CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Kupanın değeri camia için çok büyük

Süper Lig'deki bulunduğu durum, Avrupa kupalarına katılabilmek adına finali yakalama maçıydı. Başlangıç ve sonuç... İki ayrı devre olarak yorumlamamız gerekiyor. Maçın başlangıcında deplasmanda olmasına rağmen önde baskıyla başlayan bir Göztepe vardı. Trabzonspor'un bu süreçte yaptığı en önemli yanlış, savunmadan pasla çıkmaktı. Göztepe presle kazandığı toplarla atak girişimlerinde bulundu. Gol pozisyonu üretebilecekleri iki pozisyon vardı. 22. dakikadan sonra oyunda Trabzonspor'un üstünlüğü aldığı zamanlar ortaya çıktı. İki kenardan da atak girişimleri ve rakibin eksik yakalandığı anlar vardı. Bunun sonucunda Nwakaeme'nin attığı pasla Banza gol pozisyonuna girdi. Orta alanda Banza'nın arkasında görev alan Sikan'ın, bu bölgede istenilen performansı göstermediği aşikâr. İkinci devrede kazanılan penaltı, Banza ile değerlendirilemedi. Fakat kornerden gelen topta Ozan güzel bir gole imza attı. Böylesi bir maçta, 1-0 öne geçmek doğaldır ki moral kondisyonunuzu daha üst düzeye çıkarır. Sonrasında ise Nwakaeme'nin getirdiği topta Zubkov ile Trabzonspor'u finale çıkaran gol geldi. Trabzonspor adına 3 oyuncu öne çıktı. Uğurcan, Zubkov ve ilerlemiş yaşına rağmen Nwakaeme… Arzu edilen bu maçta finalin gelmesiydi. Sezon başından beri hayal kırıklığı yaşayan Trabzonspor için çok önemli bir adım. Alınacak kupa, kötü geçen sezonda camiaya ve taraftarına hediye olacaktır. Galatasaray da kadro kalitesiyle çok güçlü bir takım. Müthiş bir final bizi bekliyor.

Mendy ile olmuyor

Adana Demirspor ligden küme düşmüş, bu yüzden yeniden yapılanmayı düşünerek genç oyunculara şans veriyor... 'Böyle bir takıma karşı Trabzonspor'un kadroda rotasyon da yapsa oyunda üstünlüğü ele alması gerekmez miydi?' diye düşünüyorum. Ancak bir başka gerçek var ki, deplasmanlarda bir türlü gerekli potansiyel karşınızdaki takım kim olursa olsun ortaya çıkmıyor! Öyle bir 45 dakika var ki; temposuz, coşkusuz ve de arzudan yoksunluklarla dolu. Özellikle orta alandaki oyunculardan söz etmek gerekiyor. Başta Cham... Sezon başından beri herkes yeteneklerini sahaya yansıtmasını bekliyor! İstikrarsız… Oynadığı her maçta bırakın pozitif katkıyı, yaptığı pas hatalarıyla öne çıkmakta. Ve Mendy… Savunmada görev verildiğinde herkes orta alan oyuncusu olduğunu ve bu bölgede yer alması gerektiğini belirtti. Fakat görünen o ki; aldığı her topu yana ve geriye oynama düşüncesi, takımın temposunu artıramamasının en büyük nedeni. İlk yarıda kazanılan tek kornerde Banza ile gelen gol… Kaleye atılan şut sayısı 2… İkinci yarı ise yapılan değişikliklerden sonra Trabzonspor'un rakip alanda daha çok gözüktüğü anlar var ama sezon başından beri kendi sahasında çok adamla savunma yapan takımlara karşı 3. bölgede pozisyon üretmedeki sorunlar hâlâ devam etmekte. SONUÇ: Alınan 3 puanla istenilen sonuç ortaya çıktı. Şimdi hedef , Ziraat Türkiye Kupası'nda perşembe günü oynanacak Göztepe maçı. Avrupa kupalarına katılabilme umutlarını sürdürebilmek için mutlak kazanılması gereken bir müsabaka.

Penaltının sorgulanması lazım

Dünkü maçta gördüğümüz olay: Süper Lig iki takımlı bir lig olmak zorunda! Bunu ikinci yarıda Fenerbahçe'ye verilen penaltı pozisyonundan sonra bir kez daha gördük. Ayak çizgide ya da daha önce Osayi'nin yaptığı olay faul mü değil mi? Amrabat'ın Banza'ya yaptığı hareketle kırmızı kartla cezalandırılması gerekirdi! Sonuçtan bağımsız verilen mücadeleye herkesin saygı duymak zorunluluğu yok mu? İlk devrede doğruları yapan, F.Bahçe'ye verilen gol pozisyonu bireysel hatalarla olan bir Trabzonspor vardı. Banza'nın direkten dönen topu ve Zubkov'un aldığı her topta katkı yaptığı pozisyonlar öne çıktı. Sonrasında ise kaleci Uğurcan'ın attığı topta F.Bahçe savunmasının büyük hatasıyla Draguş'la Trabzonspor golü geldi.
İkinci yarıda anlamsız, hiçbir gereği yokken ya da mutlak verilmesi gereken penaltı oldu! Fenerbahçe'nin attığı ikinci golden sonra ise tamamen direnci düşen, mücadele isteği ilk yarıya göre tamamen yok olan bir Trabzonspor vardı. Ondan sonra ise üstünlüğü F.Bahçe aldı. Sonuç; ortaya konan oyun, mücadele ne olursa olsun şu an ülke futbolunda konuşulması gereken en büyük olgu; iki takımlı bir ligde diğerlerinin ortaya koyacağı mücadelenin çok önemli olmadığı gerçeği! Değiştirebilir miyiz? Şu anki futbol ikliminde bunlar inanın çok zor. F.Bahçe'nin kazandığı penaltı, Trabzonspor'a verilse acaba nasıl bir tepki ya da yorum yapılırdı. Bunun sorgulanması gerekiyor.

Çıkması yanlıştı!

Başakşehir galibiyetinden sonra kendi sahasında oynayacağı Göztepe maçı Trabzonspor için önemliydi. Çünkü alınan 3 puandan sonra bu maçta istenilen ve arzu edilen puanlar gerçekleşse daha rahat bir görüntü ortaya çıkacaktı. Ama dünkü maçta kaybedilen 2 puan değil, oynanan oyuna göre 1 puan bile kazanç sayılmalı. Oyun başlangıcındaki Trabzonspor adına en büyük sorun, savunmadaki Batagov'un yokluğuydu. Çünkü Batagov savunmadan oyun kurucu olarak her maç öne çıkan bir isim. Yokluğunda Okay ve Serdar ikilisi, Göztepe'nin önde baskısında çok top kaybı yaptılar. Orta alanda Lundstram, Mendy ve Ozan aynı özellikle oyuncular olduğu için hücum aksiyonları son derece kısıtlı. Her şey kenardan geliştirilen ataklara bağlı. Göztepe'nin kazandığı penaltıyla gelen 1-0'dan sonra ise Trabzonspor'u katıldıktan sonra her maçta büyük katkı yapan Mustafa'nın dribblinglerle getirdiği topta Zubkov beraberliği sağlayan isim oldu. Mustafa- Visca iyi bir ikili oluşturdular. Atak girişimlerinin çoğu sol kenardan gerçekleşti. Sağda ise Zubkov istekli, arzulu ve topu ayağına aldığında savunmanın dengesini bozan isimdi. İkinci yarı oyundan alınması bana göre yanlış bir tercihti. Enis Destan için de bir parantez açmak gerekmekte. Genç, yetenekli bir isim. Ama ne yazık ki dünkü gibi verilen şansları bir türlü kullanamıyor. Görünen o ki istikrarlı bir yapı için Fatih Tekke'nin önünde uzun ince bir yol gözüküyor.

Önemli bir adım

Çalkantılı geçen bir hafta. Teknik adam değişimi ve Trabzonspor'un içinde bulunduğu durumdan sonra dünkü alınan sonuç bu koşullarda son derece olumlu. Alınan 3 puanda ise en büyük pay her zaman olduğu gibi yine kaleci Uğurcan'ındı. İlk yarı Piatek'in yakın mesafeden kafa vuruşunu mükemmel bir refleksle önledi ve ikinci yarıda durum 1-0'ken kurtardığı penaltı ile maçın adamı oldu. Başakşehir'in oyuna tempolu bir başlangıcı vardı. Deniz'in direkten dönen topu ve ardından Trabzonspor'un sağ kenardan Visca-Malheiro ikilisinin geliştirdiği atak ve Banza ile öne geçen taraf Trabzonspor oldu. 1-0'dan sonra ise bir 25 dakikalık süreç var ki Başakşehir'in her iki kenardan da geliştirdiği ataklarda Trabzon savunması çok zor anlar yaşadı. Öne giden her top çabuk kaybedildi ve orta alanda bir türlü organizasyon sağlanamadı.
İkinci yarıda Uğurcan'ın kurtardığı penaltıdan sonra ise Ozan'la gelen ikinci gol Trabzonspor'un moral kondisyonunu üst düzeye çıkardı ve daha rahat bir oyun oynama olanağı sağladı. Deniz Türüç'ün de ikinci sarı karttan gördüğü kırmızı kart ve Mendy ile gelen üçüncü gol. Kaderin bir cilvesi olsa gerek geçen sezon deplasmanda Onuachu'nun attığı golle Başakşehir'i mağlup ettikten sonra aradan geçen 301 gün sonra yine Başakşehir maçında galibiyet geldi. Alınan 3 puan ligdeki konumunu düzeltme adına önemli bir adım fakat oyunda düzelmesi gereken eksiklikler göz ardı edilmemeli. Görünen o ki gidecek çok uzun bir yol var.

Sabır yoksa başarı da olmaz!

Trabzonspor'un bugünkü geldiği noktayı en iyi şekilde tarif eden bir sözle başlamak gerekmekte, 'Gideceği limanı bilmeyen gemiye hiçbir rüzgârdan hayır gelmez'… Yanlışlarla dolu şampiyonluk sonrası süreçler. Abdullah Avcı ile 38 yıl sonra kazan-ı lan şampiyonluğun nedenleri hiçbir zaman doğru irdelenmedi. Sonraki sezonda Hamsik gibi bir orta saha lideri, Cornelius ve de Nwakaeme gibi şampiyonlukta pay sahibi oyuncuların ayrılması sorunların başlangıcı. Bir de şampiyon olan bir takım 14 transfer neden yapar? Başarısızlıkla geçen bir süreden sonra Abdullah Avcı ile yollar ayrıldı, yabancı bir teknik adam geldi. Yine yönetim değiştikten sonra yabancı teknik adamın yerine Avcı ile anlaşma yapıldı. Avcı geldikten sonra ise Trabzonspor'un ligde istediği sonuçlar geldi ve kupada finale kadar çıkma başarısı gösterildi. Sezon başı ise Avcı'nın istediği, arzu ettiği oyuncularla maçlara başlandı. Sivas beraberliği ve Avrupa kupalarında St. Gallen maçından sonra ise anlaşılmaz bir biçimde ligin başında yollar ayrıldı. Neden ise son derece absürt. Sosyal medyada yazılanlar, Avcı'nın oynatmak istediği sistemi beğenmeme ki bu sistem Trabzonspor'u şampiyon yaptı, sonrasında ise Şenol Güneş ile anlaşma yapıldı. Şimdi de sahne Fatih Tekke'nin olacak. Bugün gelinen noktada sorunların başında teknik adam değişim yanlışları gelmekte. Bu yanlış devam ettiği sürece de Trabzonspor'un bu kısır döngüden çıkma şansı yok. Eğer bir hocaya sabır gösterilmezse kısır döngü devam eder ve en büyük zararı yine Trabzonspor görür.