CANLI
SKOR
Ahmet Çakar

Ahmet Çakar

Tedesco artık eleştirilebilir!

Fenerbahçe yine kötü oynadı ve kazanamadı. Üstelik Tedesco'nun çok ağır şekilde eleştirilmesi gerektiği kanaatindeyim. Adama sorarlar, Yiğit Efe'yi sağ bekte başlatmanın sebebi nedir? Orada Mert Müldür var. Milli Takım ve Fenerbahçe'de o mevkide defalarca oynamış. Olmadı Semedo var, fakat Tedesco Yiğit Efe'yi sağ bek başlatıyor ve Göztepe'nin attığı golde aynı Yiğit Efe'nin zincirleme iki hatası var. Aslında Fenerbahçe Musaba ile birlikte oyuna iyi başladı. Aynı Musaba soldan inip aradan fare gibi boşluğa çıkan Nene'ye alda at dedi. Aynı Musaba bu golden sonra çok güzel vurdu. Direkten dönen top gol olsa belki de maç bitmişti. Ardından hem Yiğit Efe'nin hem de İsmail'in birlikte hatalarından Göztepe'nin beraberlik golü geldi.
İkinci yarı F.Bahçe topa sahip olsa da pozisyon üretemedi. Tedesco'ya bir diğer eleştirimiz de En-Nesyri'yi oyuna almamasıydı. F.Bahçe sağdan soldan ortalıyor ama vuracak adam yok.
Sonuçta; Tedesco daha önceki maçlarda skor geldiği için fazla eleştirilmemişti. Ama dün geceki puan kaybının baş sorumlusu Alman hoca ve hâlâ santrfor almamış olan yönetimdir. Guendouzi iyi oyuncu ama ofansif yaratıcılığı sıfır. 30 ona vereceğine 40-50 ver iyi bir golcü al. İşte dün gece yine iki puan gitti. Hakem Cihan Aydın için zor maçtı. Gergindi... İlk yarıda Skriniar'ın ayağından kapılan topa ki Göztepe hücuma kalkabilirdi faul icat etti. Ayrıca İsmail'e vermesi gereken sarı kartı da es geçti.

Barış atılmalıydı

Bir takım nasıl maç seçiyor derseniz, dün geceki karşılaşmayı, özellikle de G.Saray'ın ilk yarıdaki performansını örnek olarak verebilirsiniz. G.Saray, daha 31. saniyede öne geçti. Herkes 'Maç bitti, ağır farka gidiyor" dedi ama hiç de öyle olmadı. G.Saray'ın ilk yarıda bulduğu tek pozisyon yok. Buna karşılık Karagümrük, kısıtlı kalitesiyle çabuk atağa iyi çıktı, pozisyonlar üretti ve önce Abdülkerim, sonra da Sanchez'in hatalarıyla golü buldu. Abdülkerim 30 santim geride olsa ki olmalıydı, Karagümrüklü oyuncu ofsayta yakalanacaktı. Yakalanmadı, ceza alanı içinde futbolun argo deyimiyle Sanchez'i çarşıya yollayıp golü atıverdi.
G.Saray baktı ki pabuç pahalı, ikinci yarı başlayıp 10 dakika sıktılar, özellikle Sara'nın arzulu oyunuyla maçı bitiriverdiler. Sara, gelen ortaya mükemmel yükseldi ve G.Saray'ı öne geçirdi. Ardından da sahanın en kötülerinden biri olan İlkay'ın ortasında Osimhen, harika bir gol attı. Kolay değil, önünde rakip var, topu göğsünde yumuşatıp hemen vurmak önemli bir kalite. Sonuç olarak G.Saray dün gece kaybetseydi çok şey kaybedecekti. Üstelik iki Şampiyonlar Ligi maçı arası Türkiye Ligi'nin en zayıf rakibiyle oynuyordu.
Gelelim hakeme... Maç çok kolay, pozisyonlar temiz ama Barış Alper'e gösteremediği bir kırmızı kart var. Ayağını kaldırıyor, rakibin sırtını ayağıyla sıyırıp tabanıyla kafasına vuruyor. Hadi Atilla Karaoğlan görmedi, VAR da mı görmedi?

Ligin kaderini değiştirecek gol!

Ölüp ölüp dirilmek herhalde dün geceki maç için en iyi tarif olur. Fenerbahçe, kazanmayı asla hak edecek bir oyun ortaya koymadı . Hatta ilk yarıya baktığımızda süper bir Alanya, skandal bir Fenerbahçe vardı. Üstelik ilk yar-ı nın son saniyesinde direkten dönen top gol olsa Alanya 3-1 içeri girecekti. Belki de maçın kırılma anı bu toptu. Aslında Alanyaspor maça Hadergjonaj'ın attığı mükemmel golle adeta galip başladı. Fenerbahçe tel tel dökülüyordu ki Talisca ile beraberliği buldu. Aslında Musaba kötü orta yaptı, top Alanyalı oyuncunun sırtından yön değiştirdi. Talisca kaleciden önce dokunup beraberliği sağladı. Fenerbahçe toparlanır diyorduk ama toparlanamadı. Duran bir toptan amatör takımların yapmayacağı bir markaj hatasıyla kafa golünü yiyip mağlup duruma düştüler. İkinci yarı Alanya korktu. Hücum etmeyi hiç düşünmedi ve işte o dakikalarda iyi de oynasa kötü de oynasa kalite ortaya çıktı. Bakın kalite diyorum, oyun organizasyonu demiyorum. Önce Musaba kaleciden dönen topu tamamlayıp beraberliği getirdi ardından da belki de ligin kaderini değiştirecek gol geldi. O ana kadar Asensio denen oyuncu etkili deği l ama Talisca'nın önüne öyle bir top attı ki ve Talisca da kendine yakışır şekilde vurdu Fenerbahçe üç puanı kurtarıverdi. Bazen lig yarışında kötü oynarken de kazanmayı bilmek lazım. Tıpkı dün gece Fenerbahçe'nin yaptığı gibi.
Hakem Türkmen'i beğendim. Bir 2 faul hatası dışında iyi maç yönetti. Oosterwolde'ye kırmızı kart tartışmaları oldu. Her ne kadar bir darbe varsa bile Alanyasporlu oyuncu darbeyi alınca düşmüyor, bir iki adım atınca kendini yere bırak-ı yor ve bariz gol şansından Oosterwolde'yi attırmaya çalışıyor. Hakemin devam kararı doğru.

Oğuzhan Çakır iyi yönetti

Artık çanlar G.Saray için çalıyor. Dün geceki puan kaybı hem F.Bahçe hem Trabzonspor'u havaya soktu. Üstelik G.Saray'da kalecisinden İcardi'ye, Okan Buruk'tan İlkay Gündoğan'a kadar herkeste bir ruhsuzluk, isteksizlik mevcut. Tüm maç boyu tüm final pasları başarısız. Gereksiz top kayıpları, kaybedilen topları geri kazanmadaki geçen uzun süre alışılmışın çok dışındaydı. G.Saray, mütevazi Anadolu takımlarını İstanbul'da boğardı. RAMS Park'ta kimse kafasını kaldıramazdı ama dün gece hiç de böyle olmadı. Belki pozisyon buldular ama yedikleri gole bakıyoruz, tam bir defans hatası. Gaziantepli oyuncu iki kişinin arasından geçti, tamamlandı ve ardından Antep'in golü geldi.

Bu dakikadan sonra G.Saray, ciddi anlamda şansa bir gol buldu. Kazımcan'ın uzun taç atışı, Nazım Sangare'den sekti, Barış Alper bomboş tamamlayıverdi. Aslında bu golden sonra bu kötü G.Saray, maçı da kazanabilirdi. Abdülkerim'in kafasını çıkararak kaleci Zafer maç boyu kendisine fazla iş düşmemiş olmasına rağmen belki de maçı kurtardı. Sonuçta bugün F.Bahçe ve Trabzon kazanırlarsa ligin ikinci yarısında kartlar yeniden dağıtılacak. Hele son saniyede Antep'in kaçırdığı pozisyon gol olsa belki de G.Saray'da dinamikler yerinden oynayacaktı.
Hakem Oğuzhan Çakır kötü maç yönetmedi. 1-2 kart hatası, 1-2 de faul hatasıyla benim kriterlerime göre maçı iyi yönetti.

Lemina’ya çarpan top penaltı olmaz

Yıllardır G.Saray, F.Bahçe maçlarını domine eden takımdı. Ama dün gece sahadan silindiler. G.Saray'ı kaybettiği maçlar dahil olmak üzere ilk defa bu kadar kötü gördüm. Faul yapmaya bile mecali olmayan bir takım gördük. Buna karşılık F.Bahçe çok mu iyi oynadı? Hayır ama ikili mücadele, alan daraltma, rakibe yapışık oynama, ilk hamlelerin çabukluğu gibi çok önemli şeylerde kademe atlamışlar. Daha beşinci dakikadan itibaren maç kendini göstermeye başladı. Tedesco sadece başarılı bir teknik adam değil, üstelik çok da şanslı. Samsunspor maçında Musaba sahanın yıldızıydı, dün gecenin yıldızı ise iki gündür F.Bahçeli olan Guendouzi. Korkunç mücadele etti. Adeta agresifliğiyle, enerjisiyle hem takımı ateşledi hem de G.Saray'ı fena bozdu. Attığı golde de iyi vurdu. G.Saray maç boyu bir an olsun reaksiyon gösteremedi. İkinci yarıda da Oosterwolde'nin attığı harika gol, zaten kötü oynayan G.Saray'ı iyice aşağı düşürdü.
Uzun yıllardır böyle bir derbide takımlar arasındaki oyun makası bu kadar açık değildi. Bu, tabii ki F.Bahçe'ye ciddi bir psikolojik üstünlük getirdiği gibi G.Saray'da da kestiremeyeceğim sonuçlar doğurabilir. Halil Umut Meler birkaç sarı kart hatası dışında iyi maç yönetti. İlk yarıda Lemina'nın koluna çarpan top penaltı olmaz. Topu Abdülkerim dışarı doğru vururken Lemina'nın koluna çarptı. Böyle penaltı olmaz.

Aydın tartışmasız mükemmeldi

G.Saray zaman zaman tempoyu düşürse de Trabzonspor'u ezdi geçti. Bazı oyuncular ne kadar kötü oynasalar da her an sonucu değiştirebilecek yüksek kaliteye sahipler. Dün mesela Sane çok iyi oynadı, gol attırdı, müthiş hareketliydi. Sara da öyle. Yaptığı asistler sonuç getirmese de çok etkili bir oyuncu. Eren uzun bir süreden sonra sahalara döndü, çıkana kadar da fena oynamadı. G.Saray'ın ilk golüne bakıyoruz, müthiş bir yaratıcılık. Sane, Sallai'ye bıraktı, Sallai mükemmel bir orta ile Barış Alper'e 'al da at' dedi. Tabii Barış Alper de gelişine mükemmel vurdu. Devre böyle bitecek derken Eren Elmalı farkı ikiye çıkardı. İkinci yarı tuhaftır G.Saray birden durdu. O ana kadar sahada olmayan Trabzonspor, gelmeye başladı ve üstelik golü de buldu. Belki maçın kırılma anı Trabzonspor'un yakaladığı ikinci gol pozisyonu.

Olaigbe iyi vursa maç 2-2'ye gelecekti, sonra ne olurdu bilemiyoruz. Bu golü kaçırdı, ardından sahnede yine Sane vardı. Vurur gibi yaptı, defansın arkasına sarktı, Yunus'a golü attırdı. Tabii böylesine gollü bir maçta İcardi gol atmadan olmaz. O da Kazımcan'ın akıllı pasıyla golünü attı ama İcardi'nin golü tam bir Allah vergisi yetenekte. Önce ön direğe koşu yaptı, sonra birden rakip stoperin arkasını dolaşıp bomboş pozisyonda vurdu. Sonuçta G.Saray için her şey yolunda ama Trabzonspor'un kadrosunda öyle oyuncular var ki Süper Lig'in vasat takımında bile oynayamazlar.
Bu tür maçlarda hakem tartışılırdı ama Cihan Aydın hiçbir tartışmaya mahal vermeden mükemmel maç yönetti.

Asla bu seviyenin hakemi değil

Beşiktaş bu sene tek tutunacağı dal olan Türkiye Kupası'na çok iyi başladı ama asıl şaşırtan F.Bahçe'nin performansı. 1-2 oyuncu dışında tel tel döküldüler. Szymanski futbolu ve F.Bahçe'yi kafasından silmiş. Kerem kötü oynadıkça strese giriyor. Dün gecenin hayal kırıklığı Oğuz. Çok geriye gitmiş. Bir tek Asensio iyiydi. Beşiktaş iyi çıkıp iki tane gol attı. Her iki gol de Abraham-Cerny ortaklığı. İlk golde Abraham, Cerny'nin önüne mükemmel bir pas verdi, Cerny de dar açıdan golü buldu. Aynı Abraham, devre sonuna doğru manasız bir penaltı yaptı. Mert Müldür'ün formasından çekti, forma uzadı, VAR ile haklı bir penaltı geldi
İkinci yarı pozisyon üreten takım Beşiktaş'tı. Bir dakika içinde neredeyse kaleci Tarık, 2-3 önemli gol pozisyonunu bertaraf etti ama son dakikada Cerny'ye engel olamadı. Bu golde Abraham pas vereyim dedi, veremedi. Sanki topun üzerinden atlamışçasına bir asist yaptı, Cerny de Oosterwolde'den kurtulup golü yaptı. Oosterwolde'nin o pozisyonda Cerny'ye atlayışı üst düzey stoper mantalitesine sığmaz.
Hakem Oğuzhan Çakır, bu seviyenin hakemi değil. Vermediği kartlar, çaldığı fauller bu tip bir maça yakışmıyor. Son dakikalarda Orkun tam kafayı vururken Oosterwolde tarafından itildi, Beşiktaş'ın penaltısı güme gitti. Szymanski ile F.Bahçe'nin beklediği penaltı tartışılır. Djalo topa hamle yapıyor ve topla teması var. Bundan dolayı hakemi eleştirmem.