İnanılmaz hikayeleriyle dünyanın en büyük 24 derbisi
Süper Lig'in 9. haftasında Galatasaray ile Fenerbahçe kozlarını paylaşmaya hazırlanırken, dünyanın en büyük derbilerinin hikayelerini biliyor musunuz?
Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
PAYLAŞ
ABONE OL
YAZI
1-) Ebedi Derbi: Steaua - Dinamo
Romanya'nın en başarılı ve en çok taraftarı bulunan ve "Romanya'nın ezeli derbisi" olarak bilinen Steaua Bükreş - Dinamo Bükreş derbisinin tarihi her iki kulübün kurulduğu Romanya'nın komünist dönemine kadar uzanıyor.
Her ikiside Rusya'nın en başarılı takımlarıdır. Spartak (Sovyet Dönemide dahil) en çok şampiyonluğu bulunan takımıdır. Hemen ardından CSKA gelmektedir. Ancak Spartak son dönemde CSKA'nın güçlü finansmanından dolayı rekabette geride kalmıştır.
3-) Bask Derbisi: Bilbao - Sociedad
Baskça "Euskal Derbia" olarak bilinen Bask derbisinde taraflar Real Sociedad ve Athletic Bilbao'dur. Derbi Bask Bölgesindeki iki şehrin arasındaki rekabete dayanır.
4-) Le Classique:PSG - Marsilya
Birçok derbinin aksine, coğrafi yakınlığın getirdiği bir rekabetin ürünü değildir. Fransa'nın siyasal merkezi ve başkenti olduğu kadar, ekonomi, kültür ve moda başkentide olan Paris'in zengin sınıflarına karşı, liman kenti Marsilya'nın işçi sınıfının; kuzeye karşı güneyin mücadelesidir.
5-) Sevilla Derbisi:Sevilla-Betis
İspanya'nın Endülüs Bölgesi'nin Seville şehrinin iki takımı Sevilla ve Real Betis, futbol dünyasında görülen iç bölünmelerden birinin sonucu.
6-) Der Klassiker: Bayern - Dortmund
Almanya'nın "Clasico"su mücadele yenidir. Esas olarak 90'lı yıllarda başlamıştır. Bundesliga'nın en başarılı bu iki takımının rekabeti tamamen sportif başarıya dayanır.
7-) Manchester Derbisi:United - City
1881 yılında başlayan derbi son yıllara kadar United'ın ezici üstünlüğü ile geçti.Ancak Arap sermayesinin City'e girmesinden bu yana bu rekabet kızıştı ve bundan sonra dahada artacak gibi görünüyor.
8-) Paulista Derbisi: Palmerias - Corinthias
Brezilya'nın Sao Paulo kentinin rekabeti bir aile için ayrılığa dayanıyor.Corinthians'tan ayrılan bir grup üye Palmeireas'ı kuruyor ve ezeli rekabetin temeli atılıyor.
9-) Kahire Derbisi: Al Ahly - Zamalek
Al Ahly İngiliz sömürgeciliğine karşı direnen, işgal öncesi kırmızı renklerini giyen, kendilerini işgale direnen ve milliyetçi olarak görenlerin takımı olarak kabul edildi. Zamalek ise beyaz giyen yabancıların takımı olarak kabul edildi.Aynı zamanda nefret edilen Kral Faruk'un ve dolayısıyla onun yerli ve yabancı müttefiklerinin kulübü oldu.
10-) Fla-Flu Derbisi: Flamengo - Fluminense
Bir başka aile içi parçalanma daha: Rekabet 1911 yılında bir grup Fluminense'li futbolcunun Flamengo Spor Kulübü'nün futbol şubesini kurmasına uzanıyor.
11-) Kuzey Londra Derbisi: Arsenal - Tottenham
İlk karşılaşma 1987 tarihinde olmasına karşın Kuzey Lonra Derbisinin ezeli bir hale dönüşmesi 1970'li yıllara dayanıyor. Bu dönemki bazı maçlar ve Tottenham taraftarlarına yönelik kullanılan "Yahudi" sıfatı rekabeti sertleştirmiş durumda.
12-) De Klassieker: Ajax - Feynoord
Hollanda'nıın en büyük futbol rekabeti olan mücadele Amsterdam takımı Ajax ile Roterdam takımı Feynoord arasındadır.Taraftarlar arasında cinayetle sonuçlanacak denli büyük olaylar yaşanmıştır.
13-) Lizbon Derbisi: Benfica - Sporting
Lizbon Derbsi ya da Başkent Derbisi'nin tarihi 1907 yılında giidyor: 8 Benficalı oyuncu daha iyi yaşam ve çalışma koşulları elde etmek için Sporting'e geçiyor ve ezeli rekabet başlıyor.
14-) Merseyside Derbisi: Liverpool - Everton
Liverpool kentinin büyük bira üreticilerinden biri bugün Liverpool'un maçlarını oynadığı Anfield Road'u satın almış ve burada Everton kulübünü kurmuş.Takım büyük bir ilgiyle karşılanmış. Ancak daha sonra kulüpte tek adam olmak istemesine yönetim kurulundan itirazlar olunca, Everton'u buradan kovarak, Liverpool'u kurmuş. Everton ise bugünkü Goodison Park'ın bulunduğu yerin yolunu tutmuş. Genellikle Liverpool liman işçilerinin; Everton ise zengin muhafazakarların takımı olarak görülmesine karşın, yapılan sosyolojik araştırmalar bu iddiayı tam olarak doğrulamamtadır. Her iki takım da her sosyal sınıftan taraftara sahiptir.
15-) Ruhr Derbisi: Dortmund - Schalke
Almanya'nın kömür mandenlerinin bulunduğu bir bölge olan Ruhr Havzası'nın her iki takımı da işçilerin, emekçilerin takımı olma özelliğine sahip . Bu duruma karşın her iki takımda birbirlerini en önemli olarak görüyorlar.
16-) Kuzey Batı Derbisi: Liverpool - United
Temsil ettikleri iki büyük şehrin bölgesel yakınlığı, tarihi,ekonomik ve endüstriyel rekabet hem İngiltere hem Avrupa'daki başarılarının biribirlerine yakın düzeyde olamsı nedeniyle, oyuncular, taraftarlar ve medya nezdinde Liverpool - Manchester United maçı İngiltere'deki tüm diğer derbi mücadelelerinden önemli kabul edebilmektedir.
17-) Küçük Bakire Meryem Derbisi: Milan - Inter
Bu derbinin doğuşuda kulüp içi muhalefete dayanır, AC Milan,1899 yılında, İngiliz göçmeni bir grup tarafından kurulmuştur. Ancak daha sonra bazı memnuniyetsiz üyeler, yabancı oyuncu oynatılmamasını eleştirerek kulüpten ayrılırlar.
18-) Madrid Derbisi:Real - Atletico
Madrid Derbisi taraftarları Los Indios (kızılderililer) olarak bilinen Atletico Madrid,Los Blancos (Beyazlar), olarak bilinen Real Madrid arasında geleneksel bir düşmamnlık vardır.
19-) Başkent Derbisi: Roma - Lazio
Roma 1927 yılında Mussolini'nin emriyle, Juventus; Milan ve Inter gibi kuzey takımlarına karşı güçlü bir Roma takımı kurulmasını istemesiyle ve bunun üzerine Roman takımı kurulmasını istemesiyle bunun üzerine Roman, Alba-Audace ve Fortitudo isimli takımların birleşmesi sonucu kurulur. Giorgia Vaccora isimli bir başka faşist generalin nüfusu sayesinde Lazio bu birleşmeye direnir ve bu iki kulüp arasında büyük bir relabet başlar. Zaman içinde Roma, göçmenlerin ve solcuların desteklediği bir takıma dönüşürken, Lazio ırkçı tavrını sürdürür. Kadrosunda çok uzun yıllar siyahi oyuncu bulundurmaz. Lazio taraftarları, rakip takımdaki siyahi oyunculara ırkçı söylem ve davranışlarda bulunur. Lazio'nun efsane oyuncusu Paula Di Canio "Nazi selamı" yapması ile ünlüdür. Lazio taraftarlarına göre "Roma, Yahudilerin desteklediği zenci takımıdır". Rakiplerine, "Auschwitz sizin şehriniz,fırınlar eviniz", derler Yahudi soykırımını anımsatarak.Dolayısıyla bu derbinin temelinde çok yoğun ideolojik ve siyasi bir rekabet vardır.
20-) Tüm Savaşların Anası: Panathinaikos - Olympiakos
1908 yılında kurulan Panathinaikos, Atina'nın şehir merkezinden gelir ve Yunan başkentinin yüksek sınıfa mensup kesiminin klasik temsilcisi olarak kabul edilir. Olympiakos ise 1925 yılında kurulmuştur ve yukarıda'da bahsettiğimiz gibi Atina limanı olarak da kabul edilen Pire'den gelmektedir ve daha çok işçi ve emekçi kesimlerin temsilcisi olarak kabul edilmektedir. Pana taraftarları kazandığı başarılarla alt sınıfları küçümserken, Olympiakos ise zengin züppeliğine ve sosyal adaletsizliğe karşı Yunanistan'ın farklı bölgelerindeki emekçilerin desteğini kazanmıştır.
21-) Ebedi Derbi: Red Star - Partizan
Partizan ve Red Star arasındaki rekabet 2.Dünya Savaşı sonrası komünist Yugoslavya dönemine dayanmaktadır. Red Star "Anti-Faşist Birleşik Gençlik İttifakı" isimli siyasi oluşumun takımı olarak Mart 1945 tarihinde kurulmuştur.
22-) Kıtalar Arası Derbi: Fenerbahçe - Galatasaray
İki kulüp arasında din, mezhep ve ırk ayrımı olmaksızın büyüyen rekabet,tüm ülke gündemini meşgul edebiliyorve siyasi ve ekonomik sıkıntıları bile bir anda unutturuyor.
23-)Superclasico: Boca - River Plate
"Cenevizliler" olarak bilinen Boca taraftarları genellikle işçi sınıfından İtalyan göçmenleri olurken, Los Millonarios (Milyonerler)
olarak bilinen River Plate taraftarları daha çok üst sınıflardan geliyordu.
Boca taraftarları, River oyuncu ve taraftarlarının korkak olduklarını iddia ederek onları Gallinas (tavuk) olarak nitelerken, River taraftarları ise fakir rakip taraftarlarının kötü koktukları gerekçesi ile Los Chanchitos (küçük domuz) derler.
24-) El Clasico: Real Madrid - Barcelona
Bu rekabetin ilk yıllarısayılabilecek 1930'lu yıllarda Barcelona, Madrid merkezli baskıcı yönetime olan muhalefeti ile tanınmıştır. Franco diktatörlüğü yıllarında Barcelona kulübüne transfer olmak veya kulüp üyeliğine girmek rejime olan muhalefeti göstermenin'de bir yolu olarak kabul edilmekteydi. Bu dönemde Barcelona başkanı josep Sunyol,Franco askerleri taradından öldürülmüştür. Tarihçilere ve yazarlara göre El Clasico, "İspanya İç Savaşının başlangıcı" olarak belirtmiştir.