"ARDA'NIN HATALARINA 'AMA'LARINA DEĞİL DE GÜZEL TARAFINA BAKMAYI SEÇTİNİZ"
Üniversitede olduğu için mutluluğunu dile getiren Arda Turan, "Gelmeden önce bu konuşmayı düşünmüştüm. Uzun zamandır aklımda hep şöyle başlangıçlar oluyor; 'Arda çok hataları oldu ama iyi çocuktur' Yüzde 100 gerçekten çok hatalarım oldu. Bunlar emin olun sizin bildikleriniz değil. Kendi içimde bildiklerim ve aslında ailemle olanlardı. Ama hayatımız boyunca hata yapmaya devam edeceğiz. Hata yapmalıyız da kendimizde hata yapacak cesareti bulmalıyız. Bazen yaptığım şeyler unutuldu mu? Ya da ilham verme işi geçti mi? diye düşünüyordum. Bu ödül uzun zaman sonra gerçekten bunların hatırlandığını, bana gençlere hala ilham verebileceğini gösterdi. İçimdeki gerçekten başarma azmini, tekrardan çalışma azmini o kadar uyandırdı ki önemini size anlatamam. Açıkçası topluma karşı bir çekincem de vardı. Uzun zaman sonra yaşadığım mutluluğu anlatamam. Çünkü siz bugün Arda'nın hatalarına 'ama'larına değil de güzel tarafına bakmayı seçtiniz. Benim güzel tarafıma baktığınız için teşekkür ediyorum" dedi.
"SÜREKLİ YARGILANIYORUZ…PSİKOLJİK OLARAK ÇOK YIPRANDIM"
Sporcuların sürekli yargılanmayla karşılaştığını belirten Turan, "Spor dalındaki hocalarımız yargılıyor, evde annemiz yargılıyor, en büyüğü kendi kendimizi sürekli yargılıyoruz. Bir şeyler yapmak için cesaretimiz o kadar az kaldı ki. Sürekli korkuyoruz ve bizim için kaybetmek çok kötü bir şey gibi geliyor. Bu işin sıkıntılı olan kısmı psikolojik olarak yıpranma çok fazla buna hazırlık olmalıyız. Galatasaray A takımına çıktığımda önümde büyük bir miktar para, minimum 3-4 kelime İngilizce ve hiçbir psikolojik eğitim almamış bir çocuktum. Sonrasında her davranışımı doğru beklediler. Hep söylerim bana verilmeyen şeyleri geri istediler. Şimdi altyapımızla ilgili 'İngilizce eğitimi alıyorlar mı? Psikologları var mı?' diyorum. Şu ana kadar 700 maç oynadım. Fiziksel olarak yaşadığım sakatlıkları geçiyorum, tolere edilebilir ama geldiğim noktada o kadar çok psikolojik olarak yıprandım ki çünkü milli maça çıktığınızda kazandığında kahraman kaybettiğinde hain oluyorsun. Kendinizi sürekli etraftakileri mutlu etmek için hazırlıyorsunuz. Artık 700 maçın sonundaki panik vücudunuz doğru reaksiyonlar veremiyor, doğru düşünemiyorsunuz, paylaşamıyorsunuz. Artık tahammül sınırınız hiç kalmamış oluyor çok fazla tepki vermeye başlıyorsunuz. En büyük tavsiyem ne olursa olsun kendinizi mutlu edin. Eğer siz mutlu olmazsanız ne ailenizi ne de takım arkadaşlarınızı mutlu edersiniz. Bu hataya son yıllarda çok düştüm. İnsanları mutlu edeceğim, dediklerini yapacağım diye kendim olmaktan bambaşka biri oldum" diye konuştu.
"ÇOK FAZLA GİYDİĞİME, YEDİĞİME, İÇTİĞİME, EĞLENDİĞİME TAKILDILAR"
Çok agresiflikler yaptığını aktaran Turan, "Çok fazla giydiğime, yediğime, içtiğime, eğlendiğime takıldılar. Oyunu geliştirmek adına bir şeyler yaptığımı, düşündüğümü düşünüyordum. Hocalarımla bunu tartışabilme yeteneğim vardı. Bilinçaltında o kadar çok 'Arda algısı' vardı ki rahatsız edici olabilir. Ben de çok agresiflikler yaptım, her yerdeydim. Kimseyi kırmamak için sabah kalkıyorsun magazinde, sporda, ekonomide var. Boş boş konuştuğum bir sürü zamanlar oldu" ifadelerini kullandı.