Çocukları baskı altına almayalım
06 Eylül 2016, Salı

MURAT ÖZBOSTAN

Çocukları baskı altına almayalım

Yeni başlangıçlar her zaman heyecan vericidir.. Biz bu heyecanı yaşamaktan öte günlerdir kendi ay yıldızlı takımımızı yerden yere vuruyoruz. Yorumlara yazılanlara bakılırsa, 'Bizim takımdan bir şey olmaz' fikri ağır basıyor!. Bu nasıl bir mantıktır? Ne kadar sabırsızız? Yeni bir Milli Takım havuzu oluşuyor. Tamam, Fatih Terim'in tercihlerini eleştirebiliriz, kritiğini de yaparız ama beklemek lazım biraz.. Oynanmamış maçın eleştirisini yapanlarla doldu ortalık. 21 yaşındaki çocukları baskı altına almanın ne alemi, ne faydası var? Bu bizim takımımız.. Hepimiz destek vermeliyiz.. Hele de bugünlerde.. Türkiye sevinmeli, mutlu olmalı takımıyla.. Bu genç çocukların karşısında starlar vardı dün akşam... Modric başta olmak üzere Rakitic, Mandzukic, Perisic... En ucuzuna 20 milyon Euro istenen adamlar. Tecrübeli abileri Fransa'da 1-0 görünümlü hezimet yaşadığı, bir an bile "Bu maçta beraberlik gelir" diye aklımızdan geçiremediğimiz bir 90 dakika izlemek zorunda kaldık. Bunu unutmayalım, gerçeklere göre düşünelim.. Çok acayip hücumlar, varyeteler, bol bol pozisyon mu ürettik? Tabii ki hayır ama bizim sormamız gereken bu değil, bu takım yapabileceğinin en iyisini yapıp yapmadığıdır. Bu çocuklar en iyisini yaptı. Şansın yanınızda olması için mücadele etmelisiniz, çalışmalısınız. Kuru kuruya şans ayağınıza gelmez! Bu yeni takımı tebrik etmek lazım.. Tecrübesiz, daha yeni yeni birbirleriyle oynayan bir takımın 1. torbadan gelen Hırvatistan karşısında, hele ki deplasmanda aldığı 1 puan ileride ikincilik, belki de liderlik yarışında bize büyük bir avantaj sağlayacak. Sorunlarımız var ama bunları çözecek zamanımızın da var. Şimdi Fatih Terim'in bu puanla oluşan olumlu havayı değerlendirip birlikteliği sağlamasını bekleyebiliriz.
BİZE ULAŞIN