Fenerbahçeli Mert Hakan Yandaş'tan olay Galatasaray itirafı! "Abarttım"

Fenerbahçe haberi: Sarı-lacivertli ekibin 28 yaşındaki orta sahası Mert Hakan Yandaş, çok özel açıklamalarda bulundu. Tecrübeli futbolcu kariyeriyle ilgili birçok itirafa imza atarken; Galatasaray derbisiyle ilgili olarak da konuştu. İşte o açıklamalar...

Fenerbahçe orta sahasının etkili isimlerinden Mert Hakan Milliyet'e konuştu. Sivasspor'daki çıkışıyla sivrilen tecrübeli futbolcu ile hayat hikayesi, takımın bu sezonki performansı ve kendi oyunu başta olmak üzere birçok konuyu ele aldı.

Zor bir çocukluk geçiren, para kazanmak için halı sahalarda futbol oynayan, yanlış ameliyat sebebiyle kariyeri adeta bitme noktasına gelen Mert Hakan pes etmemesi ve biraz da şansı sayesinde buralarda olduğunu ifade ediyor.

Altyapıdaki sorunlardan üst yapıya kadar düşüncelerini bizimle paylaşan deneyimli orta saha, derbi maçta yerde kaldığı ve pozisyonu abarttığı eleştirileri aldığı faul pozisyonu için de özeleştirisini yapıyor. İşte o sözler...

'ÇOK ZOR BİR HAYATIM OLDU'

Çok zor ve mücadele gerektiren bir hayatım oldu. 9 yaşımda babamı kaybettim. Futbola olan sevgim küçük yaşlarda başlamıştı. Babam eski bir futbolcu. Genlerden bulaşan bir yetenek vardı ve babam da futbolcu olmamı çok isterdi. Onu kaybettikten sonra aklımı başka şeylere vermem için ailem beni Bursapor'un köklü futbol okullarından Bursaspor Profesyonel Futbolcular Dayanışma Derneği'ne yazdırdı.

Orada ilk maçta yan hakemdim. O gün oynamayacaktım ve beni yan hakem yaptılar. Urfaspor ile oynamıştık, sürekli onlar hücumdaydı ve santrforları da Serhat Akın'dı. Kaldırdığım bayraklara sürekli isyan ediyordu. Hiç unutmuyorum. Gencim, üzerimde baskı da vardı. Bir süre sonra bayrak kaldırmamaya başladım.

Orada bir senelik sürecim oldu. O sezonun sonunda 18 yaşıma gelmiştim. Profesyonel oldunuz ya da olmadınız. Ondan sonra ya hayatınızı amatör kümede tırmalayarak geçirecektiniz ya da o şansı size vereceklerdi.

'ALTINORDU BENİ SAKAT ALDI'
İkinci maçı bütün yönetim kurulu izlemeye gelmişti. Son yirmi dakika 2-0 gerideyken oyuna girmiştim. İki tane gol attırdım ve ondan sonra benim profesyonel olma sürecim başladı.

Oyak Renault'ta profesyonel oldum. Beş yıllık sözleşmem vardı ancak kulüp kapandı. Oradan transfer yapmak da zordu. Çok iyi, düzenli bir kulüptü ve elindeki oyuncuları kolay kolay göndermeyen bir yapısı vardı. Kulübün kapanma kararı benim için bir şans oldu.

Altınordu o sezon bizim grubumuzda şampiyon oldu ve ikinci lige yükseldi. O dönemin sonunda sakatlık yaşamıştım ama beni sakat sakat kadrolarına katmak istediler. Transfer oldum ve orada ilk dört beş ayımı sakat bir şekilde geçirdim.

'ALT YAŞLARDA DEĞERSİZLİK VAR'
Bir sürü insan beni doğma büyüme Sivaslı olarak biliyor. Aslında iki sene alt liglerde gol krallığı yaşadım. Milli takımda hiçbir yaş grubuna çağırılmadım. 21 gol atan bir orta saha vardı. Sadece alt liglerde Antalya'da toplama kampı gibi bir şey olmuştu, orada alt ligler karmasına çağırılmıştım.

15'er dakika oynayıp dönüyorduk. İnanılmaz bir değersizlik var alt yaş gruplarına ve alt yapıya. Ülkenin eksisi olduğunu düşündüğüm tek konu bu. Hiç kimse dönüp aşağıya bakmıyor. Bu sürecin benim için iyi gitmesi kariyer planlamamı iyi çizmemden dolayı oldu. Gittiğim her kulübe serbest kalma maddesi yazdırdım.

O maddeyi yazdırmadığınız sürece kulüplerden kurtulmanız çok zor. Büyük rakamlar istiyorlar, büyük rakamlar istediklerinde de Süper Lig takımları o parayı size harcamak yerine daha hazır oyuncuları tercih ediyorlar. Seninle uğraşmak yerine olmuş birini tercihliyorlar. Ülkede hem hocalara hem yönetime sabır çok az. Benim şansım kariyerim planlamamı iyi çizmekti.

TİRE 1922'DE ÇIKIŞ YAKALADI
Altınordu'da hocamız beni çok değerlendirmedi. Ben de genç bir oyuncu olarak oynamaya devam etmek zorundaydım. Kiralık olarak ayrılmak istedim ve Tire 1922'ye gittim. İlk senem çok iyi geçti, beni çok sahiplendiler.

O sezon 14 gol atmıştım ve sezon sonunda Altınordu'ya geri döndüm. Beni kadroda tutmak istiyorlardı ancak çok oynayamayacağımı düşünüyorlardı.

Ben, hocama gidip kulübede oturarak gelişemeyeceğimi, geçen sezonki gibi oynayarak gelişmek istediğimi söyledim. Tekrar Tire 1922'ye gitmek istedim ancak bu sefer kulübümüz karşı çıktı.

Bir üst ligde devam etmemi istediler. Daha sonra beni bonservisimle Tire 1922'ye sattılar. Orada ikinci sezonum da çok iyi geçti ve gol kralı oldum.

Daha sonra Menemenspor'a transfer oldum. Bu süreçte adım üst liglerdeki takımlarla geçiyor ancak transferim gerçekleşmiyordu.

SİVASSPOR HİKAYESİ
Menemenspor'da da 16 gol atarak iyi bir sezon geçirdim. Bu sefer Süper Lig takımları benimle daha çok ilgilenmeye başladı. Beni çok izleyen takım vardı ancak transferim gerçeklemeyince stres yapmıştım. Sivasspor'da Samet Aybaba'nın kaleci antrenörü Yılmaz Hoca vardı. Aynı zamanda Eti Mesgutspor'un sportif direktörlüğünü yapıyordu.

Eti Mesgut da bizim grubumuzdaydı ve Yılmaz Hoca maçlarımızı izliyordu. O dönem gözüne takılmışım ve beni Samet Hoca'ya anlatmış. Samet Hoca da genç oyuncu, risk almayalım bonservis ödeyeceğiz demiş.

Yılmaz Hoca kesinlikle alalım, göreceksin çok başarılı olacak deyince Samet Hoca da onay verdi ve Sivasspor'a transfer oldum. Ondan sonraki sezon herkesin gözü önünde gelişti.

'RIZA HOCA HAYATIMIN DÖNÜM NOKTASI'
Sivasspor'la üç sezonluk sözleşmem vardı. İkinci sezonda bu sakatlığı yaşayınca doğal olarak gözden düşmüştüm.

Kiralık olarak gönderilmem düşünüldü ancak asbaşkan engel oldu. Sezon başında Rıza Hoca geldi ve benim hayatımda bir dönüm noktası oldu. Psikolojim bozuktu, Sivasspor'dan ayrılmak istiyordum. Transfer teklifleri vardı ve ben yeni bir başlangıç yapmak istiyordum.

Sezon sonunda hiç dinlenmeden hazır bir şekilde kampa katıldım. Bu sürede benim ayrılma isteğim ve transfer görüşmeleri devam ediyordu. O dönemde Denizlispor'la görüşülüyordu. Başkanımız vermedi ama ben gitmeyi kafaya koymuştum. Kampa sadece 9 kişiyle başladık. Bize düşme adayı olarak bakıyorlardı. Rıza Hoca'yla enerjimiz tuttu. Çok otoriter bir hoca.

Dışarıdan gelen her şeye kulağını kapatabilen güçlü bir isim. Zaten orada son beş senede yaptıkları da inanılmaz şeyler. Onunla bir konuşmamız oldu. Sen olduğun sürece sen oynayacaksın dedi. Bana çok sahip çıktı ve kamp da benim için çok iyi gitmeye başladı. Hazırlık maçlarında çok gol attım. Ajax maçında da atmıştım. Sonrasında kalmaya karar verdim ve Rıza Hoca'yla çok iyi bir sezon geçirdik.

Sakatlıktan döndükten sonraki sezon sözleşmemdeki son sezondu ve transferde bir şans oldu benim için. Çünkü sözleşme devam ederken yüksek bonservis bedeli istenebiliyor. Sözleşmem bittiğinde de böyle bir transfer nasip oldu bana. Sakatlığımın bana kattığı tek şey asla pes etmemek oldu. Bir daha başarabileceğime inandım.

DİĞER HABERLER

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.