Spor yazarları Galatasaray maçını yazdı
- Galatasaray Galerileri
- Yayın tarihi: 20.10.2018 09:47
Erman Toroğlu: Bu adaleler araştırılsın
Önce hakeme teşekkür edelim...
Sebebi olur olmaz pozisyonlarda faul çalmadı.
Mümkün olduğu kadar maçı oynattı.
Sonra iki takım futbolcularına teşekkür edelim.
Sahada art niyetle mücadele etmediler.
Sonra teknik direktörlere teşekkür edelim.
Ellerinden ancak bu gelirdi.
Şimdi tersten başlayalım.
Fatih Terim'in elinde santrafor alternatifleri yok. Başka alternatifler de yok.
Ama yine de açık oynatıp maçı kazanayım diyor.
Dönüyorum Samet Aybaba.
Beşiktaş'ın bugünlere gelmesi dahil, genç oyunculara güvenmesi ve hiçbir zaman korkmadan futbol oynattırması.
Bunlar dün akşamın artı özellikleri.
Ama şunu da ilave edelim.
Ben maça gitseydim verdiğim para helal olsun derdim.
Televizyonda seyrettim, keyif aldım.
Çok kalite mi vardı?
Hayır.
Ama şu vardı. İki taraf da futbol oynamaya çalıştılar.
Hiçbir zaman oyun durmadı.
Nereden seyrediyorum lan bu maçı demedim.
Daha da önemlisi.
Türkiye Ligi'ndeki seyrettiğim maçların çoğunda olduğu gibi uykum gelmedi.
Uyuyamadım.
Her an bir halt olur diye.
Galatasaray'da 3 oyuncu adale çekmesinden sakatlandı.
Bu araştırılması gereken önemli bir sebep.
Sarı-kırmızılıların santraforu yok diyoruz.
Eren Derdiyok bir gol atıyor, benim diyen santrafor atamaz.
Ama Eren Derdiyok maça başlarken yedek.
O zaman tartışılması gereken bazı şeyler var demektir.
Dün akşamın aslında özeti şu.
Hangi taraf kazansaydı diğerine yazık olurdu.
Bence maçın sonucu adaletli oldu.
ÖMER TARTIŞILIR
Ömer Bayram için çok iyi şeyler yazıldı. Çok pomba yapıldı. Ama pompalar doğru mu yapıldı, tartışılır. Serdar Aziz 5 maç oynuyor, 4 maç sakat. Bu da tartışılır. Bazı takımların hele büyük takımın diyen takımların çok ince eleyip, sık dokumaları gerekir. Onlarda oynayan oyuncuların bazı bahaneleri olmamalı.
Zeki Uzundurukan: Şapkadan anka kuşu çıkar mı?
Antalyaspor maçını şapkadan tavşan çıkararak kazanan futbol sihirbazı Fatih Terim, dünkü Bursaspor karşılaşmasının daha 42. dakikasında hamle şansını yitirdi.
Uzun yıllardır bir teknik direktörün bu kadar şanssızlıklar yaşadığını görmedim.
Hem de takımın bankoları Serdar Aziz, Feghouli ve Fernando'dan yoksun kalan Fatih hoca, oyun liderliğini Fernando'nun yerine oyuna giren Selçuk İnan'a verdi.
Ama Selçuk bırakın oyun liderliğini, yana pas vermekten öteye gidemedi...
Bursaspor, geriye yaslanmadan cesur bir futbol ortaya koydu.
Hatta ilk yarının en tehlikeli pozisyonunu da konuk ekip yakaladı.
Chedjou'nun kafa vuruşunda Mariano müthiş bir hamle ile adeta golü çıkardı.
İkinci yarıda yeni bir çılgınlık üretmek isteyen Fatih hoca, takımına hücum talimatını verdi. Ömer Bayram'ın kaçırdığı bir gol var ki...
Sonrasında Mariano'nun açığını kapatmaya çalışırken, Ozan Kabak'ın yaptırdığı penaltıya ne demeli?
Aytaç Kara'nın penaltı atışını ilk anda Muslera çeldi, ama dönen topta Galatasaraylı oyuncular hamle yapmakta gecikince; Aytaç, bu kez ağları gördü. Bursaspor skor üstünlüğünü yakaladıktan sonra daha rahat oynamaya başladı.
Takımına bir penaltı kazandıran Lima, sürati ile Galatasaray savunmasını çok zorladı. Tunay ve Sakho golle burun buruna geldi.
Sarı-kırmızılıların orta alanı adeta yol geçen hanına dönerken; hamle şansı bulunmayan Terim, bu tabloyu çaresizlik içinde izledi. Belhanda için hep şunu söylemiştim; 'gizli kahraman...' Belhanda dün beni bir kez daha haklı çıkardı. Tam Galatasaray adına umutların tükenmeye başladığı dakikalarda yine sahneye çıktı.
Eren Derdiyok'un müthiş golünde jeneriklik bir orta kesti Faslı yıldız...
Beraberlik golünden sonra Aslan kükremeye başladı. Ama tabelayı değiştirecek gol gelmedi.
Galatasaray; Schalke maçı öncesinde hem 2 puan kaybetti, hem de sakatlıklarla sarsıldı.
Terim'in çarşamba günkü maçta şapkadan 'anka kuşu' çıkarma.
Levent Tüzemen: Kötü oyun!
Mevlana şöyle der: "Bazen bitmek bilmeyen dertler yağmur olur üstüne yağar.
Ama rengarenk gökkuşağı da yağmurdan sonra çıkar." O dertler Galatasaray'ın üzerine yağmur olup yağdı, ilk 38 dakikada Terim 3 oyuncuyu sakatlıktan dolayı değiştirmek zorunda kaldı. Böyle bir olayı futbol tarihinde görmedim.
Serdar Aziz ile Feghouli'nin sakatlık riski vardı. Terim keşke sağlam olanlarla maça başlasaydı.
Örneğin, gökkuşağı rolüne bürünüp golü atan Eren kafadan oynayabilirmiş.
Japon yapıştırıcısı Nagatomo dinleneceğine görev alsaydı Galatasaray'ın kenar ataklarında soldan daha etkili ortalar yapabilirdi.
Ömer Bayram çalışkan ve süratli ancak top kontrolü dengesiz, yaptığı ortalar isabetsiz..
Nagatomo, Ömer'in buluştuğu topları gollük ortalara dönüştürür ve geriden topu oyuna daha etkili sokardı.
Ömer'in gol olacak bölgede şut atmak yerine boştaki Rodrigues'e pas vermemesi büyük hataydı.
Serdar, Feghouli ve Fernando'nun art arda sakatlanması Galatasaray'ı olumsuz etkiledi, ritim bozuldu.
Maicon-Ozan ikilisi çok pas hatası yaptı. Ozan'ın topu kullanma, isabetli pas verme ve çabuk hareket etme konusunda zaafları var. Ozan yetişirse rakipten topu alır ama geç kalırsa hep penaltı yapar.
Belhanda belki hücuma çıkarken top kayıpları ama oyunu hep dikine oynamaya çalıştı. Özellikle Eren'in attığı gol öncesi rakibi geçişi ve ortası çok kaliteliydi.
Eren de gol öncesi kafasını rakibin önüne koyarken tekmeden yılmadı.
Rodrigues, hızlı ataklarda hiç görev üstlenmedi ve nedense hep içeri girdi.
Kötü oyun dilerim Bursa maçında kalır ve Schalke'ye taşınmaz.
Hami Mandıralı: Cimbom ucuz kurtuldu /Takvim
Galatasaray kendi seyircisi önünde beklenen oyundan uzak bir görüntü verdi. Mili aranın takımlara yaradığı söylendiği dönemde ilk yarıda 3 sakat oyuncu vermesi, Galatasaray'ın oyun kalitesini düşürdü. Bunda Bursaspor'un Galatasaray'ı iyi analiz etmesi de etkili oldu. İlk yarı sonunda Bursaspor'un daha fazla koştuğu ve daha fazla pozisyona girdiği görüldü.
Galatasaraylı oyuncuların beklenenin altında kalması Bursaspor'un direncini artırdı. Muslera, Aytaç'ın penaltısını kurtarsa da devamında savunma gerekli müdaheleyi yapamayınca Aytaç topu ağlara yolladı.
1 PUAN KAZANÇ
Galatasaray eşitlik golünü bulduktan sonra biraz olsun dirildi ve oyuna orta oldu. Ancak Sarı- Kırmızılılar galibiyet golünü bulamayarak çok önemli iki puanı sahada bıraktı.
Bursaspor ise kazanmaya yakındı ancak bulduğu pozisyonlarda farkı açamayınca beraberliğe razı oldu.
Aslan'ın dünkü oyunu kendisine yakışmıyor. Gerçek Galatasaray bu değil. Sarı- Kırmızılılar adına dün alınan 1 puan sevindirici olmalı.
MAÇIN EN İYİSİ: AYTAÇ
Hem defansif hem de ofansif olarak iyiydi.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ: MARIANO
Geriye dönüşlerde çok ağır kaldı
Ahmet Çakar: Schalke Bursa gibi olmaz
Dün gece için söylenecek temelde iki şey var. İlki şu: Bir takımın üç oyuncusu nasıl oluyor da ilk 45 dakika art arda sakatlanıp çıkıyor? Kırk yıldır bu işin içindeyim, böyle şey görmedim. Bunun tek mantıklı açıklaması var: Ya bu oyuncular kötü yaşıyorlar ya da kötü antrenman yaptırılıyorlar. Bu kabul edilebilecek bir durum değil.
Diğeri ise şu: Son 15 dakikaya kadar sahada Galatasaray'ın U-21 takımı olsa daha iyi oynarlar, daha iyi mücadele ederler ve en azından da birkaç pozisyon üretebilirlerdi ama ilk 75 dakikaya bakıyoruz, sahada Galatasaray diye bir takım yok. Herkes sapır sapır dökülüyor.
Genç Ozan diyoruz, belki de sahanın en kötüsü. Son haftalarda çıkış yapan Ömer diyoruz, dün geceki görüntüsü üçüncü lig seviyesinde. Belhanda yok. Sinan yok. Rodrigues zaten birkaç haftadır eski Rodrigues değil. İşte Galatasaray'ın kötü oynadığı bu dönemde Bursaspor golü de buluyor ve sonrasında aslında 2'yi bulabilecek pozisyonu da yakalıyor.
Bursa 1 puan aldı ama özellikle top yapamayan, ileride de top tutamayan bir takım görüntüsünde. Bursa 2'yi bulsa maçı kopartacak. İşte bu dakikalarda sahanın en kötülerinden birisi olan Belhanda sağdan çok iyi girip, Eren'in de doğru koşu yaptığını görüp ona golü attırıyor. Son 15 dakika sahaya müthiş istekli, pozisyon bulamasa da rakibi sahasına hapseden bir Galatasaray çıkıyor ama tabii ki vakit yetmiyor.
Tabii ki son 15 dakika Galatasaray'ın bu şahlanışının sorumlusu Bursaspor'un kendisi. Maç boyu Bursa bir şeyi çok iyi yaptı, ileride bastılar. Galatasaray'a oynama imkanı vermediler ama beraberlik golünü yiyince de panik yapıp, geriye yaslandılar.
Sonuçta kötü oynayan bu sakatlar ordusunu, Çarşamba gecesi Schalke bekliyor. Şunu hiç kimse unutmasın: Schalke asla bir Bursaspor değil. Ali Palabıyık iyiydi, sakindi. Penaltı kararında da haklıydı.