REHA KAPSAL
REHA KAPSAL

Şüphem yok!

Trabzonspor'un rakibi geçen sezon Avrupa Ligi'nde final oynayan Freiburg'du. Bu maç, Konferans Ligi'nde neler yapabileceklerini görmeleri açısından önemli bir sınavdı. Maçtan bir gün önce basın toplantısında Thomas Reis, rakiplerinin ön alanda çok etkili yüksek şiddetli pres yaptığını dile getirmişti. Nitekim maç söylediği gibi başladı. Buradan doğru pas şablonu ile çıkamayan oyun kurulumunu istediği seviyede yapamayan bordo mavililer, Onana'nın geriden hücum bölgesine attığı uzun toplarla çıkmaya çalıştı. Saha içinde böyle takım halinde pres gücü ve yoğunluğu olan rakibe karşı biraz daha hareketli olmak, açık pas kanalı bulup sayısal üstünlük sağlamak, topa az temas ederek oyunu hızlandırmak en önemli parametredir. Bir de geçen sezondan beri en etkili saha içi uygulaması duran toplar. Bordo mavili oyuncuların doğru yerleşim olmayınca buradan golü buldular.

İkinci yarıya iyi başlayan bordo mavililer topa ritim verdikleri gibi saha içi rotasyonları, çabuk oyunları ve dönen ikinci topları alarak etkili hücum yapmaya başladılar. Görüntü ilk devreye göre tamamen değişti. Nitekim 53. dakikada Trabzonspor'un net penaltısını hem maçı yöneten hakem hem de VAR vermedi. Penaltının verilmesi için Onuachu'yu dövmeleri mi gerekiyor? Yazıklar olsun sizin yönettiğiniz maça. Bu seviyeler için Dju'nun eksikliği net hissedildiği gibi ikili oyunlarda çok iyi bir birliktelik yaşayan Salah'ın performansını da etkiledi. Bu eksiklik Trabzonspor'u farklı bir oyun anlayışına itti çünkü Onuachu oynadığında daha çok kenarlardan orta yapmayı deniyorlar. Bu maçta 31 ortada 6 isabet sağladılar. Bu sanırım maçın ve oyunun özeti gibi. Bu da tabii ki çok sağlıklı oyun değil. Thomas Reis çözüm bulmalı. İkinci yarıdaki oyunla Trabzonspor mağlubiyeti hak etmedi ve kalan üç maçı da kazanıp ilk 8 arasına gireceğinden hiç şüphem yok.