🎙 PETKOVIC: FİNAL MAÇI GİBİ OLACAK
Önemli bir maça çıkacaklarını söyleyen Vladimir Petkovic, "Bizim için bir final maçı gibi olacak. Ya eve döneceğiz ya da turnuvada devam edeceğiz. O yüzden yarın sahada her şeyimizi verebilmek için hazır olacağız. 30bin kadar Türk taraftar olacak, bu bizim için dezavantaj gibi gözükebilir ama bizi harekete geçiren bir motivasyon olarak da gözükebilir. Yarınki maçı kazanmamız gerektiğinin farkındayız. Yarın için en önemli şey, oynadığımız son iki oyundan daha fazla sahada varlık göstermek ve gücümüzü ortaya koymak. Elimizden gelenin yüzde yüzünü bu maçı kazanmak için vermeliyiz. Son 16 turuna çıkmak için elimizden geleni yapacağız" dedi.
🎙 "MAÇA ODAKLANDIK"
İtalya maçında aldıkları 3-0'lık mağlubiyetle ilgili de Petkovic, "Kesinlikle 3-0 çok acı bir sonuçtu. İtalya çok güçlü bir rakipti. Aldığımız yenilginin etkisinde kalmamalıyız. Bugün tamamen yarınki maça odaklandık. Son antrenmanı yaptık, tüm oyuncularım formda. Yarın sabah uyandığımda tüm oyuncular aynı durumdaysa tüm seçenekleri gözde geçireceğim. Hangi 11'in sahaya çıkacağı çok önemli değil, çünkü oyuncuların sahaya çıktığında İsviçre'ye bir mutluluk verebilmek için en iyi oyunlarını sergileyeceklerini düşünüyorum" diye konuştu.
💪 TEK ŞANS GALİBİYET
A Milli Takım'ın son 16 turuna yükselme iddiasını sürdürmesi için kazanmaktan başka şansı bulunmuyor. Beraberlik ve yenilgi halinde ise ay-yıldızlı ekip şampiyonaya veda edecek. Grupta son maçlar öncesinde İtalya 6 puanla lider durumda bulunurken, Galler 4 puanla ikinci ve İsviçre ise 1 puanla üçüncü sırada yer alıyor. Türkiye'nin ise puanı bulunmuyor. Ay-yıldızlı ekip, İsviçre maçını kazanarak grubunu üçüncü sırada tamamlamayı ve en iyi üçüncüler arasına girerek son 16 turuna kalmayı hedefliyor. Altı gruptan dört üçüncünün bir üst tura yükseleceği şampiyonada, Türkiye'nin galibiyeti halinde, diğer gruplarda alınacak sonuçlar, ay-yıldızlı ekibin yoluna devam edip etmeyeceğini belirleyecek.
🎙ŞENOL GÜNEŞ'TEN AÇIKLAMALAR
"Başarısızlık yalnızlıktır. Şu andaki başarısızlığınızda; bazen söylerken laf olsun diye değil takımın sorumlusu benim. Görev veren benim. Görevi ben verdiğim için başarısızlığın sorumluluğunu almak eziklik değildir. Performans olarak da form olarak da doğru düşüncelerinizi gerçeğe dönüşmediğini görebiliyorsunuz. Oyuncu için de aynıdır; çıkar sahaya en iyisini yapmaya çalışır ama beklediği gibi olmaz. Ben oyuncularımızın teknik, taktik, fizik güçlerinin daha iyi olduğunu biliyorum ama bu sahaya yansımadı işte. Yediğimiz ikinci gol, birinci gol... Oyun içindeki dikkatlerimiz. Az yaptığımız hataları çok yaptık. İlk maçtaki dikkatimizin dışında o kadar olumsuzluklar oldu ki o yüzden de bu sıkıntılar oldu. Grupta şansımızın az olması beklediğimiz bir şey değildi. Bizim şu an Galler'in yerinde olmamız lazımdı. Onlar bunu iyi değerlendirdi. İtalya maçını herkes kaybedebilir ama Galler maçını kaybettiğinizde, o zaman tek maça kalıyorsunuz. Aynı şey İsviçre için de geçerli. Oyuncu grubuma güveniyorum. Zaman zaman yaptığımız seçimler tartışılabilir ama neyi yaptığımızı, neyi yapmadığımızı konuşuyorum. Sahaya inandığımız bir oyun koyuyoruz. Kadro seçiminde de aynı şekilde. Bu zaman zaman başarıya dönebilir bazen de başarısızlığa. Keşkelerle olacak bir durum yok. İnandığımız doğrultuda bir kadro sapaya sürüyoruz. 2 maçta dalgalanma meydana gelebiliyor. Sonuçlar kötü gittiği zaman yapılacak tüm eleştiriler gereksiz konulara gidiyor. Yönetim bizi yalnız bırakmadı. Oynayanlar huzursuz diye bir şey yok. Oynayanlar da huzursuz o zaman. Tatil havasında geçen bir kamp oldu. Yerli oyuncuları 18'inde kampa aldık, yurt dışındaki oyuncular 25'inde geldiler. Zaten oynayan oyuncular olarak geldiler. Forma adaleti konuşulabilir ama daha çok antrenmanlara ve takım bütünlüğüne bakarak sahaya çıktık. Bunlar da normal olarak eleştirilecektir. Biz favori takım olarak gelmedik, favori olmak için geldik. Tecrübe oyuncuların sadece yaşıyla ilgili değil. Mesela yediğimiz ikinci golde, 4 dakika uzatma verdi hakem ama tartışma olduğu için 6 dakikaya uzattı. Biz bunu kullanamadık ve rakip 2 korner atarak 1 gol buldu. Bu tecrübedir. Yani saha içindeki durumu yönetmektir. Hatalardan ders alarak hareket etmek önemli. Merih kafayla golü atsaydı 1-1 olacaktı. Kornerde aynı atış şekliyle gol yedik. Çağlar'ın söylediği gibi bunların eleştirilmesi başka bir şey, hatalardan ders almak başka bir şey. UEFA bize 'Basına en çok antrenman açan sizsiniz' dedi. Buradaki iki kötü sonuçtan sonra çok iyi yaptık, yanlış olmadı demek değil. Bazı yanlışlar, ortaya koyduğunuz senaryonun çıkmamasıyla da çıkabilir. Bu durum oyuncu için de geçerli. Norveç, Hollanda maçının kadrosuna çıkarken daha çok şey bekleyebilirim. Takım bütünlüğü, kamplar, küçük küçük sebepler bulunup söylenebilir. Ama ortalığı toz dumana katarak havayı bozmaya gerek yok. Oyuncularıma 'Sizinle gurur duyuyorum ve sizlere inanıyorum. Gelecekte de en iyisini siz yapacaksınız' dedim."