Makul bir mali güç yaratma varsa kafasında, "Dördüncü Yıldız" için bir sene Avrupa'dan vazgeçmek doğru hedeftir.
Saracoğlu tribünlerini her hafta 40 bin kişiyle doldurmak, ekranların başına gene milyonlarla Fenerli toplamak büyük hedef, sarı lacivert camia için büyük özlemdir.
..Ve o büyük kompleksi, Dördüncü Yıldız eksikliğini yok etmek, Avrupa'dan öndedir!
Bir şey daha.. Konu eski ama kapanmadı.
Ali Koç'a vurmak için pişirilip pişirilip gündeme konuyor.
Akhisar maçından sonra takımı, Comolli başta, otobüsle İstanbul'a göndermek doğru karardı. Alkışladım ben..
"5 saat bir arada, siz size kalın.. Düşünün ve konuşun "Ne halt ediyoruz biz' diye" verildi o karar.. Ceza olmanın ötesinde "Takım olma" eylemiydi, kadronun gecenin sessizliğinde, 30 metre kare alanda baş başa bırakılması..
O kararı da çok doğruydu Ali Koç'un..
Keşke tükürdüğünü yalamasa.. Keşke Ersun'u getirip "Eski Fenerbahçe"ye dönmeseydi.
Geçen hafta "Ersun" lafları çıkarken "Yapma.. Acele etme.. Devre arasına dek bekle.. Dünya çapında bir hoca bulabilir ve Fenerbahçe'de, Galatasaray benzeri bir 'Derwal' dönemi başlatabilirsin" demiştim.
Rıdvan Dilmen ayni şeyi iş işten geçtikten sonra, Erzurum maçının ardından NTV'de söyledi. "Ali Koç, dünya çapında bir hoca ile 3 yıllık anlaşma yapmalıydı" dedi.
Salı sabahı haber dünyaya yayıldı. Manchester United, Mourinho'yu kovmuştu.
Dünya ve Avrupa Kupası başarısızlıklarından sonra Almanya'nın Derwall'i kovduğu gibi..
İkinci yarıya puan cetvelinde belki sonuncu, ama başında Mourinho ile başlayan bir Fenerbahçe düşünün şimdi..
Mourinho ile Saraçoğlu'na çıkarken Fenerbahçe, ben Galatasaraylı, ben 2000 yılından beri stadyuma gitmeyen Hıncal, orada olmak, o heyecanı, o coşkuyu teneffüs etmek isterdim...