Spor yazarları Fenerbahçe-Demir Grup Sivasspor maçını değerlendirdi
Süper Lig'in 32. haftasında Fenerbahçe-Demir Grup Sivasspor ile karşı karşıya geldi. Avrupa sıralamasını yakından ilgilendiren karşılaşmayı Yiğidolar 2-1 kazandı. Fotomaç Gazetesi yazarları da bu maç için çarpıcı ifadeler kullanırken, bir ismi ise eleştirdi.
Giriş Tarihi:
PAYLAŞ
ABONE OL
YAZI
ERMAN TOROĞLU - PENALTIYI YEDİ
Üst üste 2 maç seyrettik. 4 takım içinde en kötüsü Galatasaray. Ankaragücü çatır çatır mücadele ediyor. Son ana kadar da edecekler. Zaten Kurban Bayramı da yaklaşıyor. Ankaragücü'nü Başakşehir'e haftalar önce kurban ettiler. Birine "Sen düş öl" dediler, diğerine de "Sen şampiyon ol" dediler. Yani köşe başı bir maçtı.
Dün gece bir köşe başı maçı da Fenerbahçe yaşadı. Sivasspor'u yenseler, yarın yurt dışından Trabzonspor'a gelecek kararla Şampiyonlar Ligi ihtimali açılacak 3. olan takıma. Sivasspor bu yoldaki en tehlikeli rakibini İstanbul'da saf dışı bıraktı.
Sivas fizik olarak iyi bir takım. Oyun şekilleri de belli. İyi defans yapıp çabuk öne çıkıyorlar. Birbirlerini tanıyan oyuncuları var. Enerjilerini boşa harcamıyorlar. Bir gol yediler, yüzde 100 kaleci hatası. Maç 90 dakika keyifli oynandı. Bu şartlarda iyi bir mücadele oldu.
Yalnız Muriç'in pozisyonu var, o enteresan. Hakem takdir hakkını 'devam'dan yana kullandı. Ama Sivaslı oyuncunun Muriç'e kalça ile bir hareketi var, top oyunda. Sivaslı vuruyor, top oyunda kalıyor. Hakemin hatalı kararları vardı.
"İYİ MAÇ YÖNETİRSE DAHA ÜSTLERE ÇIKMA İHTİMALİ VAR"
Tolgay rakibin ayağına bastı, sakatlandı. Faul Tolgay'ın aleyhine olması lazım lehine verdi. Hava topuna çıkmayıp, kambura yatana dikkat etmesi gerekir. Avrupa'da üst düzey maçlarda bunlar önemli. Futbolcular cin gibidir, hemen çözerler. Ali Palabıyık iyi maç yönetirse daha üstlere çıkma ihtimali var.
EMRE BOL - YAŞI KÜÇÜK...
Hakem Ali Palabıyık'ın Ozan'ın Emre Kılınç'a hiç dokunmadığı bir pozisyonda penaltı çalmasıyla Fenerbahçe maça mağlup başladı. Arkasından Vedat Muriç'e yapılan çok net penaltıyı görmezden geldi. Hakem konuşmayalım dedikçe doğramaya devam ediyorlar. Türk futbolunun en büyük problemi hakemlerdir arkadaş. Aksini söyleyenle sabaha kadar tartışırım.
16 yaşında Ömer Faruk, 20 yaşında Ferdi, 22 yaşında Altay sahadaydı dün gece... Çok kötü performans gösterseler bile ağzımı açıp tek laf etmem. Zira bu gençler Fenerbahçe'nin geleceği olacak.
"BU UMURSAMAZLAR TAKIMDAN GÖNDERİLENE KADAR KONUŞMAYA DEVAM EDECEĞİM"
Ama ağzımı açıp, gözümü yumacağım bir oyuncu var elbette. O da girdiği her ikili mücadelede rakibe faul yapan, pas hatalarıyla saç baş yoldurtan Tolgay Arslan tabii ki! Hep yazıyorum, söylüyorum, Fenerbahçe forması giymeyi hak etmeyen bu "umursamazlar" takımdan gönderilene kadar da konuşmaya devam edeceğim.
"BU ÖZ GÜVENİ ONU BÜYÜK FUTBOLCU YAPACAK"
3 maçtır gol atamayan Sivasspor, sarı- lacivertlilerin stoper sıkıntısını çok iyi değerlendirdi. Attıklarının fazlasını kaçırdılar. Ömer Faruk Fenerbahçe'nin tek yaratıcı oyuncusuydu. Neden oyundan alındığını anlayamadım. Bu kadar genç olmasına rağmen top ayağına geldiğinde, sadece yanına pas verip, sorumluluk almamazlık yapmadı. İşte bu öz güveni onu büyük futbolcu yapacak. Devler Ligi hesapları adına kazanılması gereken bir maçtı. Çok büyük avantaj kaybedildi.
GÜRCAN BİLGİÇ - İKİLEMDE KALANLAR
Üçüncülük için kilit maçıydı. Heyecanı ve gerilimi zaten puan durumu itibarıyla taşıyordu ama gözlerin Fenerbahçe'nin en genci; Ömer Faruk'un üstüne dikilmesi, diğer oyuncular için oldukça düşündürücü olmalıydı. Genç oyuncu sahada bulunduğu her saniyede topu aradı, kendini göstermeye çalıştı, sorumluluktan kaçmadı. Takımdaki ağabeyleri de ona sahip çıktı, pas yollarında kendilerini gösterdiler. İyi niyetin, birlikte büyümenin gövdeye gelmiş haliydi. Bravo...
"NE İZ BIRAKMIŞ ARKASINDA NE DE BİR BEKLENTİ"
Diğer yana geçtiğimizde Sivas'ı sahadan silen, topu ve oyunu yöneten bir performansı da vardı Fenerbahçe'nin. Daha önce diğer stoperlerin yaptıklarını, bu kez Ozan üstlendi. Penaltı kararı ağır kaçtı ama diyecek bir şey yok. Aynı hakem Trabzon maçında Kruse'nin Uğurcan'ın formasına değmesine de faul vermişti. Bu fırsatı kaçırmaz. Ama kaleci degajından gelen topta kendi adamını ikinci kez kaçırması tam facia. Ozan diyebilir ki, "Stoper benim yerim değil." Haklıdır ama maç boyunca da "Orta sahada Ozan olsaydı" diye düşünmedik. Ne iz bırakmış arkasında, ne de bir beklenti.
Son maçlar, son düzlük, son hedef; altı pastan bile auta atılan toplar. Vedat için, iyi oyuncu ile büyük oyuncu arasında bir karar verilmesi gerektiğinde, bu maçlar önüne çıkarılacaktır. Güzel şeyler de söyleyelim. Emre ve Tahir Karapınar ile birlikte genç oyuncuların, Ferdi liderliğinde, Ömer Faruk ve son olarak Allahyar'ın kadronun alternatifi yapılması, istekli oynamaları, güven kazanmaları önemli.
Kendilerini seçeneksiz görenler için artık ciddi alternatifler oluşuyor. Maçı oynayan da, kaybeden de Fenerbahçe oldu. Günün değil, sezonların sorunuydu bu. Avrupa hesaplarında yeni hayallerin kurulması zorlaştı. Ama doğru mesaj verildi. Ya Fenerbahçe'nin oyuncusu gibiler olacak sahada, ya da takım için oynayıp, kendini Fenerbahçeli yapacaklar. İkisinin arası; yukarıdaki gibidir.
REHA KAPSAL - FARK
Fenerbahçe'nin sezon başından beri özellikle en büyük sıkıntısı bilindiği gibi stoper mevkiiydi. Lig bitiyor, o pozisyonda kim oynarsa oynasın yeterli gelmiyor. Sezon başında Skrtel'i yollayıp; Rami, Zanka ve Falette alındı. Bunların toplamından bir Skrtel performansı çıkmıyorsa yapılan transferlerin yanlışlığı gözler önüne seriliyor. Bu da Fenerbahçe'nin hedeften kopmasına neden oldu. Jailson, Gustavo ve Ozan gibi orta saha oyuncuları da bu bölgede denendi ve yetersizlerdi. Altyapıda bulunan iki stoper Gürkan ve Cenk hiç düşünülmedi bile.
Fenerbahçe'nin stoper dışında en büyük sıkıntısı, Vedat Muriç'in sürekli gereksiz yere orta sahaya gelmesiydi. Tüm sezonda ve bu maçta bunu gördük. Santrfor, hücuma derinlik verir. Top sizdeyken yerleşim iki stoperin arası olur. Önemli olan çok geri gelmeden takımın hücum boyunu uzatmaktır. Rakip savunma arasına hem kanat oyuncularının hem de orta sahaların girmesini sağlamaktır.
Fenerbahçe'nin sezon boyunca bununla ilgili hiçbir çalışması olmadı. Lig bitiyor, hücumda hala Muriç'in nasıl kullanılacağı bilinmiyor. Sarı-lacivertliler genel olarak bu sezonu hep bireysel performanslarla çözüm üretti. Yerleşik savunmalara karşı set oyunu, hücum geçişleri ve kontratak gibi kurgu üretemedi.
"İKİ TAKIM ARASINDAKİ EN TEMEL FARK..."
Maç 1-1'iken Appindongaye'nin Muriç'e yaptığı penaltıyı da hakem es geçti. 90 dakikaya baktığımızda çok rahat ve farklı kazanabilecek başarılı bir Sivasspor oyunu vardı. İki takım arasındaki en temel 'FARK' Sivasspor savunma ve hücumda ne yaptığını biliyordu. Sahada organize olan başarılı bir takım gördük. Diğer yandan savunma ve hücumda takım olamayan ve bunun paralelinde sezonu başarısız bir şekilde Fenerbahçe.