Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu'nun 4. haftasında deplasmanda Almanya'nın Schalke 04 takımına 2-0 yenildi ve son 16'ya kalma şansını oldukça azalttı. SABAH'ın usta kalemi Hıncal Uluç, sarı kırmızılı takımın hocası Fatih Terim'in açıklamalarını ve performansını değerlendirdi. İşte Hıncal Uluç'un yazısı...
"..her kim ki kalemiyle, sarı kırmızı renklere adanmış hayatları yok sayıyorsa.. karşısında 30 milyon Galatasaraylı olduğunu unutmamalı.." diye tweet atmışsın Hocam, Almanya'dan.. Tüm oyuncuların da anında paylaşmış..
Anlamadım Hocam, gerçekten anlamadım ne demek istediğini..
"Sarı kırmızı renklere adanmış hayatlar ne demek?. Kimlermiş onlar ve kim yok sayıyormuş onları?." Açık ve somut konuş Hocam.. De ki..
"Şöyle yazdılar. Bu hayatını sarı kırmızı renklere adamış falan ve filanı yok saymaktır.. Yazan da şudur!."
Bu açıklamayı yapmazsan Hocam sözlerin, seni eleştiren herkese yönelik bir tehdit olur. Seni eleştirenleri "Hedef göstermek" olur!.
Schalke gibi gelmiş geçmiş en ama en kötü Alman Şampiyonlar Ligi takımını, kendi sahamızda yenemedik. Onların sahasında da yenildik ve kura çekildiği gün "Lokum" diye ilan edilen gruptan çıkmamız mucizelere kaldı..
Aslında iyi de oldu. Çıksak devamında çok daha ağır, çok daha üzücü hezimetlere uğrardık. Bu takım ve bu futbolla Şampiyonlar Ligi'nde yerimiz yok. Ara transferde, fikri sabitlerinden cayar, birtakım ruhsuz işe yaramazlarından vazgeçer, bir iki doğru transfer yaparsan Avrupa Ligi'nde devam daha hayırlı olur.
Daha doğrusu "Olabilir.." O da Hocam, senin silkinip kendine gelmenle mümkün..
Seni Fatih Terim, seni sadece Galatasaray'ın değil, Türk Futbolunun başına taç yapan, İtalya'da "İmparator" dedirten Fatih Terim yapan hasletlerine geri dönmelisin Hocam!.
Bugüne dek, kendin dışında eleştirmediğin kişi, kurum kalmadı.
Futbolcular hatalı.. Başkan, Yönetim hatalı.. Taraftar hatalı.. Medya hatalı..
Peki ama aynaya bakıyor musun Hocam?.
"Ya ben" diyor musun?." "Ben takımı artık mantığım ve bilgilerimle değil, duygularım, sempati ve öfkemle yönetiyorum" diyebiliyor musun mesela?.
Schalke maçında gol atman şartken, hızlı, atak, gol arayışlarının içinde Linnes mi çıkardı, yoksa ağır kalan ve ilk 45 dakika nerdeyse sahada görünmeyen Mariano mu?.
Linnes'i çıkardın. Çünkü golde hatası vardı. Kızdın ona..
İstenen gol gelmiyor bir türlü..
Gole yakın adam Onyekuru mu, Rodrigues mi?. Rodrigues'e de kızdın, bir uygun topu dışarı attı diye.
Onu çıkardın.
Koşan, çırpınan Sinan mı çıkardı, yoksa 65'inci dakikadan sonra sahada yürümeye başlayan Belhanda mı?. Sevgili oğlun Belhanda bu defa iyi başladı. İlk yarı koştu da.. Ama 70'ten sonra eski Belhanda olup takımı 10 kişi bıraktı. Ama o senin değişmez adamın. Görmedin bile sadece yürüdüğünü. Çırpınan Sinan'ı çıkardın bu yüzden.