Spor yazarları Türkiye-ABD maçını yorumladı: Okyanusu geçtik derede boğulduk!
ZEKİ UZUNDURUKAN-"İŞTE BİZİM ÇOCUKLAR BU!"
Bizim Çocuklar'a yakışır harika bir veda oldu. Maç izlerken 'İşte Bizim Çocuklar bu' dedim, durdum. Avustralya ve Paraguay maçları geldi gözümün önüne. Montella'nın yanlış kadro tercihleri olmasaydı o iki maçı da kazanırdık. Montella, 2026 Dünya Kupası'na havlu attıktan sonra doğruyu buldu. ABD karşısına sahada koşan, savaşan, yardımlaşan bir 11 ile çıktı.
2 | 17
Defalarca yazdım, defalarca ekranlarda söyledim. Bizim orta saha ikilimiz Orkun Kökçü ve Salih Özcan olmalı diye. Montella, daha önce bu ikiliye görev verdiği maçlarda maksimum verim aldı. Orta sahamız hep ayakta kaldı. Dün Salih Özcan ile maça çıkınca, millilerimiz kendine geldi. Bir de Ozan Kabak konusu var tabii. Abdülkerim Bardakcı ile uyumu mükemmeldi. Ozan Kabak hatasız bir maç çıkardı. Hava toplarında yüzde 100 başarı sağladı. Maç boyunca kalenin önüne adeta bir duvar ören Ozan Kabak, hiç çalım yemedi. Kritik hamleleri ile de savunmamıza hayat verdi. En uçta oynayan Barış Alper Yılmaz da farkını ortaya koydu.
3 | 17
Montella, çok güvendiği Hakan Çalhanoğlu, Kerem Aktürkoğlu ve İsmail Yüksek'ten hiç verim alamadı ama bu ikilide ısrar etti. Dün doğru 11'i bulunca, Milli Takım kendine geldi. Bizim Milli Takımımız 2026'da yarı final oynayabilecek kapasitedeydi. Montella'yı ABD maçı öncesinde hatalarından ders çıkarmış gördüm. Bizim çok iyi bir Milli Takımımız var.
4 | 17
Bizim Çocuklar, Eylül ayında başlayacak Uluslar Ligi maçlarında bunu herkese gösterecek. Dünya Kupası'nda olmadı ama bu altın gibi çocuklar ile biz EURO 2028'de tarih yazacağız. Ben buna yürekten inanıyorum. Avustralya ve Paraguay maçlarındaki oyunu beğenmedik, eleştirdik. Bizim Çocuklar da kendilerini eleştirdi. Türk halkından özür dilediler. Ama kapanışı muhteşem yaptılar. Turnuvanın ev sahiplerinden ABD'ye dünkü maçta futbol dersi verdiler.
5 | 17
Artık Dünya Kupası'nı geride bıraktık. Hatalarımızdan ders çıkarıp, hızla geleceğe yani Uluslar Ligi maçlarına hazırlanmalıyız. Bu Milli Takım sımsıkı kenetlenirse dağı bile devirir. Bizi Avrupa Şampiyonası'na ve Dünya Kupası'na götüren Montella'ya da destek verip güvenmeliyiz. Her teknik adamın formsuz dönemleri olur. Montella da toparlanıp, Bizim Çocuklar'ı (Milli Takımımızı) zaferden zafere koşturacaktır. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu da Montella'ya ve Bizim Çocuklar'a hem babalık, hem ağabeylik yapmıştır.
6 | 17
En önemlisi daha önceki TFF başkanlarının yapamadıklarını yapmıştır. Örnek mi; 24 yıl sonra Milli Takım'ı Dünya Kupası'na taşımıştır. Türk futbolunda temiz eller operasyonunu başlatmıştır. Ben İbrahim Hacıosmanoğlu'na sonuna kadar güveniyorum. Türk futbolunda herşey çok daha güzel olacak. Gün TFF'ye ve Milli Takım'a destek olma günüdür! Unutmayın! Bu Milli Takım bizim. Bu altın çocuklar bizim! Bizim Çocuklar önümüzdeki turnuvalarda bizleri sevinçten sokaklara dökecek! Durmak yok, yola devam çocuklar!
7 | 17
MUSTAFA ÇULCU-"SÜKSELİ GALİBİYET"
ABD karşısında 3. dakikada duran toptan yediğimiz gol bizi ''Yine mi aynı şeyler'' oluyor diye karamsarlığa itti. Lakin öyle bir dönüş yaptık ki son saniyelere kadar oynadığımız futbol, mücadele, hırs, istek ve coşku ile kaybolan prestijimizi kazandıran çok sükseli bir galibiyet aldık. Oh be... 24 yıl sonra Dünya Kupası'na katılmayı, Uluslar A Ligine çıkmayı bu jenerasyonla başardık. Bu çocuklar bizim çocuklarımız. ABD'ye çok havalı, görkemli gittik. Ama ne olduysa orada oldu. Kamp yeri, çalışma ortamı, maç trafiği beklenmedik iki mağlubiyet, yazılı, görsel ve sosyal medya eleştirileri, içsel sorunlar ve de en yıkıcı olanı oyuncularımızın üzerinde ki aşılamayan baskının getirdiği özgüven kaybı.
8 | 17
Son maçtan 7 değişik isimle oynayan, mücadele eden, isteyen futbolculardan kurulu 11 ile bu maça çıkmak en doğru karardı. Topla oynamak farklı, modern futbol oynamak farklı. Sakın ola kimse buna kısmet falan demesin. Hamaseti bırakalım. İstatistikleri ve oyunu iyi incelersek bunun futbolun gerçekliği olduğunu görürüz. Sadece bu maçta yediğimiz iki gole baktığımızda biz hala daha duran toplara önlem almakta, doğru savunma yapmakta sıkıntılar yaşıyoruz.
9 | 17
Cezayirli hakem Mustafa Ghorbol 40 yaşında. FIFA ve CAF'ta düzenli görev alan, güven duyulan başarılı bir hakem. Soğukkanlı, iletişimi iyi, disiplinli ve otoriter. Baskının yüksek olduğu anlarda performansı dikkat çekici. Bu özelliğiyle ev sahibi takıma karşı oynadığımız maçta uzatmanın uzatmasını oynatma cesareti bize harika bir galibiyeti getirdi.
10 | 17
Dünya kupası bizim için kısa sürdü ve bitti. Ancak biz bir futbol ülkesiyiz. Şimdi kavga, kaos, dedikodu, kriz zamanı değil yaşananlardan ders çıkarma zamanı. Uluslar A Ligi'nde oynayacağımız İtalya, Fransa ve Belçika maçlarına az kaldı. Eylül ayı gözümüzü açıp kapayana kadar gelir. Bugünden tezi yok birlik beraberlik içinde geleceğe odaklanmalıyız.
11 | 17
REHA KAPSAL-"POTANSİYEL VE PERFORMANS DENKLEMİ?"
Dünya Kupası'nda üçüncü maçımızda ABD'yi yendik. Biz prestij için mücadele ederken, ABD grup liderliğini garantilediğinden 9 tane ilk 11 futbolcusunu oynatmayarak derin bir rotasyonla sahaya çıktı. Milli Takımımız da önceki karşılaşmaya göre dün 7 yeni isimle oynadı. Çoğu doğru hamleydi. Rakibin yaptığı ve bizim yaptığımız rotasyonu birbirine karıştırmamak lazım. ABD karşısında alınan galibiyet tabii ki mutlu ediciydi. Bununla beraber bu (potansiyeli) neden sahada istenen (performansa ve enerjiye) dönüştüremedik? Kalıcı başarılar istiyorsak bunu çok iyi ve de doğru şekilde analiz etmeliyiz.
12 | 17
Montella daha önceki iki maçta hep istatistikler üzerinden oyunumuzu övdü. ABD ise diğer rakipler gibi değildi. Topa sahip olarak oynamak isteyen bir takım yani tam Bizim Çocuklar'ın oyun anlayışına uygun. % 47 topla oynadık, alan ve zaman bulduk. Tam bir hücum geçişi takımı olarak, rakip de istediğimiz oyunu oynadığı için kazandık. (Buna örnek başarılı olup çeyrek final oynadığımız Avrupa Şampiyonası'nda 10 kişi kalan Çekya maçı hariç hep daha az topa sahip olduk) Diğer iki rakibimiz topu bize bırakarak takımımızı istemediği oyuna ve tuzağa düşürdü.
13 | 17
Daha turnuva başlamadan derin analizler yapıp doğru stratejiler başta olmak üzere birçok parametreyi belirlemek gerekiyordu. Ama maalesef Montella'nın tek plan üzerinde takımımızı hazırlaması başarısızlığın en temel faktörüydü. İşin en ilginç yönü maç sonu bu yönde sorular karşısında hiçbir öz eleştiri yapmayıp sorulan soruyla alakalı cevap vermesine anlam veremedim.
14 | 17
TURGAY DEMİR-"OKYANUSU GEÇTİK, DEREDE BOĞULDUK..."
Milli Takım; kalbimizin en müstesna köşesinde duran; sevinçlerini de hüzünlerini de milletçe yaşadığımız, bir milli takımdan çok daha fazlasıdır. O nedenle yenilince öfkemiz, kazanınca sevincimiz enginlere sığmaz, taşar. Aslında bizi sevindiren ya da üzen yalnızca kazanmak veya kaybetmek değildir.
15 | 17
Doğruları yapan bir teknik adamla kaybettiğimizde bile, "Galip sayılır bu yolda mağlup" demeyi biliriz. Ne var ki Montella bu gruba girmiyor. Avustralya maçının ardından, birebir aynı şekilde oynanacağı belli olan Paraguay karşılaşmasına daha iyi hazırlanıp daha doğru bir ilk 11'le çıksaydı, bugün mutluluktan uçuyor olabilirdik.
16 | 17
İşte dün Amerika karşısında Bizim Çocukları gördük... Grubun liderini devirdiler... Yüzeysel yorumlara bakarsanız, ilk iki maçtaki yenilgilerin sebebi oyuncuların baskıyı taşıyamamalarıydı! Bu görüşü savunanlar şimdi de ABD galibiyeti için, "İddiaları kalmayınca rahat oynayıp kazandılar" demeye hazırdır. Oysa milli oyuncuların omuzlarındaki baskı, ilk iki maça göre ABD karşılaşmasında katbekat fazlaydı.
17 | 17
Çünkü grubu puansız ve golsüz tamamlamak, 86 milyonu bir kez daha kahretmek gibi ağır bir riskle karşı karşıyaydılar. Yani ilk iki maçtaki baskı, dünkünün yanında solda sıfır kalır. Ama Bizim Çocuklar bu baskıyı taşıdılar. Çünkü kenetlendiler. Kimse saçını başını düşünecek hâlde değildi. Tüm benliklerini oyuna verdiler ve kazandılar. Keşke ilk iki maçta da aynı birlikteliği ve mücadeleyi gösterebilselerdi... Yazık oldu... Okyanusu geçtik, derede boğulduk.