Son dakika derbi haberleri | Spor yazarları Beşiktaş Fenerbahçe maçını işte böyle değerlendirdi! İşte derbi yazıları...

Spor Toto Süper Lig'de heyecan tüm hızıyla devam ediyor. 31. haftanın kapanış maçında Beşiktaş ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi. Mücadele 1-1 tamamlandı. Maçın ardından spor yazarları iki takım performansını değerlendirdi. İşte o yazılar...

Beraberlik Aboubakar'dan! - EMRE BOL

Var olma maçında bu kadar rezalet bir performans ortaya koyan Fenerbahçeli futbolcular için artık yönetim gerekeni yapmalı. Yahu biliyorsunuz bu karşılaşmada alınacak beraberlik bile şampiyonluk ümitlerini tamamen tüketecek. Ama kime neyi anlatıyoruz ki? Sahada Altay, Caner ve biraz da Pelkas dışında maçın öneminin farkında olan yok. Vah Fenerbahçem kimlerin eline düştün? Bu ruhsuzların, bu yeteneksizlerin... Geçen hafta hem yazıp hem de söylemiştim; Erol Bulut'la bu maça çıkarsanız yanlış yaparsınız diye...

Heyhat dinleyen kim? Beşiktaş takımı inanın şiir gibi oynuyor. Her bir oyuncu yetenekleri çerçevesinde her şeyini takım için veriyor. İkinci yarı maçı berabere getiren inanın Ozan değil Aboubakar ve Ghezzal'dı! Ceza sahası içinde yaptıkları laubali hareketler Fenerbahçe'nin oyuna tutunmasını sağladı. Yine Altay'ın müthiş performansını konuşacağımız bir maçı geride bıraktık.

Karşılaşmanın berabere bitmesine karşın Fenerbahçe'nin kaos futbolundan başkasını göremedim. Çılgınca, plansızca ve sadece spontane ataklar... Bence şampiyonluk uzak bir hayal. 1 puan Erol Bulut'un bir kaç hafta daha takımın başında kalmasını sağlayacak. Lakin bu takımdan benim umudum yok dostlar. Yönetim bir an önce yeni sezonun hazırlıklarına başlamalı.

Hak eden kazanmadı - SİNAN VARDAR

Uzun haftalar sonra Beşiktaş karşısına dişli bir rakip çıktı. Sergen Yalçın'ı yıllardır tanırım, dün belki beraberlik Beşiktaş'a yetiyordu ama Sergen hocanın dünkü derbiye kazanmaya çıkacağını biliyordum. Öyle de oldu ama bunu başarmaya ramak kala Ozan Tufan sahneye çıktı. Beşiktaş ilk 45 dakikada temkinli oynarken, rakibinin eksiklerini de değerlendirmeye çalıştı. Siyah- Beyazlı takımın top çıkarırken kaptırdığı toplar oyuncuların ekstra efor harcamasına neden oldu. Aboubakar'ın ilk 45 dakikadaki 3 önemli vuruşunda kaleci Altay kalesinde yıldızlaştı. Maçın yıldızı kimdi diye sorarsanız Altay Bayındır'ı gösterebilirim.

Fenerbahçe, Beşiktaş kalesine az ve öz gelirken Ersin de başarılı kurtarışlarla geçit vermeyen isimdi. Ersin'in topu oyuna sokarken de kendini geliştirmesi Beşiktaş'ın başarısında büyük rol oynamaya başladı. Aferin genç kalecilerimize... Beşiktaş'ın derbide kazanma isteğini çok beğendim. Özellikle de Vida ve Aboubakar harika bir performans gösterdiler. Savunmada Vida'ya Welinton da başarıyla eşlik etti. Ghezzal yaratıcı, Atiba yine insan üstü bir gayret gösterdi. Siyah- Beyazlı takımda Adem Ljajic'in durgun gününde olması takımın belki de en eksi yönüydü. Fenerbahçe'de Caner Erkin Beşiktaş'a direnen ve takım arkadaşlarını ateşleyen isimdi.

Sevgili Erol Bulut'a yapacağım en büyük eleştirim madem elinde Ozan Tufan var, neden son 15 dakikayı bekliyorsun? Ozan o vuruşu yapmasa belki Erol Bulut bugün istifasını verecekti. Beşiktaş kazanması gereken bir derbiyi beraberlikte tamamladı. Yine de kaybedilmiş bir şey yok, puan farkı Beşiktaş lehine... Ve Beşiktaş sezon başından bu yana söylediğim gibi şampiyonluğun hala en büyük favorisi... Fenerbahçe, Hakem Halil Umut Meler çok güzel bir derbi yönetti. Gereksiz faullerle maçı durdurmadı ve oyunun güzelleşmesine büyük katkı yaptı. Maçtan önce de kendisine güvendiğimi söylemiştim ve beni mahçup etmedi. Tebrikler hocam... Maç derbiye yakıştı, iyi hakem, iyi niyetli futbolcular, kora kor mücadele... Böyle maçlar ligin kalitesini yükseltir.

Entübeden çıktı - ERMAN TOROĞLU

İlk yarı maçta hiçbir şey yok. İkinci yarı Beşiktaş öne geçiyor. Oyunun ve direksiyonun ipini ele alıyor. Ama Beşiktaşlılar öyle pozisyonlara giriyorlar ki kaçırmaları da inanılmaz, Altay'ın kurtarışları da...

Sen 2 farkı bulamazken Fenerbahçe son 10 dakikada ne var ne yok yüklenir. Çünkü kaybedecek hiçbir şeyi yok. Türkçe'de bir laf vardır ya; ya herru ya merru... Ozan'ın şahane bir golü ile beraberlik geldi. Beşiktaş kalecisi bu gole hiçbir şey yapamazdı.
Fenerbahçe maç boyunca kopuk kopuk oynadı. Takım olarak oynayamadılar. Son 8-10 dakika hariç... İş o hale geldi ki; Beşiktaş kaçırdıkça ve Altay kurtardıkça bazı Fenerbahçeli oyuncular herhalde, "Bu kaleci bizim için perişan oluyor, hiç olmazsa bu kurtarışların hürmetine biraz oynayalım. Altay'a ayıp olmasın" dediler. Maçın özeti buydu.

Aboubakar mükemmel girip kalecinin üzerine vurması maçın dönüm noktasıydı. Çalım atıp gitse ya boş kaleye atar ya da penaltı/kırmızı olurdu.
Bu sonuç; Galatasaray'a yaradı.
Fenerbahçe'ye biraz oksijen verdi.
Entübeden yoğun bakıma geçti.
Siyah-beyazlılar bu maçla enselerinde boza pişirecek takımları uzakta tutacaklardı galip gelselerdi.
Bu da olmadı... Kalitesiz ligin heyecanı tepede biraz daha devam edecek.
Haliyle bu sonuç Trabzon'a da yaradı. O da 'yukarıyı yakalar mıyım' demeye başladı.
Görsel ve yazılı basında çalışan bizler için de bu sonuç iyi... Üzülen Beşiktaş... Ona da şu cümleyi söylemek lazım: Kendi düşen ağlamaz!

Hakem; bence maçı Türkiye standartlarının üzerinde idare etti.
Buna Türkiye'deki bütün FIFA'larda dahil… Çünkü hepsi bu maçta 20 tane daha fazla faul çalardı. Mecbur kalmadıkça çalmadı. Allah var futbolcular da birbirlerine saygılı davrandı.
Zaten Beşiktaş-Fenerbahçe maçları Türkiye'de 4 yıldızlık maçlardır. Çok sorun olmaz. Sorun olan maç 5 yıldızlık Fenerbahçe-Galatasaray maçıdır. O maçta da ne olursa olsun hakemi badem yaparlar.

Yarar, Sarar! - TURGAY DEMİR

Gerbide genel olarak üstün olan Beşiktaş'tı... Hem kendi oynadı, hem de Fenerbahçe'yi oynamaya zorladı. Erol hoca tedirgindi. Kartal'ı kafese koymak istiyordu ama pençe yemekten korkuyordu... Maçın son bölümüne kadar da bu korkunun esiri oldu... Sonra bir cesaret geldi ve doğru değişiklikler yaptı.. Beşiktaş, son bölüme kadar, yakaladığı fırsatların yarısını gole çevirmiş olsa tarihi bir skor ortaya çıkabilirdi...

Pas-şut tercihlerinin yanlış yapılması tabelanın çok fazla değişmesini engelledi. Buna karşılık Fenerbahçe de pes etmedi. Son dakikalarda gelen golden sonra galibiyet için risk aldı. Bu bölümde ikinci golü bulabilirdi ama yiyebilirdi de... Son bölümde Beşiktaş yoruldu, durdu ve Sergen hoca uzun süre Mensah dışında müdahalede bulunmadı... Bana göre daha 60. dakikada Larin çıkmalıydı 87'de değil...

Hem yorgundu, hem de sarı kartı vardı, ne hücuma katkı yapıyordu ne de savunmaya... Dahası bu bölümde tam da N'Koudou'nun alıp götürebileceği toplar geldi Larin ve Aboubakar'a, ikisi de götüremedi. Sahaya çıkanlar arasından gecenin adamını seçecek olsam Altay'ı seçerim. Müthiş kurtarışlar yaptı. Özellikle Aboubakar ve Atiba'nın vuruşları çıkarılması çok zor toplardı. İrfan Can ve Pelkas bana göre beklentilerin altında kaldılar, Samatta, Valencia ve Samuel'den ise bir futbol adamı olarak benim pek bir beklentim yoktu.

Beşiktaş takım olarak iyiydi ama birini öne çıkarsam Abuş derim... Kara Şövalye tek başına tüm savunmanın dengesini bozdu, biraz dikkatli olsa kariyer rekorunu kırabilirdi. Ortada paylaşılan birer puan var. Bu Beşiktaş'a yarar, Fenerbahçe ise yara sarar. Hakem mi, hatasız yönetmedi ama büyük bir hata da yapmadı.

Fark! - REHA KAPSAL

Beşiktaş ilk 25 dakikalık bölümde henüz istediği gibi oyuna yön veremedi ve kuramadı. Fenerbahçe daha agresif oyunuyla hem ikili mücadeleleri kazandı hem de rakibine hem ön alan hem orta sahada bölgesel baskıları iyi yaptı. Bundan sonraki süreçte Beşiktaş oyunu kontrol ederek daha fazla topa sahip olup, oyuna yön verdi. Ve ilk yarıda pozisyon da buldular. Fenerbahçe daha fazla kendi yarı alanında oyunu kabul edip, topun ve rakibin peşinden koşmaya başladı. İlk yarı daha fazla topa sahip olan Beşiktaş, ilk devre bitimine doğru da oyunun kontrolünü elinde tuttu. İkinci devre Beşiktaş, erken gol bulmasından sonra ikinci gol fırsatları da yarattı. Burada böyle önemli bir derbide mutlaka ikinci golü bulduğunuzda atmanız gerekir. Bu fırsatlar da Beşiktaş'ın, hem set hücumunda yerleşik savunmada hem de hızlı hücum çıkışlarında direkt Fenerbahçe kalesine gittiğinde pozisyonlar buldu.

Hem final paslarını hatalı kullanarak, son vuruş beceresini de gösteremeyince Fenerbahçe özellikle oyuncu değişikliklerinden sonra daha oyunu forse edip, hem geride olmanın psikolojisiyle, daha fazla hücum oyuncularıyla Beşiktaş'ı kendi yarı alanına itti. Hafta içi de kupa maçı oynayan Beşiktaş'ın yorgunluğunun ortaya çıkmasından daha fazla geriye yaslanıp, daha derinlemesine bir savunma şekli tercih ettiler. Ve burada da Fenerbahçe'nin golü geldiği gibi momentumu o dakikadan sonra da yakalayan sarı-lacivertliler iki tane de net gol pozisyonunu fırsatından yararlanamadılar.

Oyunun iki yarısında da bölüm bölüm iki takımın da üstünlük yaşadığı maçta ve her ikisine de gelip-gittiği dakikalarda o kırılma anlarını kendi lehine çeviremediler. Maçın genelinde Beşiktaş'ın bariz oyun üstünlüğü vardı, oyunun son bölümü haricinde. Fenerbahçe'nin özellikle oyuncu değişikliklerinde sonra maçın çoğu bölümünde göstermediği reaksiyonu son bölümde gösterdi. Saha içinde daha coşkulu gol atmak isteyen, oyuncuların takım halinde olumlu bir görüntüsü vardı.

Sergen Yalçının oyunun başından beri oyuncularına oynattığı cesur ve ortak akıl koyulmuş bir oyun vardı. Erol Bulut'un ise oyunun son bölümü hariç takımının saha içindeki cesaret eksikliği net bir şekilde görülüyordu. Son bölümde ise oyuncular da saha içinde inisiyatif alıp daha istek ve arzulu mücadele ettiler. Sergen Yalçın çok geç kaldı değişikliklerde. Başlayan değil bitiren takım önemli. Bunu yapamadı ve geç kaldı. Öne geçtiği maçta berabere kalan Beşiktaş, büyük bir fırsat tepti. Fenerbahçe'ye bu beraberlik yaramasa da geriye kalan haftalarda oyun problemini çözmesi gerekir çünkü arada Beşiktaş'la kapanmayacak puan farkı yok. Ama ciddi bir "OYUN KALİTESİ FARKI" var. Sarı-lacivertlilerin bu doğaçlama, bireysel oyuncularla, günlük-anlık performans almak istemesi en büyük sıkıntısı sahada. Esas saha içi farkı; oyun performansının, organizasyonunun birlikteliğini istikrara dönüşmesinin sağlanması gerek.

Ozan attı, Fenerbahçe'nin kalbi attı - GÜRCAN BİLGİÇ

Sezonun final maçını, "yenilmeyelim" aklıyla oynarsanız, ne geçen maçlara yakacak ağıtınız kalır ne de zirve hesabında "inanılır" olduğunuzu gösterecek kanıtınız olur. Fenerbahçe ne maçı yaşadı ne de rakibini tedirgin edecek kadar agresiflik gösterdi. Sekizinci günde üçüncü maçını oynayan Beşiktaş takımı değildi. Bu baskıyı kaldıracak karakteri gösteren oyuncusu da yoktu.

Koca maç Aboubakar ile kaleci Altay arasında oynandı. Fenerbahçe takım olarak Kamerunlu oyuncunun seyircisi idi. Bir santrfor ancak bu kadar büyüyebilir, takımını böyle bir arada tutabilir, 22 oyuncunun en baskını olabilir. Beşiktaş kadrosu Aboubakar'ın sezon başından beri sahip olduğu şovun, sahnesini hazırlıyor. Rakipler de en iyi müşteriler.

Erol Bulut, muhtemel kadrolar içinde çözümü sadece İrfan Can seçimi ile bulmaya çalıştı. Rakipten ilk darbeyi gördüğünde merkezi bırakıp, kenarlara kaçmaya başlayan Samatta ile maça tutunmaya çalışacak kadar da çaresizlik içinde. Organize bir rakip karşısına bu kadar kötü pas kalitesi ile de dikilemezsiniz zaten. Golün duran toptan olması, zaten defans sakarlığının bir parçası. Ama Genç Altay'ın yaptığı kurtarışlar, daha farklı ve travmatik bir sonucun da kalkanı Fenerbahçe için.

Son bölümde Caner'in ortaları ile tehlikeye yaklaşırlarken, Ozan'ın jeneriklik beraberliği getiren golü, "pes etmiş" yüreklere cesaret de aşıladı. Son beş dakikaya Fenerbahçe tüm maçın pozisyonlarını sığdırdı. Altay'ın kurtarışlarına sığındıkları maçın kazananı olmalarına ramak kalmıştı. Aboubakar–Altay maçı berabere bitti. Fenerbahçe nefesini tekrar aldı, Beşiktaş avantajını korudu. Sezonun devamını hafta hafta yoruma alacağız. Tahmin edilemez maçlar ligi oynuyoruz çünkü. Fenerbahçe'nin kalbi atıyor hâlâ. Yaralarını sarıp, yeniden akıl yoracakları iki haftaları da önlerinde. Ama kaderleri kendi ellerinde değil. Hepimiz bekleyeceğiz.

Son pişmanlık - ALİ GÜLTİKEN

Bu kadar pozisyona girip maçın fişini çekebilecek avantajları kullanamayan Beşiktaş'ın beraberliğe üzülmesi gayet normal. Ama diğer taraftan da beraberlik golünden sonra Fenerbahçe'ye verdiği iki pozisyon sonrasında maçı kaybetme noktasında olmadığı için de sevinmeli... Oyunun geneli Beşiktaş'ın hakimiyetinde geçti. Fenerbahçe'nin Osayi, Samatta ve Valencia üzerinden kontra düşüncesi karşılaşmanın ilk dakikaları dışında çok fazla karşılık bulmadı. Ozan ile Sosa oyuna girene kadar ve sonrasında da en önemli hücum gücü Caner'di...

Takımını o bölgeden yaptığı uzun asistler ve ortalarla maçın içinde tuttu. Tabii ki Ozan'ın da oyuna girdikten sonraki etkinliği ve golü Fenerbahçe'yi en azından hâlâ lig yarışının içinde bıraktı. Beşiktaş tarafında ise hikâye çok üzücü... Vida ile golü bulduktan sonra oyun tamamen kendi istediği noktaya geldi. Fenerbahçe'nin arka alanlarında kullanabileceği boşluklar buldu. Aboubakar, Ghezzal, Larin, Ljajic, Mensah ve N'Kodou ile de pozisyonlara girdi ancak istediği sonuçları çıkaramadı. Özellikle Aboubakar'ın karşı karşıya kaçırdığı pozisyon maçın fişini tamemen çekebilirdi.

F.Bahçe'de işler iyi gitmediği zamanlarda ayakta kalan Altay, hem Beşiktaş'ın farkı açmasına müsade etmedi hem de takımını son saniyeye kadar maçın içinde tuttu. Beşiktaş teknik heyeti ve oyuncularının bu maç sonrasında "Nasıl oldu
da kazanamadık?" dediklerini duyar gibiyim. Özellikle ikinci yarıda çok rahat koparacakları bir oyunu son dokunuşlardaki eksiklikler dolayısı ile yapamadılar. Çok iyi oynayan Aboubakar ile Atiba, iyi oynayan Ghezzal, Atiba ve
diğer oyuncuların bitiremedikleri pozisyonlar karşısında hâlâ büyük pişmanlıklar yaşadıklarını tahmin ediyorum. Ama futbol bu... Belki çok fazla gol değil ama pozisyon gördük. İzleyenler adına keyifli bir derbi, Beşiktaşlılar adına pişmanlıklarla dolu bir akşam oldu...

DİĞER HABERLER

X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.