CANLI
SKOR
İskender Günen

İskender Günen

Neden ve sonuç ortada

Ligin ikinci yarısına iyi bir başlangıç yapan, üst üste aldığı puanlarla üst sıraları zorlayan Trabzonspor, ligin son 3 haftasına girilirken özellikle oyun bazında yetersiz görüntüler vermeye başladı. Kazanma azmi, coşku ve takım birlikteliğinden uzaktalar. Neden?
Ersun Yanal, başarılı olan takım kurgusunu değiştirdi. Yani taşları yerinden oynattı. N'Doye ve Rodallega'yı birlikte oynattı. Bu yüzden takımda tüm dengeleri bozdu.
Şurası bir gerçek bu takımın oyun aklı Yusuf Yazıcı. Yani topla üçüncü bölgede buluşturulması gereken isim. Kaleye yakın, topa sahip olduğu anda arkadaşlarına asist yapma olanağı fazla. Topla becerisi ve oyun görüşü başka bir oyuncu yok. Ama Ersun Yanal, Adanaspor maçının ilk yarısında ısrarla yine kendisini sol kenara yakın oynattı. Buna rağmen ilk yarı Trabzonspor'da vasatın üstüne çıkan tek isimdi.
Attığı gol, büyük beceri gerektiren bir goldü.
Trabzonspor, ilk yarıda topa daha fazla sahip olmasına rağmen, pozisyon üretmede yetersiz kaldı. Bütün hücum girişimleri Olcay ve Pereira'nın olduğu kenardan yapıldı. Sol kenarda ise Mas ofansif anlamda hiç yok. Orta alanda Onazi ve Olcay, çok fazla pas hatası yapan iki isim. Dame N'Doye'un sahada varlığı yokluğu belli değil.
İkinci yarıya başlarken ise N'Doye sol kenara geldi, Yusuf, Rodallega'ya daha yakın oynamaya başladı.
Sonrasında ise Castillo ve Bero, Onazi ve N'Doye'un yerine oyuna girmesine rağmen değişen bir şey olmadı.
Kapanan takımlara karşı kenarlarda mutlaka adam eksilten oyuncu olmalı. Israrla üstüne basarak her yazımda belirtmeye çalıştım, Castillo bu takımın 11'inde her zaman bulunması gereken bir isim. Adanaspor ise sezon başı yanlışlarının faturasını ödüyor. Hala ligin son sırasında olmalarına rağmen ilk 11'de 9 yabancı oyuncuyla sahaya çıkıyorlar!
Hollanda takımı Ajax üretken bir altyapıya sahip. Son oynadıkları Lyon maçında savunmanın göbeğinde 17 yaşındaki genç oyuncuya yer veriyor. Bizler hala vasat bile olmayan yabancı oyunculardan medet umuyoruz. Yazık!

İki önemli yanlış

Ligin ikinci yarısında Trabzonspor adına en olumsuz görüntülerin olduğu bir maç. Yenilen üç golü göz önüne getirelim...
Pozisyon hatalarının olduğu üç gol...
Rakip sayısal anlamda sizden daha az olduğu hücumda golleri bulduğu zaman yapacağınız herhangi bir şey yok. Orta alanda Okay sakatlığından dolayı yok. Okay ki; ikinci yarı orta alana dinamizmi katan, mücadele gücüyle rakipten en fazla top kazanan ve öne çabuk oynamayı düşünen oyuncuydu.
Onun yokluğunda Aytaç görev aldı.
Fakat görünen o ki bu oyuncu hiç de hazır değil. Onazi ile Aytaç ne rakipten top kazanma ne de öne oynama konusunda yeterli düzeyde değillerdi. En önemli sorunlardan biriyse top önde kaybedildikten sonra N'Doye, Rodallega, Yusuf ve son dört haftadır yokları oynayan Olcay orta alana gelerek yardımcı olmadılar. Hücum girişimlerinde ise sol kenarın çok etkisiz olduğu gerçeği var. İlk yarı daha çok merkezden hücum girişimleri oldu ve özellikle iç saha maçlarında önemli yeri olan iki kenar beki, Kayserispor kenarları kapattığı için etkisiz kıldı.
İkinci yarı Ersun Yanal'ın yaptığı iki önemli yanlış var. İkinci yarıya Castillo gibi şu an Trabzonspor kadrosu içinde adam eksiltme özelliği olan tek oyuncu ile başlamaması.
Ve ardından berabere giden maçta Rodallega'nın oyundan çıkarılması. Dün bir kez daha görüldü ki N'Doye ve Rodallega'yı birlikte oynatmak takımın bütün ahengini bozdu ve ritmini kaybettirdi. N'Doye ve Rodallega belki maçın son 30 dakikalık bölümünde birlikte oynayabilirler ama hiçbir zaman ilk 11 tercihi içinde düşünülmemeli.
Kayserispor'a gelince; Trabzonspor'un zaaflarını çok iyi kullandılar. Kendi alanında oyunu kabul edip, orta alanı savunmaya yakın kurarak her iki kenarı da iyi kapattılar.
Topa sahip olduklarında ise özellikle maçın ikinci yarısında Welliton'la etkili atakları var. Bu maçta Kayserispor adına en fazla katkı yapan oyuncu ise iki gol atan Lawal'dı.

Dün bir kez daha görüldü ki N'Doye ve Rodallega'yı birlikte oynatmak takımın ahengini bozdu. Bu ikili hiçbir zaman ilk 11 tercihi içinde düşünülmemeli.

Ya Ekici kalsaydı?

Avrupa kupalarını hedefleyen iki takım... Maçı 3 puanla bitiren avantajlı olacaktı. Antalyaspor karşılaşmaya baskı ile başlayan ve ilk 10 dakika da üç korner atışı kazanan taraftı. Ersun Yanal'ın sahaya sürdüğü 11, deplasmanda kazandığı Akhisar maçının ikinci yarısındaki takım. Dripling özelliği olan Castillo yoktu, yerinde N'Doye vardı.
Antalyaspor'un savunmasındaki iki kenar bekte stoper özellikliydi, yani savunmanın 4 oyuncusunun hücuma katkısı yok.
Orta alanları ise mücadele gücü olmayan, top ayaklarına geldiğinde oynamaya çalışan oyunculardan oluşuyordu. Bu yüzden ilk yarının 20. dakikasından sonra Trabzonspor orta alanda üstünlüğü ele aldı. Yusuf ile buluşturulan toplarda bu oyuncunun öne çabuk oynama düşüncesinden kaynaklı atak girişimleri gerçekleşti. Önce Rodallega ardından Pereira ile girilen gol pozisyonları var.
İkinci yarı her yönüyle rakibe büyük üstünlük sağlayan bir takım vardı. Önce Yusuf'un mükemmel pası ve Rodallega'yla öne geçen taraf Trabzonspor oldu. İkinci gol Yusuf'un kullandığı korner sonucunda N'Doye'un içeri çevirdiği ve Uğur'un vuruşuyla geldi. Bu golden sonra Antalyaspor oyun disiplininden tamamen koptu ve Rodallega ile üçüncü golü bulan taraf yine Trabzonspor oldu.
Son oynanan 7 deplasman maçında alınan 6 galibiyetin yarınlar adına büyük önem taşıdığı bir gerçek. Bu maçta anlatılması gereken en önemli isim ise Yusuf Yazıcı'ydı.
Lyon-Beşiktaş maçında Lyon'da alt yapıdan gelen ilk 11'de 5 oyuncusu vardı. Yani sadece transfer eden değil üreten takımlar.
Şu an sorulması gereken acaba Mehmet Ekici, Trabzonspor'da olsa Yusuf'a şans verilir miydi? Dünkü maçın en önemli oyuncusu oldu. Atılan her golde payı var ve de oyunda öne oynamayı düşünen oyuncuların başında geliyor. Her geçen gün takımı adına sonucu belirleyen isim olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Abdülkadir gibi yetenekli bir oyuncuya da skor rahatlığına kavuştulan maçlarda şans verilmeli.

Alkışlıyorum

Oyunun ilk 25 dakikası Trabzonspor için korku filmi gibi geçen süreydi...
Maçın başlarında hatalar zinciriyle gelen gol, Pereira'nın yaptığı pas hatası, ardından iki savunma oyuncusunun ıskası sonucunda öne geçen taraf Beşiktaş oldu.
Golden sonra ise Beşiktaş oyunun kontrolünü tamamen eline aldı. Atiba ve Oğuzhan ile oyunu istediği gibi yönlendirdiler ve iki net pozisyon ürettiler. Trabzonspor'da ise önce savunmadan çıkarken kaptırılan toplar var. Savunmanın kenarında oynayan Pereira ve Mas savunmada yetersiz kalan iki isimdi. Orta alanda Onazi ve Okay savunmanın içine girerek oynadıkları için önde de istenilen ölçüde top kalmadığından Trabzonspor, Beşiktaş'ın oyununu sadece seyretti.
25. dakikada ise Okay'ın attığı mükemmel golden sonra oyunda dengelerin değiştiğini gördük. Onazi ve Okay öne çıkarak top aldılar. Yusuf Yazıcı'nın devreye girmesiyle bu kez gol pozisyonu bulan taraf Trabzonspor oldu.
Önce Yusuf'un kaçırdığı golden sonra kazanılan serbest vuruşta Rodallega ile girilen gol pozisyonları var.
İkinci yarı ise Trabzonspor oyuna daha iyi başlayan olmasına rağmen Beşiktaş'ın Aboubakar ile bulduğu ikinci gol savunmada Durica'nın hatasından kaynaklandı.
Beşiktaş gibi topa daha çok sahip olmak isteyen ve bunu gerçekleştiren takım karşısında 2-1 geriye düşmelerine rağmen Trabzonspor oyunu bırakmadı, direncini ortaya koydu. Önce Castillo ile gelen beraberlik golü, ardından ise Rodallega ile öne geçen taraf oldular.
3-2'den sonra Trabzonspor'un daha kontrollü ve de topa sahip olarak tempoyu düşürmesi gerekirdi. Bir de şurası bir gerçek Trabzonspor, savunmasını kaleye yakın kurduğu her maçta rakibe çok gol pozisyonu şansı veriyor. Bu da savunmada yeterli olmadıklarının bir göstergesi.
Serbest vuruştan Talisca'nın attığı gol de ise Onur'un hatası var. Maçın son dakikalarında gelen gol ise Trabzonspor'un beraberlikle ayrılabileceği maçta büyük bir hayal kırıklığı olsa gerek. 7 golün atıldığı, mücadele gücü yüksek, izleyenlere büyük keyif veren bir maç olduğu düşüncesindeyim.

Onur ile gelen 3 puan

Hedefleri farklı iki takım... Çaykur Rizespor ateş hattının içinde, Trabzonspor ise Avrupa kupalarına katılabilme hesapları yapıyor. Futbol İngilizlerin deyimiyle tuhaf bir oyun...
Dünkü maçı seyrettikten sonra bunu bir kez daha gözlemledik.
Bütün bir maç süresince gol pozisyonları bulan, 11 korner atışı gerçekleştiren taraf Çaykur Rizespor oldu. Buna karşın attığı korner sayısı 1, gol pozisyonu üretme açısından da Rizespor'un gerisinde olan Trabzonspor, galip gelen taraf oldu. Bunda tabii ki en büyük pay kaleci Onur'undu. Milli ara Trabzonspor'a yaramamış. Yusuf Yazıcı ve Pereira'nın yokluğu bir takımı bu kadar etkilerse o zaman sorun çok fazla demektir.
Birlikte oynama düşüncesinin olmadığı, yardımlaşmadan uzak, kopuk kopuk, herkesin kendine göre bir şeyler yapma peşinde olduğu bir Trabzonspor vardı sahada. Olcay, Yusuf Yazıcı ve Pereira olmadığı için kendi görev yerini terk etti ve Rizespor'un atak girişimlerinin çoğu Olcay'ın olduğu kanattan geldi.
Bero, daha çok boş alan bulduğunda etkili. Pas organizasyonlarında hiç yok.
Bu maçta en büyük sorun ise topu önde tutamama oldu. Castillo, N'Doye ve Bero'nun yaptıkları top kayıplarından sonra, geri dönüşler de istenilen düzeylerde olmadığı için ikinci yarıda Rizespor çok yoğun bir baskı kurdu. Okay ve Onazi de savunmanın içine girdiklerinde dönen toplar rakip oyuncular tarafından rahatlıkla kazanıldı ve tekrar atak girişimi oldu. Rizespor'un çok adamla geldiği ve bütün riskleri aldığı sürelerde karşı ataklarda Trabzonspor adına yine her maç olduğu gibi üretkensizlik vardı.
Kenardan oyuna dahil olan oyuncular Rodallega, Yusuf Erdoğan ve Aytaç'ın daha fazla katkı yapmaları beklenirken, ortaya koydukları performansın da sorgulanması gerektiği düşüncesindeyim.
Alınan 3 puan doğaldır ki önemli. Fakat dünkü maçı göz önüne getirdiğimizde alınan 3 puanda en büyük payın Onur'da olduğunu belirtmek şart. İşin gerçeği böylesi bir maçta her zaman şans yanınızda olmaz.

Dev uyandı!

Ligin ikinci devresinde oynanan 8 maçın 6'sında galibiyet alan 2 de beraberliği bulunan Trabzonspor için Galatasaray maçı bir büyük karşılaşmada hangi düzeyde olacağını göstermesi açısından büyük önem taşıyordu. Maça her iki takım da kontrollü başladı. İlerleyen dakikalarda ise Trabzonspor'un oyunda belirgin bir üstünlüğü olduğunu gördük. Özellikle sağ kenarda Pereira'nın Olcay'la iyi anlaşmasından doğan atak girişimleri vardı. Zaten Pereira sahanın da yıldızıydı. N'Doye ile kazanılan golden sonra ise Onazi ve Okay 1-2 pozisyonda pas zamanlamalarını daha iyi yapabilseler, savunmada çizgi halinde kalan Galatasaray karşısında ikinci golü çok daha erken bulabilirlerdi. Bu devrede Mas'ın kritik müdahalelerini de göz ardı edemeyiz. Trabzonspor'un oyun kurgusunda Olcay, Yusuf Yazıcı ve Castillo, çok önemli üç isim... Olcay, hemen hemen her maç takımı ateşleyen isim. Aynen dün olduğu gibi. Yusuf Yazıcı, hücum organizasyonlarında başrolde. Dün de çok doğru yerlerde topla buluştu ve ofansif anlamda katkı yaptı. Attığı mükemmel golle galibiyeti perçinleyen isim oldu. Castillo ise oyun sıkıştığı anda kenarda topla buluştuğunda adam eksilterek G.Saray savunmasını dengesi bozdu.
İkinci yarıda Yusuf'un attığı ikinci golden sonra ise oyunun kontrolünü G.Saray'a bırakmaları bana göre son derece yanlıştı. Ardından Uğur gibi deneyimli bir oyuncunun 5 dakika ara ile ikinci sarı karttan kırmızı görüp oyun dışı kalması gereksizdi. 10 kişi kaldıktan sonra ise Galatasaray daha rahat oynama olanağı buldu. 1-2 de gollük pozisyon yakaladı
Böylesi büyük bir maçta oynanan oyun ve alınan skor, Trabzonspor camiası için aydınlık günlerin habercisi. Çünkü yıllardır böylesi maçlarda tarihine yakışmayan sonuçlar alındı. Fakat dün taraftarıyla bütünleşerek çok farklı bir galibiyet alındı. Şairin dediği gibi merdivenleri ağır ağır çıkarak bugünlere geldiler. Artık yıllardır uyuyan devin ayak sesleri duyulmaya başladı.

N’Doye girince...

Maçın hemen başında Akhisar Olcan'la gole yaklaştı ancak kaleci Onur bu pozisyonda başarılıydı. Ardından sol kanattan Olcan'ın sürüklediği atak ve Trabzonspor savunmasının yerleşme hatası sonucunda Akhisar'ın golü geldi. Erken yenilen golden sonra Akhisar, orta sahasını savunmaya yakın kurdu ve kenarları iyi kapattı. Önde kaptırdıkları toplardan sonra ise geri dönüşlerde başarılıydılar.
Trabzonspor ise Onazi ve Okay'la kalabalık bir savunma anlayışı içinde olan Akhisar'a karşı yüksek topla Rodallega'yı buluşturma yanlışı içindeydi. Savunmanın iki kenarındaki isimleri Pereira ve Emmaunel Mas ofansif anlamda ortada gözükmediler. Olcay Şahan etkisiz, orta alanda hücum aksiyonlarında olması gereken Yusuf Yazıcı ise topla buluşamadığı için genellikle kenarlara gelerek top almaya çalıştı. Rodellega da ilk yarıda topla bir türlü buluşamadı. Trabzonspor, ilk yarıda duran top dışında gol pozisyonu üretemedi.
İkinci yarıda ise N'Doye'un oyuna girmesiyle çok daha farklı bir Trabzonspor vardı sahada. Senegalli forvet ikinci yarıda takımı adına çok önemli katkılar yaptı. Mükemmel attığı golden önce rakibi ekarte edişi de gerçekten güzeldi. 1-1'den sonra rakip alanda gol pozisyonları üreten ve rakibi baskı altında tutan Trabzonspor vardı. Olcay Şahan ve Castillo her iki kanattan da rakibi rahatsız eden atak girişimlerinde bulunan iki isim. Onazi ve Olcay rakipten dönen ikinci topları alarak tekrar hücum girişimlerine destek oldular.
Dame N'Doye'un oyuna girmesiyle rahatlayan Hugo Rodallega'nın yaptırdığı penaltıdan sonra 2-1 öne geçen taraf oldular. N'Doye'un attığı üçüncü golde ise Olcay Şahan'ın mükemmel pası vardı.
Bu maçta Trabzonspor adına sevinilecek durum ise geriye düştüğü bir maçı lehine çevirmesiydi. Bir büyük takıma yakışan mücadeleyi gösterdiler. Trabzonspor'un her geçen gün takım olma yolunda adım atması gelecek için büyük önem taşıyor.

Kazanmak önemli

Maçın başlamasıyla birlikte zorlu bir 90 dakikanın Trabzonspor'u beklediği gerçeği vardı. Çünkü rakip Karabükspor hatları birbirine yakın kurdu ve boş alan bırakmadı. Böyle bir takıma karşı kenar ataklarının önemi büyük. Bir de orta alanda adam eksilten oyuncunun olması takımının lehine bir durum.
Topun hızı çabuk yön değiştirmekte rakibin savunma kurgusunu bozması açısından önemli. İlk yarı Trabzonspor adına olumlu görüntülerin olmadığı bir gerçek. Sağ kenardan Olcay ve Pereira'nın birlikteliğiyle geliştirdiği ataklar var. Hücum organizasyonlarının hepsi sağ kenardan. İki kenar beki Castillo ve Mas ise ofansif anlamda etkisiz.
Orta alanda ise hücumu yönlendirmesi gereken Yusuf Yazıcı ortalarda yok. Doğaldır ki böyle bir görüntüde gol pozisyonu üretemezsin.
İlk yarı Karabükspor net gol pozisyonundan yararlanamayan takımdı.
İkinci yarı ise ilk yarıya göre daha derli, toplu Trabzonspor sahada vardı. Okay'ın attığı golden sonra Karabükspor Yatabare'yi de oyuna alarak ilk yarıya göre daha riskli bir oyun anlayışına büründü. Trabzonspor da pozisyonlar buldu.
Fakat hücumda final pası yetersizliği öne çıktı ve en önemli gol pozisyonundan Yusuf yararlanamadı.
Alınan 3 puan Trabzonspor için son iki haftadaki kayıplarını göz önüne getirdiğimiz de önemli. Yalnız kendi sahasındaki daha önce oynadığı maçlarda gördüğümüz agresif yapı ve takım birlikteliğinden uzakta olmaları dikkat çekti. Bir de bu maçta Trabzonspor adına görünen en büyük eksiklik, savunmada Durica'nın olmayışıydı. Şu anki kadroda Durica'nın yerine koyabileceğimiz başka bir isim yok. Bu yüzden savunmadan hücuma çıkarken sorunlu başlangıçlar oluyor.

İstikrar aranıyor

Dünkü maçta Trabzonspor'a en fazla katkı yapan oyuncu Onur'du. Bu da maçın özeti olsa gerek. Konyaspor'un girdiği 5-6 pozisyonda çok başarılı hamlelerle takımını kurtaran kaptan oldu Onur.
Konyaspor maça önde baskı yaparak başlayan takım. Her iki kenardan da hızlı hücum girişimleri var. Top kayıplarında ise hızla geriye döndüler. Trabzonspor'da bazı oyuncuların eksikliğinde sorunlar baş gösteriyor.
Defansta Durica ve orta alanda Okay'ın yokluğu da önemliydi. Durica savunmayı organize eden isim. Yokluğunda yerinde görev alan Mustafa Akbaş çok fazla hata yaptı.
Okay ise özellikle ligin ikinci yarısında mücadele gücü ve dinamizmiyle çok fazla katkı yapan isimdi. Yerine oynayan Medjani'nin yetersiz bir görüntü verdiği de gözlendi. Bu yüzden ilk yarıda gerek savunmada gerekse hücumda istenilen düzeyde değildi Trabzonspor...
Özellikle ilk yarıda her iki kenarda Castillo&Mas, Olcay &Pereira ikililerinin aralarında uyumsuzluktan dolayı, kenarlardan da istenilen toplar gelmediğinden Rodallega, Konyaspor savunması arasında etkisiz kaldı. İkinci yarı, Mustafa Akbaş çıkarken, Medjani onun yerinde görev yaptı. Orta alana Aytaç'ın girmesiyle ilk yarıya göre rakip alanda daha fazla görülen taraftılar. Yenilen golden sonra her iki kenardan da geliştirilen atakların birinde Olcay'ın getirdiği topta Rodallega ile beraberliği yakaladılar. 1-1'den sonra orta alanların çabuk geçildiği ve takım savunmalarındaki yetersizliklerin öne çıktığı sürelerde her iki kalede de gol pozisyonları vardı. Fakat Trabzonspor adına Onur'un mükemmel performansı öne çıktı ve takımına 1 puan kazandıran isim oldu.
Üst üste dört haftada alınan 12 puan, ardından Alanyaspor ve Konyaspor'dan gelen 1'er puan... Görünen o ki ideal kadrodan eksilmeler yaşandığı zaman sorunlar ortaya çıkıyor. İstikrarlı sonuçlar için ilk 11 dışından gelen oyuncularında performanslarının yükselmesi olmazsa olmaz bir zorunluluktur.

Görünen o ki Trabzonspor'un ideal 11'inden eksilmeler olduğu zaman sorunlar da ortaya çıkıyor.

Bu kadar kaçar mı?

Maça çok iyi bir başlangıç yapan Trabzonspor, ilk 25 dakikada tam dört net gol pozisyonuna girdi. Dört gol pozisyonunun üçü Rodallega'ya aitti... Trabzonspor'un bu baskısı karşısında Alanyaspor, özellikle savunmada çok pozisyon hataları yaptı. Trabzonspor, geçen haftalarda olduğu gibi topa daha fazla sahip oldu. Yardımlaşmalı, birbirine yakın oynayarak ayağa çok iyi ayağa pas yaptılar. İlk yarı Trabzonspor adına orta alanda öne çıkan oyuncu Onazi idi... Rakipten kaptığı toplar dışında, öne oynama düşüncesiyle ve hücuma destek olarak takımına en fazla katkıyı yapan isimdi.
İlk yarının 41. dakikasında Safet Susic, orta alanın yetersizliğini görüp Landel ve Lazic'i oyundan aldı. İkinci yarıda ilk yarıya göre daha dengeli bir Alanyaspor izledik. Trabzonspor'un ilk yarıya göre pozisyon bulamamasının en önemli nedeni ise her iki kanadın yetersizliğinden kaynaklandı. Daha önce hücuma verdiği desteklerinden övgüyle söz ettiğimiz Pereira ve Mas, dünkü maçta gereken katkıyı bir türlü veremedi. Yapılan oyuncu değişikliklerine gelince; Ersun Yanal'ın son zamanlarda her maçta oyundan çıkardığı iki isim Castillo ve Yusuf... Yusuf Yazıcı, belki istenilen düzeyde değildi ama N'Doye'u oyuna aldığında, sahadan çıkacak futbolcu Yusuf değil Olcay Şahan olmalıydı.
Maç öncesi 11'ler açıklandığında N'Doye'un yerine Rodallega'ya görev verildiğini gördük. N'Doye'un son haftalarda yükselen bir formu vardı. Ancak bu maçta ortaya çıkan gerçek Trabzonspor'un öndeki oyuncusu Rodallega olmalı... Çünkü ceza alanı içinde gelen her topa dokunan bir isim. Hava toplarında rakibe üstünlük sağlamanın yanı sıra Trabzonspor'un girdiği gol pozisyonlarında yine Rodallega vardı. İlerleyen haftalarda Rodallega'nın Trabzonspor'a çok önemli katkı yapacağı aşikar...
Dört haftada alınan 12 puandan sonra, bordo-mavililer dün gece girdiği gol pozisyonlarını değerlendirebilse üst sıralara tırmanma adına önemli bir üç puan daha alacaktı.