Spor yazarları Türkiye-İtalya maçını değerlendirdi! "Evine dön arkadaş"

UEFA Uluslar A Ligi'nde heyecan devam ederken A Milli Futbol Takımı, 1. Grup'taki ikinci sınavında İtalya'yı ağırladı. Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadı'nda oynanan mücadelede ay-yıldızlı ekip, İtalya karşısında 4-1'lik skorla mağlup oldu. Spor Gazetesi yazarları, Türkiye-İtalya maçının ardından dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. İşte o yazılar... (A Milli Takım Spor haberleri)

LEVENT TÜZEMEN - KADROYU NEDEN BOZDUN?

Dünya Kupası'nda başarısız olmuş ülkelerin teknik direktörleri ya istifa ettiler ya da görevden alındılar. Hayal kırıklığı yaratan Türk Milli Takımı'nın İtalyan hocası Montella, yaşanan başarısızlığa rağmen TFF tarafından görevde tutuldu ama Amerika'daki çöküntü İtalyan hoca ile devam ediyor.

Fransa karşısında Milli Takım kaybetmesine rağmen başarılı bir oyun ortaya koymuş hatta ciddi gol pozisyonları bulmuştu. Şimdi Montella'ya soruyorum, başarılı olan Milli Takım'ın kadrosunu neden bozuyorsun? Ferdi, Abdülkerim, İsmail kulübede başlamamalıydı. Fransa maçında kötü oynayan ve İtalya'ya karşı da etkisiz kalan Can Uzun'un yerine Kerem görev yapmalıydı.

Montella'nın bozduğu kadro, ilk yarım saatte İtalya'dan 3 tane komik gol yedi. Çünkü değişen kadroda oyuncular birbirlerini tanımadığı için uyum sorunu yaşadılar. Çok pas hatası yaptılar, ön alanda da rakibe baskı kuramadılar. Fransa'ya karşı İsmail-Salih ikilisi, müthiş bir mücadele ortaya koymuştu. O maçın yıldızı Arda da değişen kadro nedeniyle etkili olamadı. Montella, Abdülkerim'i İsmail'i ve Kerem'i oyuna aldıktan sonra İtalya'ya karşı daha cesaretli, daha istekli, daha uyumlu bir oyun ortaya koyduk.

Yenilen gollerde kaleci Altay'ın ciddi hataları oldu. Celta Vigo'da 7 maçta sıfır dakika süre almış bir kaleci, Milli Takım'ın kalesine geçer mi? Montella'nın bu tercihi, sezon başından beri kendi takımlarında oynayan Muhammed ve Okan Kocuk'a bir saygısızlıktır. Oynayan kaleci varken oynamayan kaleci mi milli takım kalesini korur. Bursa'da ağır bir yenilgi aldık. Yeni bir heyecana ihtiyacımız var. Montella bence kendi heyecanını kaybetti. TFF, Milli Takım'daki görevine devam etmesi konusunda sağduyulu bir karar vermeli.

ZEKİ UZUNDURUKAN - NE OLDU BİZE BÖYLE!

Bursa tam bir futbol şehri! Dünkü İtalya maçından önce muhteşem bir tribün atmosferi vardı. Bu coşku dolu stada rağmen maça iyi bir başlangıç yapamadık maalesef! Gereksiz bir tedirginlik içindeydik. Ayağımızda top tutamadık. Ön alanda pres yapamadık. Rakibe deplasmanda oynadığını hissettiremedik. Oysa tribünlerden millilerimize çılgınca destek geliyordu.

Tribünler, millilerimizi coşturmak için sahadaki futbolcularımızdan daha fazla yoruldu. Çok geriye oynayıp, hücum organizasyonu yapmakta sıkıntı yaşadık. Bastoni'nin golü ile geriye düştük. Gol geliyorum diyordu da, millilerimizden çıt yoktu. Art arda goller yedik; skor bir anda 3-0 oldu. Frattesi, Kayode ... Daha 27'de fark yedik Belçika'nın canına okuduğu İtalya'dan. Golleri seyrettik resmen. Sahada tek bir futbolcumuz reaksiyon göstermedi. 'Kaldırın kafanızı, biz Türkiye'yiz! Yenelim şu İtalya'yı' diyen tek bir futbolcumuz yoktu sahada. İtalya oynuyor biz seyrediyorduk.

Alışık olduğumuz bir durum değildi bu. Rakip kaleye gidemiyorduk. Ne olmuştu bize böyle! Fransa maçında sağ bek Zeki, Mbappe'yi kaçırdığı için gol yemiştik. Yine adamını kaçırdı Zeki, yine gol yedik. Üçüncü golde de Eren adamını kaçırdığı için gol yedik. Bu adamlar kademeye girmeyi bilmiyor mu Montella! Can Uzun ise ayağında top varken oynuyor, topsuz oyunda hiç yok. Eren'i de bitirdi dün!

Montella'nın tam önünde Can ve Eren dökülürken, İtalya bu kanadımızı otobana çevirdi de Montella sadece seyretti, bir önlem alamadı bu zaafımıza... Millilerimiz kötü ötesi bir ilk yarı oynayınca tribünler de 'yuh' sesleri ile ortadaki tablonun vahim durumunu özetledi aslında. Sahada yenilgiye baş kaldırmayan bir milli takıma kaç zamandır alışık değildik biz. Son Dünya Kupası'nda bile bu kadar kötü değildik ... Ne oldu bize böyle Montella hocam! İlk yarıda adeta morfin yemiş gibiydik. Uyuşuk ve uykudan yeni uyanmış gibi...

Montella baktı ki işler kötüye gidiyor. İkinci yarıya başlarken Merih, Orkun ve Can'ı kenara alıp; Abdülkerim, İsmail ve Kerem'i oyuna attı. Bu değişiklik hemen etkisini gösterdi ve Barış Alper ile golü bulduk. Bu golle stat adeta bir bayram yerine döndü. Takıma da tribünlere de can geldi. Ama bu mutluluk kısa sürdü ve İtalya 4'ü buldu. Altay bu ne hal! Her geleni içeri aldın yahu!

Milli takımımız adına sahanın en iyisi Barış Alper Yılmaz'dı. Çok savaştı ama takım arkadaşları ona ayak uyduramadı. Oyunun son bölümünde İtalya'nın skoru aldıktan sonra geri yaslanmasıyla iyi oynuyor gibi göründük ama iyi oynamadık. Ey Kerem! Yine zor olanı başardın. Boş kaleye topu yuvarlamak yerine auta attın! A Ligi'nde ikide sıfır çektik. En zor rakiple oynayacağız şimdi! Belçika maçında bu futbolla büyük fark yeriz. Toparlanıp Türk kuvvetiyle oynamalıyız! Savaşmadan, yürekli olmadan maç kazanılmaz Montella!

MUSTAFA ÇULCU - ÖRNEK PERFORMANS

Biz bir önceki maçtan kalecimiz zorunlu olmak üzere 4 değişik isimle, İtalya ise savunma dörtlüsünün tamamı olmak üzere 8 değişik isimle ve bambaşka bir kadro ile sahadaydı.
Belçika maçının aksine iyi savunma ve önde baskı ile başlayan İtalyanlar top bizdeyken tüm bölgelerde ikili üçlü sıkıştırma yapıp topu geri kazandılar.
Daha istekli ve üretkendiler. İlk 27 dakikada yediğimiz 3 gol bizi şoka soktu.
Adam ve alan markajı yapamadık.

İtalyanlar ellerini kollarını sallaya sallaya kalemize gelerek pozisyonlar buldular.
Öyle ki sağ savunmacı Kayode bir asist bir gole ulaştı.
Geriden oyun kurucu Bastoni duran toplarda öne çıkarak modern futboldan örnekler verdi bir de gol buldu.
Biz ise savunmada çok hatalar yaptık. Enerji, istek ve tempomuz yoktu.
Ruhumuzu kaybettik. Montella'ya sormak gerekiyor, madem oyunu bu kadar geride kabul edip savunma yaparak başlayacaktın neden uyumlu savunma birlikteliğini bozup Abdülkerim ve Ferdi'yi kestin Ozan, Eren Elmalı ve sakatlıktan yeni çıkmış Orkun'la başladın?

Avrupa Uluslar A Ligi, milli takımların Şampiyonlar Ligi seviyesinde çok yüksek kalite.
Montella'nın bu kaliteye uygun farklı oyun anlayışlarını sahaya yansıtacak rakiplere göre değişen planları olmalı ve üretmeli.
İkinci yarıya güçlü oyunla meydan okurcasına istekli başladık golü de bulduk lakin yine kendi hatalarımızdan yediğimiz gol ile inancımızı kaybettik.
Oyun disiplininden koptuk bireysele döndük.
Saman alevi gibi bir parladık çabuk söndük, üzüldük.

İngiliz hakem Micheal Oliver 41 yaşında. 54'de penaltı beklentisi içinde aldatmadan dolayı Barış'a çıkan sarı doğru örnekti.
55'te Barış'ın golünde rakip kalecinin önünde aktif olan Oğuz Aydın ofsayt gol iptali doğru.
Evrensel ölçekte kendini kanıtlamış başarılarıyla tartışmaya kapalı, Türkiye'nin Collina'dan sonra en güven duyduğu ve uğurlu gelen hakemi.
Aileden gelen güçlü hakemlik kültürü ve mesleki mirası bu akşam bir kez daha sahaya yansıttı.
Çok başarılı, örnek performans gösterdi.

TURGAY DEMİR - EVİNE DÖN!

Dünya Kupası vizesi bile alamayan, son olarak Belçika'ya 2-0 yenilirken sahada hiçbir varlık gösteremeyen İtalya bizi dörtledi...
Hem de kendi evimizde!
Maçın teknik analizine girmek ızdırap...
Çünkü bizim sorunumuz sadece bu maçla ilgili değil.
Asıl sorun Vincenzo Montella...
Vincenzo, Latince Vincentius isminden geliyormuş. "Galip gelmek, üstün gelmek" anlamına dayanıyor.

Adıyla bu kadar tezat oluşturan bir başka teknik adam var mıdır, bilmem...
Son 30 yılın en iyi jenerasyonu elinde ama o, Kerem, Barış, Merih, Abdülkerim başta bazı isimlere öylesine takılmış durumda ki; ne rakibin kim olduğuna bakıyor, ne de performanslara...
Kötü bir aşçı gibi bizim İtalyan...
Önüne birinci sınıf malzemeler geliyor:
Elinde özel bir et var, taze sebzeler var, baharat desen bol.
Üstelik mutfağın bütün imkânları önüne serilmiş.
Bu malzemelerle ortaya çok özel, gurme bir yemek çıkarabilirsiniz.

Ama aşçı ne yapıyor?
Eti doğru pişirmiyor, sebzelerin bir bölümünü hiç kullanmıyor.
En güzel malzemeleri aynı tencereye doldurup birbirlerinin tadını bastırıyor.
Her seferinde tatsız, tutsuz bir şey koyuyor masaya vesselam!...
Takımın net bir santrforu yok ama Enes Ünal'ı görmezden geliyor...
Ferdi gibi bir yetenek varken sıradan bir sol bek Eren'i tercih ediyor.
Ayağına hâkim, savunma arkasına akıl koyabilen Emirhan'ı yok sayıyor...
İlhan Fakılı zaten onun nazarında hiç yok!
Mustafa Eskihellaç gibi bir değeri ise sadece laf ola beri gele kadroya dahil ediyor...
Berke diye bir kalecimizin olduğundan haberdar olduğundan bile emin değilim...
Sonra mı? Sonrası hüsran tabii ki...
Evine dön arkadaş...
Atla vatandaşlarının uçağına ve evine git!

DİĞER HABERLER

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.