Avrupa dönüşü!
Avrupa dönüşleri zordur… Hele karşınızda Başakşehir gibi sabırla beklemeyi ve fırsat bulduğu anda darbe vurmayı bilen bir rakip varsa… Beşiktaş da doğal olarak zorlandı. Oynayan Beşiktaş, bekleyen bir Başakşehir izledik. Konuk takım iki kez etkili kontra atak yaptı. Onun dışında neredeyse tüm pozisyonlar Beşiktaş'a aitti. Cerny biraz olsun eski günlerini hatırlayıp sağ kanatta etkili olabilse maç çok daha rahat kopardı. Ancak Çek oyuncu garip bir durgunluk yaşıyor… O bölgede bir şey var galiba! Poku ya da bir başkası da çok fark etmiyor, kim oynasa garip bir şekilde tutuluyor…. Sol taraftan bindirdikçe bindiren, Trossard'la fırtına gibi esen Kartal, sağ kanadını bir türlü tam kapasiteyle kullanamıyor. Haliyle tek kanatla da uçması zor oluyor Kartal'ın…
İlk yarıda bir kafa vuruşu direkten dönen Vlahovic, sırtı dönükken de etkili olabilen ender golcülerden. Gelin görün ki gol pozisyonlarının çoğunda kaleyi hep arkasında buldu. Böyle bir golcüyü daha bilinçli beslemek, biraz da önüne top atmak gerek. Adam resmen pozisyona girebilmek için ızdırap çekiyor! Kanatlar işlemedi, ortada Vlahovic sıkıştı derken Oh, oyuna girdikten bir dakika sonra orta sahadan aldığı pası iyi değerlendirip Başakşehir duvarını yıktı. Ardından Olaitan'ın nefis golü geldi. Bu sezon pes etmeyen, maçı hiçbir zaman bırakmayan bir Beşiktaş var diyoruz. Her neyse… Bu maçı kazanmak çok önemliydi ve Beşiktaş kazandı. Hem de Ümit Öztürk gibi saçma düdüklerle atakları kesen, avantaj kuralından bihaber bir hakeme rağmen! Öte yandan Italiano da hem yaptığı değişikliklerle oyunun gidişatını etkiledi hem de maç boyunca takımın on ikinci adamı gibi 90 dakikanın her anını yaşadı. Yüreğine sağlık!