorsun. Kural hatası değil ama saçmalık! Yardımcı hakem ofsayt kaldırıyor, 'Tamam, oyna avantaj' diyorsun, Sallai çok önemli pozisyonda ilerliyor, avantajı kesip düdüğü çalıyorsun. Bu işte çok önemli bir hata.

Yasin Kol mükemmeldi

Maalesef ligin tadı kaçmaya başladı. Lütfen bundan Galatasaraylılar alınmasın. 6 haftada puan farkı 6'ya çıktı. Üstelik G.Saray'a baktığımızda oyun genelinde çok mu iyi oynadılar? Hayır. Konyaspor zayıf bir takım mı? Bunun cevabı da hayır. Fakat maça bakıyoruz, G.Saray elini kolunu sallayarak 3 puanı alıveriyor. Bunun temel özelliği, yaratıcı, atletik, dikine çok çabuk oynayabilen hücum oyuncuları. Bir de Torreira denen G.Saray için çok şey ifade eden bir oyuncu. Mesela oyun kilitlenmiş, G.Saray'ın ahengi sağlayamadığı dakikalarda sahneye Barış Alper çıktı. Tıpkı geçen haftaki Eyüp maçındaki gibi. Dikine çok çabuk gitti, Yunus'a çıkardı, o da acele etmeyip topu çekti, öyle vurdu ve G.Saray'ı öne geçirdi. Devre biterken de sahanın en iyilerinden biri olan Yunus'un akıllı topuk pasıyla top İcardi'ye geldi. Zaten İcardi'nin yaptığı en iyi şey, ceza alanında o ölümcül gol vuruşunu yapabilmesi. Ceza alanında adam tek vuruşların üstadı. İkinci yarı bu sefer Torreira, uzaktan performansını taçlandıran golü attı, maç zaten biter gibi olmuştu, tam bitti.
Sonuçta G.Saray, sezonun henüz başında önemli bir puan farkı yakaladı. Bu puan farkı da tabii zorlu şampiyonlar Ligi dönüşlerinde veya öncesinde onlara daha rahat, daha cesur rotasyon yapma imkânı sağlayacak.Hakem Yasin Kol, tartışmasız şu anda ligimizin en formda hakemlerinden biri. Dün gece de bir-iki ufak hatası dışında mükemmele yakın maç yönetti.

G.Saray’ın hocası olamaz derler!

'Avrupa Fatihi Galatasaray' derler ama son yıllarda Galatasaray Avrupa'nın cücesi olma yolunda hızla ilerliyor… Frankfurt, Almanya'nın vasat bir takımı ve asla Galatasaray'dan daha iyi bir takım değil. Üstelik dün gece de Frankfurt, Galatasaray'dan daha iyi oynamadı. Peki bu tarihi skor nasıl oluştu, cevabı çok basit; bireysel hatalar... İlk 37 dakikaya bakıyoruz, Galatasaray önde, Barış Alper'le ikinci golü de bulabilirdi ama Yunus'un manasız fantezisi ile gelen hata Frankfurt'a beraberliği getirdi. Düşünebiliyor musunuz Şampiyonlar Ligi'nde 1-0 öndesiniz ama 13 dakikada 3 gol yiyip devreyi 3-1 geride kapatıyorsunuz. İkinci yarıda da Frankfurt 1-2 defa geldi, yine çok komik goller buldu. Önce top Sanchez'e çarptı gol oldu, ardından da oyuna sonradan giren Sane topla eveleyip geveleyince kaptırdı o da gol oldu. Uzun yıllardır böyle bir maç seyretmemiştim. Asla oyun üstünlüğü Frankfurt'ta değildi ve Frankfurt da attığı tüm golleri hazırlamadan, organize olmadan, Galatasaraylı oyuncuların bireysel hataları ya da kendi kalesine vuruşlarıyla buldu.
Gelelim Okan Buruk'a; ya kardeşim bir de Avrupa'da başarılı ol! Frankfurt'a yenilmen anormal değil ama böylesine farklı yenilmen ve bunu son birkaç yıl içinde bir çok kez yapmış olman sana fatura edilir. Sonra derler ki Okan Türkiye'de mükemmel ama asla Avrupa'da mücadele eden Galatasaray'ın hocası olamaz.