CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Sorun orta saha!

Dile kolay, deplasmanda 9 maçlık bir sürede Trabzonspor gibi büyük bir takımın aldığı puan sayısı 4! Yani Hatayspor'dan sonra gelmekte. Kayserispor maçı bu istatistiği tersine çevirme açısından büyük önem taşımaktaydı. Çünkü önce kupa, sonra kendi sahanızdaki iki maçta alınan farklı sonuçlardan sonra beklentiler de artmıştı. Ama gel gör ki değişen hiçbir şey yok! Kayserispor gibi transfer tahtası kapalı, alt sıralardan kurtulmaya çalışan ve cezalı oyuncularından yoksun bir ekibe karşı alınan 1 puanda öne çıkan oyuncu Uğurcan ise söylenecek herhangi bir sözümüz yok! Sezon başından beri gerçekten Uğurcan her maçta takımı ayakta tutan ve alınan puanlarda en fazla katkısı olan isim. Dün de ilk yarı mükemmel hamleleriyle golü önledi. Ardından ikinci yarıda kritik iki pozisyon var ki bir takım için kalecinin neden önemli olduğu gerçeğini gösterdi. Maçın ilk 20 dakikasında Kayserispor, oyunu kendi alanında kabul etti. Trabzonspor'un kaybettiği toplardan sonra çabuk atak girişimleri ile gol pozisyonuna girmeye çalıştı. Sorun yine orta alandaki organizasyon bozukluğundaydı. Ozan, ortalarda hiç yok. Mendy, baskıda kayboldu. Anlamsız bir şekilde çift sarı karttan kırmızı kart gördü. Umut ise sadece mücadele etmeye çalıştı. Böyle bir orta saha ile iki kenarda istenilen atak girişimleri gerçekleşmediği için girilen gol pozisyonlarında duran toplar öne çıktı. Yeni transfer Sikan, savunma arkasına koşular yapmasını seven bir oyuncu. Kenardan çok merkezde daha fazla katkı yapabilir. İkinci yarı yapılan oyuncu değişikliklerinden sonra çok daha farklı görüntülerin ortaya çıkacağı beklentisi vardı ama gerçekleşmedi. Sonuçta deplasman fobisi hâlâ devam ediyor!

İşte beklenen Trabzonspor

Trabzonspor'da artık görünen o ki taşlar yerine oturmaya başladı. Büyük takım olma refleksi yeniden öne çıktı. Alanyaspor kupa maçıyla başlayan süreç önce Antalyaspor, ardından Sivasspor müsabakasıyla bir büyük değişimin habercisi oldu. Kadro istikrarının yakalanması ve kazanma alışkanlığı her geçen gün beklenen bir yapıyı ortaya çıkardı. Sivasspor maçında orta sahada Mendy, Ozan ve Umut'tan oluşan üçlü ilk kez beklenen etkiyi gösterdi. Mendy hem savunmada hem de hücuma verdiği destekle öne çıktı. Ozan ise savunma aralarına yaptığı koşularda rakibin dengesini bozan oyuncu oldu ve Visca'nın mükemmel asistiyle 3. golü attı. İlk 13 dakikada iki farklı öne geçtikten sonra dünkü maçta Trabzonspor'da en fazla göze çarpan, topun kaybedildiği yerde kazanma süresiydi. Kazanılan toplardan sonra yapılan atak girişimlerini rakibin eksik yakalanmasıyla çok daha etkili oldular.
Savunmada Batagov genç yaşına rağmen her geçen gün takıma katkı yapıyor. Özellikle Trabzonspor savunmadan çıkarken, oyun kurucu kimliğiyle pozitif katkı yapmakta. Oynanan oyun, her geçen gün öz güveni üst seviyeye çıkan oyuncular ve sakatlıktan dönenleri de düşündüğümüzde yarınlar için arzu edilen bir takımın ortaya çıkacağını düşünüyorum.
Uğurcan Çakır'ı dün durum 3-0'ken kazanılan penaltıda atışı kullanmak istemesi yanlışlığı içerisinde gördük. Uğurcan, bu takımın penaltıcısı belli. Bu yaptığın sana hiç yakışmadı.

Nwakaeme takıma şeflik ediyor

Trabzonspor'un ligdeki konumunu düşündüğümüzde Avrupa kupalarına katılabilmek için Türkiye Kupası çok daha önemli. Maçı iki ayrı bölümde değerlendirmek gerekiyor. İlk yarı sorunlarla dolu bir oyun vardı. Kenarlardan yapılan atak girişimleri yetersizdi. Savunma oyuncularının bireysel hataları öne çıktı. Alanyaspor'un özellikle Augusto ile geliştirdiği ataklar vardı. Serdar Dursun ile de bu pozisyonların birinde gole yaklaştılar. İkinci yarı Anthony Nwakaeme'nin oyuna girmesiyle ilk devreye göre çok daha farklı ve sezon başından bu yana görmek istediğimiz bir Trabzonspor vardı. Nwakaeme (35) ilerlemiş yaşına rağmen sahada olduğu zaman arkadaşlarını oyuna katıyor. Lider özelliğiyle takıma şeflik ediyor. Edin Visca, golünden başka oynadığı futbol ve Nwakaeme'nin attığı golde yaptığı asistle mükemmel bir performans gösterdi.
Orta alanda Muhammed Cham, ikinci yarıdaki performansını daha da geliştirmek zorunda. Çünkü Trabzonspor'un bu bölgede oyun aklı olan bir oyuncuya ihtiyacı var. Simon Banza, ceza alanı içerisinde topla buluştuğunda etkili ve golü rahatlıkla yapabilecek yetenekte bir isim. İkinci yarıda Trabzonspor'un oyunu, ilerleyen maçlarda beklenen ve arzu edilen görüntüleri ortaya çıkaracaktır. Eksiklikler yok değil ama bu maçta alınan 3 puanla oyuncuların öz güvenlerini tekrar kazanmaları, motivasyonlarının üst düzeye çıkması bundan sonraki maçlar için umut verdi.

Yıldızı Uğurcan!

Dile kolay Özkan Sümer'in hayatı terk ettiğinin 4. yılı. Sanki dün gibi. Trabzonspor'un feneri ve mihenk taşı. Bu kente ve takıma yaptıkları katkılar için sonsuz teşekkürler ve saygılar. Bodrum'un teknik direktörü Volkan Demirel'in maç öncesinde Şenol Güneş'in uzattığı eli görmemezlikten gelmesi büyük bir ayıp. Ya da cahillikle ilgili olan bir şey!
Bodrum maçı Trabzonspor'un içinde bulunduğu durum göz önüne getirildiğinde mutlak 3 puan alınması gereken bir maçtı. Uğurcan, sezon başından beri takımın en önemli ismi. Bodrum maçında da 5 net gol pozisyonunu başarıyla önleyen ve takımı ayakta tutan bir isim oldu. Şu an Trabzon'un kadrosunda vazgeçilmez Nwakaeme ise takım yapılanmasının sorunları ortaya çıkarıyor. Çünkü top ayağına geldiğinde oyun süresince ofansif anlamda bireysel becerisi ile bir şeyler yapıyor. Fakat kendisine yardımcı ikinci bir oyuncu yok... Orta alanda Ozan, Mendy ve Cham üçlüsü vardı. Mendy hep orta alanda görev alması gereken bir isim olarak düşünülüyor ama dünkü maçta savunmada takıma daha yararlı olan bir isimdi. Ozan ise kapanan takımlara karşı üretkenlikten çok uzak. Cham hiçbir zaman sorumluluk alan oyuncu karakteri göstermiyor. Sonuç, beklenmedik bir anda Malheiro'nun uzaktan attığı mükemmel şutuyla geldi. Ama oynanan oyunda sorunlar mutlak irdelenmeli ve devre arası yapılacak transferler gözden geçirilmeli.

Yapı böyle istedi!

Koşullar ne olursa olsun bazı maçlar var ki içinde bulunduğunuz durumdan daha farklı bir oyun ortaya çıkar. Aynen dün olduğu gibi. Ama mücadele gücünüz, takım olma bilinciniz ne kadar üst düzeyde de olsa bazı gerçekleri değiştirebilme şansınız ne yazık ki yok! Maçın odak noktası hakem. İlk yarıda iki tane sarı kartla değerlendirmesi gereken pozisyonu es geçti. Sivas maçından sonra görsel ve yazılı basında Barış Alper'e yapılan hareket bir hafta boyunca işlendi! Bir gerçeği konuşmak gerek. Üç hafta oynayamaz denen bir oyuncunun, 1 hafta sonra böylesi bir maçta gösterdiği performansı yorumlamak gerekmekte! Bu yaşanılanlar için söylenecek tek söz: Makyavelizm. Gelelim maça… Yunus Akgün'ün sonucu belirlediği bir süre… 1-0'dan sonra oyunun dengelendiği ve Cham'ın mükemmel asistiyle Ozan'la gelen beraberlik golü… Fakat Trabzonspor'un sezon başından beri gelen sorunları devam etti. Temaslı oyunla rakip orta alanı rahatlıkla geçtiği ve de ceza alanı içerisinde yakaladığı pozisyonları gördük. İkinci yarıda Abdülkerim'in yaptığı büyük bir hata, gelen beraberlik golü, sonra ise Trabzonspor'un attığı üçüncü gol ve de ardından VAR'ın yarattığı penaltı ile gelen beraberlik golü! Yazık. G.Saray'ın attığı gol ve penaltı verilen pozisyonu bir kez daha herkesin değerlendirmesi gerekmekte! Sonuç; kayıp olan üç puan ama bir başka gerçek var ki takımın ortaya koyduğu mücadele gücü, büyük takıma yakışan bir olgu. Ama bugün içinde bulunduğumuz futbol ortamında ne yazık ki bazı takımları (!) yenmek inanın kolay değil! Draguş çok rahat sonucu belirleyecek pozisyonda golü atsa herhalde yapı bir anda çökerdi.

Bu VAR kime var!

Hakemin öne çıktığı bir maç. Alanya'nın kazandığı penaltı pozisyonunun irdelenmesi gerekmekte. Ama nedense VAR devreye girmedi! Trabzonspor'un uzatmalarda attığı gol, nasıl faulle değerlendirilir anlamak zor. VAR'ın olduğu bir yerde böylesi sorunlar neden ortaya çıkar? Demek ki takıma göre bir VAR sistemi yaşanmakta. Fakat bir başka gerçek var ki Trabzon açısından düşünülmesi gerekmekte. 70. dakikadan sonra uzatmalarla 30 dakikalık süreçte 10 kişi kalan rakibe karşı pozisyon üretmede hiçbir etkinliğiniz neden yok? Adana Demirspor maçında farklı sonuçtan sonra bu maçın ölçü alınmaması gerektiğini belirtmiştim. Çünkü rakibin içinde bulunduğu durum alınan sonucun oluşmasında en büyük etkendi. Maça iyi başlayan taraf Trabzonspor'du. Önde yapılan baskı, rakibin oyuna çıkarken yapılan pas hatalarından sonra Cham'ın asisti ve Draguş'la gelen gol… 1-0 öne geçen bir takımın oyun üstünlüğünü ele alması gerekirken savunmasının sağ kenarından Augusto ve Makouta'nın geliştirdiği ataklar öne çıktı. İki kez gole yaklaşılan atak girişimlerinden sonra Makouta'ya ceza sahası içerisinde Cihan'ın gereksiz yaptığı hamleyle o zamana kadar hücumda etkinliği sınırlı takıma karşı penaltı ile gelen beraberlik golü…
İkinci yarıda Trabzonspor'un yediği ikinci gol de sol kenardan savunmanın arkasına atılan topla gerçekleşti. Şu an gelinen noktada istikrarlı bir yapıyı ortaya koymak son derece zor. Takım olmak istikrarlı bir yapının kurulmasıyla doğru orantılı. Yıllardır aynı sorun, yüksek ücretli transferler sorgulanmalı. Neden ve niçin?