Spor yazarları Galatasaray'ın Gaziantep FK'yı mağlup ettiği maçı yorumladı!
- Galatasaray Galerileri
- Yayın tarihi: 30.01.2021 08:12
- Güncelleme tarihi: 30.01.2021 08:35
REHA KAPSAL - İKİLİ!
Sarı-kırmızılı takımın Gaziantep deplasmanında ilk 15 dakikalık oyun başlangıcı gayet iyiydi. Topun kaptırıldığı yere bölgesel baskı yapıp bunlarla hızlı ikili oyunlarla pozisyon üretmek istediler. Bu 15 dakikalık süreç sonrası G.Saray bu baskıları götürmedi ve çabuk oynamadı.
Ayrıca iki kenar beki Linnes ve Saracchi'nin hücumda kenar orta kalitesi iyi olmadığından oyunu genişlettiğinde sonuç da üretemediler. Bir de Babel'in adım frekansını daha ayarlayıp ofsayta girmeden atılan toplarda daha doğru pozisyon alması gerekirdi. Çünkü Gaziantep hem az baskılı savunma yaparak rakibine alan bırakıp hem de orta sahaya kadar savunmayı çıkarıp takım halinde tek hatta oynamaya başladı.
Burada savunma arkasına atılacak toplar çok önemliydi. Bu denemelerde Babel'in ofsaytta kalmasından dolayı atılan goller geçerli sayılmadı. Kalenizden uzak savunma yapınca Gaziantep gibi alan açıp topsuz öne doğru gelen bir takıma karşı Emre ve Belhanda'nın savunma arkası koşuları daha fazla denemesi gerekirdi. Hatta buna Linnes ve Saracchi de sayılabilir.
Sarı-kırmızılı takımın en büyük sıkıntısı savunma arkası koşuları sadece bu maç değil genel olarak yapamaması. Topsuz koşu hücum organizasyonlarında en etkili silahtır. Özellikle orta saha oyuncularının ve kenar beklerinin yapacağı koşular.
İkinci yarı Fatih Terim doğru oyuncu değişiklikleri ile daha fazla alan bulacağını düşünerek Onyekuru ve Kerem değişikliği yaptı. G.Saray hem hızlı hem savunma arkasına sarkan bu oyuncularla pozisyon üretmeyi düşündü. Onyekuru savunma arkasına koşu yapan, pozisyon alabilen akıllı bir oyuncu. Transferinden sonra daha ilk çıktığı maçta farkını ortaya koydu.
G.Saray 1-0 öndeyken 2-0 öndeyken geriye yaslandı. Özelikle 1-0 öndeyken pozisyon da verdi. Rakibin kullandığı duran toplarda yerleşimi daha doğru yapmalılar. G.Saray kendi kazandığı serbest vuruşları ise etkili kullanamadığı gibi bir de rakip için hızlı hücum geçişleri verdi.
Oyunun ilk yarı ve ikinci yarı bölümünde saha içinde gelgit yaşadılar, skoru aldıkları zaman da bu net şekilde göründü. Oyunun temposunu yükseltip düşürecek saha içinde oyun aklına ihtiyacı var sarı-kırmızılıların. G.Saray, 17 maçtır kendi evinde yenilmeyen G.Antep'i atanıyla tutanıyla yani Muslera ve Onyekuru 'ikili'sinin performansıyla yenip, 3 puanla zor deplasmandan ayrılmasını bildi.
SERKAN KORKMAZ - SATRANÇ!
Galatasaray'ın kalesinde diğer iki kalecisinden biri olsa ilk yarı 1-0 Gaziantep'in lehine bitmişti. Babel'in ofsaytları ve Gaziantep kontrataklarıyla geçen ilk yarının ardından Terim'in ikinci yarı başında bir hamle yapması kaçınılmaz görünüyordu.
Kerem ve Onyekuru'nun, Belhanda ve Akbaba'nın yerine oyuna girmeleri hemen meyve verdi. Önce Kerem, girer girmez çerçeveyi gördü, ikinci golde de muazzam bir pas verdi. Gaziantep'in ilk yarıda tutan ofsayt tuzağı ve Babel'in pası, Onyekuru'yu Galatasaray'a 3. gelişinin ilk maçında golle buluşturdu. İkinci goldeki dokunuşu da ilk goldeki kadar klastı. Monaco bu adamı nasıl oynatmaz; insanın aklı almıyor.
Galatasaray açısından (sonuçları itibarıyla) orta saha transferinden bile önemli bir maçtı. Kaybedilmesi halinde zirveyle fark iyice açılabilir ve yapılan transferler dahi anlamını yitirebilirdi. Halil, Onyekuru, Mustafa Muhammed ve Yedlin Galatasaray'da "iş yapacak" oyuncular. Öncelikli sorun olan "orta sahadaki sayısal ve yapısal sıkıntı" henüz çözülebilmiş değil.
İrfan Can'ın transfer edilememesi, sarı kırmızılar tarafından, (Muriç ve Mert Hakan'daki gibi) "bir futbolcunun daha Galatasaray'a gitmesinin engellenmesi" olarak yorumlanıyor. Serbest piyasa koşullarında, bu tip stratejileri de hesaba katmak zorundasınız. Misal; tam maç saatine denk gelen Koç-Gümüşdağ görüşmesi, bir transfer pazarlığından çok bir "satranç hamlesi" gibi geldi bana.
Bir süredir Akbabalı ilk 11'lerle sahaya çıkan Galatasaray, iyi bir orta saha rotasyonu kurabilirse, rakiplerini mat eder mi bilmem ama birkaç hafta sonra "ŞAH!" çekecek noktaya gelebilir. Keza artık atan ve tutandan yana çok da fazla sıkıntı yaşamayacak gibi duruyor.
LEVENT TÜZEMEN - SAHADAKİ TERİM
Ligin 2. yarısı sinir harbine sahne olacak ve çeşitli algı operasyonları havalarda uçuşacak. Fatih Terim her türlü provokasyonlara ve algılara gözlerini, kulaklarını kapatıp sakin kalmalıdır. Terim sadece sahaya odaklanırsa G.Saray başarılı olur. Terim'in oyuna dokunuşlarını Antep'te gördük. Sahaya sürdüğü kadro duygusaldı.
İki Emre ve Belhanda sahada yürüyordu. G.Saraylı oyuncular Antep'in uyguladığı ofsayt taktiğini doğru değerlendiremedi. Çünkü oyuna akıl koyacak ve etkili pas atacak oyuncu yoktu. 3 ofsayt golde Babel'in rakip savunma arkasına yaptığı koşularda ofsayta düşmesi pası atanların zamanlama hatasıydı.
Yürüyen G.Saray'ın kalesinde Muslera olmasaydı, Antep ilk yarıyı önde kapatırdı. Devre arası Terim neşteri doğru vurdu ve Belhanda-Akbaba ikilisini çıkarıp gözdesi Onyekuru ile genç yetenek Kerem'i oyuna alarak G.Saray'da rekabeti ateşledi. Onyekuru ve Kerem hücuma çabukluk ve hız kazandırdı. Özellikle Onyekuru'nun attığı iki gol zekasının, çabukluğunun ve vuruş kalitesinin gösterisiydi. G.Saray'ın kanatlarını Onyekuru uçurunca Antep savunmasının dengesi ile uyumu bozuldu.
Antep'in evindeki yenilmezliğini bitiren Onyekuru golleriyle farkını ve ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Emre Kılınç ile yorulan Arda'nın yerine giren Ömer-Etebo orta alana enerji getirdi. Ancak Ömer'in maç biterken yaptığı penaltı sorumsuzluk örneğiydi. Muslera ile Sarrachi'nin de gördükleri sarı kartlar saçmaydı.