2032 için hazırlıklar başladı mı?
Bakanlıklarla ilgili görüşmeler yapmak için, 2032 ile ilgili komisyon kurduk. 2026 yılına kadar alınması gereken önemli kararlar var. Ülkemize en iyi hizmeti sunabilmek için bazı kademelerinde de İtalya Futbol Federasyonu ile birlikte çalışarak ilerliyoruz. 2032 Avrupa Şampiyonası için geçtiğimiz haftalarda aldığımız kararla ilgili 5 Bakanlığımızla birlikte ortak bir koordinasyon kurulu oluşturuyoruz. 5 bakanlık; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı. Diğer Bakanlıklarımızla da yine aynı şekilde yakın çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Örneğin; Adalet Bakanlığımız yakın çalışacağımız bakanlıklarımız arasında. Zaten bizim başvuru dosyamızda önce Cumhurbaşkanımız, ardından da tüm bakanlıklarımızın verdiği onaylar vardı. Bundan sonraki süreçte UEFA ile TFF arasında yürütülecek görüşmeler olacak.
İtalya ortaklığı Türkiye için ne demek?
İstanbul'da yapılan 2023 Şampiyonlar Ligi Finali organizasyonundaki başarımız ve UEFA'dan aldığımız takdir, stadyumlarımızın, havaalanlarımızın, karayollarımızın, spor ve konaklama tesislerimizin modernliği ve kapasitesi bu büyük organizasyonu almamızda en önemli unsurlar oldular. İki ülkenin köklü tarihi, derin kültürleri var. İki ülke de futbola tutku ile bakıyor. Bu ortaklık kamu diplomasisi, turizm, ekonomi, sanayi, ticaret, kültür, sanat gibi alanlarda da iki ülkenin birbirine katkı sağlamasına yol açacaktır. 'Futbol sadece futbol değildir' düşüncesinden hareketle sporun ve sanatın yumuşak gücünün ne kadar güçlü bir etki alanına sahip olduğunun bilincindeyiz. İtalya ile ortak ev sahipliğimizin ülkelerimizin dış ticaretine faydası olacak; birincisi ithalata-ihracata, ikincisi yabancı sermaye yatırımlarının artmasına, üçüncüsü de turizme ve ülkenin tanıtımına. İtalya, bizim en önemli 5. dış ticaret paydaşımız. 2022'de İtalya ile dış ticaretimize baktığımızda ihracatımız 12,4 milyar dolar; ithalatımız ise 14,1 milyar dolar gerçekleşmiş. Toplam dış ticaretimizde 26,5 milyar dolarla İtalya en çok ticaret yaptığımız 5. ülke konumunda. Biz, bu hacmi 9 yılda çok daha yüksek seviyelere taşıyabiliriz. İki ülkenin öne çıkan özelliklerini söylemek gerekirse; İtalya deyince akla markalar, markalar deyince akla tasarım geliyor. Türkiye ise son yıllarda sanayisi ve turizmi ile ön planda. Bazen derler ya, sosyal bilimlerde 2+2 her zaman 4 yapmaz; 6'da eder 8'de eder. Bunu yapmalıyız. Sermayesi ve imajı güçlü biriyle ortaklık yapmak güçlü bir ortaklık yapısını ortaya çıkartır.
Hakemleri eleştirmek ayrı, onları suçlamak ayrı diyorsunuz. Biraz açar mısınız?
Hakemlerimizi eleştirmek ile onları suçlamak, onlara hakaret etmek iki ayrı konu. Özellikle büyük taraftar desteğine sahip olan takımlarımızca her maçtan sonra, resmi ağızdan sarf edilen her cümlenin belli bir sınırı olması gerekir. Hakemler, bu oyunun önemli ve değerli bir paydaşıdır. Delilin varsa o başka mesele. Zan üzerie bu kadar hırpalanmayı hak etmiyorlar. Birkaç hakemin hatasını bütün hakem camiasına yüklemek adil ve doğru değil. Aksamalar var mı? Evet var. Bazı hakemlerimizin yorgunluğunu biz de görüyoruz. Yeni ve yaratıcı yollar denememiz gerektiğini kabul ediyoruz. İşte bu yüzden reform niteliğinde bir hazırlık içindeyiz. Kulüplerimizin, Kulüpler Birliği temsiliyetinde, kararların mutlaka içinde olacakları ortak bir icraat modelini büyük bir titizlikle çalışıyoruz. Önereceğimiz modelin hiçbir zaafı olmadığından emin olana kadar çalışmaya devam edeceğiz. Ama biz bu süreci inşa ederken, hakemlik müessesemizin itibarını korumaya lütfen azami özen gösterelim.
Serdar Tatlı'nın, mektup olayı var. Yardımcı'nın bilgisine başvurulduğunu, cevap alınmadığını belirttiniz. Servet bey başka bir şey söyledi. Bu işin aslı nedir?
2021 yılında MHK Başkanlığından istifa eden Serdar Tatlı tarafından Nisan-Haziran 2022 tarihleri arasında TFF Başkanlığı görevini yürüten Servet Yardımcı'ya bir mektup verildiği iddia ediliyor. Bizden önceki bir konu. Gene de bize soruluyor. Mektubu ne gördük, ne de içeriği hakkında malumatımız var. Öğrendik ki dönemin Genel Sekreteri'ne verilmiş, kişiye özel bir mektup. O zamanki Genel Sekreter mektubu, Servet Bey'e kapalı zarf içinde açmadan ve TFF kayıtlarına almadan ilettiğini beyan ediyor. Bu durum üzerine ben Servet Bey'le konuştum. Servet Bey 'Bana kimse sormadı' diyor ama bizzat ben konuştum. Servet Bey bana mektubu aldığını söyledi. Ama içeriği ile ilgili bilgi vermedi. Biz de bunun üzerine "herhangi bir malumat alınamamıştır" dedik. Servet Bey, bir basın açıklaması yaparak, hakkında hiçbir şey yapma imkânımızın olmadığı bir konunun yeniden gündeme gelmesine vesile oldu. Bu açıklamadan sonra kendisini aradım ve neden böyle bir açıklamaya gerek duyduğunu sordum. Dedi ki, "Açıklamanız kamuoyunda beni zor durumda bıraktı, anlatımı yanlış anlaşılmaya müsaitti." Haklı olabilir. Belki daha nazik olmalıydık. Bu konuda arkadaşlarımı uyardım. Kurumsal bir yazışma göndermediğimiz doğrudur ama kendisi ile görüşmediğimiz doğru değil.