Spor yazarları Fenerbahçe-Beşiktaş maçını değerlendirdi
Trendyol Süper Lig'in 4. haftasında Fenerbahçe sahasında Beşiktaş'ı ağırladı. Siyah-beyazlılar geriye düştüğü mücadeleyi 2-1 kazanarak Kadıköy'den 3 puanla ayrıldı. Karşılaşmanın ardından Fotomaç Gazetesi yazarları, Fenerbahçe-Beşiktaş derbisini dikkat çeken ifadelerle değerlendirdi. İşte o yazılar... (FB-BJK Spor haberleri)
Giriş Tarihi:
PAYLAŞ
ABONE OL
YAZI
MUSTAFA ÇULCU - MELER TEDİRGİNDİ
Her iki takımın da taktik sadakatle ve kontrollü başladığı oyunda hiç de düşündüğümüz gibi güçlü orta alan mücadelesi seyretmedik. Rakip kaleye kolay gidişler ve final pası öncesinde top kayıpları oldu. Beşiktaş kendi iç saha oyununu bu maçta da devam ettirdi. Atak oynayan taraftı. Fenerbahçe, taçtan gelen topta Beşiktaş savunması hata yapınca Skriniar ile golü buldu. Sol kanadı etkili kullanan Beşiktaş Trossard'ın ayak dışı ile mükemmel pasında Rıdvan'ın klas vuruşu ile beraberliği yakaladı. İkinci yarı sanki Beşiktaş kendi evinde oynarcasına temposunu hiç düşürmeden hücum oynadı. Cesur ve akıllı oyunla derbiyi kazanmayı bildi. Halil Umut Meler kuşkusuz ligin en kariyerli hakemi. 6'da ceza alanı içinde Oğuz ile mücadele esnasında yerden seken top Agbadou'nun omuz-kol bölgesinden sekiyor. Bu görüntüler ile temasın yerini çözmek çok zor. Hakem devam dedi. En yakındaki İrfan Can pozisyonu en iyi görendi, o da hiçbir reaksiyon vermedi. 50'de Vlahovic'in attığı golde Kante ile mücadelesinde karşılıklı basit bir temas var fakat hakem faul verdi. Neye faul verdiğini anlamak mümkün değil!
Oysa bu temas modern futbolda faul değil buz gibi goldü. Skriniar Vlahovic eşleşmesini maç başından itibaren çözmedi. Hakemler oyuncuları tanımalılar geçmişlerinde yaşadıklarını bilmeliler. 52'de yaşanan krizde Skriniar, Vlahovic'in boğazını sıkıyor. Vlahovic de Skriniar'a anlamı kötü olan kabul edilemez bir el işareti yapıyor. Her iki oyuncu da sarı değil, kırmızı kart olmalıydı. Hakem sarı ile geçiştirdi. 75'te Beşiktaş ceza alanı ön çizgisinde Salih'in Kerem'e net bir faulü var. Çizgi içinde olsa VAR devreye girerdi ama girmedi. Demek ki dışarıda. Pozisyon dışarıda ise Halil Umut Meler frikik ve sarı kart vermeliydi ama hiçbir şey vermedi devam dedi. Büyük hata. Meler ürkek ve tedirgindi. İsmi ile durumu idare etmeye çalıştı daha iyi performans beklerdim. 39 faul, 7 sarı kartla tamamladı. Bu maç Meler için köprüden önce son çıkıştı, uçurumdan aşağı atladı.
TURGAY DEMİR - HAK EDEN KAZANDI!
Ne derbiydi ama… Bunca sıcak havaya ve yüksek nem oranına rağmen iki takım oyuncuları da ilk dakikadan itibaren varlarını, yoklarını çimlere serdiler. Goller, kartlar, direkten dönen toplar derken gerilim bir an bile azalmadı. Kanté ve Guendouzi'ye karşı Orkun ve Salih daha etkili oldular. Özellikle hücuma verdiği destekle Orkun fark yarattı. Olaitan ise kritik müdahalelerle herkesin yardımına koştu; bir de müthiş ara pasıyla ikinci golün hazırlayıcısı oldu. İlk yarıda Fenerbahçe belki biriki kez daha etkili geldi Beşiktaş kalesine ama ikinci yarıda oyun tamamen Beşiktaş'ın kontrolündeydi. Ederson farkın açılmasını önledi. İlk goller savunmacılardan geldi. Skriniar karambolde attı, Rıdvan ise soldan, adeta sol kroşeyle uzak direği gördü. Harika bir goldü.
Vlahovic, Skriniar'ın sert markajından kurtulmak için büyük çaba harcadı ve zaman zaman hava toplarında da üstünlük sağladı. İkilinin mücadelesinde Halil Umut Meler'in gösterdiği kartlar doğruydu. Bu tartışma biraz daha uzamış olsa saha tam anlamıyla karışabilirdi. Velhasıl kelam, iyi olan kazandı. Fenerbahçe'de İrfan Can, Beşiktaş'ta Cerny derbinin en düşük puanını hak ettiler. Onların dışında Beşiktaş takımında herkes cebine istediği kadar yıldız koyabilir. Agbadou, Orkun, Vlahovic, Rıdvan, Trossard, Salih ve diğerleri…
Hakem Meler gördüğünü çaldı, görmediğine devam dedi. Kerem'in penaltı beklediği pozisyonda faul yok. Meler, benzer faulleri orta sahada da çalmadı. Uzun sözün kısası; İtaliano ile Kartal yüksekten uçmaya devam ediyor. İsmail Kartal ile Kanarya ne yapar, bilinmez. Ha, unutmadan…Lukaku'dan ne köy olur ne de kasaba! Bitmiş!..
EMRE BOL - NASIL BİTECEK?
Fenerbahçe-Beşiktaş derbilerini pek severim. Her zaman güzel hikayeler çıkar. Dünkü karşılaşmada Halill Umut Meler'in gereksiz düdükleri olmasa tempolu bir maç izleyebilirdik. İlk yarı orta saha oyuncuları arasında oynandı. Çok mücadele ettiler, çok pas hataları yaptılar. Fenerbahçe adına Guendouzi ve Skriniar Beşiktaş'ta ise Trossard ile Rıdvan ilk yarının göze çarpan isimleriydi. Greenwood gereksiz bir biçimde inanılmaz derecede egoist oynadı. Asist katkısı yapabileceği pozisyonlarda inatla kaleyi denedi. Oysa hanesine 2 asist yazdırabilirdi. Zira bence gol kadar değerli. Beşiktaş'ın çok şey beklediği Orkun Kökçü derbilerde gördüğü kırmızı kartlar sonrası sakinleşmiş! Ama fazla sakinleşmiş! Anti depresan almış gibiydi. Bu ayarı iyi yapmak lazım.
İkinci yarı sarı-lacivertli takımın genel hastalığı baş gösterdi. Sezonun başından bu yana dakikalar geçtikçe takım düşüyor. Beşiktaş rakibinin düştüğü dönemde arka arkaya pozisyonlar yakaladı. Düşünün Ederson'un en iyi çıkardığı maçlardan birinde mağlup oluyorsun. İki takımda sezonu erken açtı. Aradaki fiziksel farkı ancak teknik direktör maharetine bağlayabiliriz. Beşiktaş hak ettiği bir galibiyet aldı. Sahada daha takım gibi durdular. İsmail Kartal'ın Fenerbahçesi sadece ilk yarı performansıyla fazla ileri gidemez. Kendi saha ve seyircin önünde bu kadar etkisiz olmaya hakkın yok. Bir de kafamdaki deli soru: Ağır Lukaku ile yaşlı ve çabuk yorulan oyuncu grubuyla sezon nasıl bitecek?
SİNAN VARDAR - BEŞİKTAŞ FIRTINASI!
Derbi, denk iki takımın mücadelesi şeklinde başladı. Ev sahibi Fenerbahçe istediği baskıyı bir türlü kuramazken, Beşiktaş önce rakibi tartı, ardından da maça ağırlığını koydu.
Beşiktaş'ın geçen sezon devre arasında bonservisine 18 milyon Euro ödediği Agbadou, yaptığı inanılmaz hatayla Fenerbahçe'nin öne geçmesine neden oldu.
Açıkçası bu oyuncuya bu paraların nasıl verildiğini anlamakta zorlanıyorum. Her forma giydiği maçta Beşiktaş'a zarar veren bir görüntü ortaya koyuyor. Aman dikkat! Beşiktaş, Trossard'ın şahane pasında altyapısından yetişen Rıdvan Yılmaz'ın harika vuruşuyla skoru dengelemeyi başardı.
Rıdvan'ın ortaya koyduğu mücadele ve attığı gol, altyapıdan yetişen oyuncuların Beşiktaş için ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Rıdvan'ın sakatlığı nedeniyle ikinci yarıya devam edememesi ise Beşiktaş adına büyük şanssızlıktı. Rıdvan'a geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Beşiktaş'ın Vlahovic'in ayağından bulduğu golün iptal edilmesi, siyah beyazlılar açısından gecenin en tartışmalı anlarından biri oldu ama Meler de Beşiktaş'ı durduramadı.
Beşiktaş, golün ardından da rakip kalede tehlikeler yarattı. Ancak Beşiktaş, eline geçen fırsatları değerlendirmekte oldukça cömert davrandı. Belki de tarihi farkı kaçırdı Beşiktaş!
Oyunun genelinde Fenerbahçe'ye karşı üstün bir görüntü sergileyen Beşiktaş, özellikle ikinci yarıda rakibine ciddi anlamda nefes aldırmadı. Açık ve net; Beşiktaş dün şampiyonluğun en büyük adayı olduğunu dosta, düşmana gösterdi.
Beşiktaş, Fenerbahçe'yi sahadan silerken şampiyonluğun en büyük adaylarından olduğunu da gösterdi.
Kadıköy'deki bu mücadele yalnızca bir derbi galibiyeti açısından değil, takımın karakteri ve ortaya koyduğu futbol açısından da son derece önemliydi.
Teknik kadro takıma müthiş bir kondisyon ve kazanma azmi vermiş. İtaliano, futbolcuları ve bu müthiş galibiyette emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum. Helal olsun size!
HAKKI YALÇIN - SİZDEN BU KADAR!
Dün gece Beşiktaş'ın arkadaşlık bağlarına, kazanma duygusuna övgülerimizi gönderirken, iki teknik adam arasındaki kalite farkını göz ardı etmeyelim. Çünkü bütün deliller İsmail Kartal'ın aleyhine. Maçın son 20 dakikasında yürüyecek hali kalmayan Fenerbahçe'ye karşılık, pas trafiği muhteşem ve son dakikaya kadar rakip alana bindiren bir Beşiktaş. Bu zor maç Beşiktaşlı futbolcuların ritmi tutturdukları zaman "ne kadar çok" olduklarının da belgesidir. Ligin 4 maçında 2 yenilgi alan Fenerbahçe'nin daha ne kadar yok olacağının merak sorusudur.
Greenwood'un başlattığı pozisyonları final sahnesinde harcamasıyla, Skriniar gibi bir adamın gol atması arasındaki çelişkiye bakınca "futbol böyle bir şey" dedim. "Hata ve talih olmasaydı futbol olmazdı!" Rıdvan ve Vlahovic'in attığı gollerde de Skriniar'a baktım da o da topla birlikte gol oldu sanki. "Tek hamlede mat olan bir adamı dikkatli izlerseniz, rakip takımda en çok görmek istediğiniz birinin kendi takımınızda olmasından rahatsızlık duymanız gerekir" dedim. Ardından 'çamur adam şenliklerinde neden bu adamdan başka bir Fenerbahçeli boy göstermiyor?' diye kendi kendime söylendim. Bunun cevabını da rakip tribünlere apış arasını gösteren böyle bir adamı bu takıma kaptan yapanlara bıraktım.
Bazı yenilgiler özre müsait değilse, bazı futbolcuları dikkatli irdelemenin zamanı gelmemiş midir? Ne yani ligin başı diye gerçekleri inkar mı edeceğiz? Greenwood'a parantez açarsam (adı efsane olanlar yaptıklarından değil yapamadıklarından sorumludur) der ve parantezi kapatırım. Geceyi harcayanların başını çekenlerden biriydi. Lukaku için Talisca'yı harcayanlar, bir sezonu daha harcamayı göze aldıysa diyecek bir şeyimiz yok demektir. Kerem Aktürkoğlu'nun Barış Alper'den hiçbir farkı yok. Hakeme oynamakla pozisyona yürek koymak farklı şeyler. O yüzden Kerem'in pozisyonunda penaltı bekleyenler duvarına Barış Alper'in posterini assın.
Beşiktaş hem düşünce hem de kalite açısından rakibinden öndeyse, gecenin alkışlarını Beşiktaş'a gönderirken, mesajımızı da Fenerbahçe'yi gönderiyoruz. Bu takımın yanlışlardan vazgeçeceğini sanmak en büyük yanılgımız oldu. Kazanmanın yasası istemektir deyip, 'futbol aranıyor' ilanlarına cevap bile vermeyen Fenerbahçeli futbolcuların yerine noktayı biz koyalım. 'Bu maçta sizden bu kadar!' Üstelik gelecek de soru işaretleriyle dolu.
ZEKİ UZUNDURUKAN - ITALIANO HOCALIK DERSİ VERDİ
Çok keyifli bir derbi izledik. Fenerbahçe de Beşiktaş da maça yüksek tempoda başladı. İki takım da hızlı top çevirdi. Ama risksiz bir oyun ön plandaydı. Derbide tüm gözler Vedat Muriç ve Vlahovic'teydi. Ancak Vlahovic'i Skriniar; Vedat Muriç'i de Emirhan çok iyi marke edince; iş savunmacılara düştü. İlk 45'te Fenerbahçe'nin golü Milan Skriniar'dan gelirken; Beşiktaş'ın beraberlik sayısını da Rıdvan Yılmaz kaydetti. Beşiktaş'ın yediği golde Agbadou'nun büyük hatası vardı. Beşiktaş'ın attığı golde ise Trossard'ın asisti jeneriklikti.
Beşiktaş'ta ilk yarıda Orkun Kökçü ve Vaclav Cerny etkisizdi. Derbide Beşiktaş'ın en etkili ismi Trosssard'dı. Fenerbahçe'de ise orta alanda Kante (ilk yarıda) iyiydi. Greenwood da klasını konuşturan isimlerdendi. Sonuç olarak kafa kafaya geçen bir ilk yarı oldu. İlk 45'te Fenerbahçe'nin bir isabetli şutu, Beşiktaş'ın da kaleyi bulan üç şutu vardı. İsmail Kartal, ilk yarının etkisiz isimlerinden İrfan Can Kahveci'yi kenara alarak, ikinci yarıya Kerem Aktürkoğlu ile başladı. Beşiktaş'ta ise sakatlık geçiren Rıdvan Yılmaz'ın yerine ikinci yarıda Kassoum Ouattara görev aldı.
İkinci yarıda da iki takım nefesleri kesti. Orta alanlar çok hızlı geçildi. Pozisyon zenginliği üst düzeyde olan bir derbi ortaya çıktı. Beşiktaş'ın Vlahovic ile yakaladığı bir gol pozisyonu var ki; Ederson karşı karşıya pozisyonda kalesinde devleşti. İkinci yarıda çok daha etkili olan, daha çok pozisyonlar bulan taraf Beşiktaş'tı. Beşiktaş çok organize, daha önce çalışılmış hücum aksiyonları ile Fenerbahçe kalesine çok rahat geldi. Beşiktaş oyunu tek kaleye çevirmişti ve 'gol geliyorum' demeye başlamıştı. Öyle de oldu zaten.
Beşiktaş atakları karşısında yaptığı muazzam kurtarışlarla takımını ayakta tutan Ederson, bu kez Vlahovic'in golüne engel olamadı. Fenerbahçe savunmasının dağıldığı bir anda Orkun Kökçü ceza sahasına girdi, bomboş pozisyondaki Vlahovic'e topu servis etti. Vlahovic de boş kaleye topu gönderdi. Beşiktaş'ta ikinci yarıda giren İlhan adeta civa gibi. Ele avuca sığmayan oyun stili ile Fenerbahçe savunmasını çok zorladı. Dünkü derbinin gizli yıldızı Trossard'dı. Arsenal'de de Trossard büyük maçları çok severdi. Dün de futbolu ile yıldızlaştı. Bir asist yaptı, bir şutu direkten dışarı çıktı, rakibi bezdirici kanat bindirmeleri ile tam bir Kartal gibi mücadele etti.
Sonuç olarak özellikle ikinci yarıda muhteşem oynayan Beşiktaş, derbiden zaferle ayrılarak şampiyonluk yarışına ağırlığını koydu. Fenerbahçe ise dördüncü haftada ikinci yenilgisini alarak taraftarlarını hayal kırıklığına uğrattı. İtaliano; taktiksel hamleleri, cesur oyun anlayışı ve Beşiktaş'a oynattığı coşkulu futbol ile İsmail Kartal'a hocalık dersi verdi.
Fenerbahçe dünkü derbide Talisca'nın yokluğunu çok hissetti. Muriç ve Lukaku, Beşiktaş savunmacıları arasında çok etkisiz kaldı. Bir sözüm de Kerem Aktürkoğlu'na! Kardeşim, Fenerbahçe Kulübü senin için yaklaşık 50 milyon euro'luk yatırım yaptı. Sen, rakibe ve hakeme itiraz etmeyi bırak, futbolunu oyna. Bu sinirli ruh halinle Fenerbahçe'ye katkıdan çok zarar veriyorsun. İlk yarıda başa baş bir mücadele ortaya koyan Fenerbahçe'nin, ikinci yarıda Beşiktaş karşısında tel tel dökülmesi Fenerbahçe taraftarını kahretti.