Hem Kerem hem Rashica fazlaydı, Mertens yüzde 30'uyla oynuyordu. En az biri ivedilikle çıkmalı ve Buruk ikinci yarıya Zaniolo'yla başlamalıydı. Icardi 70. dakikaya kadar vites büyütmezse Gomis'i sahaya sürmek elzemdi. Bir yandan da Ndiaye performansı önderliğindeki konuk takımı durdurmak da gerekiyordu.
Okan hocanın ofansif riskler alması kaçınılmazdı; tabii eğer bir puana razı değilse. Keza galibiyete yakın taraf Demirspor gibi görünüyordu. Enteresandır ikinci devre aynı onbirlerle başladı. En azından Rashica ile Kerem artık daha derli toplu oynuyorlardı. Maçın ilk bir saati biterken sahadaki oyunculardan altısı sarı kart görmüş, maçın 22 kişiyle tamamlanma olasılığı hayli azdı.
Mertens kötü oyununun üzerine bir sarı kart görünce Zaniolo'nun kimin yerine gireceği netleşmiş oldu. Birkaç dakika sonraysa Midtsjö, Oliveira'nın yerine oyuna dahil oldu. Oliveira'nın da somurtarak kenara çıktığı o dakikada Norveçli'nin kariyerinin ve sezonun en önemli gollerinden birini atacağını kim bilebilirdi ki?