İşte spor yazarlarının Trabzonspor-Çaykur Rizespor maçı değerlendirmeleri
- Trabzonspor Galerileri
- Yayın Tarihi: 20.12.2020 - 09:27
REHA KAPSAL - ÖZETLE!
Bordo-mavililer hafta içi kupada Adana Demirspor'a kaybederek elediler. Rizespor maçının özellikle mental açıdan zor geçeceği belliydi. Böyle bir maçı zor da olsa kazanmayı bilmeleri moral, motivasyon ve toparlanmak adına Trabzonspor için çok önemliydi.
Abdullah Avcı, şu ana kadar bu kadronun oynayacağı oyunu bulmuş gibi görünmüyor. Tabii bu kadro geçen sezonki gibi güçlü bir oyun yakalamasa da belirli bir seviyeye çıkabilir. Özellikle orta saha organizasyonu şu andaki en sıkıntılı bölge gibi görünüyor. Orta sahada pas yok, savunma yok, driplingle birebirde adam eksiltme yok.
Takımın temposunu yükseltme, düşürme yok. Oyunu kontrol etme yeteneği yok. Hücum organizasyonlarına katkıları yok. İş böyle olunca hem topa sahip olmada hem de oyunu rakip sahada oynamada sıkıntı yaşanıyor.
Takımın hücum opisyonu iki anahtar oyuncunun günlük-anlık performansına bağlı. Onlar Nwakaeme ve Ekuban. Saha içinde gel-gitleri çok yaşamadan, baskıyı önde birlikte yapan bu ikilinin hücumda bireysel yaratıcılıkları kadar arkadaşlarına konfor alanları da yaratmaları gerekiyor. Tabii bu oyunu da hocanın mutlaka planlaması gerekiyor.
Maçta Rizespor'un kazandığı penaltıdan önce Skoda'nın kambura yatarak Baker'a yaptığı bir faul var. Bunu maçın hakemi görmediği gibi VAR hakemi de görmedi. Trabzonspor, 4x4'lük oynamasa da özellikle bu haftalarda galip gelmesi çok önemliydi.
Bu şekilde oynarlarsa devre arasına fazla puan kaybı yaşamadan girebilirler. Ara transferde gelecek oyuncularla ikinci devrede saha içi organizasyonu olan bir Trabzonspor seyredebiliriz. 'Özetle' Rizespor maçından kalan 3 puan ve ikinci devre yapılan olumlu mücadele.
NECMİ PEREKLİ - İKİNCİ YARIDAKİ OYUNUYLA...
Ben bu maçı da izledikten sonra hiç kimse kusura bakmasın bunca kalitesiz yabancıların işgali altındaki Türk futbol gösterisini içimden ne yazmak, ne yorum yapmak ne de bir tavsiyede bulunmak geliyor. Yani ortada oynanan futbol belli. Bunun ne tekniği ne taktiği ne de bir heyecanı var. İyi ki pandemi ile bu statlara bizim zavallı vefakâr seyircilerimiz gelmek zahmetine katlanmıyorlar.
Bu maçın diğer bir göstergesi de kulüpte ve takımda bazı şeylerin hoş ve yerinde gitmediği de anlaşılmış oluyor. Bu sıkıntıları bana göre sahada değil de idmanlar esnasında ve yönetim odalarında aranması gerekirse oralarda çözülmesi gerekir.
Bu takımın özgül ağırlığı ortada. Buna mutlaka çok ağır bir temas ile çare bulunması gerekir. Bir de Trabzonspor'un rakibi komşu Rizespor'u da gördükten sonra bu takımın da futbolla uzaktan yakından alakası olmadığı gibi bir tane olsun yetenekli ve parmakla gösterilecek oyuncusu yok.
Eee Trabzonspor da belli. O zaman un ve şeker artı su bu olduğuna göre bunlardan yapılan helva da ortada gördüğünüz gibi. Şimdi ben hayatı boyunca futbolla yatıp kalkan bir kimse olarak Allah aşkına bu oyuna nasıl bir teknik yorum yapayım. Trabzonspor'un aldığı üç puanı nasıl alkışlayıp takdir edeyim.
Trabzonspor anladığım kadarı ile sahaya 4-1-4-1 şeklinde yayılmış. Bu zor ve tehlikeli olduğu kadar güzel sistemin ve oyun şeklinin sahada bu oyuncularla uygulanabilmesi asla mümkün değildir.
Bu maçtan Trabzonspor mağlubiyetten galibiyete ulaşmış ise kerameti bir, iki sporcun şahsi gayreti ile kazanmıştır. Yoksa ortada Abdullah Avcı'nın sahaya aksettirebildiği bir maharet yok gibi geliyor bana. Ama biz yine bu uzun maratonda müteakip maçlar için içimizden gelen yine de başarı dilemektir.