Spor yazarları Avustralya-Türkiye karşılaşmasını yorumladı

1 | 17

MUSTAFA ÇULCU - BENİM İNANCIM TAM

Türkiye 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası'nda olmanın mutluluğu içinde sokaklar, caddeler, şehir meydanlarında, sabahın erken saatinde tek yürek olmuştu. Büyük moral ve umutla ekranları başındaydı herkes. Maça iyi başladık.
Ancak alışık olduğumuz ritimli pas trafiğimiz istenilen seviye değildi.

2 | 17

Kalabalık Avustralya savunmasını açmakta ve aşmakta zorlandık. Avustralya'nın hocası Popovic eski bir stoper olduğu için çok iyi bir savunma takımı inşa etmiş. Çok iyi kapanan, açık alan bırakmayan, rakip savunma arasında kalan Kerem etkili olamadı.
Buna rağmen 85'e kadar oyunda kalması kabul görmedi. Barış Alper verimli olamayınca ikinci yarıya Kenan Yıldız ile başladık. Avustralya tüm hücumlarımızı 5-4-1 ile karşıladı.

Kaptıkları toplarla kalemize çok çabuk geldiler. Baskı yediğimizde savunmamızın merkezinde adam ve adam paylaşımında sıkıntılarımız devam ediyor. İlk golde Irankunda'yı üç savunmacı ile durduramadık.

3 | 17

İkinci golde ise Metcalfe'ye çok rahat vurdurduk.
İsmail geçişlerde çabuk ekarte oldu, yetersiz kaldı.
Kenan oyuna girdikten sonra adam eksiltti, tehdit eden ataklar üretti ancak sonuç alamadık.
Hele ki Kerem'in 78'de kale alanı üzerinden vurduğu top gol olsa kalan sürede farklı senaryo olabilirdi ama olmadı!
Top da bizi istemedi!

4 | 17

Galibiyetle başlayabilseydik çok iyi olacaktı. Ancak mağlup olduk diye de Dünya Kupası bitmedi.
Bu takım bundan önce çok şeyi başardı, yine başaracaktır.
Önümüzdeki iki maçtan alacağı puanlarla bu gruptan çıkacağına benim inancım tamdır.
Maçın hakemi 42 yaşındaki Venezuelalı Jesus Valenzuela futbolun doğasında olan basit temaslara izin verdi.
Oyuna tempo kattı. Ekibiyle birlikte çok başarılı performans sergiledi.

5 | 17

REHA KAPSAL - EN UYUMLU SİSTEM Mİ?

Dile kolay tam 24 yıl sonra hak ettiğimiz Dünya Kupası sahnesindeyiz. Tek düşüncemiz Avustralya karşısında alacağımız üç puanla turnuvaya moralli başlamaktı. Rakibin oyun anlayışı ve dizilişiyle oynayacağı çok net belli. Onlar topu bize bırakacak, düşük blokta derin bir kompakt savunma yapacaklardı. 5/4/1 formasyonla oyunun merkezini 3+2 ile kapatıp, bizi kenar hücumlarına yönlendireceklerdi. Peki bizi bu tuzağa çeken rakibe karşı nasıl bir kurguyla oynamalıyız? Yani bu zehre, panzehirle karşılık vermeliyiz.

6 | 17

Futbolda sahada en iyi sistem kazanmaz, en uyumlu sistem kazanır. Böyle bir savunma anlayışına karşı doğru oyuncu profilleri, oyun planı, hücum set çeşitliliği ve duran top organizasyonları olmalıydı. Özellikle köşe vuruşu organizasyonları gibi birçok konu başlığında çok daha iyi olmalı ve hazırlanmalıydık. Ama bunun hiçbirini sahada göremedik.

7 | 17

Kalabalık ceza sahası savunmasına hem de 3'lü ve 5'li yerleşimine Kerem Aktürkoğlu'nu santrfor olarak kullanmak...
Arda Güler gibi hep içeri girip yarım alanları kullanan bir oyuncuyla ikili çizgi oyunları nasıl oynanacak? Ferdi ve Barış Alper'in uyumsuzluğu, rakibin pas oyununu tercih etmediği bir planda niye üç orta saha ile oyuna başladık? Deniz Gül niye son 4 dakikada oyuna girdi?
Can Uzun hiç oyuna girmediği ama Mert Müldür ve Salih Özcan'ın daha önce oyuna girdiği bir maçtan ne beklenirdi? Benim gözlemlediğim; oyuncularımızda bir güç zehirlenmesi var. Nasıl olsa yeneriz modunda maça çıkmışlar.

8 | 17

Montella ise hiçbir hazırlığı planı olmadığı gibi, maçı hiç kafasında yaşayıp simülasyon yapmamış. Hiç esnek değildi. Aynı zamanda daha risk alıp cesur kararlar vermeliydi. Şimdi iki maçımız var. Bu kaybı telefi eder miyiz, kuşkusuz bizde o potansiyel fazlasıyla mevcut.
Onu enerjiye dönüştürelim yeter. Bu mağlubiyetten gerekli dersleri fazlasıyla Montella ve futbolcularımızın alacağından şüphem yok.

9 | 17

SERKAN KORKMAZ - KENDİNE GEL MONTELLA!

Avustralya'nın, A Milli Futbol Takımımız karşısındaki 2-0'lık galibiyetinde, onların disiplinli savunması ve hızlı hücumları belirleyici oldu. Teknik direktörümüz Vincenzo Montella'nın maça çıktığı 11 çelişkilerle doluydu. Kerem Aktürkoğlu'nun kampın hemen başında sakatlanması ve yapılan iki hazırlık maçında oynamamasının bedeli ağır oldu. 45 dakikalık Kenan Yıldız performansı da ikinci yarıda değil maçın başından itibaren değerlendirilmeliydi.

10 | 17

Rakip karşısında topa daha fazla sahip olmamızın hiçbir kıymeti yoktu. Sahada herkes ama herkes bireysel anlamda kötüydü. Savunmanın ortasında Merih Demiral yerine Ozan Kabak'ın tercih edilmesi bizi ilk golü yemekten kurtarabilirdi. Orta sahada Orkun ve Hakan Çalhanoğlu ile birlikte görevlendirilen İsmail Yüksek'in adam adama markaja verilmesi de berbat bir tercihti. Market değeri bizden kat be kat düşük olan Avusturalya'nın taktiksel olarak direnci etkileyiciydi.

11 | 17

Şimdi son derece hayati ve tarihi iki maç bekliyor bizleri. Önce Paraguay, ardından ABD'ye karşı kritik sınavlar vereceğiez. Panik yapmayalım ama durum ve hasar tespitimizi doğru yapalım. Montella'nın Hakan Çalhanoğlu ile Orkun'u birlikte oynatma ezberi bozulmalı. Kenan ilk 11'de sahaya çıkmalı. Can Uzun ciddi şekilde düşünülmeli ve Kerem "sahte dokuz" olarak oynatılmamalı. İnsan ister istemez üzülüyor hatta çokça da sinirleniyor. Bunun için mi bekledik tam 24 yıl? Bunun için mi uykusuz kaldık? Montella, kendine gel!

12 | 17

ZEKİ UZUNDURUKAN - HAVE YOU EVER SEEN A KANGURU?

Bir dediğini iki etmediğimiz, kendisine her türlü konfor alanını sağladığımız el bebek gül bebek desteklediğimiz hocamız Montella dersine iyi çalışmamış. En sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim; bu acı veren yenilgi Montella'ya yazar. Eğer bir hoca, sahada tel tel dökülen Kerem Aktürkoğlu'na 85 dakika tahammül ediyorsa, akıl tutulması yaşıyor demektir. Hoca, bizim Kerem'de göremediğimiz neyi gördü de beklenti içine girdi!

13 | 17

Tamam Kerem'de inat ediyorsun belli ki, o zaman kenar oyuncularına söylesene yerden orta yapsınlar. Kerem, dripling yeteneği üst düzeyde olan kontratak oyuncusudur. Boş alan buldu mu adeta uçar gider. Ama Avustralya'nın top rakipteyken 5'li savunmaya döndüğünü sokaktaki 5 yaşındaki çocuk bile öğrendi. Bu maç Kerem'in oynayacağı bir maç değildi Montella! Dünya Kupaları, Avrupa Şampiyonalarına benzemez. Futbolun en üst düzey turnuvasıdır bu kupa! Oyun disiplini, takım bütünlüğü ve fizik güç ön plana çıkar. Her takım sahada kazanmak için savaşır!

14 | 17

Grubumuzun belki de en zayıf halkası Avustralya'da gol atamadan kaybettik. Ama enseyi karartmamak lazım. Nazar boncuğu olsun diyelim. Artık ayaklarımız da yere basar. Bir de Montella'nın şunu kulağına küpe yapması lazım. Santrforsuz sahaya çıkarsan, Dünya Kupası'nda hüsran yaşarsın! Bu yenilgiden ders çıkarmamız lazım. Bundan sonraki maçlarda Can Uzun ve Deniz Gül'e sırtımızı dönersek, erkenden evimize döneriz. Her düşüş bir öğreniştir Montella. Bu maçı çok iyi analiz etmen lazım. Sahada dökülen futbolcularına övgüler yağdırırsan, özeleştiri yapmazsan maç kazanamazsın!

15 | 17

Avustralya'nın hocası Popovic, bizi tuzağa düşürdü. Topu bize bıraktı. Yakaladığı geçiş hücumlarıkontrataklarla sonuca gitti. Kangurular, bizi yenebileceklerini hayal bile edemiyorlardı ama başardılar. Doğru organizasyonla ve sahada savaşarak! Skor 2-0 olduktan sonra, ortaokuldaki İngilizce kitabımdan öğrendiğim o cümle aklıma geldi: 'Have you ever seen a kanguru?' Türkçesi: 'Hiç kanguru gördünüz mü?'

Yenilen iki golde de İsmail Yüksek'in ne kadar ağır kaldığını gördük. Aslında Avustralya maçında 'çok iyi oynadı' diyebileceğimiz bir oyuncumuz yoktu sahada. Kötü oynadık ve kaybettik! Başınızı kaldırın, bu yenilgiyi unutun ve kalan iki maçı kazanıp gruptan çıkın! Bizim dualarımız sizinle! Biz biliyoruz ki, Bizim Çocuklar, 2026 Dünya Kupası'nda bir çılgınlık daha üretecek! Paraguay ve ABD maçlarında bunu göreceğiz. Durmak yok yola devam! Biz size inanıyoruz Bizim Çocuklar! Siz de inanın ve bizi zaferlerinizle sevinçten sokaklara dökün!

16 | 17

TURGAY DEMİR - KAMYONCULAR!

Bir belgesel var: Avustralyalı Kamyoncular. Maçı izlerken aklıma o geldi. Kamyonlar otoyolda küçük araçların yanından geçerken nasıl heybetli görünüyorsa, maalesef Avustralya takımı da bizim karşımızda öyle görünüyordu. Adamlar beşli savunma oynuyor ve savunma hattında 1.90'ın üzerinde üç oyuncuları var. Buna karşılık bizim ön taraftaki oyuncularımızın boyları 1.70-1.80 aralığında. Buna rağmen, pas gibi atılan bir iki istisna dışında, bütün kanat ortalarını yüksek yaptık. "Rakibi hiç analiz etmemiş" demek haksızlık olur. Montella mutlaka Avustralya'yı günlerce incelemiştir. Asıl sorun, ürettiği çözümün hayatın olağan akışına ve maçın gerçeklerine uygun olmamasıydı. Kerem ve Barış geniş alanlarda etkili oyuncular. Üstelik ezber ortalar yapma alışkanlıkları da var. Pozisyona göre farklı çözümler ürettiklerini çok sık göremezsiniz.

17 | 17

Böylesine uzun boylu oyunculardan oluşan kalabalık savunmalara karşı adam eksiltmek büyük önem taşır. Bunu yapmadan göndereceğiniz paslar trafikte sıkışır, ortalar ise havanda su dövmekten öteye geçmez. Biz ilk yarı boyunca Kerem ve Barış'la maçın gerçeklerine kafa tuttuk ve bunun bedelini ağır ödedik. Bu ikili yerine, adam eksiltme becerileri başta tüm diğer yeteneklerinin yanı sıra oyun akıllarıyla da öne çıkan Kenan ve Can'ı kullanmış olsak, maçın hikayesi çok farklı olurdu. Öte yandan İrankunda'dan yediğimiz gol ayrı bir komediydi. Rakibin geçiş oyununa da yeterince hazırlanmadığımızın kanıtıydı bu gol. Bu maça iyi hazırlanmadığımız ortada. Turnuvanın en kaliteli kadrolarından birine sahipken bu jenerasyonu bu kadar kötü kullanmak olacak iş değil. Bu maçı görünce Paraguay değil ama ABD maçından da korkar oldum!...


X
Sitelerimizde reklam ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi amaçları ile çerezler kullanılmaktadır.

Bu çerezler, kullanıcıların tarayıcı ve cihazlarını tanımlayarak çalışır.

İnternet sitemizin düzgün çalışması, kişiselleştirilmiş reklam deneyimi, internet sitemizi optimize edebilmemiz, ziyaret tercihlerinizi hatırlayabilmemiz için veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Bu çerezlere izin vermeniz halinde sizlere özel kişiselleştirilmiş reklamlar sunabilir, sayfalarımızda sizlere daha iyi reklam deneyimi yaşatabiliriz. Bunu yaparken amacımızın size daha iyi reklam bir deneyimi sunmak olduğunu ve sizlere en iyi içerikleri sunabilmek adına elimizden gelen çabayı gösterdiğimizi ve bu noktada, reklamların maliyetlerimizi karşılamak noktasında tek gelir kalemimiz olduğunu sizlere hatırlatmak isteriz.