Spor yazarları Galatasaray-Antalyaspor maçını değerlendirdi
- Galatasaray Galerileri
- Yayın tarihi: 29.12.2019 09:50
LEVENT TÜZEMEN - İLK DEFA 'BİZ' OLDU
Galatasaray takımını ilk kez bu kadar birbirine yardım ederek oynarken gördüm. Muslera'dan tutun da Falcao'ya kadar bütün oyuncular "biz" anlayışı ile mücadele ettiler.
Kazanma coşkusu, isteği, enerjileri ve tempoları üst düzeyde idi. Skorun büyüklüğünü abartmak eksik kadro ile sahada yer alan Antalyaspor adına haksızlık olur. Ancak Galatasaray'ın göze çarpan en önemli özelliği kanatlardan hızlı ve etkili hücum etmesiydi.
El freni Babel oynamayınca Nagatomo-Ömer ikilisi soldan rakibe nefes aldırmayan hücum bindirmeleri yaptı. Galatasaray takım halinde enerjik olup, Antalyaspor'a önde baskı yapınca Mariano da gecenin yıldızlığına adını yazdırdı.
Mariano'yu gönderme konusunda Terim bir kez daha düşünmeli. Önünde yardıma gelecek bir oyuncu yer aldığında Brezilyalı sağ bekin performansı da dün geceki gibi artacaktır. Çünkü Mariano öyle akıllı ve etkili bindirmeler yaptı ki savunma çaresiz kaldı.
Sahanın her yerine basan Lemina kritik müdahaleleri ile büyük alkış aldı. Falcao'nun kartvizitinde şöyle yazıyor: Topu bana getir, sana hediyeni gol olarak vereyim. Maç eksiğini tamamlamış, fizik olarak güçlenmiş bir Falcao ikinci yarı Galatasaray'ın gol yollarındaki en etkili silahı olur.
Geçen sezon şampiyonlukta büyük payı olan Feghouli'nin performansı hızla yükseliyor. Cezayirli, hırsını çalışkanlığı ile birleştirdi; son vuruşlarda dikkatli olamadığı için 3 net golü kaçırdı.
Taylan Antalyalı'nın şaşaalı bir stili yok. Ama tam bir görev adamı çok çalışıyor, iyi mücadele ediyor, rakiple boğuşuyor, top çalıyor, hücuma çıkıyor ve savunmaya da yardıma geliyor. Üçüncü golü ben Taylan'a yazıyorum.
Galatasaray kendine oynayan, maçı maçına uymayan Belhanda'yı hiç aramadı. Terim, Belhanda'yı oynatmamakta çok haklıydı. Belhanda oynasaydı belki de Galatasaray öne bu kadar çabuk ve etkili gidemezdi.
REHA KAPSAL - SÖMESTR
Galatasaray ön alan baskısıyla oyuna yüksek enerji koyarak başladı. Hem hücumda hem de orta sahada birbirleriyle yardımlaşan, baskı yapan ve oyun hareketliliğiyle ilk devre 3 golden çok fazlasını kaçırdı.
Rakibine pozisyon vermeyen sarı-kırmızılılar, uzun bir süre sonra taraftarın özlediği görüntüyle devreye girdi. Bu oyunla da taraftarının gözünün pasını sildi.
Özellikle sezonun ilk yarısında forma giyen Babel, Nzonzi, Belhanda gibi kaliteli ama saha içinde oyun karakterini koymayan generallerle yalnız bu işi sonuçlandırmaya çalıştı.
Antalya maçında görüldü ki, Ömer, Taylan, Lemina gibi yüreğini koyan, kendi için değil takımı için öncelikle mücadele eden oyuncuların daha önce oynaması gerekirdi. Oynarken de oyuncu seçimini birbirini hücum ve savunmada tamamlayan, özellikleri olan oyuncu seçimiyle daha farklı olumlu neticeler de alabilecekler.
Saha içinde geçmiş maçlara göre birbirine yardım eden, açığını kapatan görüntüyle taraftarını ikinci yarı için ümitlenmesini sağladı. Özellikle yeni gelecek oyuncuların oyun hareketliğini, saha içindeki oyuncu karakteriyle eldeki oyuncu yapısını tamamlaması ve o bütünlüğün bozulmaması açısından devre arası transferleri her takım için zordur.
Ancak sezon başı yapılan planlama hatasından ders alınarak, bu tercihlerin daha doğru seçilmesi ve ileriye dönük de bu transferin yapılması Galatasaray'ın yalnız ikinci devre değil gelecekte de takım ivmesini teşkil edecek özellikte olması çok önemli.
Bütünlemeye kalan bir Galatasaray var. 'Sömestr' Galatasaray'ın iyi çalışması ve doğru oyuncu transferleriyle eksiklerini gidermesi gereken bir fırsat olmalı.
ERMAN TOROĞLU - EN İYİ GALATASARAY
Avrupa kupaları dahil, Türkiye kupası da dahil, lig dahil bu yıl Galatasaray'ı ilk defa ilk 45 dakikada doğru futbol oynarken seyrettim. Bütün futbolcular birbirine yardım ettiler. Sahada kaçak dövüşen yoktu.
Herkes diğerinin açığını kapattı. Ağır zemine rağmen fizik olarak ayakta kaldılar. Skor 3-0 oldu. İkinci yarı yarım saat Galatasaray rölantiye aldı. Bu fizik noksanlığından mı, yoksa psikolojik olarak mı bunu ikinci yarıda göreceğiz.
Bir takım mağlup olabilir. Ama mücadele etmezse bu takım, takım değildir. Galatasaray koca bir ilk yarı boyunca bu mücadeleyi vermedi. Böyle olduğu halde bile bu puanı topladılar. Tabi bu da Türk futbolunun hangi kalitede olduğunu gösteriyor.
Galatasaray takımının futbolcuları kalite olarak iyi. Ama ne zaman iyi koşarlarsa iyi. Düşünün, Galatasaray takımında teknik olarak zayıf adamlardan biri Ömer Bayram. Ama dün gece bence Galatasaray'ın en faydalı adamı.
Dün gece Galatasaray'da kötü oynuyor dediğim veya iyi mücadele etmiyor dediğim futbolcu yok. Diyeceksiniz ki; 'Yahu rakip zayıf Antalyaspor'. İyi güzel de bu Galatasaray'ın bu sene çok zayıf takım karşısında ne rezalet futbol oynadığın gördük, yaşadık.
Antalyaspor'dan daha kötü futbol oynayan takımlara karşı ne fiyasko futbol oynadılar, izledik. Şimdi devre arası. Futbolcu alım satımı ile takım bir şeyler yapabilir. Ama sorun futbolcu alım satımı değildir. Takım olmaktır.
Galatasaray bunu yapabilirse ikinci yarı lige renk katar. Antalyaspor'un gücü belli. Ellerinden geleni yaptılar. İkinci yarı bir 25 dakika, yarım saat iyi mücadele ettiler. Bir sefer gol atacak fırsat geldi, faydalanamadılar.
Hakem bence iyi maç yönetti. Biraz daha pişerse bence iyi olacak. O eski kaşar abilerini gördükten sonra bu tip hakemler nur nimetlik geliyor.
NOT: Türk Telekom Stadı'nın zemini bayağı kötü. Bu kadar yağmurda bile eğer bu hale geliyorsa demek ki Dursun Özbek'in koyduğu hacizlerden olsa gerek.
Herhalde Galatasaray Yönetimi para bulamadığı için, paralar hacizde olduğu için bu sahaya bakamadı.