Ertem Şener: Takoz Recep
Beşiktaş'sın sen. Beraberliğe niye oynuyorsun ki?
Senin ölün bile Malmö'ye top göstermeden 5 atması lazım.
Büyük takım "idare edeyim" dercesine maça çıkar mı? Nasıl bir vizyonsuzluk bu?
Quaresma'sız Beşiktaş, savunmada idare eder ama hücumda vasatın ötesine geçemez.
Babel olmadığı zamanlarda oyun hep onu çağırıyor. Ama Şenol hoca dün geç kaldı hem Babel'de hem Quaresma'da! Neden, niçin? Babel olmasa siyah-beyazlılar süper ligde ilk 3'e giremez!
Gerçek sorun şuydu;
Ruhunu ortaya koyarak oynardı.
"Elini taşın altına koymak" deyimini hepimiz biliriz. O elini, ayağını değil, tüm gövdesini taşın altına koyardı. Yorulmazdı. Küsmezdi.
Kazandığında herkesten çok sevinir, kaybettiğinde kahrolurdu.
Kendisini öyle kaptırmıştı ki Malmö maçında yıllarca unutulmayacak bir gol atmıştı.
Kendi kalesine olmuştu ama o gole benzer bir golü bugün Zlatan, Ronaldo, Messi, Neymar'dan henüz göremedik. Dün gece Recep'i aradı gözlerim. Çetince bir mücadele izlemek istedim.
Beşiktaş'ta bir şey eksikti; Takoz Recep ! Necip gibi değil Takoz gibi Takoz.
Ayrıca bu yenilgi biraz da orta sahadaki inanılmaz yanlış oyuncu tercihi ve geç kaldığı değişiklikleri sebebiyle Şenol Güneş hocama yazar.
Turgay Demir: Ayıp!
Önce Gökhan Töre'yle başlamak gerek. Yedek kalınca somurtan kardeşim işte sana fırsat çık oyna!
Peki oynadın mı!? Evet oynadın ama çifte telli...
Ayıp!
Malmö sıradan bir İskandinav takımı, çok koşuyorlar, oyun disiplinin den kopmadan ısırarak oynuyorlar.
Stoper Nielsen, önlibero Christiansen, ve Bachirou, orta sahadaki Traustason ve Rieks kendi çaplarında etkili oyuncular.
.