Fotomaç'ın usta yazarları F.Bahçe-D.Zagreb maçını yazdı
Fotomaç'ın usta yazarları Fenerbahçe - Dinamo Zagreb maçını yazdı...
Emre Bol: Bık-bık yorumcular!
Bu farklı mağlubiyet Avrupa Ligi'ne, "öylesine bir maç" muamelesi yapan Cocu'ya yazar! Kimse kusura bakmasın. Avrupa'da başarılı olmak Fenerbahçe'nin hedeflerinin başında gelir Mösyö Cocu! Ama anlaşılan o ki sen de, "ligde şampiyon olalım da, başkasına gerek yok" kurnazlığına gidiyorsun. Dinamo Zagreb'in kadrosuna baktım, bazı oyuncuların saha içindeki yerleşimleri değişmiş sadece... Elin Hırvat'ı böylesine önem veriyor Avrupa Ligi'ne...
.
Seninse aklın fikrin Beşiktaş maçında! Allah aşkına birisi bana şu Reyes ve Frey transferlerinin neden yapıldığını bir anlatıversin. Gördüğüm kadarıyla ikisinin de F.Bahçe'de oynama yeterliliği yok. Hatta daha ileri gideyim PTT 1. Lig'de stoperler Frey'e adım attırmaz, forvetler Reyes'i buldozer gibi ezer! Aykut Kocaman döneminde, "Valbuena neden oynamıyor, Fenerbahçe sıkıcı oynuyor?" Diye bık bık eden bir gazeteci yorumcu gurubu vardı.
Dün yine Aatif sahadaydı, Valbuena Zagreb'i getirilmedi bile! Bakalım bık-bık yorumcular buna ne diyecekler? Bu arada Aatif'ın Fenerbahçe adına birşeyler yapmaya çalışan tek oyuncu olduğunu da ekleyelim. Taraftarı Aykut Kocaman'a karşı doldurup, Fenerbahçe'yi bu noktalara getirdiler. Fenerbahçe Dinamo Zagreb gibi bir takımdan 4 gol yemez, yiyemez. Ali Koç, "Bir facia olmazsa Cocu'yla devam ederiz" demişti. Acaba bugünden sonra yeni bir facia beklenecek mi?
Dr. Gürkan Kubilay: Ali Koç'un zor sınavı
Anlamadığım şekilde, Konya maçı ilk 11'inden 4 farklı oyuncu ile başladık. Maçın başları düşük tempolu idi. 7. dakika sonrasında rakip sahada daha fazla çoğalıyor ama, ceza sahalarına gidemiyorduk. Zagreb de final paslarında beceriksiz idi. Şanssız bir şekilde korner dönüşü karambolde, bir türlü çıkaramadığımız toptan yedik golü. İlk 20 dakika topla % 60 biz oynamıştık ama ilk 6 ortada, ne isabetli ortamız, ne de isabetli şutumuz vardı. Uyuta, uyuta geliyorlar ve İsmail'in hücum da yapamadığı kanattan, rakibe basmaya bile mecalimizin olmadığı atakta golü yiyorduk.
.
Kaleyi ilk bulduğumuz dakika 33'tü. Isırmayan, organize olamayan, adam kovalamayan, yavaş, golden sonra darmadağın olan bir 11 vardı sahada. İyi tek bir adam yoktu, oyun planı yoktu. "Oturmamış 11'in varsa, rotasyona gitmen anlamsız olur, gidersen de böyle akortsuz olursun" diyordu oyun Cocu'ya. Bu kadar kötü oyunda tek şans duran toptu. Roman ile bulduk golü, iyi dakikada hem de. Ama öyle bir gol yedik ki, halı sahada ben yedirsem bir daha oraya gitmezdim.