CANLI
SKOR

Usta yazarlar G.Birliği - G.Saray maçını yorumladı

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

Erman Toroğlu: Galatasaray buz kesti
Sorarım size... Bu maç öncesi 3 puan Galatasaray'a mı daha çok lazımdı, Gençlerbirliği'ne mi? Kesinlikle Gençlerbirliği'ne… Neden?
Gençlerbirliği'nin bundan sonra oynayacağı maçlardaki en önemli rakibi, ligde kalma mücadelesi verdiği Osmanlıspor.
Diğerleri daha yukarıdaki takımlar. Yani rakibini yendiği zaman altına alacağı bir tane takım var şu andaki görüntüde. Peki G.Saray için öyle mi? Hayır.
Galatasaray, bundan sonra şampiyonluğa oynayan iki iki rakibi ile karşılaşacak. Biri Başakşehir, biri Beşiktaş...
Gençlerbirliği maçının sonucu yukarıdaki görüntüyü şuna getirdi; Artık Galatasaray'ın hesap etme şansı yok. Yok 1 beraberlik, yok 2 beraberlik bir mağlubiyet...
Hepsi hikaye. Eğer çıkıp sahanda Başakşehir ve Beşiktaş'ı yenersen olayı bitirirsin. Yenemezsen kendin bitersin!
Bu kadar basit. Çok anormal şeyler olmazsa, görüntü bu.

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

Yani bundan sonra şampiyonluğa giden yolda büyük takımlardan puan aldım, küçük takımlara puan verdim yok. İyiysen çıkıp rakiplerini çatır çatır yeneceksin, yenemezsen de rakiplerinin ellerini öpeceksin.
Dün akşam sarı-kırmızılılar elindeki büyük bir avantajı, büyük bir kuşu kaçırdılar. Şimdi dallardaki kuşları vuracaklar. Ya vuracaklar, ya vurulacaklar.
Şimdi bazıları çıkıp topla oynamadan, fazla orta yapmaktan, fazla şut atmaktan bahsedecek. Isı haritaları ortaya dökülecek, nerede fazla ısı var o gösterilecek! Peki onlar o ısı haritalarındaki sıcak bölgeleri ekranlara yansıtırken Galatasaray golü nereden yedi?
Sahanın en soğuk yerinden geldi gol... Buz gibi hem de! Dondu kaldı Galatasaray...

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

Demek ki neymiş? İstatistik mini etek gibiymiş. Çok şey gösterir ama asıl gözükmesi gerekeni göstermez insana... Gösterdiğinde de zaten yanarsın dün akşam olduğu gibi... Ümit Özat, takımını çok iyi hazırlamış, iyi taktik vermiş. Daha da önemlisi G.Birliği takımı, 90 dakika boyunca hiçbir şekilde oyun disiplininden kopmadı.
G.Saray da bunu kırmak için hiçbir şey yapmadı.
Şuna şaşırdım; Galatasaray bu tip maçlarda çok zaman kalesine dönerek, geriye dönerek oynuyordu.
Ama dün akşam yangına körükle gittiler. Gençlerbirliği zaten kapanmış, seni bekliyor. Huniyi de kurmuş, seni ortaya sokuyor ve sen ısrarla oraya giriyorsun, tuzağa düşüyorsun. Yani dün akşam çırak, ustayı yendi. Ustayı tuzağa düşürdü, usta da tuzağa düştü. Bu kadar basit.
Bu tip maçlarda G.Birliği'nin böyle oynaması normal.
Zaten maç öncesi Ümit Özat, "Bana bir 1 puan yeter" diyor. O zaman daha sahaya çıkarken, kadroyu ona göre kurmak lazım. O tuzağa düşmememek için. Hatta tuzağı gördüğünde, erkenden tekere çomak sokacaksın.
Hiç olmazsa golü erken yersen, çıkarmak için vaktin olur.
89'u beklersen yalnız golü değil, ayvayı da yersin!

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

KENDiNE TESiR ETTi
Hakem maça tesir edecek bir hareket yapmadı ama kendine tesir edecek iki tane hareket yaptı. Dünya Kupası'na gidecek bir hakem 90 dakika içerisinde topla 2 defa çarpışmaz!
Eğer Rusya'da çarpışırsa Cüneyt turnuvadan ne zaman döneceğini daha iyi bilir.
Haaa acaba Cüneyt şöyle mi düşünüyor;
O maçlara ben başka türlü konsantre olurum, Türkiye'deki maçlar beni fazla ilgilendirmiyor!
Onu kendi bilir. Çünkü topla iki defa çarpıştıktan sonra yönetmen onu gösterdi. Cüneyt'in vücut dili ne haldeydi, oturup bir seyretsin!.

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

Rıdvan Dilmen: Otobüsü park etmedi!
Ümit Özat hocaya haksızlık olur;
"Sadece otobüs park etti" demek.
Galatasaray'ı yenmen için ciddi bir plan üretmen lazım. Sadece savunarak bu plan üretilmez. Ümit hoca maçı santim santim yaşamış. Bu maç bir teknik adam başarısıdır.
Ekmeği vardı, yağı Galatasaray sürdü.
İstedikleri buydu... Abdullah Avcı, Şenol Güneş, Aykut Kocaman son dakikada mutfağa beraberliğe razı gitmiştir, döndüğünde yenmişti. Ümit Özat, Fatih Terim'i yendi demek haksızlık olur ama Fatih Terim'in takımını yendi. Bu kadar umursamaz bir tablo olmaz. Galatasaray önde baskılı oynamak için hazırladı maça... Ümit hoca da bunu biliyor.
"Arkadaşlar, Galatasaray üzerimize gelecek.
Biz de kendi ceza sahamızın önünde kümeleniyoruz ama top bize geçtiği anda kesinlikle ve kesinlikle savunmanın zaafından faydalanalım" demişlerdir. Tıpkı attıkları gol gibi...

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

Üç tane Gençlerbirliği oyuncusu ön direkte birbirine girdi ve auta attılar. Galatasaray'ın ve Gençlerbirliği'nin nasıl oynayacağı belliydi.
Fatih hoca, ikiye bir yapmalarını, şut atmalarını söylemiştir. Otobüs çekti, evet ama Galatasaray taç atarken dahi gelip önde bastılar. Bu nedir? Oyalama ve nefeslenme.
Eğer top auta giderse gerideki üçlüye bastılar.
Göztepe gibi oynarsan 5, Karabükspor gibi oynarsan 7 yersin. Ümit hocayı gerçekten tebrik ederim.
Golü kim attı? 5'li savunmanın sol oyuncusu Alper attı. Gol niye oldu? Alper geldi ama Feghouli gelmedi. Günümüz futbolunda Messi gibi oyuncular dışında geri dönmemek yok, gelip gideceksin. Matematikte ne varsa yaptı hoca ama "Bu yürekleri nerede" diye düşünmüştür. Hızlı pas yardımlaşarak olur. Banttan oynarsan Gençler gelir, maçı alır. Gomis'in de korkunç bir arzusu var ama sabit savunmalara karşı da çok statik kalabiliyor.
Galatasaray'ın bu deplasman performansı inanılır gibi değil. En iyi deplasmanı Fenerbahçe maçıydı, onu da kazanamadı.

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

TUDOR&TERİM FARKI?
Galatasaray'ın deplasmandaki performansında Tudor ile Fatih hoca arasında pek bir fark göremedik. İç sahada Belhanda, Rodrigues ve Selçuk'taki farkı gördük. Taraftarıyla birlikte farklı bir takım oynuyor. Hızlı oynayan takım gidiyor, ağır çekim bir takım geliyor.
Hoca bunu görüyor, ikinci yarı oyunu değiştirmek istedi. 4-2-4'e döndü, yetmedi. Donk'u oyuna aldı, "İleri git" dedi. Ümit hoca da bunu bekliyordu.

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

Levent Tüzemen: Ağır yenilgi
Galatasaray'ın kadrosu için kaliteli diyebiliriz. Ama bir kalite içeride alkışlatan futbol oynarken, dışarıda bu kadar durgun ve plansız olabilir mi?
Gençlerbirliği büyüklere karşı zaten hep "Geriye yaslan, golü kontratakla ara" felsefesiyle oynadı.
Maicon'un hatası sonucu Deniz Yılmaz yüzde yüz bir gol fırsatını harcadı.
Galatasaray'da Belhanda, Feghouli, Selçuk, Fernando, Mariano, Nagatomo gibi topu iyi bilen tekniği yüksek oyuncular Gençler'in kapandığını görmelerine rağmen, rakibin ezberlerini bozacak hiçbir hamle yapmadı ve ilk yarıda Selçuk'un iki şutu dışında pozisyon üretemedi.
Neden?..
Başta Belhanda olmak üzere herkes saklanarak oynadı. Feghouli dağınıktı. Mariano kenarlardan etkisiz ve isabetsiz ortalar yaptı. Rodriguez de geniş alan bulamayınca gol yollarına giremedi.

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

İNİSİYATİF KULLANMALILAR
Galatasaray sürekli sağdan Belhanda- Mariano-Feghouli üçgeniyle saldırınca Gençlerbirliği takımının oyuncuları uyanıp çok adamla önlem aldı. Oysa rakibin ezberini bozmak için oyuncular bazen yer değiştirmek için kenardan destek almamalı bunu kendileri düşünmeli.
İkinci yarı Terim önce Eren'i ardından Sinan'ı oyuna alarak gol yollarında Galatasaray'ın daha fazla baskı kurmasını istedi.
Ancak Donk'un girip Selçuk'un çıkması Galatasaray'ın oyun kurgusunu pas yapmakta çıkarıp uzun topla oynamasına neden oldu. Oysa Selçuk duran topları iyi kullanan ve etkili ortalar yapabilen bir oyuncuydu.
Rodrigues'in maç boyu etkisiz olması ve final paslarında yine hatalar yapması Galatasaray'a zarar verdi. Terim keşke Rodrigues'i hamle oyuncusu olarak kullanıp oyuna Sinan'la başlasaydı rakibin ezberini bozabilirdi..

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

KENDİ GÖBEĞİNİ KESEBİLİR
Galatasaray'ın en büyük eksiği rakip kale önünde ısrarla pas yapmasıydı.
Oysa Belhanda, Gomis, Fernando gibi dışardan şut atabilecek oyuncular vardı. Maalesef bu oyuncular şutu akıllarına getirmedi.
Türk Telekom'da inanılmaz goller atan Gomis deplasmana çıkınca kimlik değiştiriyor. Coşkulu oyununu sergileyemiyor.
Fransız golcü mücadele anlamında başarılıydı ama final noktalarında zihinsel motivasyona sahip değildi.
Galatasaray son dakikalarda en azından 'kazanamıyorsun kaybetme' politikasını uygulamalıydı.
Bu yenilgi Galatasaray için çok ağır oldu. Yine de şampiyonluk yolunda her şey bitmiş değil. Galatasaray, şampiyonluk yolunda kendi göbeklerini kendi kesebilecek fırsatlara hala sahipler...

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

Zeki Uzundurukan: Ümit Özat ligi karıştırdı...
Galatasaray, maçın ilk yarısında Gençlerbirliği'nin yerleşik 5'li savunmasını geçmeyi başaramadı.
Gomis, her pozisyonda 1'e 3 yakalandı. Yani Ümit Özat'ın öğrencileri, Gomis'i 3 oyuncu ile sıkı markaj yaparak adeta kilitledi. Sarı-kırmızılılar, tek forvetle yani Gomis'le gol aradıkları için Hopf'un koruduğu kalede 'bu da kaçar mı?' diyebileceğimiz bir pozisyon yakalayamadı.
İlk yarının en net pozisyonunu Elvis Manu'nun getirdiği topta Deniz Yılmaz ile Gençlerbirliği yakaladı.
Deniz, tam topa vuracakken ayağı kayıp düşünce cılız şutuna önce Muslera sonra da Maicon müdahale etti.
Galatasaray ilk yarıda çok yavaş oynadı. Bir türlü tempo tutturamadı.
Rodriques çok kötüydü ve çok top kaptırdı. Belhanda ve Selçuk da bir türlü ortaya çıkıp, oyuna ağırlığını koyamadı.

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

Nagatomo ve Mariano da ileri çıkmayı hiç düşünmeyince tam bir hayal kırıklığı yaratan Galatasaray izledik ilk 45'te.
Galatasaray, 0-0'a göre futbol oynamakta zorlandı ve dakikalar ilerledikçe strese girdi başkentte. Çünkü takım halinde hemen golü bulmaya ve öne geçmeyi şartlanmışlardı...
Ümit Özat ise takım kaptanları Uğur Çiftçi ve Ahmet Oğuz'u yedek soyundurarak revizyona giderken, savaşçı futbolculardan kurulu bir kadro ile sahaya çıktı.
İkinci yarıda Gomis net bir pozisyonu kaçırırken; Palitsevich topun önüne yatarak golü önledi. 28 yaşındaki Beyaz Rusya'lı savunmacı, öylesine kritik müdahaleler yaptı ki maçta... Hepsi birbirinden ustacaydı.
Fatih Terim, Eren ve Sinan hamleleri de yaparak üç forvetle oynadı son bölümü... Ama bu üç forvete hep havadan şişirme toplar geldi. Yani takım oyunundan, raf ömrünü tamamlamış çağdışı bir futbola döndü Galatasaray son dakikalarda. Dün etkisiz bir futbol ortaya koyan Selçuk'u daha önce kenara almalıydı Fatih hoca.

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

Galatasaray, futbol adına daha önce yaptığı tüm doğruları inkar eder gibi oynadı dün. Uzatma anlarında G.Birliği'nin Alper ile bulduğu gol, ligin hem altta hem de üstte seyrini değiştirdi. Başkent ekibi, bu altın değerindeki galibiyet ile düşme hattının üzerine çıktı.
Şampiyonluk yarışının seyrini de değiştirdi Ümit hoca. Başakşehir, Beşiktaş ve Fenerbahçe, yarışta çok daha iddialı duruma geldi. Ümit Özat, dersine çok iyi çalışmış, takımına oynattığı dirençli ve akıllı futbolla alkışı hak etti.
Ümit Özat, dün adeta bir dağı devirdi ve ilerleyen yıllarda büyük bir teknik direktör olacağının sinyalini verdi...

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

Ertem Şener: İtalyan işi
Bir video yayınladı maçtan önce Galatasaray'ın sosyal medya hesapları. Uefa finaline gider gibiydi Galatasaray, G.Birliği maçı için yola çıktığında. Uefa Kupası'nı kazandığı sezon Diyarbakır'daki Türkiye kupası final maçı da aklıma gelmedi değil. Antalyaspor maçıydı o da. Orda da aynı görüntüler vardı. Coşku, gurur, inanç. Altta efsane dizi Ezel'in müziği, görüntüde imparator ve askerleri. Taraftar havaya girdi. Rakiplerin gözü korktu. G.Birliği'nde ise Ümit Özat hayatımda tanıdığım en cesur, tarafsız, korkusuz antrenörlerden biri.
Umrunda değildi. Belki de ilk 3'te benim sıralamamda. Futbolcularını korudu. Devre arasında Ümit Davala'nın ısrarla izlediği Uğur Çiftçi ile Ahmet Oğuz'u oynatmadı. Ahmet ikinci yarıda girebildi!
'Demba ba'nın durumuna düşmesinler' dedi Ümit hoca! Bunu F.Bahçe maçında yapsaydı vah Ümit hocanın haline! G.Saray'a karşı yapınca kimse çok konuşmadı nedense.
Galatasaray ilk yarıda yokları oynadı.
Gençlerbirliği kapanmış mış.
Ne yapacaktı adamlar? Kümede kalma mücadelesi veren Özat 'açık oynayın, her yeri boşaltın da gelsinler, her vurdukları girsin mi' diyecekti?

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

İMKANSIZI BAŞARDILAR
En doğru şekilde oynattı takımını ilk 45'te. Eldeki malzemeye göre oynattı.
Terim saha kenarında özellikle ilk yarıda çok oflayıp pofladı. Haklı mıydı? Evet.
Galatasaray'da şampiyonluk maçı gibi bir maçtı dün gece. Bazıları bunun farkında değildi futbolcuların. Bazıları değil hepsi. Terim ve kurmayları hariç!
İkinci yarı derlenip toparlanır gibiydi sarı kırmızılı futbolcular. Hatırladılar, kendilerine geldiler. Gelmiş gibi davrandılar zaman zaman da. Ya da soyunma odasında Terim onlara 'hangi takımda oynadıklarını' hatırlattı.
G.Saray son 35 dakikada tek kale oynadı 35 metreye sıkıştırdı rakibini.
Eren de girdi ama derde deva olmadı.
Gençlerbirliği ikinici yarıda Galatasaray'ı o kadar üzerine çekti ki gol yememesi imkansızdı. G.Saray imkansızı başardı! G.Birliği'ne helal olsun.
Tam İtalyan işiydi Gençlerbirliği'nin oyunu. Bekledi bekledi vurdu. Ümit Özat ligin kaderini değiştirdi.

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

Serkan Korkmaz: İç-dış!
Aslantepe'deki Galatasaray, deplasmandaki Galatasaray'ı rahat yener. Bu, Gençlerbirliği gibi-nispeten-yumuşak deplasman maçları için bile geçerli.
Türk Telekom Stadyumu'ndaki taraftarın bu sezon elde edilen başarıda ne denli pay sahibi olduğunun ispatıdır.
Artık sezonun bitimine altı hafta kala bu duruma yapılacak çok da fazla bir şey kalmadı.
Ligin ikinci yarısındaki Sivasspor ve Kasımpaşa maçlarından birer puan alınsaydı, belki de Galatasaray tüm kamuoyu tarafından şampiyon ilan edilmiş olacaktı.
Dün akşamki maçın sonucu ne olursa olsun, deplasmanda çok kötü oynayan Galatasaray'ın Başakşehir ve Beşiktaş'ı içeride yenmesi, şampiyon olabilmesi zaten şarttı.
Maç 0-0 giderken 60. dakikada Fatih Terim'in aldığı riski mantıklı bulduğumu itiraf etmeliyim. Fatih Terim'i iyi tanıdığımı zannediyorum.
Deneyimli hoca, Eren'i oyuna sürüp, Belhanda'yı çıkarırken tam da şöyle düşündü bence; ''ha bir puan, ha sıfır puan. Zaten; içeride Başakşehir'i ve Beşiktaş'ı yenmek zorundayım… Hücum!''… Bu risk, öyle her teknik adamın kolay kolay alabileceği türden bir risk değil.

Usta yazarlar Galatasaray maçını yorumladı

RODRİGUES YEDEK KALIR
Hele hele sezon sonu gideceği konuşulmaya başlandıktan sonra performansında düşüş gözlenen Rodrigues'in çıkışı ve yerine Sinan Gümüş'ün girmesi daha da doğru bir hamleydi.
Hatta biraz iddialı bir tahmin olacak ama; Rodrigues'i önümüzdeki hafta yedek kulübesinde görebiliriz. Maç öncesinde bir puana fazlasıyla razı olduğunu söyleyen Ümit Özat, puan cetvelindeki durumları uyarınca hayli mantıklı konuşmuştu.
Bir futbol adamı olarak bu sezon bence çıraklıktan kalfalığa geçtiğini ispatlıyor.
Bu sezon küme düşseler de bu görüşüm değişmeyecek.
Başkent'teki maçı kazanmak, Galatasaray için önemliydi ama, kalan maçların niteliği uyarınca hayati de değildi. İki hafta sonra Alanya'daki maçın bitiminde dün akşamki skor tabelasının önemi daha net anlaşılacaktır kanaatindeyim.