Az daha Roma’yı yakıyorduk!
TAM 18 yıl sonra Şampiyonlar Ligi arenasına çıkan Fenerbahçe ilk yarıda kalesini savundu. Roma'yı durdurmaya çalıştı. Kolay değil uzun yıllar sonra bu ligde mücadele ediyorsunuz. İlk 45 dakikada rakibin oyununu iyi analiz eden Fenerbahçe, ikinci yarıda bambaşka bir futbol oynadı. İlk bölümde topun arkasına geçip kalemizi korumaya çalıştık. Ama golü de yedik. Bu kadar geriye yaslanmak Roma'nın işine geldi. İlk yarıda kurdukları baskı ile öne de geçtiler. Oysa daha hücumcu bir ön taraf ile maça çıkıp, Kadıköy'de maç genelinde daha coşkulu bir futbol oynayabilirdik. Böylesine sistem takımlarına karşı 90 dakika savunma yaparak puan alamazsınız!
Zaten ikinci yarıda oyun mantalitesini değiştirerek, hücum oynamaya başladık. Fenerbahçe ilk bölümde daha fazla hücum yapmayı düşünseydi, Roma'yı kalemizden uzak tutar ve net pozisyonlara girerdik. İlk yarıda ne Kerem'i ne de Greenwood'u kullanabildik. Top, Greenwood'un ayağına gelince hücum bölgesine giden bir Fenerbahçe izledik. Savunmamızı orta sahaya yakın kurup, bloklar arasındaki mesafeyi kısaltıp çok daha iyi oynayabilirdik. Hem daha az yorulur hem de rakibe daha rahat ön alan presi yapabilirdik. İkinci yarıda hepsini yaptık bu arada.
Belli ki maçın devre arasında İsmail Kartal, öğrencilerine daha fazla öne çıkın, hücumu düşünün demiş olmalı ki... İkinci yarıya çok coşkulu başlayan bir Fenerbahçe izledik. Ve bu coşku, Fenerbahçe'ye golü getirdi. Bir sol bek olan Archie Brown ceza sahasında topu önünde buldu. Kalesini terk eden Svilar'ın üzerinden topu ağlara gönderdi. Tam bir santrfor vuruşu yaptı Brown. Greenwood'un asisti de akıl doluydu. Bu golle Kadıköy'de muazzam bir coşku yaşandı. Bu coşkuyu arkasına alan Fenerbahçe, Vedat Muriç ile ikinci gole yaklaştı. Ama Vedat'ın vuruşunu Svilar iyi çıkardı.
Kerem'in Dybala'ya müdahalesi dışarıdaydı. Gil Manzano gibi bir hakem bu pozisyona nasıl penaltı verdi; inanılır gibi değil. VAR devreye girdi ve pozisyonun dışarıda olduğu konusunda hakemi uyardı. Manzano az kalsın Fenerbahçe'yi yakacaktı. 71'de Vedat'ın yerine giren Lukaku'yu ilk kez bu kadar hareketli ve etkili gördüm. Yavaş yavaş eski gücüne kavuşuyor Lukaku. İkinci yarıda Gasperini bütün silahlarını sahaya sürdü. Baktı ki Fenerbahçe dalga dalga üzerlerine geliyor. Fenerbahçe'nin ikinci yarıdaki futbolu çok iyiydi. Keşke ilk yarıda da bu futbolunu oynasaydı Fenerbahçe! Şampiyonlar Ligi'nde başlangıçlar ve iç saha maçları bu kadar önemliyken!
Fenerbahçe savunma yapmaz, rakibe yaptırır. Fenerbahçe'nin futbol felsefesi hücum üzerine kuruludur. Golü atan Brown, Fenerbahçe'nin en etkili ismiydi. Olağanüstü savaştı, golünü attı, çok iyi savunma yaptı. İsmail Yüksek de 'yürek savaşçısı' gibi mücadele etti. Sonuç olarak böylesine puan maçlarında yenemiyorsan, yenilmeyeceksin. Fenerbahçe de bunu yaptı. Şampiyonlar Ligi'ne 1 puanlı başlangıç da iyidir. Unutmayalım, rakip Serie A lideri Roma'ydı. Şimdi önümüzde ilk etapta 7 maç daha var. İkinci yarıdaki oyun, ilerisi için umut verdi bizlere. Hatta Fenerbahçe ikinci yarıdaki futbolu ile galibiyeti kaçıran taraf oldu. Yolun açık olsun Fenerbahçe! Bu arada maçtan sonra İsmail Kartal'ın istifasına üzüldüm.