HER TAKIM BÖYLE FUTBOLCUSU OLSUN İSTER
"Altay'ı çok çok iyi bildiğimiz için Selahattin Bey daha da iyi biliyor. Dolayısıyla profesyonellik açısından, ciddiyet açısından, taşıdığı formayı armayı temsiliyet açısından, zekası açısından, Fenerbahçe'ye duyduğu aidiyet açısından her takım böyle bir futbolcusu değil birçok futbolcusu olsun ister. Söylemek kolay, elde etmek zor. Dolayısıyla o açıdan baktığın zaman Altay komple birinci sınıf, 'on numara beş yıldız' derler ya öyle bir futbolcu, sporcu, kaptan, insan. İnsanlık çok çok önemli."
HER ZAMAN KARİYERİNİ AVRUPA'DA SÜRDÜRMEK İSTİYORDU
"Tabii buruk bir veda. O her zaman kariyerini Avrupa'da sürdürmek istiyordu ama herkese nasip olmaz. Dünya'nın en iyi liginde dünyanın en iyi takımlarından birine transfer olmak. Şimdi ne düşüyor Altay'a. Önce Türk bayrağını sonra Fenerbahçe'sini orada en iyi şekilde temsil etmek. Daha da ilerlesin diyeceğim de Manchester United'tan daha ilerisi çok fazla yok. Şu an Manchester United'ın tarihine, takipçisine, marka değerine ve başarılarına baktığınız zaman zaten böyle elle sayılır üç beş tane kulüp var. Altay'a şey de diyemiyorum, 'Gözün zirvelerde olsun' çünkü en zirveye geldi. Önemli olan bu zirvede bu saatten sonra tutunmak. Şahsım, kulübüm, yönetim kurulum ama daha önemlisi Fenerbahçe taraftarlarına teşekkür ediyorum. Geldi, bize büyük hizmetleri oldu, hem de giderken bize kazandırıyor."
HİÇBİR MECBURİYETİ YOKKEN SÖZLEŞMESİNİ UZATMIŞTI
"Bir konuya parantez açmak istiyorum. Demin profili tarif ettim ya, biz Altay ile vaktinde anlaşamadık. Anlaşamadık, pazarlıklar uzun sürdü falan diye değil, bizim çocuğumuz bizim evladımız nasıl olsa zamanı geldiğinde orta yolda buluşuruz diye. Tabii ocak ayını geçmişti. Ocağı geçince ne demek, Altay serbest transfer yani bonservisi olmayan bir oyuncu konumuna geldi. Doğal olarak da teklifler geldi. Tekliflere de açıktı. Kulüpten hiçbir şekilde müsaade alması gereken bir durum da yoktu"