Yazarlardan Galatasaray-Barcelona maçı değerlendirmesi: Jakobs'un stoper başlaması büyük bir dramdır

UEFA Şampiyonlar Ligi'nin 2. haftasında Galatasaray'ın Barcelona karşısında aldığı 4-1'lik mağlubiyetin ardından Fotomaç yazarları, sarı-kırmızılıların performansını mercek altına aldı. İşte dikkat çeken yorumlar ve maçın perde arkasına ışık tutan değerlendirmeler...

ZEKİ UZUNDURUKAN - GÜÇ VE KALİTE FARKI!

Böylesine büyük Şampiyonlar Ligi maçlarını iki bölüm halinde incelemek lazım. Çünkü kenarda teknik adamlar, sahada da oyuncular, adeta bir satranç maçı oynuyorlar. Rakip dünyanın en formda takımı Barcelona'ydı. Bu sezon oynadığı bütün maçları farklı kazanan Barça'dan bahsediyoruz. Maç öncesinde çok umutlu ve ümitliydim. Evrene Galatasaray ile ilgili hep olumlu enerjiler gönderdim durdum! Barcelona'ya kaybetmek kolay ama kazanmak olaydı. Rams Park'ın büyülü atmosferinde başlayan maçta çok iyi bir ilk yarı çıkardık. Dünyanın en pahalı oyuncusu Lamine Yamal'ı (220 milyon euro) ilk 45'te Eren ve Jakobs ile iyi durdurduk.

İlk yarı zaman zaman Uğurcan Çakır ile Olmo, Gordon, Fermin Lopez ve Cancelo arasında geçti. Uğurcan Çakır ilk bölümü tam 6 net kurtarış ile tamamladı. Barcelona karşısında harika bir gol bulduk. Eric Garcia kanadından Leao etkili bindirmeler yaptı. Bu ataklardan birinde Leao ceza sahasına indi, Batrakov'a harika bir pas çıkardı. Galatasaray'ın yeni 10 numarasının şık vuruşunda savunmaya da çarpan top ağlara gitti. Bu golle Aslantepe'deki coşku, bir anda tüm evreni sardı. Yer-gök inledi. İlk yarının son anlarında bir anlık dalgınlığımız, savunmada adam paylaşımında yaptığımız hata gol yememize neden oldu. Şu anda Avrupa'nın en formda beklerinden biri olan Joao Cancelo skoru eşitledi. İlk yarıda ofsayt gerekçesiyle sayılmayan bir de golümüz vardı.

Barcelona, stoper çizgisini orta alana kadar çıkaran bir takım. Rakip hücumcuları her maç ofsayta düşürerek etkisiz hale getiriyorlar. Dünkü maçın ilk yarısında Galatasaray 5 kez ofsaytta kaldı. Bu beş ofsaytın dördünde Osimhen vardı. Çok kötü bir ilk yarı çıkardı Osimhen. Savunma arkasına dengeli ve iyi koşular yapabilseydik, ilk yarıda daha fazla pozisyon üretebilirdik. Baş döndürücü bir pas trafiği ile oynayarak rakiplerin sinirini bozan Barcelona'yı yenebilmek için kendi oyunlarının dışına çıkarmak şart. Barcelona'nın pas trafiğini bozacak, felç edecek zeki oyuncular şart. İkinci yarıya çok hızlı başlayan Barcelona art arda bulduğu gollerle skoru bir anda 3-1'e getirdi. Yamal asistleri yaptı. Yamal'ın ikinci asistinde, Barcelona'nın üçüncü golünde Eren Elmalı'nın adeta başı döndü, Yamal topla dans ederken...

Peş peşe gelen Barcelona gollerinden sonra tribünlerin de enerjisi düştü. İşler sahada kötüye gidince Okan hocadan üç hamle birden geldi. Batrakov, Lemina ve Yunus kenara gelirken; Sara, Lesley ve Sane oyuna dahil oldu. Geriye düşünce oyun disiplininden koptuk. Barcelona ceza sahamızda adeta cirit atmaya başladı. Barcelona dur-durak bilmeden 50 ile 65 arasında 3 gol birden attı. Bu 15 dakikalık bölüme de Yamal damgasını vurdu.

İlk yarıda Barcelona karşısında dik durduk, sağlam durduk, etkili de olduk. Ama ikinci yarıda dünyanın en formda takımı karşısında ayakta kalamadık. Direnç gösteremedik. En büyük silahımız Osimhen, sakatlıktan yeni çıktığı için formsuz ve etkisiz bir günündeydi. Maç boyunca yakaladığı her pozisyonda ofsayta düştü Osimhen. Yamal ve arkadaşları, Rams Park'ta farka gitti. Enseyi karartmamak lazım. Galatasaray'ın önünde daha 6 maç var. Kolay bir fikstür bizi bekliyor. Haydi Galatasaray! Devler Ligi'nde daha yazacağın çok tarih var!

LEVENT TÜZEMEN - ÇABUK KIRILDI

Galatasaray-Barcelona maçını Erden Timur ile birlikte izledim. Barça takımını analiz ederken 8 oyuncunun İspanyol ekiplerinin alt yapısından geldiğini vurguladı. Bu oyuncuların birlikte oynama alışkanlıklarının ne kadar kıymetli olduğunu ikinci yarıda net olarak gördük.

Barcelona'ya karşı oynamak gerçekten çok zor. Özellikle Yamal, tam bir futbol cambazı. Gordon'a attırdığı gol öncesi yaptığı çalımlar göz kamaştırdı. İlk yarı 1-1 içeri girmek G.Saray adına büyük bir avantajdı. Hele Barış'ın attığı golün ofsayta takılması şanssızlıktı. Gerçek şu Barcelona her takımı çok rahat yener. İstedikleri zaman vites yükseltiyorlar gerektiğinde topa basıp rakibe top göstermeden öldürücü paslar yapıyorlar.

G.Saray soyunma odasına giderken dostum Haluk San ile Erden Timur'a şunu söyledim: "Lemina bitti, Yunus çok yoruldu. Leao da geri gelemiyor. Okan hocanın yerinde olsam bu üçlüyü çıkarıp ikinci yarıya yeni oyuncularla başlarım" dedim. Maalesef Okan hoca hamleleri skor 3-1 olduktan sonra yaptı. Skor için Okan hocayı çok fazla eleştiremem Barcelona çok güçlü takım. Kim nereye koşacağını iyi biliyor, pasları birbirlerine ezbere atıyorlar.

Hiç boşa top kullandıklarını görmedim. Mağlubiyeti doğal karşılayabilirim ama 2-1 sonrası Devler Ligi'nde oynayan G.Saraylı oyuncuların çok çabuk kırılmalarına şaşırdım. Bardağın dolu tarafından bakarsam beraber izlediğim dostlarıma da anlattım, diğer maçlarda özellikle Barça'ya ilk yarıda oynadıkları disiplinli, mücadeleci ve coşkulu oyunlarını sahaya yansıtırlarsa lig aşamasında yeterli puanı alabilirler.

MUSTAFA ÇULCU - OFSAYT DOĞRUYDU

Galatasaray organize, arzulu ve cesur başladı. Barcelona ceza alanında ilk buluştuğu topta 27'de golü bulunca özgüven ve coşku daha da yükseldi. Dünya devi bir takım karşısında umutlar arttı. Kornerden gelen topla 34'de ikinciyi de buldu. Son dokunan Barış ofsayt olunca iptal edilen gol Galatasaray adına maçın kırılma anı oldu. İlk yarıda Lemina stoperler arasına girerek savunmayı beşledi. Batrakov rakibi karşılarken merkeze destek verdi.

Osimhen sadece ilk yarıda 5 kez ofsaytta kaldı, ikinci yarıyı sayamadım. Eren ve Jakobs ilk yarıda Lamine Yamal'ı iyi kapattılar ancak ikinci yarı durdurmakta yetersiz kaldılar. İlk yarıda dengeli gibi duran oyunda ikinci yarı başlar başlamaz iki takım arasında gerek oyuncu gerekse oyun kalitesi açısından siklet farkı ortaya çıktı. Barcelona biraz vites yükseltti işi bitirdi.Savunmaya desteği hiç olmayan Leao,devamlılığı olmayan Eren,uzun zamandır düşüşte olan Sanchez ve devşirme stoper Jakobs ile bu seviye maçları oynamak çok zor! Bu maç bize seviyemizin tek devrelik pembe düş gibi olduğunu gösterdi.

Galatasaray'ın geçen sezon E.Frankfurt maçını yönetmiş olan 45 yaşındaki İtalyan Marco Guida'nın o maçtaki spesifik hatası unutulmadığı için bu maça atanması rahatsızlık verdi. 15'de kendisine top çarptı. 34'de attığı golde topa son dokunan Barış ofsayt. Tecrübeli VAR Marco Di Bello 2 dakika 45 saniyede ofsaytı tespit etti. Barcelona'nın 43'de attığı beraberlik golünde Gordon şeklen ofsayt oyuna,rakibe ve kaleci Uğurcan'a etkisi yok golü atan Cancelo geriden çıkıyor gol temiz. İtalyanların en kötü elit hakemi Marco Guida eğer İtalyan olmasa bu maçları bizim gibi ancak televizyondan izler.

SERKAN KORKMAZ - GEÇMİŞ OLSUN

Konu, Galatasaray'ın Barcelona'ya yenilmesi değil elbette. Fakat Galatasaray öyle bir dönemde, evinde, farklı yenildi ki tadımızın kaçmaması mümkün değil. Maça iyi bir takım savunmasıyla başlayan sarı kırmızılılar, durdurması en zor takımı durdurmayı başarmış, 'uyarına gelirse bir de gol atarım' anlayışının meyvesini Batrakov'la almıştı. Rus futbolcu bir iki yıla Avrupa'nın önemli bir liginde, önemli bir takım formasına giymeye namzet bir oyuncu olduğunu ispatladı. Onun kullandığı kornerden gelen golde Barış'ın kıl payı ofsaytta çıkması Katalanlar için büyük şans.

Maç, lehimize 2-0'a gelse 'kesin kazanırdık' diyemeyeceğim ama işler bambaşka seyredebilirdi. İki takımla Şampiyonlar Ligi'nde yer almak, son dünya ve Avrupa şampiyonalarına katılmak, dünyaca tanınan yıldızlarla dolu bir lige sahip olmak, Türk futbolunun yelkenlerini rüzgarla doldurmuştu. Şu aşamada milli takımın Fransa'yı elinden kaçırması ve sonrasında gelen üç yenilgi, saha dışında adli yargıda gelişen hadiselerle birlikte ciddi bir duraklama, hatta gerilemeye yol açacak gibi duruyor.

Dün gece pek çok şeyi Türk futbolu lehine çevirebilecek bir zafer olabilir miydi? Benim yanıtım; evet, olabilirdi. İlkay Gündoğan'lı, Leroy Sane'li bir on bir kulağa ve göze daha mantıklı geliyor. Ciddi maliyetlerle alınan Lesley ve Bitshiabu transferlerinin bomboşluğu artık çok dikkat çekiyor. Bu takım için bu denli ciddi paralar harcanmasına rağmen kadro mühendisliği sınıfta kalmış durumda. Jakobs'un stoper başlaması, Uğurcan yerine Jankat'la başlamak kadar büyük dramdır.

'Okan Hoca haksızdı' diyemem ama ' Galatasaray'ın stoper rotasyonu neden bu halde' rahatlıkla diyebilirim. Sonuçta 'malumun ilamı' hayat buldu. Gezegende bir kişinin bile şaşırmayacağı bir sonuçla Galatasaray, an itibarıyla gezegenin en iyi takımına yenildi. Oysa ki biz Galatasaray'dan çok daha fazlasını bekliyor ve istiyorduk. Çünkü olabilirdi. Dün gecenin en güzel detayı tribünün olgunluğuydu bence. Mağlubiyeti kabullenip, takımı desteklemeye devam etmeleri, (televizyondan öyle gördük, duyduk) doğru tavırdı. Ne diyelim; geçmiş olsun.

DİĞER HABERLER

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.