CANLI
SKOR
Ahmet Çakar

Ahmet Çakar

Son dakikada faul icat etti!

Hayat G.Saray ve G.Saraylı'ya güzel. Rakip sözüm ona düşmeme mücadelesi veriyor ama maça baktığımızda tam bir antrenman maçı. Tempoyu ayarlayan G.Saray, şov yapan G.Saray. Böyle maçlarda 'iyi oynadı, kötü oynadı' tartışması yapılmayacak kadar basit ve ruhu kaçmış maçlar. Oyuncular skora oynadılar. Osimhen iki tane attı, bir golde de ciddi payı var. Sol bek Eren sakatlanana kadar çok iyi oynadı. Hem Galatasaray hem Milli Takım için her geçen gün daha da olgunlaştırıyor futbolunu. Torreira, yine golcülüğünü konuşturdu. Son ayların belki de en enteresan golcüsü. İnanın dün maç seyredenler bir taraftan keyif aldılar, bir taraftan da 'Güç farkı, oyuncu kalitesi böyel olmamalı' demişlerdir. Sonuçta G.Saray kazanması gereken maçları güle oynaya, rölanti bir şekilde kazanmayı başarıyor. Allah, Sivasspor'un yardımcısı olsun, belki de düşmenin en büyük adaylarından biri. Hakem Ozan Ergün benim bu sezon en beğendiğim hakemlerin başında geliyor. Vücut dili, faul tespitleri mükemmel ama dün iki net sarı kartı vermeyi unuttu. Bunlardan biri ve en dikkat çekeni, Sanchez'e yapılan bir tekme var. Daha doğrusu tekme değil de bir çelme. Tartışmasız her yerde sarı. Son dakikada Sivasspor'un golünü iptal etmesi ise skandal. Hem Mertens hem Sivaslı oyuncu ayağını uzatıyor. Topa vuran Mertens, ofsayttaki Sivaslı'ya geliyor. O da golü yapıyor. Fakat topa vuran Mertens olduğu için geri pas duruma hasıl oluyor ve ofsayt ortadan kalkıyor. Hakem önce VAR yardımıyla golü veriyor, sonra kararını değiştiriyor ve faul icat ediyor. Eğer sonuç bu golle değişecek olsaydı Türk hakemliği yine sınıfta kalmış olacaktı.

Hagi’den sonra en iyisi!

Galatasaray düşük vitesle oynadı ama rahat kazandı. Şurası kesin ki adamlık, profesyonellik, kalite anlamında Osimhen, Galatasaray tarihindeki Hagi'den sonra en değerli isim. Kendini yırtıyor. Oyuncuları fişekliyor, kendi ceza sahasından top çıkartıyor ve pek tabii ki hem asist yapıp hem de gol atıyor. Eyüpspor daha iyi başladı. Defansın arkasına attığı toplarla fazla pozisyon bulmasalar da Galatasaray'ı kısmi zorladılar. Ta ki bu sezonun en iyi duran top kullanan takımı olan Galatasaray'ın golü geldi. Kornerde Osimhen yükseldi, kafayı vurdu, arka direkte de Sallai tamamlayıp takımını öne geçirdi. İkinci yarının hemen başında da son haftaların golcü ismi Torreira ikinci golü atıp Eyüp'ün tüm direncini yok etti. Sonra Osimhen sahneye çıktı. Zaten hep sahnedeydi ama Galatasaray'ın 3. golündeki topu alışı, rakibin üzerinden kaldırışı, dönüşü ve vuruşu tam bir süper star hareketi. Maç biterken de İspanyol Milli Takımı'nın direkt santrforu ama ne garip Galatasaray'ın yedek gücü Morata da gollerini atıverdi. Sonuç olarak Galatasaray riske etmeden, fazla pozisyon vermeden artık kazanmayı başarabiliyor. Paldır küldür oynamıyor, rakibine az pozisyon veriyor ve hedefe devam ediyor.
Gelelim hakeme; bir iki hata yaptı. Örneğin Osimhen'e soldan giderken yapılan faülü görmedi. Görse sarı kartı da vermiş olurdu. Ve gelelim Türk hakemliğine bakışımıza; Caner bir kornerde rakibini çekip itiyor. Aynısı haftalar önce Skriniar'a yapılmıştı. Orada penaltı verildi. Ama dün gece penaltı verilmedi.

Dzeko’yu atladı

F.Bahçe, ama öyle ama böyle rakibini takip etmeye devam ediyor. İlk yarıya bakıyoruz, felaket bir F.Bahçe. Ne yaptığını bilmeyen, gazı kaçmış bir gazoz gibi oynadılar ve üstelik ilk yarıyı da 1-0 geride kapattılar. Bu devrede F.Bahçe orta sahada bir top kaybetti, pas kısa düştü ve Gaziantep, Skriniar'a da çarpan topla öne geçiverdi. İlk yarı bittiğinde hemen herkes 'F.Bahçe galiba bu maçı kazanamayacak' gibi bir kanıya varmışken ikinci yarıda F.Bahçe kıpırdanmaya başladı. Art arda pozisyonlar buldu, önemli pozisyonları da cömertçe harcadıklarında VAR yardımıyla bir penaltı geldi. Hiç gerek yokken Antepli oyuncu, bir kafa topunda En-Nesyri'nin suratına tokadı vurunca VAR ile haklı bir penaltı geldi. Bu penaltı ile gelen eşitlikten sonra belki de bir dünya rekoru kırıldı. İnanmayacaksınız ama F.Bahçe 4 dakikada art arda 3 gol bulup maçı bitiriverdi. İlk devrenin en kötülerinden biri Dzeko, bir kornerde klasını konuşturup takımını öne geçirdi. Ardından da Fred'in golü galibiyeti perçinledi. Sonuçta F.Bahçe kaçırsa da kötü de oynasa, Mourinho, F.Bahçe'yi bir kobay gibi kullansa da kazanmaya devam ediyor.
Hakeme çok kötü diyemem ama iyi de diyemem. Fazla sarı kart hatası yaptı. İlk yarıda Skriniar'a vermesi gereken bir sarıyı vermedi. İlk yarıda Dzeko yere düşerken ayağına basılması birçok kişide penaltı beklentisi yarattı ama değil. Penaltının öz ruhuna aykırı. Devreden sonra VAR ile verdiği haklı penaltıdan hemen önce Dzeko'ya yapılan bir penaltı daha var. Topa vuracakken itildi ama hakem veremedi.

Yasin Kol’dan objektif yönetim

Fenerbahçe için zor geçeceği belliydi, aynen de öyle oldu. Diğer bir deyimle; Talisca ve Livakovic gününde olmasaydı Fenerbahçe büyük bir ihtimalle üç puanla dönemeyecekti. İlk yarıya bakıyoruz, kötü hatta çok kötü oynayan bir Fenerbahçe var. Maçın başında Livakovic'in kurtardığı mutlak bir gol ve devrenin kalan bölümlerinde de savuşturduğu önemli pozisyonlar vardı. Devrenin sonunda sahneye Talisca çıktı. Bir oyuncu ne kadar kötü oynarsa oynasın, kalitesiyle skoru değiştirebiliyor. Öyle de oldu. Topu alışı, rakibinden sıyrılırken faulü kazandırması ve kullandığı muhteşem frikikle Fenerbahçe golü buldu. İkinci yarının çok zor geçeceğini düşünüyorduk ki Tadic ikinci golü attı. Ama maç bir türlü rahatlayamadı çünkü bu sefer Sivaslı Efkan uzaktan belki de yılın en güzel gollerinden birini kaydetti. Sonra yine milyonlarca Fenerbahçeli hop oturdu hop kalktı. Sonuçta; düşme korkusunu ağır şekilde yaşayan Sivasspor karşısında alınan galibiyet çok önemli. Çünkü artık onların bir puan bile kayba tahammülü yok. Galatasaray'la devam eden sürek avı görünen o ki son haftalara kadar sürecek. Maçın hakemi Yasin Kol'u beğendim. Ufak tefek hataları olmasına rağmen objektif yönetti. İki tane tartışılacak pozisyon var. Biri Talisca'nın attığı golden önce kazandırdığı faul, bence karar doğru. Mert Müldür'e yapılan hareket penaltı mıydı değil miydi tartışması var. Şeklen penaltı görünüyor ama Mert de rakibin üzerine kendini bırakıyor. Hakem penaltı değil diye değerlendirdi, çok da fazla bir şey söyleyemiyorum.

Yarı otomatik sistem çok ilginç!

Olaylı gecenin galibi Galatasaray oldu. Son 10 dakikaya kadar her şey dostçaydı. Futbolun doğal nizamı içinde sertlikler oluyordu ama fazla problem yoktu. Son 10 dakika ise çıkan olaylar neticesinde Allah'tan daha vahim şeyler yaşamadık.
Maça gelince.. G.Saray, F,Bahçe'yi sürklase etti. Rahatlıkla 5-6 gol atabilirdi. Eğer atamadılarsa son vuruş beceriksizliği ve şanssızlık neticesinde oldu. İlk golde Çağlar hata yaptı, Skriniar ağır kaldı, Osimhen çok iyi vurdu ve öne geçirdi. Ardından bir penaltı geldi. Kostic elle kesti ve Osimhen farkı ikiye çıkardı. Tüm stat homurdanıyordu ki 45 artılarda imdada VAR hakemi, sözüm ona yarı otomatik ofsayt sistemi çıktı da Szymanski'nin attığı ama yardımcının ofsayt diye iptal ettirdiği gol, geçerli oluverdi. İkinci yarı F.Bahçe, bir şeyler yapar mı diye düşündük ama yok. Hakem kararları açısından enteresan bir maçtı. Kaan'ın ayağıyla uzaklaştırdığı top açık koluna çarptı, devam kararı doğru. Bir oyuncu, topu ayağıyla uzaklaştırırken eline çarparsa penaltı olmaz. Kostic topu eliyle kesti, her ne kadar kolunu aşağı indirmeye çalışsa da kolu yine de açık. Karar doğru. Fakat belki de siz bu satırları okurken yarı otomatik sistem çok tartışılacak. Benim gördüğüm, Szymanski en az yarım metre ileride. Yardımcı hakem de ofsayt diye golü iptal etti ama ne hikmetse VAR golü geçerli sayıyor. Anlaşılır gibi değil. Cihan Aydın son 5-6 dakikaya kadar fena maç yönetmedi. Sonra bazı faul ve kart hataları yaptı.

Kol iyi yönetti

Ve belki de bugün itibarıyla lig yeniden başladı. Hem Galatasaray'ın yenilmezlik ünvanı gitti hem de puan farkı 3.5'a düştü! G.Saray yenilmeyi hak etti mi? Pek tabii ki.. Mesela sezonun en iyi ismi Osimhen, İspanyol Milli Takımı'nın santrforu Morata hiçbir şey ortaya koyamadılar. Pek tabii ki bunda kendilerine yapılmayan servislerin eksikliği de var. Mesela G.Saray'ın en istikrarlı ismi Sanchez'in pazara gittiği pozisyonu izleyelim.. Rafa Silva, 40 metre top sürdü. Sanchez sadece refakat etti. Vurur gibi yaptı, Sanchez yerde kaldı. Sonra daha zorunu yaptı, Muslera'nın kapattığı köşeden adeta iğne deliğinden geçirircesine Beşiktaş'ı öne geçirdi. Buram buram kalite kokan bir gol. Ardından G.Saray, Frankowski'nin yaptığı sorumsuz bir faul neticesinde 10 kişi kaldı. Belki de maç bitti diyorduk ki devrenin son dakikasında Torreira'nın jeneriklik golü geldi. 30 metreden öyle bir vurdu ki harika bir gol demek bile hafif kalır. Aslında Beşiktaş bir kişi fazla oynadığı ikinci yarı çok iyi değildi. Ama G.Saray defans-ı nın hatasıyla Gedson ile öne geçtiler. Rafa Silva kötü vurdu. Gedson, Muslera'nın tam önünde bomboş ve ofsayt pozisyonunda olmaksızın golü yaptı. G.Saray'da sezonun en iyileri dün kötüydüler.
Gelelim hakeme… Bu kadar baskıya, bu kadar deneyimsizliğine rağmen bence çok iyi maç yönetti. Pek tabii ki hatalar yaptı. Sarı kart ve bazı fauller hatalı. Kırmızı karta bakarsak, Polonyalı VAR hakeminin yardımı kesinlikle doğru ve yerinde. Frankowski faulü yapmasaydı Muçi, Muslera ile hafif çaprazdan karşı karşıya kalacaktı. Bariz gol şansıydı, engellendi ve kırmızı kart doğru. Yine son saniyede Semih'in gördüğü kırmızı kart da doğru. Ayak yüksek ve rakibin adalesine basıyor.