Spor yazarları Fenerbahçe-Kasımpaşa maçını değerlendirdi
- Fenerbahçe Galerileri
- Yayın tarihi: 09.11.2019 10:16
- Güncelleme tarihi: 09.11.2019 10:17
REHA KAPSAL - ÖNLEM ALDIRIR
Fenerbahçe, Kruse ve Emre'siz oyun ve hücum aklı eksik olarak çıktığı Kasımpaşa maçına 3 tane ön libero pozisyonunda oynayan oyuncuyla başladı. Bu da sarı-lacivertlilerin topu yalnız hücuma taşıma sıkıntısını ortaya çıkardı.
Aynı zamanda 2 tane hızlı çizgi oyuncusunun fazla topla buluşamadı ve Muriç'in de santrfor olarak performanısını olumsuz yönde etkiledi.
Sarı-lacivertlilerin Kasımpaşa'ya zorlanmasının en temel nedeni ligdeki yüksek tempo ve ritimle mücadeleci oyuna fiziksel olarak hazır olan bir rakiple karşılaşmasıydı.
Fenerbahçe, sadece saha içinde oyunu kurma yönlendirme açısından değil fiziksel açıdan da rakibinin karşılık vermesinden dolayı geçmiş maçlara göre hızlı, öne giden görüntüsünden çok uzaktı.
Sarı-lacivertliler, önde rakip yarı alanda oynayıp alan boşalttığı zaman özellikle Kasımpaşa kontrataklarına çözüm bulamamanın sıkıntısını yaşadı.
Ersun Yanal'ın bu kadar defansif orta saha ile başlamak yerine hücum çeşitliliği için Zajc ve Türüç gibi santrfor arkası oynayabilecek bu iki oyuncuyla oynaması iç saha oyunlarında hücum yönünden farklılık getirecektir. (Deniz 2016-17 yılında Kayserispor'da bu pozisyonda 11 gol, 11 asist yaptı.) Futbolda saha içindeki en önemli farklardan biri de rakibe karşı beklenen değil beklenmeyen hamlelerde bulunmaktır.
Farklı planlarla, farklı organizosyonlarla saha içinde fark yaratmak önemlidir.Ersun Yanal'ın geçmişte de söylediği gibi 'Fenerbahçe önlem almaz, önlem aldırır.' Bunun için de daha dominant, daha hücumcu, daha öne ve dikine giden oyun ve oyuncularla rakibine üstünlük sağlar. Geçmişte izleyenlere heyecan ve keyif veren oyun anlayışı bu şekildeydi.
GÜRKAN KUBİLAY - DURAN TOP MAÇI
Perşembe akşamı, A Spor'da Fufbolmatik programımda F.Bahçe'nin K.Paşa maçında penaltı kazanacağını söylemiştim. Hızlı atakta Ozan'la penaltı kazanıp ,Vedat ile gole çevirdi F.Bahçe. Ayrıca,ilk 30 dakikalarda, iç sahaların 8 golle en çok gol atanıydı. 9. golü de K.Paşa'ya atmış oldu.
İlk 15 dakika topla % 72 oynayan F.Bahçe idi ama penaltı dışında, 14. dakikaya kadar pozisyonu yoktu. 2 hızlı hücum dışı, gol girişimi duran topta oluyor, Vedat'ın kafası gol getirmiyordu. K.Paşa'nın ise 33 dakikada kaleyi tutan tek şutu yoktu. F.Bahçe savunma arkasına atılan pasta Koita vuruşunu Altay, kornerde yine Koita'yı Zanka engelliyordu.
Ama, oyunu soğutmaya çalışmanın bedelini de, iki pasla gelişen Kasımpaşa atağında golü yiyordu. Duran top dışında üretemeyen F.Bahçe, korner atarken kazandığı penaltıyı Vedat ile gole çeviriyordu. İkinci yarı tempoyu iyice düşüren F.Bahçe'nin, attığı korner sonrası yediği hızlı hücumla Yusuf'a pozisyon vermesi ilk 10 dakikanın tek tehlikesiydi.
Kornerde Paşa 2. golü buldu. Serdar kornerden 3-2'yi buldu. 5 golün 4'ü duran toptan idi. Akan oyunda pasör oyuncusu olmayan F.Bahçe ısrarla, 2. yarıda tek tehlikeyi yaratan Tolga ile Ozan-Gustavo'yu oyunda tutuyor, oyuna Tolgay yerine Jailson giriyordu.
2. yarının adamları, Ozan ile Altay'dı. İsla da kızardı 73'te. Sadiku-Pektemek değişikliği ile girdi Kemal hoca. Ligin "son 15 dakikada gol yemeyen tek takımı "F.Bahçe idi. Son dakika kontralarını da atamadılar ama, kötü oynadıkları maçı kazandılar, önemli olan da 3 puandı.
ZEKİ UZUNDURUKAN - BENİM SAVAŞIM TEMİZ BİR LİG İÇİN
Kayserispor karşısında Fenerbahçe'nin 2 net penaltısı verilmemişti. (O akşam A Spor'a telefon bağlantısı yapıp, 'Dün Trabzonspor'u, bugün de Fenerbahçe'yi yaktı hakemler' demiştim.
Trabzonspor, Fırat Aydınus ve VAR hakemi Koray Gençerler'in kurbanı olmuştu. Ben de A Spor'daki stüdyo yayınımda hakemleri ve MHK'yi eleştirmiştim. Çünkü hakemler, adil yönetim göstermeyip takımların canını yakarsa (Fenerbahçe ve Trabzonspor'u geçen hafta yaktılar) kirli bir lig oynamaya başlarız. Ben de onu söyledim.
Hakemlerin kötü yönetimi yüzünden takımların canı yanıyor ve adil bir lig olmuyor, temiz bir lig olmuyor. Lig kirleniyor, futbolumuzun marka değeri düşüyor diye yorumlar yapmıştım. Sonrasında ne mi oldu? Önce Trabzonspor Başkanı çıktı konuştu.
Sonra da Fenerbahçe Başkanı, yaşananlara sert tepki gösterdi. Buraya kadar herşey tam da istediğim gibi... Ama ben o iki maçta yaşanan haksızlıkları görünce MHK'ye ve TFF'ye seslendim. Nedir bu hakemlerin yaptığı?
Bu kadar yapılan hataların arkasında başka güçler mi var? diye sordum. Olay nerelere çekildi?
Vay efendim, Zeki Uzundurukan Fenerbahçe düşmanıymış. Bunu söyleyenlere sorarım: 1993'ten beri spor medyasının içindeyim arkadaş! Ben hangi gün Fenerbahçe düşmanlığı yapmışım! Yazılarım ve yayına hazırladığım gazete ortada. Yazılarıma internet sitemizden, TV yorumlarıma A Spor'dan, Fotomaç'ın bütün sayılarına da (28 yıl, 10309 sayı) gazete arşivinden ulaşabilirsiniz.
Fenerbahçe'nin efsane Başkanı Aziz Yıldırım'a da sorabilirsiniz;
'Zeki Uzundurukan nasıl bir gazeteci?' diye... Türkiye'nin en çok satan spor gazetesinin yayın yönetmeni olarak, hiçbir takıma düşmanlık yapmam. Düşmanlık nedir yahu! Fotomaç olarak bütün takımlara eşit mesafedeyiz. İlkeli ve dürüst gazetecilik yaptığımız için Fotomaç yıllardır hep zirvede...
Gün olur Fenerbahçe'nin hakemlerden canı yanarsa, bu haksızlığı en çok dile getiren yine Fotomaç olur...
Temiz bir lig istiyorum diye beni Fenerbahçe düşmanı ilan ediyorsanız sizleri Allah'a havale etmekten başka yapabileceğim bir şey yok!
Haa bu arada meslek hayatım boyunca hep şunu söyledim: 'Beni eleştiren bin yıl yaşasın!' Bakın dünkü maçta Ali Palabıyık, net penaltıları verdi. Kırmızı kartlar da doğruydu. Bizim hakemlerden istediğimiz bu. Korkmasınlar, gördüklerini çalsınlar.
VAR'dakiler 'kader pozisyonlarını' görmezden gelmesinler. Herkes görevini dürüst bir şekilde yaparsa, temiz bir şampiyonluk yarışı olur. Eğer o akşam ben bunları söylemeseydim belki de ne Ahmet Ağaoğlu konuşacaktı, ne de Ali Koç?
Kimbilir belki dün de Fenerbahçe'nin penaltıları güme gidecekti... İyi ki konuşmuşum. Çünkü dünkü maçta net penaltılar verildi, Fenerbahçe'nin hakkı yenmedi! Adalet yerini buldu! İşte Zeki Uzundurukan'ın tam da istediği buydu! Adil bir yarış! Temiz bir lig! Bunları istemeyen zaten bizden değildir!
ERMAN TOROĞLU - ÇOK ŞEY VAR
Heyecanı yüksek bir maç, güzel goller var; her şeyden önce VAR var! Bu sene ilk defa VAR'ın doğru kullanıldığını gördük. Neymiş efendim, eğer VAR çağırıyorsa ve hakem hatalıysa hakemin puanı düşermiş; VAR çağırırsa ve VAR hatalıysa bu kez de VAR'ın puanı düşermiş. Sizin hakemlerinizin puanlarının düşmesi mi önemli, sahadaki takımların kaybettikleri puanlar mı? Böyle rezillik olur mu?