Tesadüf değil!
Filenin Sultanları yine yaptı yapacağını… Sırbistan gibi Avrupa voleybolunun güçlü ekiplerinden birini 3-0 yenmek, sadece bir galibiyet değildir. Hele ki bunu baştan sona oyunun hâkimi olarak yapmak, Türkiye'nin Avrupa'daki yerini artık başka bir noktaya taşıdığının göstergesidir. Sultanlar, yarı finalde Sırbistan'a adeta oyun oynatmadı. Servisle rakibin düzenini bozdular, blokta duvar ördüler, hücumda ise çeşitlilikleriyle Sırp savunmasını çaresiz bıraktılar. En önemlisi de kritik anlarda panik yapmadılar. Üç sette de aynı kararlılık, aynı disiplin ve aynı kazanma arzusu vardı. Günün yıldızı ise yine Melissa Vargas oldu. Rakip savunmanın başına adeta dert olan Vargas, güçlü hücumları ve kritik sayılarıyla maçın kaderini belirledi. Sırbistan ne yaptıysa onu durdurmakta zorlandı. Vargas sahadaysa Türkiye'nin hücum gücünün ne kadar farklı bir seviyeye çıktığını bir kez daha gördük. Kaptan Eda Erdem Dündar ise özellikle ilk iki sette tecrübesini konuşturdu. Takımın sahadaki liderlerinden biri olarak hem oyunuyla hem de duruşuyla yine fark yarattı. Bu tablo tesadüf değil. 2026, Türk kadın voleybolu için zaferlerle dolu bir yıl oluyor. Voleybol Milletler Ligi'nde Brezilya'yı 3-1 yenerek gelen şampiyonluk, Akdeniz Oyunları'ndaki altın madalya… Şimdi sırada Avrupa var. Daniele Santarelli'nin takımı artık yalnızca yıldızlarıyla değil, takım olmayı başarmasıyla rakiplerinden ayrılıyor. Tecrübe, gençlik, mücadele ve özgüven aynı potada buluşmuş durumda. Ve artık son bir maç… Avrupa'nın zirvesine çıkmak için yalnızca bir adım kaldı. Sultanlar bu kupayı daha önce Türkiye'ye getirdi. Şimdi yeniden aynı hikâyeyi yazmanın zamanı. Çünkü bu takımın kupaya yakıştığını herkes biliyor. Mesele artık sadece kupayı kazanmak değil; onu yeniden Türkiye'ye getirmek.