CANLI
SKOR
Levent Tüzemen

Levent Tüzemen

Kazanılan penaltıyı Orkun kullanmalıydı

Ayağımıza gelen fırsatı değerlendiremedik ve Galller'i elimizden kaçırdık. Zaman zaman üstün ve etkili oynadık. Topun ve oyunun hâkimiydik. Pozisyonlara girdik ama saman alevi gibi organize olduk. Kazandığımız penaltıyı Kerem ile kullanamadık. Kerem'in penaltıyı atması hataydı. Galatasaray'da oynarken Kerem penaltıcı değildi. Yine de Kerem'in Milli Takım'a yaptığı katkıyı ve attığı golleri unutmayalım. Bu kritik penaltıda topun başına sert ve isabetli şutlar atabilen, sakin bir kimliğe sahip Orkun'un geçmesi daha doğru olurdu. En kötü ihtimalle Yunus penaltıda topun başına geçebilirdi. Çünkü Milli Takım'ın maç boyunca en etkili oynayan oyuncusu Yunus oldu. Arda yoruluncaya kadar Yunus ile isabetli paslaşmalar üretti.
Galler'in kompakt oyunu, Barış ile Kerem'in geniş alanlar bulmasını engelledi. Ferdi ile İrfan Can'ın yokluğu, Kenan Yıldız'ın cezalı olması Montella'nın hamle yapması konusunda elini kolunu bağladı. Hakan'ın sakatlanarak çıkması ritmi bozdu. Montella, forvette henüz hazır olmayan Enes'in yerine Semih'i tercih etmeliydi. Beraberliğe sıkıldık ama gruptan lider çıkmamız konusunda kozlar hala bizim elimizde. Karadağ'da sakatlıklar yüzünden hayli eksik olacağız. Montella'nın iyi planlama yapması şart.
Kayseri tribünleri güzel bir destek verdi. Her şehir milli maç oynamaya uygun değildir. Örneğin; Konya, Bursa, Eskişehir, Samsun, İzmir'den sonra Kayseri de milli maçlara ideal ev sahipliği yapacağını kanıtladı. Galler gibi soğuk iklime alışık bir ülkeyi soğuk havasıyla ünlü Kayseri'ye getirmek düşünülmeden yapılmış bir planlamaydı.

Osimhen için bir oyuncu satılabilir

🔴 Galatasaray'da herkes Osimhen'in bonservisinin alınıp alınmayacağını merak ediyor. Bonservisi alınacak mı?
Galatasaray, Osimhen'in bonservisini almak için büyük bir planlama yapıyor. Sadece sponsorlar bu işin içinde olmayacak. Ayrıca Napoli ile yapılacak anlaşma için Galatasaray'dan bir oyuncu satışı da gerçekleşebilir. Yurt dışı kaynaklı çalışmalarda büyük bir gelir elde edilmesi bekleniyor. Bu paranın büyük bölümü, Osimhen için kullanılacak. Galatasaray'ın transferde istekli olmasının ana nedenlerinden biri Nijeryalı futbolcunun takıma çok çabuk uyum sağlaması, maçlarda 40 yıllık Galalatasaraylı gibi oynaması etkili. Taraftar da İcardi gibi Osimhen'in de takıma kazandırılmasını istiyor. Osimhen ise "G.Saray'da mutluyum, transferim gerçekleşirse daha da mutlu olurum çünkü bütün takım ve taraftarlar bana karşı çok büyük sevgi gösteriyor" sözleriyle bunu göstermiş durumda.





AZİZ YILDIRIM BİLE 'KOÇ SPOR' DEMİŞTİ

🔴 Işın Çelebi, Galatasaray Divan Kurulu'nda önemli açıklamalar yaptı. Sizin yorumunuz nedir?
Işın Çelebi, divanda çok özel açıklamalar yaptı; Fenerbahçe ve Beşiktaş'a baktığınız zaman her yerinden Koç Holding'in sponsorluğu fışkırıyor, Galatasaray'da Koç Holding'le ilgili hiç reklam yok. Bu ülkede Koç Holding'in mamullerinden sadece Fenerbahçe ve Beşiktaşlı aileler mi faydalanıyor. Galatasaraylı aileler de Koç ürünlerinden kullanıyor. Eski bakan Işın Çelebi'nin söylemlerinde ciddi bir serzeniş vardı. Oysa ben böyle bir açıklamayı Galatasaray yönetiminden beklerdim. Galatasaray'ın şu anki mevcut localarında kullanılan televizyonların hepsi Koç Holding markalı. Koç ailesinin Galatasaray'a reklam vermemesinin altındaki gerçekleri Işın Bey dile getirmeye çalıştı. Sadece Fenerbahçe ve Beşiktaş'a sponsor olarak yatırım yapmak, rekabet adına adaletsizlik ve haksızlık olur. Hatta Başkan Ali Koç işi o kadar abarttı ki verdiği sponsorluklar konusunda eski başkan Aziz Yıldırım, F.Bahçe'nin Koç Spor olduğu yorumu yapmıştı.

FRANKFURT'TAN SANTOS İSMİ GÜNDEME GELDİ

🔴 Muslera'nın yerine kaleci bakılıyor mu? Galatasaray'ın bir listesi var mı?
Teknik direktör Okan Buruk, bir basın toplantısında sezon sonu Muslera'nın gideceği konusunda bilgi verdi. Çocukları okula gittiği için Uruguaylı kalecinin ailesi, ülkenin başkenti Montevideo'da yaşıyor. Hatta milli maç arasında Muslera, ailesinin yanına uçtu. Galatasaray'da büyük başarılara imza atan, şampiyonluklar yaşayan, kupalar kaldıran Uruguaylı eldiven, kulüp tarihe adını altın harflerle yazdırdı. Galatasaray yönetimi, yeni kaleci konusunda ciddi çalışmalar yapıyor. Bir ara E.Frankfurt'un 21 yaşındaki Brezilyalı kalecisi Kaua Santos ile ilgilendiklerini duydum. Bence yönetim Muslera'dan sonra Galatasaray'ın kalesine transfer edeceği isim konusunda Uruguaylı yıldızdan destek almalı. Çünkü Muslera'nın özellikle Güney Amerika kökenli kalecileri yakından tanıdığı söyleniyor. Kendisi gibi G.Saray'a uzun yıllar hizmet edecek bir kalecinin ismini yönetime vermeli.




SORUNU YABANCIYLA ÇÖZMEK KOLAY DEĞİL!

🔴 Beşiktaş ve Fenerbahçe yabancı hakem istiyor. Galatasaray'da istemeli mi?
Oscar Wilde şöyle der; 'İnsanın kendiyle yüzleşmeye yüzü yoksa, başkalarının hatalarıyla oynar durur…' Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin yabancı hakem istemesi, bu söylemle örtüşüyor. İki kulüp, hakemlerin eğitilmesini istemiyor, kolaycılığı seçip, ısrarla yabancı hakem istiyor. Ülke olarak FIFA ve UEFA'ya bağlıyız. Avrupa'da maç yöneten FIFA kokartlı hakemlerimiz var. Sorunu yabancı hakemle çözmek kolay değil. O zaman FIFA ve UEFA bize ne gözle bakar. Galatasaray, yabancı hakem ister mi bilemem ama bütün kulüpler "Yabancı hakem istiyoruz" şeklinde deklarasyon yayınlarsa bunu TFF gözden geçirebilir. Ama tüm maçlara yabancı hakem atamak, FIFA ve UEFA'da da ciddi bir güvensizlik yaratır. Kaliteli yabancı eğitmenler getirelim, kaliteli yerli eğitmenlerle ortak çalışmalarını sağlayalım, hakemlerimizi de tespit ederken güçlü bir karakter analizi yapalım.

Davinson yönetti, Osimhen attı!

Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ü ölümünün 86. yıl dönümünde saygıyla, özlemle ve minnetle anıyorum. G.Saray taraftarının 10 Kasım için hazırladığı koreografi muhteşem ve duygu yüklüydü. Emeği geçenleri kutluyorum. G.Saray, Tottenham zaferinden sonra Karadeniz'in hırçın takımı Samsunspor'u yendi ama bir hayli de zorlandı. Sahanın en iyisi Davinson Sanchez ve iki gol atan Osimhen oldu. Davinson Sanchez'i efsane oyuncu Popescu'ya benzetiyorum. Kolombiyalı yıldız, oyunu maç boyu mükemmel kurdu, kademelere akıllıca girdi, G.Saray'ın yaptığı hücumların başlangıcına pasları ile imza attı. Okan hocanın Jakobs'un sakatlığı sonrası Nelsson'u alıp Davinson'u sağ tarafa itmesi bence doğru değildi. Çünkü Nelsson kafa olarak hazır değil. Fazla yedek kalmak onu etkilemiş. Özellikle Soner'e yaptığı penaltı acemilik bile değil. Sırtı dönük oyuncuyu neden itersin? Bu penaltı Samsunspor'u moral olarak yükseltti, G.Saraylı oyuncuları da gol yememe adına baskıya aldı. İyi ki Osimhen var. İcardi'nin yokluğunda G.Saray kalan maçları sadece Batshuayi ile götürmekte zorlanırdı. Osimhen'in varlığı takıma pozitif enerji veriyor, Nijeryalı yıldız egosuz bir karaktere sahip. Çok koşup çok mücadele ediyor, yardıma gidiyor. İki golü, kalitesinin ve takipçiliğinin eseri. Okan Buruk'u ligde ve Avrupa'da yenilgisiz gittiği için kutluyorum. Kendisine bir önerim var; Nelsson ile üçlü savunma oynanmaz.

Tottenham’a futbol eziyeti!

Şu anda Napoli'nin başındaki Antonio Conte, Juventus'ta hocayken Mancini'nin yönettiği G.Saray'a elenmişti. O gün Conte şöyle dedi: "Drogba'nın asist yaptığı, Sneijder'in gol attığı bir takım, büyük bir takımdır!" Tottenham'a karşı İcardi'nin top çalıp, Mertens'in asist yapıp, Osimhen'in gol attığı G.Saray, Conte'nin dediği gibi büyük bir takım olduğunu kanıtladı. İşte bu G.Saray'ın gerçek yapısı! Çünkü G.Saray'ın genetiğinde Avrupalı takımları yenmek var. Avrupa'da başarılı olmak var. 65 dakika G.Saray, İngiltere'nin en formda takımı Tottenham'a resmen futbol eziyeti yaptı. UEFA'nın şampiyonluk adayları arasında ilk sırada gösterdiği, Mourinho'nun final oynar dediği Tottenham'ı G.Saray dağıttı. Eğer iki gole imza atan Osimhen ile İcardi, yakaladıkları fırsatları kaleci ile karşı karşıya kaldıklarında gol yapsalardı G.Saray, tarihinin en farklı Avrupa galibiyetini alırdı. 65 dakika topa hakim olan, sahayı Tottenham'a dar eden, kanatlardan etkili ataklar yapan G.Saraylı oyunculardı. Tottenham 10 kişi kaldıktan sonra G.Saray'ın oyunu bozuldu, panik ve telaş başladı. Davinson Sanchez'in, Torreira'nın, Sara'nın, Kaan Ayhan'ın müthiş oyunları G.Saray'ı ayakta tutarken 3 puanı da getirdi. Pozisyonları durdursak ve ne oldu diye sorsak, tüm sporseverler hatta İngilizler bile gol cevabı verir. Üçlü savunma ile G.Saraylı oyuncular bu oyunu lige taşırlarsa galibiyet serileri devam eder.

Cesur olacaksın!

G.Saray'ın çift forvetle derbiyi kazanması, futbol ukalalarına ders oldu! Çok bilmişler, "Okan Buruk, İcardi-Osimhen ikilisini sahaya sürerse perişan olur. Beşiktaş rahat kazanır" dediler. Futbolda iyi oyuncuların varsa cesur olacaksın. Geçmişte Tanju-Kovacevic, Nonda-Ümit Karan, Elmander-Baros, Burak-Drogba ikili forvet olarak görev yapmadılar mı? G.Saray'ın genetiğinde kaliteli forvetlerle oynamak hep var. Ne oldu? İcardi faulü kazandı, Osimhen kafa ile attı. G.Saray'ın geliştirdiği ataklarda bu ikilinin imzası vardı. Buruk, asıl riski sol bek oynatarak aldı. Barış, mücadeleci oyuncu ama sol bek oynamayı bilmiyor, pozisyon alamıyor, yerini kaybediyor. Rakibi geçme konusunda gereksiz inat yapıyor ve faullere neden oluyor. Beşiktaş'ın etkili olduğu anlar hep Barış'ın bölgesinden gerçekleşti. Osimhen-İcardi önde baskı yaptı, Sara mükemmel oynadı. Sanchez ve Osimhen'in kafa gollerine milimetrik ortalarını yaptı. Abdülkerim riske girmedi, Sanchez kendine güveniyordu ancak Rafa'ya ilk yarıda yaptığı hareket sarı kart olmalıydı. Bu arada ilk yarıda Uduokhai'nin İcardi'ye zamanlama hatası ile yaptığı darbe penaltıydı. Muslera tecrübesi ile defans arkasına atılan toplara bir libero gibi müdahale etti. Yunus kanattan toplarla Beşiktaş kalesini tehdit etti, Sallai sadece işin savunma yönünde kaldı. Torreira ikili forvet oynamanın orta sahaya bıraktığı baskıyı çok koşarak, iyi mücadele ederek engelledi. Buruk hastaneden çıkıp geldi, ikili forvetten vazgeçmedi. Oyunu kenardan oyuncuları ile beraber yaşadı. Derbiyi kazanarak ligin tek yenilgisiz hocası oldu.

İlk yarı cennet, ikinci yarı cehennem gibi!

TUSAŞ'a yapılan hain terör saldırısını lanetliyorum. Bu saldırıda şehit olanlara Allah'tan rahmet, yaralananlara da acil şifalar diliyorum. Maçı bu üzüntü içinde izledik. Galatasaraylı oyuncular, izleyenlere ilk yarı cenneti, ikinci yarı da cehennemi yaşattılar. Soyunma odasına 3-0'lık skorla girmek bence Galatasaray'ın ilk yarıda oynadığı kaliteli futbolun karşılığı değildi. İcardi, Osimhen, Yunus, Barış, Mertens müthiş pozisyonlar buldular ama Elfsborg kalecisi Pettersson'u geçemediler.
İkinci yarı, Galatasaray'ın oyununa yine aynı virüs girdi. Futbolcular, "Biz bu maçı kazandık" havasına bürününce cehennem dakikaları başladı. İsveç ekibinin ilk golü göstere göstere geldi. İkinci golünde ise Barış Alper gibi profesyonel bir oyuncunun yaptığı hareket amatörce bile değildi. Okan hoca, Osimhen'i İcardi ile birlikte oynatarak 3-4-1-2 sistemini denedi. İlk yarıda bu sistem çok başarılı oldu. Üç şahane gol gördük, en az üç-dört tane daha Galatasaray'ın yüzde yüz gol pozisyonlarını kaçırdığında tanık olduk. 3-4-1-2'yi oynarsın ama futbolcularını doğru seçmen gerekir. Savunma üçlüsünden biri sprinter olmalı. Okan hoca, bu sistemde ısrar edece kse üçlünün solunda Ismail Jakobs oynar. Çünkü Abdülkerim ağır kalıyor. Abdülkerim artık çalım atma sevdasından vazgeçmeli. Çünkü kaptırdığı toplar Galatasaray'a pozisyon oluyor ve İsveç ekibi de üçüncü golü bu sayede attı. Birçok pozisyonda da hatalarını Yunus kapattı. Tabela açısından Galatasaaray, farklı kazanması gereken bir karşılaşmayı ecel terleri dökerek aldı.

İşte gerçek lider

Antalyaspor maçı Galatasaray'ın büyük golcüsü İcardi'nin dönüşü oldu. Arjantinli yıldız, ilk golü kafayla atarken topu iğne deliğinden geçirdi. İkinci golde sol ayağıyla sakin, dengeli ve kaliteli bir vuruş yapıp kaleciyi çaresiz bıraktı. Bir penaltısı da verilmeyen İcardi sadece bir golcü olarak sahne almadı, Galatasaray'ın saha içi öğretmenliğini de yaptı, arkadaşlarını nasıl pozisyon alacakları konusunda uyardı. Yani İcardi lider olduğunu kanıtladı. Pozisyon zenginliği, oyun hakimiyeti, topa hükmetmek Galatasaray'ın elindeydi. Özellikle hücum bölgesinde yakalanan pozisyonlarda final pasları daha isabetli olsaydı Galatasaray, skor olarak farka giderdi.
Okan Buruk belki Kerem Aktürkoğlu'nu kaybetti ama ısrarla takımda kalmasını istediği Yunus Akgün'den müthiş verim almaya başladı. Galatasaray'ın Antalya kalesine yaptığı hızlı hücumlarda Yunus'un topla dikine attığı deparlar çok etkiliydi. İkinci golde İcardi'ye yaptığı asist de kalite kokuyordu. Sallai'de Rashica kumaşı var. Macar oyuncu, sadece hücuma destek vermiyor, savunmaya da gelip yardım ediyor, ayağındaki topları basit ve akıllı kullanmaya özen gösteriyor. İki tane net pozisyonda şanssızdı, kaleci Piric'i geçemedi. Sara'nın kalitesi her maç yükseliyor. Sara çok koştu, mücadele etti, savunmadan kritik toplar çıkardı, hücumda arkadaşlarına etkili paslar attı. Sara'nın bu çalışkanlığı, Torreira'nın daha güvenli oynamasını ve daha az yorulmasını sağlıyor.
Abdülkerim'e uyarım var; çok mücadele ediyor ama topla savunmadan çıkarken riske girmeden pas vermeli. Çünkü kaptırdığı toplar Galatasaray'a pozisyon oluyor. Şu gerçek; Galatasaray'ın kadrosu bazı bölgeler için çok geniş değil. Eğer savunmanın sağında Kaan Ayhan, solunda Jakops'un yerine giren Berkan oynuyorsa bu Okan Buruk'un çaresizliğini gösterir. Çünkü Kaan da Berkan da orta sahada etkili görev yapabilen oyuncular. Bu ikili iyi oynadılar, etkili paslar attılar ama savunmanın kenarları devre arasında genişletilmeli.

Ders verdik

Erken golle geriye düştük, yılmadık. İrfan Can'ın harika golüyle skoru dengeledik. Hakan'ın çift ayak vuruşu nedeniyle penaltımız doğru bir kararla iptal oldu ama dağılmadık. İkinci penaltıyı Hakan gole çevirdi. Tam "Kazandık" derken hatalı gol yedik. İnancımızdan vazgeçmedik, çünkü maçın başından itibaren Milliler kazanmayı hak eden bir oyun oynuyorlardı. Kerem'in inatçılığıyla kazandığımız topu, Arda ile gole çevirdik. Finali yine Kerem'in muhteşem golüyle yaptık. İzlanda'ya futbol dersi verdik. Üst üste geri dönüşlere imza attık ve dev bir zafer kazandık. Kazanamama büyüsünü nihayet bozduk, Reykjavik kâbusunu bitirdik. Tüm oyuncuların yüreğine, ayağına, mücadelesine ve inancına sağlık. Hepsini alkışlıyorum.
Soğuk havada, ayakta durmayı zorlayan kaygan zeminde yediğimiz erken gol Milliler'i olumsuz etkilemedi. Oyunun hakimi bizdik. Yine önde baskı yaptık, ikili mücadeleleri kazandık, topa hükmettik, rakip kaleye çok adamla baskı kurduk, İzlanda'yı 11 kişi sahasına hapsettik. A Ligi'ne yakıştığımızı oynadığımız şahsiyetli, kaliteli ve akıllı futbolumuzla kanıtladık. Mücadele olarak mücadelenin temsilcileri sayılan İzlanda'yı fizik güç olarak alt ettik, hatta top bile göstermedik. Kenan Yıldız, Kerem, Arda, İrfan Can, Kaptan Hakan, Orkun yorulmak bilmediler. Hele Kenan 3 kişilik oynadı, İzlanda'nın sağını resmen dağıttı. Montella'nın elinde altın bir jenerasyon var. EURO 2024'te önümüzü kestiler. Bu oyuncular Dünya Kupası'na gitmeyi hak ediyor. Çünkü yenilgiyi kabul etmeyen, vazgeçmeyen ve kazanmayı alışkanlık haline getiren oyuncu grubuna sahibiz.

Hamleler doğruydu

Arzulu, istekli, coşkulu, çok iyi organize olan, topa hakim olan, oyuna hükmeden bir Milli Takım izledik. Montella'nın sahaya sürdüğü 11'in tek eksiği, ideal bir golcümüzün olmamasıydı. Yunus, Kerem, Barış ile kanatlardan ve merkezden Karadağ kalesine yüklendik. Duran toplarda kafa vurmaları için Merih ile Abdülkerim'i hücuma yolladık. Orkun ve Hakan'ın dış şutlarıyla gol aradık. Karadağ'ın savunmada park ettiği otobüse takıldık. Arda'nın sihirli sol ayağıyla final pasları atmaya çalıştık. Yüklendik, ön alan baskısı yaptık ama golü bulamadık. Uzun Karadağ savunmasına yüksek ortalar yapmamız hataydı. Çünkü yerden ayağa pas yaptığımız sürece oyuna ve topa etkili sahip olduk. Montella'nın, Arda-Hakan- Orkun üçlüsünü bir arada oynatması orta alanda sıkıntı yarattı. Direncimizi yukarı çekecek ve rakibi karşılayacak "Torreira, Amrabat" tipi bir oyuncuya ihtiyaç var. Karadağ bazen orta alandaki zaafımızdan yararlanıp hızlı atak girişimlerinde bulundu ama Merih ile Abdülkerim bu atakları önledi.Montella oyunu iyi izledi ve doğru hamleler yaptı. İdeal santrfor adına Bertuğ hamlesi, Milliler'in hücumda çok adamla olmasını sağladı. Zeki ile İrfan Can Milli Takım'a enerji kattı ve hücuma zenginlik getirdi. İtalyan hoca, Kenan Yıldız'ı oyuna alınca Karadağ'a aradığımız darbeyi vurduk. Kenan'ın vuruşunda direkten dönen topu İrfan Can fırsatçılığı ile gol yaptı. Montella'nın çok yorulan Arda'nın yerine orta alana Kaan Ayhan'ı alması, gol yememek ve rakibi önlemek adına çok doğru bir hamleydi. Çok iyi oynadık, Karadağ'ı sahasına hapsettik, çok pozisyona girdik, çok kaçırdık ama haklı bir galibiyet aldık.

Yunus Akgün kabına sığmıyor

Rigas maçının kadrosunu Okan Buruk, "Size güveniyorum, Alanya maçını çıkın oynayın, kazanın ve taraftarınıza kendinizi affettirin" anlayışı ile sahaya sürdü. Kadroda tek fark Muslera'nın geri dönüşüydü. 60 dakika boyunca G.Saray çok iyi oynamamasına rağmen istekli ve coşkuluydu. Oyunun kontrolü G.Saray'daydı. Alanyaspor kalecisi Ertuğrul ciddi pozisyonları kurtardı. Yunus'un kabına sığamaması, istekli hali, G.Saray'ın hücumda etkili olmasını sağladı. Sara'nın enfes pasında Yunus'un topu kontrol etmesi ve yaptığı aşırtma ile golü atması alkışlanacak güzellikteydi. Eğer Barış, Mertens, Sara final paslarında topun şiddetini ayarlayabilselerdi G.Saray skor zenginliği yaşayabilirdi. Özellikle Barış Alper'de çok ciddi düşüş var. Barış'ın ayakları ile beyni aynı frekansta buluşmuyor. Özellikle girdiği pozisyonlarda ille golü ben atayım saplantısından çıkamayıp pas vermeyi düşünmemesi İcardi ve Mertens'in gol atmalarını engelledi. Barış'ın gerçekten dinlenmeye ihtiyacı var. Türkiye'deki maçları izleyen Montella'nın, Barış'ın düşüşte olduğunu görmesine rağmen milli takıma çağırması bence hata. G.Saraylı oyuncularda 60. dakikadan sonra ciddi bir yorgunluk gözlemledim. Bu durum, G.Saraylı oyuncularda gol yeme korkusu ile panik ve telaş yaratırken Alanya cesaretlenip daha fazla atak yaptı. Tabela üzerinden bakarsak G.Saray, önemli üç puan aldı. Milli maç arasının hem Okan Buruk hem de G.Saraylı oyunculara toparlanmaları ve yeniden ritim yakalama adına bir şans olacaktır.