TURGAY DEMİR - SİHİRLİ KRAMPONLAR
Meşin top adeta Arda Güler'in kölesi olmuş; bir dokunuşuyla, mesafe tanımaksızın gol oluyor, bir dokunuşuyla metrelerce ötedeki takım arkadaşının ayağına konuyor. Abartmıyorum, Arda isterse, sihirli kramponlarıyla o topu, yüz metre ötedeki bir evin bacasından içeri sokup, mutfaktaki tencereye kondurur vesselam... Güdümlü bu paslar adeta...
Milyonlarca sperm arasından, en akıllısı ve en güzelini denk getirmiş Yaradan, Arda Güler gibi bir şaheser gelmiş dünyaya. Şükürler olsun. Rakip kim olursa olsun çok kritik bir maçtı. Kaybedersen gidersin, yani telafisi yok. Üstelik yılların kurt hocası Lucescu'nun Romanyası var karşımızda. Rumenler ilk yarıda savunma setini hiç bozmadılar; çok iyi kapanıp geçiş oyunlarıyla kalemizi yoklamaya çalıştılar. Bazen de yüreğimizi ağzımıza getirdiler. Özellikle son anlarda... Öyle ki, gecenin bir karanlığında karşımda kazıklı Voyvoda Vlad'ı görmüş gibi hissettim..
"Bizim çocuklar", bizim kadar stresli değildiler aksine özgüvenliydiler. Solumuz fenaydı!.. Ferdi ve Kenan'la her fırsatta kroşe atan bir boksör gibiydik... Orta sahamız şahane, savunmamız bildiğin geçit vermez dağlar gibiydi. Herkes harikaydı ama asisti yapan Arda, dar alanda büyük işler yapıp iki dokunuşla golü atan Ferdi bir başka güzeldiler.