CANLI
SKOR
Hüseyin Özkök

Hüseyin Özkök

Dünya Kupası ufukta gözüktü

A Milli Takımımızın 2026 Dünya Kupası play off turu kura çekiminde gayet iyi bir kura çektiğini düşünüyorum. Yarı finalde sahamızda karşılaşacağımız Romanya, Uluslar C Ligi'nde grubunu altıda altı yaparak birinci bitirdi ve B Ligi'ne çıktı.
Kadrosunda ligimizde de oynayan oyuncuları bulunduran rakibimiz, Dünya Kupası eleme grubunda ise 4 galibiyet 1 beraberlik ve 3 yenilgi alıp ilk ikiye giremedi. Romenler kesinlikle bizim kalibremize yaklaşacak düzeyde bir takım değil. İşini her zamanki gibi ciddiye alacak bir Türk Milli Takımı, Romanya'ya hele kendi seyircisi önünde takılmaz. Romanya'yı geçtiğimiz takdirde finalde ve deplasmanda karşılaşacağımız muhtemel rakiplerden Kosova, elemelerde İsveç ve Slovenya'yı geçerek grubunu ikinci sırada tamamlayarak sürpriz yaptı.
Ancak takımımızın deplasmanda da olsa çok rahat geçeceği bir ekip olduğu fikrindeyim.

Almanya'nın ardından grubunu ikinci bitiren Slovakya ise Almanya'yı ilk maçta kendi evinde devirdiği için son maça kadar birincilik kovaladı.
Slovaklar Kosova'ya göre bize daha fazla zorluk çıkartabilecek bir takım.
Ancak Almanya önünde aldıkları 6-0'lık son yenilgi özellikle savunmada ne kadar kırılgan olduklarını bize gösterdi.
Bizim müthiş forvet hattımız onları da boş geçmez. Sonuçta bir önceki Dünya Kupası play off turunda bizim yolumuzda Portekiz ve İtalya olduğu düşünülürse, bu defa üst düzey kaliteli kadromuzun iki maçı da kazanarak 2026 Dünya Kupası bileti almasını beklediğimi söylemeliyim.
Kısaca Amerika kıtası ufukta gözüktü.

Gol çizgisi teknolojisi neden yok?

Güney Afrika'daki 2010 Dünya Kupası'nda Almanya-İngiltere karşılaşması oynanıyordu.
İngiliz oyuncu Frank Lampard'ın maçın 39. dakikasında Almanya kalesine gönderdiği aşırtma top Neuer'in üzerinden geçip üst direğe çarptı ve açık şekilde kale içine düşüp geriye sıçrayıp Neuer'in ellerine geldi.

Ancak yardımcı hakem çok geride kaldığı için pozisyonu göremeyince gol verilmedi ve maç devam etti.
İşte bu verilmeyen gol bütün dünyada büyük yankı yarattı ve gol çizgisi teknolojisinin doğuşu için bir milat oldu. FIFA böyle durumların tekrar yaşanmaması için kısa süre sonra bir teknoloji firmasıyla anlaşarak bu teknolojiyi 2012 yılında hayata geçirdi.
Daha sonra 2013'te Premier Lig 2015'te Bundesliga bu teknolojiyi kullanmaya başladı ve teknoloji bütün dünyaya yayıldı. Ancak nedense çıkış tarihinden bu yana göreve gelen TFF yönetimleri çeşitli zamanlarda yaşanan tartışmalara rağmen bu teknolojiyi Türkiye'ye getirmedi.

Oysa bu sistem basit ve temelde her iki kaleye bakan yüksek çözünürlüklü 7'şer kamera (stadın yapısına göre gerekirse 2-4 ek kamera daha olabiliyor) ve görüntüleri değerlendiren bir yazılımdan oluşuyor.
Kameralarla elde edilen görüntüler yazılım tarafından değerlendiriliyor, top eğer çizgiyi geçmişse hakemin kolundaki saate bir sinyal gidiyor ve hakem de golü veriyor.

Bizde ise bu görevi VAR üstlenmiş durumda. Ancak top ile kamera arasına oyuncuların girmesi ve VAR'ın da pozisyonu çözememesi tehlikesi her zaman var.

Bu sistemi kurmak günümüzün endüstriyel futbol dünyasında sanıldığı kadar pahalı değil. Tek seferlik kurulum masrafları ve lisans ile birlikte stadyum başına 350 ila 450 bin euro arasında bir maliyet söz konusu. Kulüplerin transfere harcadıkları paralar düşünüldüğünde çok cüzi bir rakam.
UEFA Avrupa kupalarında gol çizgisi teknolojisini kullandığı için Avrupa'da oynayan takımlarımızın maçları için bu sistemi sezon başlarında stadyumlarda kuruyor. UEFA'nın her sezon yaptığını TFF bir kere yaparak sistemi kalıcı olarak hayata geçirebilir ve bundan sonra top çizgiyi geçti-geçmedi tartışmalarına son verebilir.