Elit kadro, elit oyun, mutlu F.Bahçe!
Fenerbahçe, Sturm Graz karşısında sadece 2-0 kazanmadı; sahaya koyduğu oyunla kalite farkını da net biçimde gösterdi. Skor tabelasındaiki gol yazıyordu ama kaçan fırsatlardüşünüldüğünde maç çok daha farklıbitebilirdi. Herhalde sokaktaki herhangi bir Fenerbahçe taraftarına oynaması gereken 11'i sorsanız, hiç düşünmeden bu 11'i sayardı. İsmail Kartal bu kez hiçbir detayı şansa bırakmamış, elindeki en güçlü kadroyu sahaya sürmüştü. Rakibe göre değil,kendi oyununa odaklanan bir Fenerbahçe vardı. Bir hafta önce tur atlanmasına rağmen eleştirilen sarı-lacivertliler, bu kez çok daha organize, çok daha disiplinli ve ne yaptığını bilen bri görüntü çizdi. Kalecisinden en uçtaki oyuncusuna kadartıkır tıkır işleyen bir sistem vardı. Top rakipteyken baskısını doğru yapan, top kendisindeyken sabırlı kalan ve oyunun temposunu istediği gibi yönlendiren bir takım izledik. Gecenin endikkat çeken isimlerinden biri hiç kuşkusuzMilan Skriniar'dı. Yıldız stoper, maç ilerledikçe adeta devleşti. Sadece yaptığı müdahalelerle değil, savunmayı yönlendirişiyle de gerçek bir lider olduğunu gösterdi. Hava toplarında rakibine üstünlük kurarak güven verdi, geriden oyun kurulurken soğukkanlı pas tercihleriyle takımın çıkışlarını rahatlattı. Mücadelesiyle tribünleri ayağa kaldırdı, hırsıyla takım arkadaşlarını ateşledi. Greenwood da sahnedeydi.Attığı gol kadar özgüveni ve hücumdaki hareketliliğide dikkat çekti. Bu performans, onun Fenerbahçe adına önemli bir silah olacağının sinyallerini verdi. Talisca'nın attığı ilk gol, tam anlamıyla klas kokuyordu. Vuruş tekniği, zamanalması ve bitiriciliği üst düzeydi. Ya Kerem... O da övgüyü bu sefer hak etti. Fenerbahçe'nin en önemli kazanımı bireysel performanslardan çok takım bütünlüğüydü. Her oyuncu görevini biliyor, herkes birbirinin açığını kapatıyor, sistem aksamıyor.