O sezon çok yazı yazdım Fotomaç'ta. Tarihin en kirli sezonlarından biri oynanıyor diye. A SPOR'da da çıktığım yayınlarda 'Sezon hakemler tarafından kirletiliyor. Trabzonspor'un şampiyonluğu elinden alınıyor' dedim defalarca. Fenerbahçe Başkan Ali Koç, bu yorumlarım nedeniyle beni Spor Savcılığına'na şikayet etti. Trabzonspor ile Başakşehir yarışırken, Fenerbahçe Kulübü'nün benden şikayetçi olması da enteresandı! Sonra TFF Başkanlığı Hukuk Kurulu da Spor Savcılığı'na verdi beni. Spor Savcısı beni haklı buldu! Çünkü yaşananlar ayna gibi ortadaydı. Spor Savcılarımız da bu konuda çok bilinçli ve başarılılar! Ben hep doğruları konuştum.
Eyyam yapmadım, kimseye şirin görünmeye çalışmadım. Her kulübe eşit mesafede oldum. Ve o sezon yazılarımda ve A Spor'daki yorumlarımda şunları da söyledim hep: 'Adalet herkese lazım. Bugün Trabzonspor'u yakan hakemler, yarın Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'ı da yakacak!' Gelinen nokta ortada. Ne dediysek çıkıyor... Oysa kirlenen sezonlarda biraz cesaretli ve adaletli olup, Türk futbolunda bir 'Temiz eller operasyonu' yapsaydık, şimdi hakemleri değil sahadaki güzel oyunu konuşuyor olurduk! Oysa biz hâlâ hakemleri konuşuyoruz, hâlâ perdenin arkasındaki kirli elleri deşifre etmek için gayret göstermiyoruz.
Perdenin arkası çok hareketli. Amaçları futbol üzerinden ülkeyi kaos ortamına mı sürüklemek! En tehlikelisi bu! Fenerbahçe'nin Adana'da başına gelenler, bardağı taşıran son damladır. İşi olup bittiye getirmek, 'o iş kolay, yaparız hallederiz' mantığı ile olaylara bakmak acizliktir. Çünkü halının altı doldu taştı! Gün birlik zamanı! Bu işin Fenerbahçe'si, Galatasaray'ı, Beşiktaş'ı, Trabzonspor'u yok! Canı yananın soluğu Riva'da aldığı sistemden bir adım ileriye gidelim. Günü değil, Türk futbolunun yarınlarını kurtaralım. Temiz futbol için gelin birlik olalım.