CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Dev uyandı!

Ligin ikinci devresinde oynanan 8 maçın 6'sında galibiyet alan 2 de beraberliği bulunan Trabzonspor için Galatasaray maçı bir büyük karşılaşmada hangi düzeyde olacağını göstermesi açısından büyük önem taşıyordu. Maça her iki takım da kontrollü başladı. İlerleyen dakikalarda ise Trabzonspor'un oyunda belirgin bir üstünlüğü olduğunu gördük. Özellikle sağ kenarda Pereira'nın Olcay'la iyi anlaşmasından doğan atak girişimleri vardı. Zaten Pereira sahanın da yıldızıydı. N'Doye ile kazanılan golden sonra ise Onazi ve Okay 1-2 pozisyonda pas zamanlamalarını daha iyi yapabilseler, savunmada çizgi halinde kalan Galatasaray karşısında ikinci golü çok daha erken bulabilirlerdi. Bu devrede Mas'ın kritik müdahalelerini de göz ardı edemeyiz. Trabzonspor'un oyun kurgusunda Olcay, Yusuf Yazıcı ve Castillo, çok önemli üç isim... Olcay, hemen hemen her maç takımı ateşleyen isim. Aynen dün olduğu gibi. Yusuf Yazıcı, hücum organizasyonlarında başrolde. Dün de çok doğru yerlerde topla buluştu ve ofansif anlamda katkı yaptı. Attığı mükemmel golle galibiyeti perçinleyen isim oldu. Castillo ise oyun sıkıştığı anda kenarda topla buluştuğunda adam eksilterek G.Saray savunmasını dengesi bozdu.
İkinci yarıda Yusuf'un attığı ikinci golden sonra ise oyunun kontrolünü G.Saray'a bırakmaları bana göre son derece yanlıştı. Ardından Uğur gibi deneyimli bir oyuncunun 5 dakika ara ile ikinci sarı karttan kırmızı görüp oyun dışı kalması gereksizdi. 10 kişi kaldıktan sonra ise Galatasaray daha rahat oynama olanağı buldu. 1-2 de gollük pozisyon yakaladı
Böylesi büyük bir maçta oynanan oyun ve alınan skor, Trabzonspor camiası için aydınlık günlerin habercisi. Çünkü yıllardır böylesi maçlarda tarihine yakışmayan sonuçlar alındı. Fakat dün taraftarıyla bütünleşerek çok farklı bir galibiyet alındı. Şairin dediği gibi merdivenleri ağır ağır çıkarak bugünlere geldiler. Artık yıllardır uyuyan devin ayak sesleri duyulmaya başladı.

N’Doye girince...

Maçın hemen başında Akhisar Olcan'la gole yaklaştı ancak kaleci Onur bu pozisyonda başarılıydı. Ardından sol kanattan Olcan'ın sürüklediği atak ve Trabzonspor savunmasının yerleşme hatası sonucunda Akhisar'ın golü geldi. Erken yenilen golden sonra Akhisar, orta sahasını savunmaya yakın kurdu ve kenarları iyi kapattı. Önde kaptırdıkları toplardan sonra ise geri dönüşlerde başarılıydılar.
Trabzonspor ise Onazi ve Okay'la kalabalık bir savunma anlayışı içinde olan Akhisar'a karşı yüksek topla Rodallega'yı buluşturma yanlışı içindeydi. Savunmanın iki kenarındaki isimleri Pereira ve Emmaunel Mas ofansif anlamda ortada gözükmediler. Olcay Şahan etkisiz, orta alanda hücum aksiyonlarında olması gereken Yusuf Yazıcı ise topla buluşamadığı için genellikle kenarlara gelerek top almaya çalıştı. Rodellega da ilk yarıda topla bir türlü buluşamadı. Trabzonspor, ilk yarıda duran top dışında gol pozisyonu üretemedi.
İkinci yarıda ise N'Doye'un oyuna girmesiyle çok daha farklı bir Trabzonspor vardı sahada. Senegalli forvet ikinci yarıda takımı adına çok önemli katkılar yaptı. Mükemmel attığı golden önce rakibi ekarte edişi de gerçekten güzeldi. 1-1'den sonra rakip alanda gol pozisyonları üreten ve rakibi baskı altında tutan Trabzonspor vardı. Olcay Şahan ve Castillo her iki kanattan da rakibi rahatsız eden atak girişimlerinde bulunan iki isim. Onazi ve Olcay rakipten dönen ikinci topları alarak tekrar hücum girişimlerine destek oldular.
Dame N'Doye'un oyuna girmesiyle rahatlayan Hugo Rodallega'nın yaptırdığı penaltıdan sonra 2-1 öne geçen taraf oldular. N'Doye'un attığı üçüncü golde ise Olcay Şahan'ın mükemmel pası vardı.
Bu maçta Trabzonspor adına sevinilecek durum ise geriye düştüğü bir maçı lehine çevirmesiydi. Bir büyük takıma yakışan mücadeleyi gösterdiler. Trabzonspor'un her geçen gün takım olma yolunda adım atması gelecek için büyük önem taşıyor.

Kazanmak önemli

Maçın başlamasıyla birlikte zorlu bir 90 dakikanın Trabzonspor'u beklediği gerçeği vardı. Çünkü rakip Karabükspor hatları birbirine yakın kurdu ve boş alan bırakmadı. Böyle bir takıma karşı kenar ataklarının önemi büyük. Bir de orta alanda adam eksilten oyuncunun olması takımının lehine bir durum.
Topun hızı çabuk yön değiştirmekte rakibin savunma kurgusunu bozması açısından önemli. İlk yarı Trabzonspor adına olumlu görüntülerin olmadığı bir gerçek. Sağ kenardan Olcay ve Pereira'nın birlikteliğiyle geliştirdiği ataklar var. Hücum organizasyonlarının hepsi sağ kenardan. İki kenar beki Castillo ve Mas ise ofansif anlamda etkisiz.
Orta alanda ise hücumu yönlendirmesi gereken Yusuf Yazıcı ortalarda yok. Doğaldır ki böyle bir görüntüde gol pozisyonu üretemezsin.
İlk yarı Karabükspor net gol pozisyonundan yararlanamayan takımdı.
İkinci yarı ise ilk yarıya göre daha derli, toplu Trabzonspor sahada vardı. Okay'ın attığı golden sonra Karabükspor Yatabare'yi de oyuna alarak ilk yarıya göre daha riskli bir oyun anlayışına büründü. Trabzonspor da pozisyonlar buldu.
Fakat hücumda final pası yetersizliği öne çıktı ve en önemli gol pozisyonundan Yusuf yararlanamadı.
Alınan 3 puan Trabzonspor için son iki haftadaki kayıplarını göz önüne getirdiğimiz de önemli. Yalnız kendi sahasındaki daha önce oynadığı maçlarda gördüğümüz agresif yapı ve takım birlikteliğinden uzakta olmaları dikkat çekti. Bir de bu maçta Trabzonspor adına görünen en büyük eksiklik, savunmada Durica'nın olmayışıydı. Şu anki kadroda Durica'nın yerine koyabileceğimiz başka bir isim yok. Bu yüzden savunmadan hücuma çıkarken sorunlu başlangıçlar oluyor.

İstikrar aranıyor

Dünkü maçta Trabzonspor'a en fazla katkı yapan oyuncu Onur'du. Bu da maçın özeti olsa gerek. Konyaspor'un girdiği 5-6 pozisyonda çok başarılı hamlelerle takımını kurtaran kaptan oldu Onur.
Konyaspor maça önde baskı yaparak başlayan takım. Her iki kenardan da hızlı hücum girişimleri var. Top kayıplarında ise hızla geriye döndüler. Trabzonspor'da bazı oyuncuların eksikliğinde sorunlar baş gösteriyor.
Defansta Durica ve orta alanda Okay'ın yokluğu da önemliydi. Durica savunmayı organize eden isim. Yokluğunda yerinde görev alan Mustafa Akbaş çok fazla hata yaptı.
Okay ise özellikle ligin ikinci yarısında mücadele gücü ve dinamizmiyle çok fazla katkı yapan isimdi. Yerine oynayan Medjani'nin yetersiz bir görüntü verdiği de gözlendi. Bu yüzden ilk yarıda gerek savunmada gerekse hücumda istenilen düzeyde değildi Trabzonspor...
Özellikle ilk yarıda her iki kenarda Castillo&Mas, Olcay &Pereira ikililerinin aralarında uyumsuzluktan dolayı, kenarlardan da istenilen toplar gelmediğinden Rodallega, Konyaspor savunması arasında etkisiz kaldı. İkinci yarı, Mustafa Akbaş çıkarken, Medjani onun yerinde görev yaptı. Orta alana Aytaç'ın girmesiyle ilk yarıya göre rakip alanda daha fazla görülen taraftılar. Yenilen golden sonra her iki kenardan da geliştirilen atakların birinde Olcay'ın getirdiği topta Rodallega ile beraberliği yakaladılar. 1-1'den sonra orta alanların çabuk geçildiği ve takım savunmalarındaki yetersizliklerin öne çıktığı sürelerde her iki kalede de gol pozisyonları vardı. Fakat Trabzonspor adına Onur'un mükemmel performansı öne çıktı ve takımına 1 puan kazandıran isim oldu.
Üst üste dört haftada alınan 12 puan, ardından Alanyaspor ve Konyaspor'dan gelen 1'er puan... Görünen o ki ideal kadrodan eksilmeler yaşandığı zaman sorunlar ortaya çıkıyor. İstikrarlı sonuçlar için ilk 11 dışından gelen oyuncularında performanslarının yükselmesi olmazsa olmaz bir zorunluluktur.

Görünen o ki Trabzonspor'un ideal 11'inden eksilmeler olduğu zaman sorunlar da ortaya çıkıyor.

Bu kadar kaçar mı?

Maça çok iyi bir başlangıç yapan Trabzonspor, ilk 25 dakikada tam dört net gol pozisyonuna girdi. Dört gol pozisyonunun üçü Rodallega'ya aitti... Trabzonspor'un bu baskısı karşısında Alanyaspor, özellikle savunmada çok pozisyon hataları yaptı. Trabzonspor, geçen haftalarda olduğu gibi topa daha fazla sahip oldu. Yardımlaşmalı, birbirine yakın oynayarak ayağa çok iyi ayağa pas yaptılar. İlk yarı Trabzonspor adına orta alanda öne çıkan oyuncu Onazi idi... Rakipten kaptığı toplar dışında, öne oynama düşüncesiyle ve hücuma destek olarak takımına en fazla katkıyı yapan isimdi.
İlk yarının 41. dakikasında Safet Susic, orta alanın yetersizliğini görüp Landel ve Lazic'i oyundan aldı. İkinci yarıda ilk yarıya göre daha dengeli bir Alanyaspor izledik. Trabzonspor'un ilk yarıya göre pozisyon bulamamasının en önemli nedeni ise her iki kanadın yetersizliğinden kaynaklandı. Daha önce hücuma verdiği desteklerinden övgüyle söz ettiğimiz Pereira ve Mas, dünkü maçta gereken katkıyı bir türlü veremedi. Yapılan oyuncu değişikliklerine gelince; Ersun Yanal'ın son zamanlarda her maçta oyundan çıkardığı iki isim Castillo ve Yusuf... Yusuf Yazıcı, belki istenilen düzeyde değildi ama N'Doye'u oyuna aldığında, sahadan çıkacak futbolcu Yusuf değil Olcay Şahan olmalıydı.
Maç öncesi 11'ler açıklandığında N'Doye'un yerine Rodallega'ya görev verildiğini gördük. N'Doye'un son haftalarda yükselen bir formu vardı. Ancak bu maçta ortaya çıkan gerçek Trabzonspor'un öndeki oyuncusu Rodallega olmalı... Çünkü ceza alanı içinde gelen her topa dokunan bir isim. Hava toplarında rakibe üstünlük sağlamanın yanı sıra Trabzonspor'un girdiği gol pozisyonlarında yine Rodallega vardı. İlerleyen haftalarda Rodallega'nın Trabzonspor'a çok önemli katkı yapacağı aşikar...
Dört haftada alınan 12 puandan sonra, bordo-mavililer dün gece girdiği gol pozisyonlarını değerlendirebilse üst sıralara tırmanma adına önemli bir üç puan daha alacaktı.

Gelecek aydınlık

Bir takımın başarılı olabilmesi için kadro istikrarı şart. Trabzon'da ligin ilk yarısında performansı en düşük oyuncu olan N'Doye dünkü maçın en iyisiydi.
Güçlenmiş, rakipleriyle girdiği ikili mücadelelerinin çoğunu kazandı. Top saklama becerisiyle de takıma katkı yaptı.
Maçın ilk 30 dakikalık bölümünde topa daha fazla sahip olan taraf Trabzonspor'du.
Orta alanda Okay'ın, Onazi'nin ikili mücadelelerdeki başarısı, Castillo ve Olcay'ın top rakipteyken orta alana gelerek yardımları ve yukarıda belirttiğim gibi N'Doye'un her geçen gün artan performansı ile takım bütünselliği içerisinde Osmanlıspor'a göre daha önde olan taraf Trabzonspor oldu.
Trabzonspor'u öne geçiren gol de Uğur'un savunma arkasına attığı topta, Olcay'ın mükemmel vuruşundan kaynaklandı.
35'ten sonra ise Osmanlı'nın girdiği iki net gol pozisyonu gördük. Bu pozisyonlarda Onur başarılıydı.
İkinci yarı ise roller değişti. Osmanlıspor rakip alanda daha rahat görünen taraftı.
Özellikle maçın son 10 dakikalık bölümünde daha fazla vuruşlarda beceri noksanlığından golle buluşamadılar.
Neden böyle olduğu sorusuna verilecek yanıt, Trabzonspor skoru koruma düşüncesini bir kenara bırakmalı. Yanal'ın Bursa maçında yaptığı oyundaki hamlesini gerçekleştirdikten sonra dünkü görüntü ortaya çıktı. Çünkü Osmanlı'nın daha fazla baskı yaptığı sürelerde önde Castillo gibi bireysel becerisi olan ve rakip savunmayı rahatsız eden oyuncunun dışarı alınması yanlıştı. Yerine giren Medjani ve fiziksel anlamda düşüşte olan Onazi, öne çıkmak yerine savunmanın içine girerek oynadıkları için dönen topları da Osmanlı tarafından kazanıldığında sonucu değiştirebilecek pozisyonlar doğaldır ki çoğaldı. Alınan 3 puan büyük önem taşıyor. Trabzonspor adına tebrik edilecek konu ise oyuncuların performanslarının artması. Bu da ilerisi için büyük ümitler veriyor.

Tarihten sayfa gibi

Uzun yıllardan beri ilk kez dünkü gibi Trabzonspor'u rakibi karşısında arzulu, istekli ve baskılı bir oyun ortaya koyarken görmedik. Yeni bir saha, coşkulu bir taraftar ve bu coşkuya ortak olan bir takım. Trabzonspor tarihinden sanki bir sayfa gibi.
Her hattıyla oynadığı oyunla izleyenlere büyük keyif verdiği düşüncesindeyim. Deplasmanda alınan 6 puanın oyuncuların özgüvenleri ve moral kondisyonlarını olumlu etkilediği bir gerçek. Fakat bir başka gerçek ise her geçen hafta daha kompakt yapıya bürünen takım olduğu. Ersun Yanal, kendi oyun felsefesini gün geçtikçe takıma yansıtıyor.
Farklı sonucun oluşmasında en büyük etken dünkü maçın Trabzonspor adına orta alan üstünlüğüydü. Onazi ve Okay rakipten en fazla top kazanan iki oyuncu olmalarının yanı sıra aldıkları topları öne oynama düşünceleri, hücumda daha etkin bir Trabzonspor ortaya çıkardı. Yusuf Yazıcı hücumu şekillendiren oyuncu... Her geçen gün üstüne koyarak geliyor. Attığı golde vuruş becerisi öne çıktı. Allah nazardan saklasın. Olcay ise Trabzonspor'u ateşleyen isimdi, bütün benliğiyle sahada. Savunmaya gelerek arkadaşlarına yardımcı oldu, hücumda ise Trabzonspor'un attığı iki golün asistini yaptı.
Castillo ise son iki deplasmanda gösterdiği performansını bu maçta attığı iki golle daha da yukarı çıkardı. Durum 3-0 olduktan sonra Ersun Yanal, orta alandan Onazi'yi alarak yeni transfer Rodallega'yı oyuna aldı. N'Doye ile birlikte çift forvete döndükten sonra yine hücumda pozisyon bulan taraf Trabzonspor oldu. Bu sezon ilk kez böyle farklı bir skorla tanışan Trabzonspor için, yarınlar adına en fazla ümit veren durum; takım bilincinin ortaya çıkması olarak değerlendirilmeli. Özellikle geçtiğimiz sezondan beri hücumda bir türlü gerekli yeterliliği gösteremeyen Trabzonspor için dünkü maçtaki hücum organizasyonlarının çeşitliliği bundan sondaki haftalar için büyük ümitler veriyor.

Ümit veriyor

Önce Bursaspor ardından Kasımpaşa karşısında alınan üçer puan çok önemli... Ama alınan puanlardan çok oynanan oyun, yarınlar adına ümit veriyor. Dünkü maçta, ilk yarının büyük bölümünde topa daha fazla sahip olan taraf Trabzonspor'du. Orta alanda Olcay ve Castillo'nun bu alana katılımıyla topu ayağa oynayarak, rakip alanda daha fazla göründüler. Özellikle hücuma geçişlerde Yusuf Yazıcı kilit oyuncuydu.
Dün de oyundan çıktığı ana kadar hep doğru işler yaptı. İki kenar bekin performansı, Ersun Yanal'ın oynatmak istediği sistem için önem taşıdığı bir gerçek. Mas, zaman zaman sol kenardan kanat bindirmelerinde bulundu. Pereira ise hücumda etkin olmayı seven bir isim. Fakat boş alana çıktığında arkadaşları kendisini bir türlü topla buluşturamadı. Kasımpaşa'nın etkili olduğu anlar ise Trabzonspor'un savunmadan çıkarken kaptırdığı toplar sonucunda gerçekleşti. Direkten dönen toptan başka, kaleci Onur'un bana göre içerinden çıkardığı, gol sayılması gereken pozisyonları var. İlk yarının son dakikalarında ise duran toptan Mas ile golü bulan taraf Trabzonspor oldu.
İkinci yarı Kasımpaşa orta alandan defansif özellikli Abdullah'ın yerine Castro'yu alarak daha riskli bir oyun tarzına büründü. Savunmalarını öne çıkartarak oynamaya ve pozisyon üretmeye çalıştıkları anlar var. Böylesi riskli bir oyun anlayışına sahip olan takıma karşı Trabzonspor, rakip alanda boşluklar buldu. Fakat final pası yetersizliğinden kendilerini rahatlatacak ikinci golü bir türlü bulamadılar.
Bu maçta Trabzonspor adına eleştireceğimiz en önemli konu ise maçın son 10 dakikasında oyunu kendi ceza sahası içinde kabul etme yanlışlığıydı.
Çünkü yapacağınız en basit bir hata rakibe gol şansı verebilirdi. Öyle ki önce Medjani'nin gereksiz geri pasıyla oluşan pozisyondan başka Kasımpaşalı oyuncuların ceza sahası içerisinde yararlanamadıkları iki kafa pozisyonu vardı.
NOT: Türk futbolunun duayen başkanlarından İlhan Cavcav'ı ne yazık ki kaybettik.
Kendisine Allah'tan rahmet, yakınlarına ve Türk futboluna başsağlığı diliyorum.

Farklı Trabzonspor

Trabzonspor adına sorunlarla geçen 16 hafta. Bunun sonucunda kadroya katılan oyuncular var. Bu oyuncuların takıma katkıları merak konusu oldu. Bu maçta Ersun Yanal, 3 yeni oyuncuya şans verdi. Bursaspor maçın ilk yarısı bittiğinde 16 maça göre daha kontrollü oynayan, takım savunması üst düzeyde, mücadele gücü yüksek, kompakt oynamaya çalışan bir takım görüntüsündeydi. Durica'nın önderliğinde bir savunma kurgusu. Özellikle yeni transferlerden Joao Pereira öne çıkan oyuncu oldu. Kariyeri belli; dünkü görüntüsüyle bundan sonraki maçlarda daha fazla katkı yapabilecek bir isim. Kanat bindirmeleri yanında topla becerisi üst düzeyde. Orta alanda Yusuf Yazıcı için sezon başından beri yazdık, çizdik. Son maçlarda Ersun Yanal kendisine şans vermeye başladı. Dün de ilk kez bir Süper Lig maçında ilk 11'de şans verilmesine rağmen attığı gol ve yaptığı asistle takımı için ne denli önemli oyuncu olduğunu bir kez daha gösterdi. İlk yarı Castillo takımı öne taşıyan ve rakip savunmayı en fazla rahatsız eden oyuncuydu. Eğer 2-0'dan sonra Bursaspor'un tüm riskleri aldığı bölümde daha becerikli ve final paslarında daha olumlu olabilseler ilk yarıda maç, Trabzonspor için çok daha rahat bir konuma gelebilirdi.
İlk yarının son dakikalarında N'Doye'un gereksiz top kaybından gelen golden sonra ikinci yarı yine N'Doye hiç gereği yokken ikinci sarı kartla oyun dışı kalması üzerine maç Trabzonspor için daha zorlu bir hale geldi. Fakat başta kaleci Onur olmak üzere savunmada çok dirençli bir görüntü içerisinde oldular ve Bursaspor'a beraberlik şansı tanımadılar.
İkinci yarıda Yanal'ın Medjani'yi oyuna aldığı anda oyundan çıkacak oyuncu Castillo mu olur? Bunu anlamak zor.
Alınan üç puan bulunduğu konum olarak Trabzonspor için çok önemli. Fakat üç puandan daha çok yeni oyuncuların takıma katılımıyla 16 maça göre daha farklı görüntülerin bundan sonraki maçlarda da ortaya çıkacağı gerçeği var. Bu da yarınlar adına Trabzonspor için bana göre çok daha olumlu bir gelişme.

Ersun Yanal’ın yanlışları...

Birinci tespit: Her iki takım arasında büyük farklar var. İkinci tespit: Oyunda Trabzonspor adına strateji yanlışlığı var.
Önce Fenerbahçe gibi bir takıma karşı kendi gücünüzü bilmek zorundasınız. Trabzonspor, oyuna yanlış bir başlangıç yaptı. Çünkü elindeki kadro, Ersun Yanal'ın oynatmak istediği sisteme uygun değil. Ersun Yanal, sezon başından beri rakibe kendi alanında baskı yapıp hatalarından kaynaklı ikinci topları alarak hücum girişimlerinde bulunmayı hedefleyen bir anlayışı takıma monte etmeyi düşünüyor. Oysa elinizdeki kadro, takım savunmasını öne çıkaran rakibe, önde basmayı değil kendi alanında bekleyen takım olmak zorunda.
Dünkü maçta yine yanlış bir başlangıç... Ardından duran topta her zaman olduğu gibi yerleşme hatasından kaynaklı penaltı golü ve 10 kişi kalış... O anda Trabzonspor adına maç zaten bitmişti. Akabinde Lens'in orta alandan sürüklediği atak, Onazi'nin rakibi durdurması gerekirken rakibe yanlış hamlesi sonucu oluşan pozisyon ve yenilen ikinci gol. 2-0'dan sonra saha içi dengeler, tamamen değişti. Zaten takım olarak oyun bazında önemli sorunları olan Trabzonspor için sorunlar daha da fazla ortaya çıktı.
Sezon başından beri bilinen Fenerbahçe adına bir gerçek var. Bu takımın en etkili silahı Lens. Onu bu kadar boş bıraktığınızda dünkü sonuç normal. Lens'in bulunduğu alanda Bero yokken Güray'ı düşünmek daha gerçekçi olurdu. Orta alanda Yusuf Yazıcı gibi teknik becerisi yüksek ve geçtiğimiz yıla göre devamlılığı olan oyuncu kenarda dururken Onazi ile oyuna başlamak son derece yanlış bir tercihti.
Sezon başından beri her zaman vurgulamaya çalıştığım en önemli gerçek, takım olarak ne yapacağınızı düşünmek ve ona göre strateji belirlemek şeklindeydi. Evinizdeki maçta Fenerbahçe gibi bir takıma karşı oyunu kendi sahanızda kabul etmek, orta alanda çok adam bulundurarak topun kendinizde kalmasını sağlayarak çabuk ve hızlı öne oynadığınız zaman şansınız var. Ve önde N'Doye'un her maçta olduğu gibi dünkü maçtaki görüntüsü ile niçin ilk 11'de oynadığını da anlamak gerçekten çok zor.