CANLI
SKOR
Fatih Doğan

Fatih Doğan

Hem Beşiktaş'a hem Necip'e saygısızlık

Beşiktaş'ın gündeminde son altı aydır Sergen Yalçın ismi pompalanıyordu. Özellikle son iki aydır kamuoyuna artırarak enjekte edenlerin tavrı şu idi: "Sergen Yalçın gelecek, her şey düzelecek." Yalçın'ı sihirbaz ilan edip, şapkasından da şampiyonluk çıkaracağından emindiler. Hakemleri hizaya getirecek, rakipleri devirecek, Kara Kartal hemen yüksekten uçmaya başlayacaktı!
ransferlerin çoğu bitmiş, Solskjaer'e göre daha iyi bir takım oluşmuştu.
Türkiye, "Mekanın sahibi geldi" algısına inandırıldı. Ancak şapkadan zaferler değil 3 maçta 2 deplasman mağlubiyeti, araya sıkıştırılmış uzatmada gelen iç saha galibiyeti çıktı.
Maçın hikâyesine dönersek hakemin, VAR'ın haksız yere kırmızıyla Orkun Kökçü'yü cezalı durumuna düşürmesinin yarattığı boşluğu anlıyorum. Ancak Göztepe maçında o yok, Ndidi sakat diye uzun süredir oynamayan Necip'in 11'de başlatılması hem Beşiktaş'a hem oyuncunun kendisine haksızlık.
Göztepe erken goller buldu. Sonrasında topu kontrol etmek yerine Beşiktaş'a bırakıp, kendi sistemine uygun orta sahayı iyi kapatan kontratak oyununa döndü.
Stoilov'ın taktiği tuttu. Ancak Sergen Yalçın'ın 61'de Rafa Silva ve Cerny'yi çıkarıp Cengiz ve Jota Silva değişikliği de oyuna tesir etmedi. Kapanan takıma karşı Rafa daha fazla katkı sağlayabilirdi.
Göztepe dersine iyi çalışmış. Uduokhai ve Paulista'yı hataya zorlayarak dağınık Beşiktaş defansının zafiyetlerinden faydalandı. Ancak Beşiktaş'ın ne kendi planı ne de bu planı gerçekleştirecek gücü vardı. Yazarın notu: Beşiktaş yolu, acı ve stres dolu.

Kâbustan uyanmak ümidiyle

İspanya, Avrupa'nın hatta dünyanın en iyi ve formda takımı… Doğru… İspanya, sadece grubun değil, Dünya Kupası'nın favorisi... Kabul… Ancak futbol böyle bir şey değil. Rakip kendi evinde 6 tane atacak, 10 kaçıracak sen üçüncü dünya futbol ülkesi gibi ne bir taktik, ne bir oyun, ne bir reaksiyon ortaya koyacaksın! Beni üzen İspanya karşısındaki çaresizliğimiz ama bir o kadar da sistemsizliğimiz. 'Rakip İspanya ve bu da ağır iş kazası' der geçerim. 'İspanya'nın arkasından Dünya Kupası'na da gideriz. Fazla yüklenmeyelim' derim. Ancak tehlike şu; Montella'nın ne bir sistem tercihi ne B planı var. Gürcistan maçında 10 kişi kalıyoruz, 2 gol yiyerek galibiyeti son anda kurtarıyoruz. B Planı yok. Rodri başta, rakip yürüyerek goller atıyor. Ne alan savunması, ne adam savunması yok. Montella sistemi tutarsa başarılı oluyor program dışı bir sürpriz olduğunda oyun sıkışıp kalıyor. Dün de ne B, ne C planı ne de yazıktır ki oyuncu bile değiştirecek sağlıklı müdahaleler, değişikler göremedik. Kenan'ın iki şutu ve pozisyonu dışında elle tutulur bir görüntümüz yoktu. Bizimle birlikte İspanya'nın tek başına oyununa izleyici olarak eşlik etti. İspanya'nın 'grubun ve Dünya Kupası'nın favorisi benim hayal kurmayın' deme hakkı var. Montella ve takımının Türk insanına bu kâbusu yaşatma hakkı yok. Ders alınsın... Alınmalı. En büyük ders de 6-0 olmuş, oyun disiplinden kopmayan takibin duruşudur. Bu kâbustan uyunmak ümidiyle.

Galibiyet için Fransa maçındaki ruh lazım

Futbolda konsantrasyonun ne kadar önemli olduğu Gürcistan maçında yaşanan olayla bir kez daha ortaya çıktı: Barış'ın kırmızı kartı… Futbol öyle bir oyun ki en ufak bir kafa karışıklığı, en küçük konsantrasyon kaybı telafisi zor hatalarla bize karşı karşıya bırakabiliyor. Barış'ın son dönemdeki gelgitleri ister istemez Milli Takım'a da yansıdı. Sonuç olumsuz olmadı ancak 10 kişi kalan Ay-Yıldızlılar'ın 3-0'dan 3-2'ye nasıl geldiğini ve her futbolcunun ve her kulüp yöneticisinin motivasyon konusunu daha da incelemesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Konya'daki İspanya maçında Barış yok. Montella zaten santrforsuz oyunu, kendisine bir model olarak benimsemiş. Başarılı sonuçlar geldiği müddetçe de bunu devam ettirecek ama bu kurgu ilk kez İspanya maçında uygun olabilir. Gürcistan deplasmanında yenmek çok önemliydi. Ancak Avrupa'nın şu anda en formda takımı olan İspanya'ya gönül ister ki 2019'da Fransa'ya (2-0 yendik) Konya'da uyguladığımız tarifeyi yapalım. Bunu başaracak güçteyiz. Bunun için daha fazla konsantrasyon, daha kaliteli oyun ve daha sert bir futbola ihtiyaç olabilir. Başarılar Bizim Çocuklar.

A MILLI Futbol Takımı'nın teknik direktörü Montella'nın, İspanya'ya karşı bugün sahaya süreceği 11 merak konusu. Gürcistan maçından yorgun çıkan ilk 11'de 2 ya da 3 değişiklik yapılması bekleniyor. Dizine darbe alan Eren'in yerine Ferdi'nin görev alabileceği kaydedildi. Sağ bekte savunma tarafı Mert'e göre daha ağır basan Zeki'nin oynama durumu bulunuyor. Montella'nın asıl kararsızlığı orta sahada. Santrforsuz oyunu tercih edecek İtalyan hoca, merkezi kalabalık ve güçlü tutmak istiyor. Bu doğrultuda İsmail ve Hakan ikilisine Arda'yı yakın oynatarak R.Madrid'deki gibi merkezde pozisyonlandırmayı düşünüyor. Diğer seçenek ise Orkun'un 11'de Arda ile merkezde ön alanda yer alıp Kerem'in kanat forvet rolünü üstlenmesi olarak duruyor.

Sihirli değnek yok

Beşiktaş'ta büyük bir çelişki var! Tarihinin en pahalı, en yüksek maaşlı transferlerini yaptığı bir dönemde tam tersine düşüş görüntüsü veren gelişmeler yaşanıyor! Sosyal medya baskılarını kırmak için "Hocamız OLE'den memnunuz!" sözünü havada bırakıp kurtarıcı-sihirbaz yaklaşımıyla Sergen Yalçın göreve getirildi. Alanyaspor deplasmanına ilk maçına çıkan Sergen Yalçın 0-2'lik yenilgiyle başlamış oldu. İlk maçın günahı olmaz ama "Sergen Yalçın'ın elinde sihirli değnek var" diye pazarlayan sosyal medya ve bazı medya mensupları bu işin sahada algı ve ilizyonla değil sabır ve çalışmayla olacağını idrak edemeseler de hissetmişlerdir. Sabır Beşiktaş'ın ilacıdır. 3 tespitte bulunayım… 1- Beşiktaş'ın oyun temposu ilk yarıda çok düşüktü. Nitelikli ataklar geliştirmesi ve goller bulması için tempoyu ve baskıyı artırıp Alanya'yı hataya zorlaması gerekiyordu. 2- Sergen Yalçın, sağ ve sol bekleri biraz daha öne sürerek ilerde zenginlik oluşturmayı denedi. Ancak hem beklerin hem de kanatların aksiyonları beklentinin çok gerisindeydi. Beşiktaş'ın "iyi kanatlara" ihtiyacı olduğunu 4 yıldır söylemeyen, yazmayan kalmamıştır! 3- Alanyaspor maçında hem oyunun temposunu hem de hızlı çıkışlarıyla atakların hızını artıracak bir Gedson ihtiyacı hissedildi. Yine "İlk maçın günahı olmaz" diye hoşgörülü ve nazik yaklaşalım. Sergen Yalçın'ın takımının son 15 dakikadaki gayretine işaret edelim.

Geç kaldılar!

Taraftar şaşkın, kırgın ve haklı olarak kızgın. İsviçre temsilcisi hak ederek kazandı. Öyle bir sevindiler ki başardıklarının kendileri için ne kadar büyük ve tarihi bir adım olduğunun resmi gibiydi. O an bile Beşiktaş'ın düştüğü durumu gösterir. Gecenin özeti; İsviçre Ligi'nin 8. sıradaki takımı, bütçesi, oyuncu maaş bütçesi, Beşiktaş'ın KDV'si etmeyecek takım Dolmabahçe'ye geliyor, mücadelesiyle kazanıp gidiyor. Soru şu; Beşiktaş niye oynamıyor? Sol açık, sağ açık alınmadı. Bu yüzden Beşiktaş önce Avrupa Ligi'nden sonra Konferans Ligi'nden elendi! Bu eleştiri yanlış değil! Ama eksik. Beşiktaş'ta üç yeni transfer tribünde oturuyor. Beşiktaş'ın kaybetmesi bu nedenle diyebilirsiniz. Bu da kısmen doğru. Ama büyük fotoğrafı görmek için sadece Serdal Adalı ve yönetiminin zamanında gerçekleştiremediği transferle açıklamakta mümkün değildir.
Beşiktaş'ın kendi evinde kendinden daha zayıf bir takıma beşli savunma ile oynayıp hücum anlayışından ve baskısından uzak bir futbol aklı ortaya koymak bir teknik direktör sorunudur. Solskjaer'e destek olalım diyenler Ole'nin küçük hayallerinin altında ezmeye ittiler ve Beşiktaş, Avrupa'ya veda etmek zorunda kaldı. Ben geçen sene Rize ve Konya maçlarında inancımı kaybetmiştim. Beşiktaş, Ole'yi göndermekte geç kaldı. Ancak bu takımın kurtuluşu futbolcuları sürekli eleştirenler, takıma güçsüz deyip görevi kabul etmeyenler değildir. Beşiktaş, tartışılmayacak güçlü bir yabancı teknik adamla anlaşmalıdır.

Radikal değişim

Beşiktaş, Lozan deplasmanından kontrollü başlangıç stratejisi, geçiş oyunuyla, skor üretme planıyla ve 1-1'lik sonuçla Konferans Ligi için avantajlı dönüyor. Kalede Mert Günok ve Svensson'un sakatlığı nedeniyle oynamaması Solskjaer'i radikal değişikliklere itti. 3'lü defansa dönmeyi tercih etti. İstese Svensson'un yerine Taylan'la başlayıp 4'lüye devam edebilirdi. Ancak savunmada 5'li, hücumda 3'lü ve oyunda 3-4-2-1 planıyla avantajlı bir ilk maç geçirmeye çalıştı. Bu kadar değişikliğe ve pozisyon kaymalarına rağmen Beşiktaş galibiyet fırsatını buldu, avantaj sayılabilecek beraberliği cebine koydu. Stratejik planını gol yememe ve başta kontrataklarla bulacağı fırsatlar üzerine kuran Ole'nin bir-iki kez bunları da yakaladığını söyleyebiliriz. Aylardır aranan ama alınamayan hızlı, etkili bir sol kanat olsa daha kolay başarabilirdi. Maçın sonlarında Rafa Silva'nın karşı karşıya kaldığı anda kaçırdığı pozisyon gol olsa Norveçli teknik adamın planı tutabilirdi.
Ancak Beşiktaş defansının yanlış adam paylaşımıyla yediği basit golü gören ya da verdiği açıkları izleyenler umutsuzluk çukuruna düşebilir. Taraftar, camia transfer sarmalıyla, teknik adam tartışmalarının arasına sıkıştı. Belki de bu kadar sorunun ortasında oyuna değil skora bakmalı. İkinci maçta Konferans Ligi'nin kapısını açacak bir galibiyet uzak değil. Kervan yolda dizilecek.

Kurtarıcı Rafa

Galibiyetle başlamak önemlidir. Olası bir puan kaybı sinir sistemi sorunlu Beşiktaş'ı daha kaotik yamaçlara itebilirdi. Biraz moral, biraz mutluluk isteyenler Rafa Silva için dua etsin! Gördüğüm noktaları kısa kısa paylaşayım;
Paulista & Udokhai çok vasattı. Rakip Eyüp iyi olsa 1-3'e gidebilecek anlar yaşandı. Topu oyuna sokmada sorun yaşarlardı bu maçta Ndidi'ye topu vermekte bile zorlu anlar yaşadıklarını gördüm. 42'de Kerem Demirbay ortaladı. Thiam defansın arasından sıyrılıp kafayı vurdu. Mert'in şansına gol olmadı. İzlemekle yetindiler. Ndidi ilk maç dezavantajlarına rağmen iyi işaretler gördüm. Takım ona güvendikçe o da kendine gelecektir. Zamana ihtiyacı var. Aman aman bir oyun ortaya koymadı. Takıma sol-sağ açık sağ bek, ikinci forvet şart derken stoper transferi de acil durumda. Geç kalındı biliyorum ama zararın neresinden dönülürse kardır. Svensson 11'i zor görmeli. Yerine ilk kez oynayan Taylan bile ilk maçında daha inisiyatif alarak ve daha etkili oynadı. Yabancı kaliteli sağ bek şart. Yeni transfer Jurasek'in maçıydı. Sakat dediler. Ama umarım teknik bir karar değildir. Ole sol bekte Emirhan'la başladı. Sonra Emrecan Terzi oyuna dinamizm kattı. Demir Ege'de enerjisiyle galibiyete katkıda bulundu. Yazılacak çok konu var. Ama en önemli konu aşılamayan vasat oyun. Son Avrupa maçına göre takım saha istekli ve galibiyet arzusu yüksekti. Eyüp son dakikalarda gol için saldırmasa maç berabere de bitebilirdi. Bu oyun felsefesi ve hocanın mantalitesi Beşiktaş'la uyuşmuyor. Bu güvensizlik Beşiktaş'ı ne kadar ileriye götürür emin değilim. Burada radikal bir karar gerekebilir.

Şaşırtıyor, geriyor ve yoruyor!

Kitabın ortasından yazayım, Beşiktaş şaşırtıyor. Şaşırtmakla kalmayıp geriyor ve de yoruyor. St.Patrick's takımını 4-1 yenmişsin, kendi evinde basit pozisyon hatlarıyla maça 2-0 geride başlıyorsun. Takım gergin, defans şaşkın... Rakip zaten defansını 5'li kurup kontrataklarla iş bitirme planını işletiyor. Sen de sıradan bir takım gibi iki gol hediye ediyorsun. Atak yaparken bakmadan, ölçmeden rakibe verilen bir top, 18'in içinde baskı yokken panikle içeriye sektirirken bir başka top… Oyuncular gergin, oyun kalitesi düşük. Kale arkası tribünü bağırıyor "Serdal Başkan, Beşiktaş nerede…" Sadece takım gergin değil, taraftar da gergin. Bu ne acele? Oyun vasat olabilir -ki vasat. Mücadele istenilen gibi olmayabilir -ki o da öyle ama bu ruh hali ve tepki sağlıklı değil. Sadece defans değil Demir Ege-Orkun-Rafa Silva uyumunda da sorun var. Birbirini tamamlayan bir sinerji henüz yok. 42'de Demir Ege'nin golü geldi de hem takım hem tribünler rahatladı. Stadı terk edenler ikinci yarıda Abraham ve Mario'nun gollerini stadyumda izleme fırsatını kaçırdılar. Hem Beşiktaş'ın hem de sağ açıkta 11'de başlayan Arroyo'nun zamana ihtiyacı var. Şaşırdığım birinci konu Paulista'nın topla ilişkisindeki dağınıklık. İkincisi bazı oyunculardaki rahatlık. Ndidi gelecek, hatta sol açığa yıldız ve sağ beke iyi transfer yapılacak. Taraftara sabırlı olmak lazım diyeceğim ama sabır isteye isteye de onları daha fazla üzmeye kimsenin hakkı yok. Beşiktaş turu vasat oyunla geçti ama bu oyun ilerlemeye yetmez.