CANLI
SKOR
Ahmet Çakar

Ahmet Çakar

Son maçını yönetti!

Ve dün gece Fenerbahçe havlu attı... Beraberlikte bile çok ciddi sıkıntılar çekecekken, maçı kaybettiler. Sorumsuzca oynadılar, mücadele etmediler ve 25 milyon Fenerbahçeli'ye büyük bir hüsran yaşattılar... Bu tablo kimin eseri ilerleyen haftalarda bunu tartışacağız... Ama milyonlarca para verilip alınan oyuncuların dün geceki haline baktığımızda "Bu paralar nereye harcanıyor" demekten kendimizi alamadık.
İlk yarı kötü oynayan bir Fenerbahçe ve çok önemli bir pozisyonu kaçıran Başakşehir vardı...
Bu pozisyonda top biraz geriye atılmış ya da Volkan biraz geç çıksa Başakşehir skor avantajını daha ilk yarıda eline geçirebilirdi. İkinci yarı yine değişen birşey olmadı. Ta ki sahneye Edin Visca çıkana kadar... Uyuyan maçı uyandırdı. Art arda iki tane benzer gol attı ve Fenerbahçe'nin şampiyonluk umutlarını bitiren isim oldu... Fenerbahçe camiası çok ciddi bir özeleştiri yapmak zorunda.
Terraneo'ya birçok şeyi teslim ettikten sonra hala kamuoyunca bilinmeyen bir nedenle kovulması, Vitor Pereira'nın getirilmesi, Van Persie gibi ahı gitmiş, vahı kalmış bir eski yıldıza milyon Euro'ların verilmesi hangi felsefenin ürünüdür. Konuşacak çok şey var. Ama şimdi değil. Fenerbahçe'nin sadece kötü futbolunu eleştirmiyoruz. Aynı zamanda vurdum duymaz mücadelesi, sorumluluk mücadelesi zayıflamış bazı oyuncular ve pek tabii ki bir çok hayati konuda yanlış kararlar vermiş yönetim Fenerbahçe'nin şampiyonluğuna kan doğradı.
Peki bundan sonra ne olacak?
Fenerbahçe iki maçını kazansa da Beşiktaş'a bir puan yetiyor. Yani Beşiktaş şampiyon oldu diyebiliriz.
Ama asıl problem bundan sonra Fenerbahçe'de...
Taşlar yerinden oynar mı? Buna camia karar verecek.
Dün Fenerbahçe şampiyonluğu kaybetti ve bence Fırat Aydınus da hakemlik kariyerini noktaladı...
Hem ayıp hem günah hem de bir hakeme hiç yakışmıyor.
Skora göre kart ver, konjektüre göre fauller çal sonra da ben hakemim diye ortalarda dolaş!

Kural hatası yok

Dün geceki maçın kahramanı kim ne derse desin Tolga Zengin'di.
Şimdi herkes 'buna nereden çıktı?' diyebilir. Cevabı çok basit: Maç sıkışmıştı, dakikalar ilerliyordu, 20 dakika kalmıştı ve maçın kırılma anı geldi. Emre Çolak, bir anda o kadar müsait yerden Beşiktaş kalecisi Tolga ile karşı karşıya kaldı ki işte oradaki bir saniye tüm Türkiye için belki de saatlere bedeldi.
Galatasaray golü atsa, Beşiktaş çok şey kaybedecekti. Ama Tolga müthiş kurtardı. Lizbon maçından sonra ağır eleştirilen, gönderilmesi gündeme gelen Tolga, 1 saniyelik hareketiyle belki de şampiyonluğu getirdi.
İlk yarıda müthiş istekli bir Galatasaray izledik. Aylardır bu kadar hızlı basan, mücadele eden bir Galatasaray yoktu.
Beşiktaş'ı bozdular.
Ama ikinci yarı zaten fizik olarak yetersizdiler ve oyundan düştüler.
Top ikinci yarıda sürekli Beşiktaş'ın kontrolündeydi.
Siyahbeyazlı takım maçta üstünlüğü ele aldı ama pozisyon bulmakta çok zorlandılar.
Yukarıda da dediğim gibi kırılma noktası Emre Çolak'ın karşı karşıya kaldığı anda Tolga tarafından kurtarılan toptu. Ve bu dakikadan sonra futbolda yıllardır işleyen ilahi alışkanlık yine gerçekleşiverdi. 'Atamaya atarlar' derler.
Dün gece de öyle oldu.
Emre Çolak kaçırdı, birkaç dakika sonra da Oğuzhan, sonradan oyuna giren Cenk'in önüne çok iyi bir top bıraktı.
Cenk de ortadaki Gomez'e bırakıp 'al da at' deyiverdi.
Sonuçta Beşiktaş şampiyonluk yarışında hem çok önemli bir virajı döndü hem de iki hafta kala büyük bir avantaj sağladı. Golden birkaç saniye önce sahaya manasız bir şekilde bir taraftar girdi. Üzerinde siyah-beyaz giysiler vardı. Bu esnada da Beşiktaş golün başlangıcındaydı ve hemen akabinde de gol geldi. Herkes soruyor, 'kural hatası var mı?' diye. Hayır yok. Böyle durumlarda avantaj beklenir, pozisyon biter, ondan sonra gerekirse maç durdurulur.
Hakem Mete Kalkavan, çok iyi niyetli ve düzgün bir insan. İyi de hakem. Dün gece Türk Telekom Arena'da her ne kadar bazı faul ve kart hataları yapmış olsa da iki takıma da eşit davrandı diyebiliriz.
Böylesine zor bir maç için de performansını ben başarılı buldum.
Sahaya taraftarın girdiği anda gelen Beşiktaş golünde kural hatası yok.
Böyle durumlarda pozisyon bittikten sonra gerekirse maç durdurulur.

Masumane bir hata ortalığı karıştırır!

🔴 Bu hafta gözler Galatasaray-Beşiktaş ve Başakşehir-Fenerbahçe maçlarında olacak... Bu karşılaşmalardan nasıl bir sonuç bekliyorsunuz?
Bu iki mücadele, ligi bitirebilir de şampiyonluk yarışını yüzde 50-yüzde 50 ortak hale getirebilir de... Daha da kötüsü yapılacak bir hakem ya da futbolcu hatası, ligde inanılmaz sosyal yaralar açabilir. Hatta şike söylentileri patlayabilir. Şimdi konuyu açalım: Beşiktaş, Galatasaray karşısında puan kaybettiğinde bir gün sonra oynanacak Başakşehir-Fenerbahçe maçı Türkiye'nin gündemine oturur. Başakşehir Stadı'nda bir tane koltuğu boş göremeyiz ve Fenerbahçe kazanırsa, şampiyonluğa ortak olur. Zira puan farkı ya 1 puan Beşiktaş lehine olur ya da eşitlenir. Ama diyelim ki tam tersi oldu. Beşiktaş, Galatasaray'ı Pazar gecesi yendi. Fenerbahçe de Başakşehir karşısında puan kaybetti. İşte o zaman da Beşiktaş matematiksel olmasa bile şampiyonluğu yüzde 99 garantilemiş olur.
Buraya kadar anlattıklarım işin sportif yönü... Olayın bir de dedikodu ve infial bölümü var. Mesela Galatasaraylı bir oyuncunun yapabileceği masumane bir hata, otomatik olarak başka yerlere çekilebilecektir. Bu da çok doğaldır. Mesela Muslera'nın ya da bir başka Galatasaraylı defans oyuncusunun, zaman zaman dünya futbol sahalarında rastladığımız küçük bir hatası bile Fenerbahçe cephesini ayağa kaldırır. Ya da Pazartesi gecesi Fenerbahçe, bir Başakşehirli oyuncunun yapacağı tuhaf bir hata ile maçı kazanırsa da bu sefer Beşiktaşlılar yangına başlayacaktır. Yukarıda belirttiğim tüm bu nedenlerden dolayı bu iki maç her türlü sonuca ve spekülasyona açıktır.
🔴 Galatasaray'ın Beşiktaş karşısında şansını nasıl görüyorsunuz. Bu konuda çok spekülasyon yapılıyor.
Galatasaray, sonuçta Galatasaray'dır. Kadro kalitesi düşük, form durumu sallantılı olsa bile kendi stadında Beşiktaş'a karşı rahatlıkla kafa tutabilecek durumu var. Ama şu bir gerçek ki Beşiktaş çok formda. Ofansif anlamda çok güçlü silahları var ve şampiyonluğu da çok istiyorlar.

FUTBOL FIRILDAK BİR SPORDUR

🔴 Fenerbahçeli yönetici Mahmut Uslu, "Galatasaray bizi şampiyon yapabilir" derken, Beşiktaşlı yönetici Ahmet Nur Çebi, "Algı operasyonu var" dedi. Yani ortam gergin... Yöneticilerin demeçleri için yorumunuz nedir?
Bu çok doğaldır. Yıllardır bu iş böyle gelmiş, böyle de gidecektir. Aslında dünyanın birçok futbol ülkesinde de bu tür tablolarda bu tür demeçler ve dedikodular yaşanır. Çünkü futbol fırıldak bir spordur. Ve bu tür tablolar futbolun da bir parçasıdır.
🔴 G.Saray-Beşiktaş derbisine Mete Kalkavan atandı... Merkez Hakem Kurulu'nun bu tercihi doğru mu?
Mete Kalkavan bu senenin başarılı hakemlerinin başında geliyor. Her ne kadar kendisini kişisel olarak tanımasam da çok düzgün ve iyi bir insan olduğunu söylüyorlar. 'Bu maça niye Kalkavan verildi' diye eleştirmenin bir manası yok. Niye verilmesin ki!

GOMEZ BU SEZONUN KONUSU DEĞİL

🔴 Mario Gomez büyük ihtimalle ayrılacak. Gidişat bu yönde. Beşiktaş Başkanı Orman, "Elimizde Cenk var. Türkiye'nin en iyi santrforu" diyor. Gomez tartışmaları ve gidecek olması Beşiktaş'a büyük zarar verir mi?
Mario Gomez'in gidecek olması ancak önümüzdeki sezon sıkıntı yaratır. Bence Beşiktaş'ın gündemi şu anda Mario Gomez'in gitmesi değil de Gomez'in 3 maçta vereceği katkıyı tartışmak olmalıdır. Gomez şayet Beşiktaş şampiyon olursa, aslan payının sahibidir. Bence Beşiktaş yönetimi, Gomez giderse yerine kimi alacağını ligin sonunda düşünmelidir.

FENER TARAFTARI TEM'İ KAPATIR!

🔴 Fenerbahçe'de taraftar sıkıntısı var. Pereira, "Biz inanıyoruz onlar da inansın" diyerek yine taraftara sitem etti. Fenerbahçe taraftarı hem tribünleri doldurmuyor hem de bazı oyuncuları (Diego) protesto ediyor. Pereira haklı mı? Fenerbahçe taraftarı şampiyonluğa inanmıyor mu?
Son yıllara baktığımızda takıma her türlü sahip çıkan ve statlarını en yüksek oranda dolduran taraftar, Fenerbahçe taraftarıdır. Ama Fenerbahçeli taraftarlar, takımda ışık göremiyor. Ama şunu çok rahat iddia ediyorum, Beşiktaş, Pazar gecesi Galatasaray'a puan kaybederse, Pazartesi gecesi TEM Otoyolu trafiğe kapanır. Başakşehir Stadı 100 bin kişilik olsa Fenerbahçe 100 bin kişiyle o stadı doldurur. Dedim ya Fenerbahçe taraftarı bir ışık bekliyor. Sadece bir ışık.

FİNAL MAÇININ FAVORİSİ OLMAZ

🔴 Kupada Galatasaray-Fenerbahçe finali oldu. Daha erken ama sizce hangi takım kupaya yakın?
Ben çok finaller yönettim ve gördüm. Finaller çok zordur. İlle de favoriler kazanır diye bir kural da asla olmaz. Pek tabii ki finalin favorisi kadro ve form olarak Fenerbahçe'dir. Ama Galatasaray'ı ne Beşiktaş karşısındaki lig maçında ne de kupa finalinde asla hafife alamazsınız.

G.SARAY'IN SORUNU BAŞKANI DEĞİL!

🔴 Galatasaray basketbolda Ergin Ataman ile güldü. Yönetim biraz nefes aldı ama yine istifa sesleri var. Başkan Dursun Özbek bu baskılara ne kadar dayanabilir? Yönetim kongre kararı almalı mı?
Yönetim kongre kararı alsa ne olur, almasa ne olur. Galatasaray'ın asıl sorunu mali tabloyu sürdürülebilir hale getirmek ve Finansal Fair Play kurallarına uygun davranmak. Asıl sorun burada. Para yoksa dünyanın en yetenekli kulüp başkanını getirseniz ne olacak? Hangi parayla transfer yapacak?

İdman maçı

Sanırım Fenerbahçe sezonun en rahat maçını oynadı. Atılan 3 gol, kaçan fırsatlar, oyun hakimiyeti ve neredeyse kaleci Volkan'a hiçbir şekilde iş düşmeyecek bir maç oldu. Aslında maç öncesi de hiç kimse bu maçta büyük problem yaşanacağını düşünmüyordu. İlk 10-15 dakika Gaziantepspor, bir şeyler yapmaya çalıştı. Fakat art arda sakatlıklar yaşadılar ve ilk çeyrek sonrası Fenerbahçe, dün oyunu mutlak kontrolü altına aldı.
Hollandalı yıldız Robin van Persie bu takıma büyük ümitlerle alınmıştı. Transferi için büyük paralar harcandı ve dün gece Van Persie sahanın yıldızıydı. İki gol attı, bir golde de asisti vardı. Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni gibi Van Persie de kolay maçların unutulmaz oyuncusu oluyor! İlk yarıda önce vurdu, kaleci Karcemarskas ki bence ligin iyi kalecilerinden biri, bacaklarıyla kurtardı. Top sıfıra yakın bir yere indi. Van Persie de çok iyi ortalayıp arkadaşı Simon Kjaer'e 'al da at' dedi.
Dakikalar ilerledikçe Fenerbahçe'nin baskısı artıyordu. İkinci yarının hemen başında da yine Van Persie şık bir gol attı. Dedik ya güçsüz rakipler ve deneyimsiz oyuncular karşısında o bir ilah. İkinci golde de topu alışı, Gaziantepspor kalecisinin soluna çekişi ve hemen akabinde de sağ ayak içiyle tamamlayışı golü getirdi.
Sahada tam bir Fenerbahçe şov vardı. Ama bu tabii ki kimseyi yanıltmasın. Gaziantepspor'un maalesef ahı gitmiş, vahı kalmış. Ve ilerleyen dakikalarda Van Persie kafayla da golünü atıp skoru getiren isim oldu.
Sonuçta Fenerbahçe, şampiyonluk yarışında Beşiktaş'ı bekliyor. Puan kaybedecekler ki Fenerbahçe hayata dönecek. Ama Gaziantepspor Süper Lig'den düşme tehlikesini hala hissediyor ve önümüzdeki haftalarda da fazlasıyla hissedecek.
Hakem Mete Kalkavan için kolay maçtı. Zaten iyi bir hakem. İyi niyetli ve oyuncular üzerinde müthiş bir sempatisi var. Ufak tefek hatalar yapsa da maç genelinde çok iyiydi.

Utanmazlar!

Van Persie, penaltıdan golü atmış, koşarak hocası; o çok sevdiği teknik direktörü Pereira'ya gidiyor... Üstelik Pereira da askerden dönmüş oğlunu kucaklarcasına, Van Persie'yi kucaklıyor. Bir dudak dudağa öpüşmedikleri kaldı. Aslında bu tablo, hem Pereira'nın hem de Robin van Persie'nin nasıl adamlar olduğunu çok net ortaya koyuyor... Fenerbahçe'de işler karışmış, şampiyonluk şansı mucizelere kalmışken cilveleşen bu iki adam; sezon başında birbirlerini yedi... Van Persie denen kişi, bakın oyuncu demiyorum... Artık benim için sadece bir şahıs, sezon başında oyuna girerken tafra, oyundan çıkarken tafra, türlü türlü hareketler ama dün gece iş işten geçmiş, hocasına bağlı, onu kucaklayan bir insan. Pereira; sen de kalıbının adamı değilmişsin... Birkaç ay önce sana Aziz Yıldırım emretti, Van Persie'yi oynatmak zorunda kaldın. İkiniz de Fenerbahçe'den defolun gidin. Hatta mümkünse yanınıza Nani ve birkaç oyuncuyu daha alın gidin. Çin'e mi gidersiniz, Hollanda'ya mı Portekiz'e mi bilmem ama Fenerbahçe'yi sabote ettiniz, küçük düşürdünüz ve en önemlisi çoluk çocuğunuzun boğazına rızık diye soktuğunuz paraya ihanet ettiniz.
Fenerbahçe dua etsin ki dün gece Mersin'le oynadı. İlk yarıda Volkan Şen'in kişisel gayretleriyle skoru tam sağlama alacaktı ki maç 2-1 oldu. İkinci devre maçın sıkıştığı dakikalarda Fernandao 3. golü attı da Fenerbahçe yara sardı... Aslında pek yara filan da sardığını söyleyemeyiz. Tribünler karışık, millet 'Ersun Yanal' diye bağırıyor. Stat dışı karışık. İnsanlar birbirini vuruyor. Görünen o ki Terraneo iddialara göre Fenerbahçe'yi soyup gitmiş. Yazık... Ama bütün bunların sorumlusu sensin Aziz Yıldırım! Çok tuhaf adamlara takımı teslim ettin. İnsanların kariyerinden etkilenip tüm disiplinin kaybolmasına izin verdin. Hadi şimdi toparla da görelim bakalım.

Caner işe tüy dikti!

🔴 Fenerbahçe'de her şey alt üst oldu... Sinirler gergin... Caner'in derbi öncesi Pereira'ya ettiği küfür ve yönetici Ali Yıldırım'a verdiği yanıt... Fenerbahçe'de takım disiplini sizce ne zaman kayboldu?
Aslında konuya bir özdeyişle girmek lazım. Gömleği iliklerken ilk düğmeyi yanlış iliklerseniz peşi sıra bütün düğmeler yanlış iliklenir. Aslında sene içinde kötü durumla ilgili bazı sinyaller geldi. Birkaç ay önce Fenerbahçe Yönetimi Terraneo'yu kovdu. Sebebi ise hiçbir zaman açıklanmadı. Yine aylar önce Beyaz Futbol'da benim de olduğum bir programa bağlanan bir menajer, Terraneo ve Vitor Pereira'nın oyuncu transferlerinden büyük paralar götürdüğünü iddia etmişti. Şimdi ikisini bir araya getirdiğimizde acaba mı diyoruz... Örneğin Van Persie kronik sakat mı da bir yıldır hiçbir fiziki gelişme kaydedemedi. Aynı Van Persie yüzünden sezonun ilk haftalarında takım disiplini kaybolmaya başlamıştı. Van Persie oyuna girerken hocasına 'bak işine' derse, her çıkan oyuncu hocasına afra tafra yaparsa, Van Persie'nin sürekli ilk 11'de oynaması için başkan Aziz Yıldırım, Pereira'ya emir verirse ve hoca da bu emri yerine getirirse, takım disiplini çatırdamış demektir. Caner olayı ise bu işin üzerine tüy dikti. Caner ilk anda baktığımızda haksız, ama herhalde Caner'in savunması da şu şekilde olacak; 'Van Persie her türlü saygısızlığı yaptı, bir şey olmadı. Nani kafasına göre takıldı yine bir şey olmadı. Gücünüz bana mı yetiyor?' Böyle konuştuğunda ise verecek hiçbir cevabımız olamaz.

ÜÇÜNCÜ BİR İHTİMAL YOK!

🔴 Aziz Yıldırım pazartesi günü basın toplantısı yapacak.. Sizce neler konuşabilir?
Aziz Yıldırım'ın bu tür basın toplantılarına çok alıştık. Çoğu zaman ya dağ fare doğuruyor ya da manasız istek ve suçlamalar oluyor. Sanırım takım içindeki disiplinsizlik ya da Caner'in kadro dışı bırakılması ile ilgili açıklık getirecek ya da Futbol Federasyonu veya hakemlere saldıracak. Üçüncü bir olasılık var mı, hiç sanmıyorum.

HANGİ GÜÇ JOSEF'İ TÜRKİYE'YE GETİRDİ?

🔴 Herkes Pereira'yı suçluyor.. Aziz Yıldırım ve yönetiminin suçu ne kadar bu tabloda?
Pek tabii ki sadece Pereira veya oyuncular suçlu değil. Pereira'yı oraya getiren Terraneo, ona yetki veren ise Fenerbahçe yönetimi. Aynı Terraneo'yu kovan (sebebi belli değil) yine Fenerbahçe yönetimi. Şayet Fenerbahçe şampiyon olursa, sezon sonu herkes 'büyük başkan' diye bağıracak. Şampiyonluk kaybedildiğinde de pek tabii ki en büyük sorumluluk Aziz Yıldırım'dadır. Mesela aylardır kafama takılan bir soru var: Josef, Portekiz'de oynarken Vitor Pereira ile hiç anlaşamamış, kadro dışı bırakılmış, hatta takımdan kovulmuştu. Peki hangi güç veya hangi sebep Josef de Souza'nın milyonlarca Euro bonservis bedeli ödenerek Fenerbahçe'ye transfer edilmesini sağladı? Aklıma çok ama çok rahatsız edici sorular geliyor.

BEŞİKTAŞ DA F.BAHÇE GİBİ OLABİLİR

🔴 Fenerbahçe'nin şampiyonluk şansını ne kadar görüyorsunuz?
Sizin son yazınızda
Beşiktaş işi bitirdi havası vardı. Şu anda Beşiktaş'ın şampiyonluk şansı en az yüzde 75-80'dir. Diğer bir deyimle, Beşiktaş'ın kalan maçlarda iki beraberlik ya da bir mağlubiyet lüksü var. Üstelik F:Bahçe'nin kalan maçlarda hiçbir puan da kaybetmemesi lazım. Bu tablo Beşiktaş'ın şampiyon olması için yeter de artar bile. Ama Beşiktaş'ın geride kalan maçları gerçekten çok zor. Hafta sonu Sivas ile oynayacaklar ve Sivas can çekişiyor. Maç kolay değil. Daha sonra Akhisar olsun, Osmanlıspor olsun ve hele hele Konyaspor... Asla Beşiktaş için kolay maçlar değil bunlar. Fenerbahçe 3 maçta art arda toplamda 7 puan kaybetti. Benzeri tabloyu Beşiktaş'ın yaşamaması imkansız değil.

🔴 Futbol Federasyonu, İngiltere maçı nedeniyle ligi erken bitiriyor... Birçok maçı da değiştirdi. Kulüpler Birliği isyan etti. Beşiktaş isyan etti... "Yarış sürüyor.. Bu değişikliği istemiyoruz" diye.. Bu konudaki düşünceleriniz neler?
Kulüpler Birliği kendilerine göre haklı ama TFF de haklı. Milli Takımımızın, Avrupa Şampiyonası'na katılacak olması hazırlık takvimini sıkıştırıyor. Eğer ligin tepesi veya aşağısı erken şekillenirse bir problem olmaz. Ama aksi durumda sıkıntı olur.

TÜRK FUTBOLUNUN AĞASI BEŞİKTAŞ

🔴 Beşiktaş transfer için de havaya girdi.. Şimdi de Caner, Mehmet Topal ve Gökhan'ın transferine yönelik haberler çıkıyor. Yönetici Erdal Torunoğulları, "Şenol Güneş isterse üçünü de almaya çalışırız" dedi. Bu açıklama için ne düşünüyorsunuz?
Bütün ipler ve kozlar artık Beşiktaş'ta. Şampiyonluk şansları yüzde 80. Harika statlarını açtılar, şampiyon olduklarında Şampiyonlar Ligi'ne hoş geldin parası çok ciddi para. Kombineleri satıp yine kasalarına büyük parayı koyabilecekler. Önümüzdeki birkaç yıl Türk futbolunun ağası Beşiktaş olur. İstediğini alır, istediğini verir. Diğer takımlar da karşısında eyvallah demek zorundadırlar.

ÇAKIR YİNE TARİHE GEÇTİ

🔴 Liverpool adeta destan yazdı ve Dortmund'u yıktı geçti... Bu müthiş maç için ne düşünüyorsunuz?
Liverpool yine tarih yazdı. Yıllar önce İstanbul'da Milan karşısında yazmışlardı. Dortmund karşısında yine yazdılar. Üstelik başrolde yine bir Türk vardı. Cüneyt Çakır harika maç yönetti ve yine tarihe çok ama çok anlamlı bir maçla adını yazdırdı.

F.BAHÇE FİNAL OYNAR

🔴 Galatasaray Ergin Ataman, Fenerbahçe Basketbol Takımı Obradovic ile harikalar yaratıyor... İki takımın futbol takımları ise sıkıntılı... Oysa aynı kulüp aynı yönetim... Bu durumu nasıl yorumluyorsunuz..?
Bunu kadro, hoca ve oyuncu kalitesi ile açıklamak daha sağlıklı olur. Hem G.Saray hem de F.Bahçe basketbol takımlarının şampiyon olma ihtimalleri var ve bu ihtimal asla ama asla küçük bir ihtimal değil. G.Saray-Strasbourg maçı ortada. Hatta belki G.Saray biraz daha favori. F.Bahçe, bence Real Madrid'i geçti. Final Four'da ilk maç CSKA Moskova maçı olmadığı takdirde F.Bahçe'nin final oynayacağını öngörüyorum.

F.Bahçe yol verdi, Beşiktaş şamp...

Fenerbahçe, elindeki avantajları bir bir yitirmeye ve şampiyonluğu Beşiktaş'a hediye etme yolunda hızla ilerlemeye devam ediyor. İddia ediyorum, Türk futbol tarihinde bir derbide hiçbir rakibi Galatasaray'ı dün geceki gibi yakalayamaz. Galatasaray'ın dün Türk Telekom Arena Stadı'nda en iyi oyuncusu kalecisi Fernando Muslera idi. Topla en fazla oynayan oyuncu da o. Üstelik Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel'in yerinde bir pozisyon dışında başkan Aziz Yıldırım oynasa inanın Galatasaray'dan gol yemezdi.
Dün gecenin tablosu bu. Oyuna Fenerbahçe önde basarak başladı. Sarı-lacivertliler, karşılaşmanın daha ilk dakikalarında Galatasaray savunmasının arkasına attığı toplarla Luis Nani ve Robin van Persie ile önemli pozisyonlar buldu. Ama dedik ya dün gece Galatasaray'ı ipten Fernando Muslera aldı.
Hele hele ilk yarıda Fenerbahçe'de Volkan Şen'in kaçırdığı bir pozisyon var ki anlatabilmek hiç de kolay değil. Yandan gelen topa yapması gereken sadece ayak içiyle vurmasıydı. Ama o kolay olanı yapmak yerine topu üstten auta atma başarısını gösterdi.
İkinci yarı yine Galatasaray'ın top tutamadığı, bol top kaybettiği, fizik güç ve ikili mücadele olarak rakibi Fenerbahçe'ye sürklase olduğu anlar yaşandı. Ve 90. dakikada Fernandao çok önemli bir pozisyonu gol olarak değerlendiremedi.
Sonuçta Süper Lig'de bitime artık 6 hafta kaldı ve puan farkı 5... Artık zirvede olan Beşiktaş'ın iki beraberlik ya da bir mağlubiyet lüksü var. Üstelik Fenerbahçe'nin de bundan sonraki tüm maçlarını kazanması şartıyla.
Ve karşılaşmanın hakemi Mete Kalkavan'a gelince... İyi niyetli ama deneyimsiz bir isim. İlk yarıda Lukas Podolski'nin, Gökhan Gönül'ün diz kapağına basmasına kırmızı kartı veremedi. Maç boyunca bazı kartları ve faulleri tespit edemedi. İlk yarıda nedenini anlayamadığımız bir şekilde Galatasaraylı Lukas Podolski'nin attığı gol, ofsayt diye sayılmadı.

Bizim de Barış ‘Bebek’imiz oldu

Türk futbolunun kabusu MHK, futbola zarar vermeye, tam gaz devam ediyor... Barış Şimşek, iki ay önce FIFA listesinden atılmıştı... Sezonun ilk yarısındaki Fenerbahçe- Bursaspor maçındaki kötü yönetimi onun FIFA listesinden çıkartılmasına neden olmuştu. Üstelik aynı Barış Şimşek, Avrupa Futbol Şampiyonası'nda Cüneyt Çakır'ın çizgi hakemi... Şampiyonada tüm çizgi hakemleri FIFA listesindeyken Barış Şimşek cezalandırılmış ama Fransa'da görev yapacak.
Gelelim dün geceki maça; Vodafone Arena'daki ilk karşılaşma ve şampiyonluğu ilgilendiren çok önemli bir mücadele... Belli ki maçta büyük bir çekişme olacak, sert geçecek ve hakeme büyük iş düşecek. Ama MHK, ne hikmetse maçta kötü bir performans silsilesi sonrası FIFA'dan diskalifiye ettiği Barış'ı görevlendiriyor. Beşiktaş lehine verdiği penaltı bir hibrit penaltı. Penaltıyla uzaktan yakından alakası yok. Sosa hibrit çime takılıyor ve kendini yere bırakıyor. Son 10 dakika maç 3-2'ydi ve Bursa oyun hakimiyetini eline geçirmişti ama maalesef hakem Beşiktaş'ın 12. oyuncusu gibi sürekli Bursa aleyhine düdükler çaldı. Hele hele oyun bitmeden bir dakika önce Quaresma'nın rakibin böğrüne soktuğu ayak var ki kart verse en az sarı olacak ve ikinci sarıdan kırmızı ile oyun dışı kalacaktı. Ama Quaresma, kırmızı kartı ancak maç bittikten sonra gördü.
Teknik direktörler en az hakemler kadar hakemliği bilirler... Bursa'nın hocası Hamza Hamzaoğlu, son 15 dakikadaki rezilliği gördü. Hakemin Beşiktaş'ın 12. oyuncusu gibi mücadele ettiğini fark etti ve oyundan atıldı.
Soracak çok soru var... Bir kaç hafta önce Fikret Orman, Riva'ya niye gidip bakışlarıyla hakemlere gözdağı verdi? Beşiktaşlı Hüsnü Güreli, Serdar Çakır'a niye "Görevinden istifa et" dedi? Kuddusi Müftüoğlu ve arkadaşları Orman'ın bu tavırlarına niye reaksiyon göstermediler? Serdar Çakır atamalara müdahale etmediği halde niye gönderilmesini istediler? Hoş değil... Yakışmıyor. Bildiğim çok fazla şey var ama hukuk devletinde yaşıyoruz.